<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277</id><updated>2012-02-16T22:05:05.746+02:00</updated><title type='text'>Ar-ge Haberleri Blogu</title><subtitle type='html'>Teknoloji, Bilim, Endüstri, Enerji, Sanayi ve İnşaat Sektörü Haberleri</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>301</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-2059741583441667984</id><published>2010-04-07T02:34:00.002+03:00</published><updated>2010-04-07T02:34:44.300+03:00</updated><title type='text'>Doğuş İnşaat, Sofya Metrosu'nun inşaatına başladı</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&amp;nbsp;Sofya Metrosunun genişletme çalışmaları kapsamında, Doğuş İnşaatın Almanya'dan aldığı Tünel Delme Makinesi (TBM) resmi törenle hizmete girdi. Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov ve Doğuş İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Gönül Talu'nun da yer aldığı törenle makine, tünel delme çalışmalarına başladı. Sofya Metrosunun genişletilmesi çalışmaları 3,8 km ve 2,6 km olmak üzere iki kısımdan oluşuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğuş İnşaat 4 istasyondan oluşan 3,8 km'lik kısmı, Metrotrace de 2,6 km'lik kısmı yapacak. Doğuş İnşaatın yapacağı güzergahın 3,2'sini tünel kazıları oluşturuyor. Kazı çapı 9,36 metre olan ve köstebek tabir edilen makine 85 metre uzunluğunda, 1600 ton ağırlığında ve 24 saat çalışacak ve günde yaklaşık 9 metre yol kat edecek. Her türlü toprak yapısında çalışabilen TBM'in delici başlığı üzerinde farklı şekilde dizilmiş kırıcı özel diskleri yer alıyor. Bu diskler tarafından kırılan veya ufalanan toprak tünel dışına çıkartılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TBM makine, dünyada tünel delmede en güvenli teknoloji olarak kabul ediliyor. Bu makine ile 3,2 km tünel kazılacak. Bu tünel delme işleminin 15 ayda tamamlanması bekleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sofya Metro inşaatının 2012 yılı sonuna kadar tamamlanması bekleniyor. Şu anda metro ile Şu anda günde 180 bin kişi Metro ile yolculuk yapıyor. İkinci kısım tamamladıktan sonra 270 bin kişi daha Metro ile yolculuk yapacak ve toplam Metro ile yolculuk yapanların sayısı 480 bine yükselecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Makine Tuna nehrinden, daha sonra da 90 Tır ile Sofya'ya ulaştırıldı. 1,5 ayda da makinenin montajı tamamlandı. Sofya Belediyesi, 2 yıla kadar 6,5 kilometrelik ikinci metro güzergahını tamamlayarak trafiği rahatlatmayı amaçlıyor. (CİHAN) - ERKAN TUNCA&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-2059741583441667984?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/2059741583441667984/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/04/dogus-insaat-sofya-metrosunun-insaatna.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/2059741583441667984'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/2059741583441667984'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/04/dogus-insaat-sofya-metrosunun-insaatna.html' title='Doğuş İnşaat, Sofya Metrosu&apos;nun inşaatına başladı'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-2284931618625510086</id><published>2010-04-07T02:33:00.002+03:00</published><updated>2010-04-07T02:33:44.831+03:00</updated><title type='text'>HP Slate Teknik Detayları İnternete Sızdı!</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Microsoft ile HP'nin ortaklaşa çalıştığı Tablet PC HP Slate'in teknik detayları internete sızdı. İki firma tarafından da yalanlanmayan bu özellikler, ürünü iPad karşısında avantajlı konuma getirebilecek mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu haftanın başında iPad piyasaya resmi olarak sunuldu. Apple, Tablet PC sektöründe öncü sayılabilecek bu ürünüyle büyük sükse yapmayı başardı. Apple'ın Tablet PC sektöründeki en büyük rakibi ise, HP'nin Microsoft ile ortaklaşa çalıştığı HP Slate'ti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iPad birkaç gündür teknoloji dünyasının gündemine yerleşmişken, HP de boş durmuyordu tabii ki. HP Slate'in üzerinde çalışan firma, şimdi de teknik detayları belirledi. İnternete sızan bir görselde ise HP Slate ile iPad'in teknik detaylarının karşılaştırması yer alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görsel, HP ve Microsoft tarafından yalanlanmadığı gibi, teknoloji guruları tarafından da doğrulandı. Görselden de görüldüğü üzere HP Slate, işlemci bazında ve kapasite bazında iPad'ten daha üstün olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://shiftdelete.net/hp-slate-teknik-detaylari-internete-sizdi-19644.html&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-2284931618625510086?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/2284931618625510086/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/04/hp-slate-teknik-detaylar-internete-szd.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/2284931618625510086'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/2284931618625510086'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/04/hp-slate-teknik-detaylar-internete-szd.html' title='HP Slate Teknik Detayları İnternete Sızdı!'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-5933884012833543930</id><published>2010-04-07T02:32:00.002+03:00</published><updated>2010-04-07T02:32:21.701+03:00</updated><title type='text'>Bozok Üniversitesi'nde Kimya Günleri Etkinlikleri Başladı</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Yozgat Bozok Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Bozok Kimya Günleri etkinlikleri başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fen Edebiyat Fakültesi Konferans salonunda düzenlenen kimya günleri etkinliğine Bozok Üniversitesi Rektör yardımcısı Prof. Dr. Cengiz Soykan, Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Talat Özpozan, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emine Kılavuz, üniversite akademik personeli ve öğrencileri katıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimya Günleri Etkinliğinin açılışında konuşan Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Talat Özpozan, etkinliklerin, öğrenciler tarafından Ankara'da Nüve A.Ş. cihaz yapım fabrikasında incelemelerde bulunulması ile start aldığını belirterek, "etkinlikler kapsamında Atomik Spektroskopi ve termal analiz sistemleri tanıtım semineri, cihaz eğitim semineri, kimya araştırmaları, teknolojiye uygulamaları ve önceliklerimiz, evrenin oluşumu, dünya ve kimya, nano teknoloji ve uygulamaları konuları alanlarında uzman kişiler tarafından, akademik personel ile öğrencilerimiz bilgilendirilecek. Ayrıca öğrencilere yönelik etkinliklerin son gününde iş sağlığı ve iş güvenliği sertifika eğitim seminerleri düzenlenecek" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5-11 Nisan tarihleri arasında düzenlenen etkinlikler süresince 'Kimya' bilimi, bilim adamları tarafından farklı yönleri ile ele alınarak çeşitli seminer ve eğitim programları düzenlenerek değerlendirmelerde bulunulacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://www.beyazgazete.com/haber/2010/04/06/yozgat-bozok-universitesi-nde-kimya-gunleri-etkinlikleri-basladi.html&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-5933884012833543930?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/5933884012833543930/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/04/bozok-universitesinde-kimya-gunleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/5933884012833543930'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/5933884012833543930'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/04/bozok-universitesinde-kimya-gunleri.html' title='Bozok Üniversitesi&apos;nde Kimya Günleri Etkinlikleri Başladı'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-648615299887088745</id><published>2010-04-07T02:31:00.002+03:00</published><updated>2010-04-07T02:31:42.743+03:00</updated><title type='text'>Yabancı sermaye 65 milyar doları Fransa'ya yatırdı</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&amp;nbsp;Fransa 2009 yılında 65 milyar dolarlık yabancı sermaye yatırımı çekerek dünya üçüncüsü oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fransa Yatırım Ajansı (IFA) değerlendirmelerine göre, Fransa’nın yabancı sermaye için cazip olmasının 5 temel nedeni var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük ve esnek bir pazar olması, mükemmel altyapısı, çok eğitimli işgücü, inovasyona dayalı büyüme ve yüksek yaşam kalitesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın beşinci büyük ekonomisi olan Fransa, UNCTAD verilerine göre 2009 yılında 65 milyon dolar ile dünyada en fazla yabancı sermaye çeken ülkeler sıralamasında üçüncü oldu. Fransa Yatırım Ajansı (IFA) verilerine göre ise 2009 yılında yeni istihdam yaratan 639 yeni yatırım gerçekleşti ve bu yatırımlar toplamda 29.889 kişiye ya yeni iş olanakları yarattı ya da var olan işlerini korumalarını sağladı. 2009 yılında Fransa’daki yabancı yatırımların % 68’I Avrupa kökenli şirketler tarafından gerçekleştirildi, bu rakam 2008 yılında % 65 olmuştu. Fransa’da 2009’un yabancı yatırımlarının % 19’u Amerikan şirketleri (2008’de % 22) ve % 10’u (2008’de % 11) Asya kökenli şirketlerce yapıldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fransa’nın yabancı yatırım çekmedeki bu başarısını değerlendiren Fransa Yatırım Ajansı’nın (IFA) tespitlerine göre, yabancı sermayenin ve çok sayıdaki&amp;nbsp; başarılı yabancı yöneticinin Fransa’ya gösterdikleri bu ilginin altında, Fransa’nın güçlü olduğu 5 temel neden yatıyor.&lt;br /&gt;Bunlar, Fransa’nın büyük ve esnek pazar yapısı, çok gelişmiş altyapısı, iyi yetişmiş insan gücü, inovasyona dayalı büyüme ve sunduğu yüksek yaşam kalitesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD, Japonya, Çin ve Almanya’nın ardından dünyanın 5. büyük ekonomisi olan Fransa’nın GSYİH’ SI 2009 yılında 2,634 milyar olarak gerçekleşti. 2008 yılında yaşanan global ekonomik krize rağmen 2009’da Fransa’da GSYİH sadece % 2.3 oranında düştü. Oysa bu düşüş İngiltere ve Almanya’da % 4.8 oranında oldu. Fransa ekonomisi 2009 yılının üçüncü ve dördüncü çeyreğinde yüzde 0.2 ve 0.6’lık büyüme oranlarıyla toparlanma göstermeye başladı.&amp;nbsp; Fransa’yı önemli bir pazar yapan bir başka nokta ise 2008 yılı verilerine göre dünya ihracatının yüzde 3.8’ini gerçekleştirerek, DTÖ ülkeleri arasında en fazla ihracat yapan dördüncü ülke sırasına yerleşen, en büyük ihracat merkezlerinden biri olması.&amp;nbsp; Avrupa’nın en zengin ülkelerinin tam ortasında yer alan stratejik konumunun yanı sıra, 2009 verilerine göre 16.19 trilyon dolarlık 497 milyon tüketicinin bulunduğu AB pazarına da doğrudan giriş noktası olma niteliği taşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaliteli ulaşım ve telekomünikasyon hizmetleriyle bilinen Fransa, 11 bin kilometrelik otoyollarıyla aynı zamanda dünyanın en kaliteli yol ağlarından birinin de sahibi. Ayrıca, Fransa’yı bir baştan diğerine saran ve yolcularını hızla Avrupa’nın diğer kentlerine de ulaştıran hızlı tren sistemi de bulunuyor. Bütün ülkeye yayılan 65 havaalanı olan Fransa, Atlantik ve Akdeniz’e açılan 6 uluslararası limanı ile de Hollanda’dan sonar gemicilik sektöründe Avrupa’da ikinci en geniş altyapıya sahip ülke konumunda.&amp;nbsp; Fransızların en büyük gurur kaynaklarından birisi de telekomünikasyon sistemlerinin gücü. Sabit ve mobil hatlarla neredeyse tüm nüfusu kapsamında alanı içinde olan Fransa’da, bu üstünlük iş yaşamını da çok kolaylaştırıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her yıl eğitime yaklaşık GSMH’nın yüzde 6’sını ayıran Fransa, gelişmiş ülkeler de dahil dünyanın en iyi eğitimli işgücüne sahip ülkelerin başında geliyor.25-34 yaş arasındaki nüfusun % 41’I üniversite mezunu, bu oran aynı yaş aralığında Almanya için % 23, İtalya için ise % 19. Fransa’daki işgücünün yüzde 31’i bilim ve teknoloji alanında faaliyet gösteriyor. Her 1000 işin 7.7’sinin araştırmacı olduğu Fransa, bu AR-GE yoğunluğu rakamıyla, en fazla AR-GE yapılan ülkeler sıralamasında Almanya ve İngiltere’nin önünde ve dördüncü sırada yer alıyor. Teknoloji alanında çalışanların yüzde 2.4’ü ise Fransa dışından gelerek ülkede çalışan yabancılar. Tüm işgücünün ise yüzde 12’si yabancılardan oluşuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fransa’nın başarısının altındaki temel faktörlerden biri de inovasyona dayalı büyüme gerçekleştirmesi. 2007 yılında Fransa’da AR-GE harcamaları 43.2 milyar dolara ulaştı ve bu rakamla Fransa, AR-GE harcamaları sıralamasında beşinci sıraya yerleşti. Otomotiv, havacılık, ilaç ve Telekom sanayileri patent alanında en öne çıkan sektörler oldu. Fransa pazarlama alanında da yenilikçiliğin merkezi, yeni marka oluşturma açısından Almanya ve ABD’nin önünde yer alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fransa’da ARGE’ YE önem veren şirketler vergi teşviklerinden ve vergi indiriminden yararlanıyorlar. Bu alanda gerçekleştirilen ilk 100 milyon Avroluk harcama’nın yüzde 30’u vergiden muaf. İlk kez başvuranlar ilk yıl için yüzde 50 ve ikinci yıl için yüzde 40 oranında vergi iadesi alıyorlar.&amp;nbsp; Araştırma vergi indirimi Fransa’da kurumlar vergisini yüzde 25.7 oranında düşürüyor. Bu oran karşılaştırmalı olarak İngiltere’de&amp;nbsp; yüzde -13.8 ve Almanya’da ise yüzde +33.5.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve son olarak, Fransa’nın yüksek yaşam kalitesi, yabancı yatırım kararlarının bu ülke lehine olmasının en önemli nedenleri arasında. Fransa’da yaşayan CEO’ların % 85’i yaşam kalitesinin öneminin altını çiziyorlar. Uluslararası Yaşam endeksine göre, Fransa bu alanda en üst düzeyde ve kendisini izleyen ülkeler için standart oluşturuyor. Japonya ve Hollanda da olduğu gibi Fransa’da da sağlıkta %80&amp;nbsp; eğitimde ise&amp;nbsp; % 90 oranında harcamalar devlet tarafından&amp;nbsp; karşılanıyor. Sağlık ve sosyal güvenlik ağları çalışanların mutluluğunu artırırken Fransa’da çalışanların verimliliğinin ve memnuniyetinin neden dünya ortalamasının en üst sırasında olduğunu da açıklıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://www.gazeteport.com.tr/EKONOMI/NEWS/GP_664492&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-648615299887088745?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/648615299887088745/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/04/yabanc-sermaye-65-milyar-dolar-fransaya.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/648615299887088745'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/648615299887088745'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/04/yabanc-sermaye-65-milyar-dolar-fransaya.html' title='Yabancı sermaye 65 milyar doları Fransa&apos;ya yatırdı'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-3354388366726516364</id><published>2010-04-07T02:30:00.002+03:00</published><updated>2010-04-07T02:30:54.507+03:00</updated><title type='text'>128 GB'lık Blu-ray Disc duyuruldu</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Blu-ray Disc Association (BDA) Tarafından bugün duyurulan haberde, teknoloji-ray Disc BDXL ™ (Yüksek kapasiteli kaydedilebilir ve yeniden yazılabilir diskler) ve IH-BD (Intra) Disklerin bir kaç ay içinde piyasaya çıkarılacağı belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Blu-ray Disk'ler bilindiği üzere şu anda maksimum olarak 50 GB kapasitesinde. Ancak bu yeni nesil teknolojide her biri 25 GB olan 4 katmandan oluşacak. Toplamda 100 GB yazılıp silinebilen ve 128 GB Intra-Hybrid Blu-ray Disc olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Intra-Hybrid Blu-ray Disc Yüksek çözünürlükleri sayesinde HD filmlerde, arşivleme işlemlerinde ve dağıtılmasında çok büyük rol oynayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle Şirketlerdeki arşivlemelerin bu yeni nesil teknolojiyle çok daha kolay olacağı belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: VeTeknoloji.com&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-3354388366726516364?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/3354388366726516364/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/04/128-gblk-blu-ray-disc-duyuruldu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/3354388366726516364'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/3354388366726516364'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/04/128-gblk-blu-ray-disc-duyuruldu.html' title='128 GB&apos;lık Blu-ray Disc duyuruldu'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-5471622776897494023</id><published>2010-04-07T02:23:00.002+03:00</published><updated>2010-04-07T02:23:29.253+03:00</updated><title type='text'>MODEKO açılıyor</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;İzmir Fuarı'nda düzenlenen MODEKO 2010 İzmir Mobilya Fuarı bugün 21. kez kapılarını açacak. 7-11 Nisan tarihleri arasında gerçekleşecek fuara 178 firmanın katılacağını belirten Efor Fuarcılık Genel Müdürü Nuray Eyigele, "Fuar geçen yıl krizin gölgesinde gerçekleşmişti. Bu yıl ekonominin iyiye gitmesi nedeniyle daha çok bavşuru var" dedi.&lt;br /&gt;İzmir Mobilyacılar Odası Başkanı Tevfik Özdemir de fuarda ilk defa bölümlemeye gittiklerini söyledi. Fuara Türkiye'nin yanı sıra Azerbaycan, İran, Mısır ve Libya ülkelerinden de ziyaretçilerin gelmesi bekleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Sektörde potansiyel çok yüksek'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başkan Tevfik Özdemir, "Tanıtım eksiklikleri nedeniyle ürünlerin pazarlanmasında sıkıntı yaşanıyor. Dünya genelinde yüzde 1'i aşan payımızı artırmamız için yüksek katma değerli ve ileri teknolojinin kullanıldığı ürünlere geçilmeli. Bu konuda destek bekliyoruz" dedi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sektörde faaliyet gösteren işadamlarının büyük desteği ile İzmir Mobilyacılar Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine seçilen Tevfik Özdemir, Türk mobilya sektörünün iç ve dış piyasalarda üretim gücünü ortaya koyduğunu söyledi. Dün kapılarını açan MODEKO 2010 Fuarı'nı değerlendiren Başkan Özdemir, tanıtım eksiklikleri nedeniyle sektördeki yüksek potansiyelin tam anlamıyla değerlendirilemediğini vurguladı.&lt;br /&gt;Yerli üretim mobilyaların kalitesinin yüksek olduğunu, bunun tartışma konusu bile yapılamayacağını ifade eden Özdemir, "Yerli mobilya üreticilerimiz tüketicilerin istekleri doğrultusunda modaya uygun desen ve renkleri kullanarak üretim yapmaktadır. Mobilyacılarımız kalitesi belgelenmiş, fiyatı uygun, kullanışlı malzemeleri tercih etmektedir. Dünya kalitesinde üretilen mobilyalarımızın üretim ve satış fiyatları ise Avrupa ülkelerinin yarısı düzeyindedir. 250 bin kişiye doğrudan istihdam sağlayan Türk mobilya sektörümüz, yurt içinde 9 milyar dolarlık bir üretim gücünü ortaya koymaktadır. 2008 yılında 170 farklı ülkeye yaptığımız ihracatımızın büyüklüğü 1.8 milyar dolara ulaşmıştır" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İHRACATIMIZ DÜŞÜK&lt;br /&gt;Türk mobilya sektörünün ortaya koyduğu ekonomik büyüklüğün önemli olduğuna vurgu yapan Başkan Tevfik Özdemir, ancak bunun yeterli olmadığına dikkat çekti. Özdemir görüşlerini şöyle dile getirdi: "Türk mobilya üreticimiz yaratmış olduğu istihdam ve sağladığı kaynaklar açısından önemli bir sektör olduğunu ispatlıyor. Ancak dünya ölçeğinde konuyu değerlendirdiğimizde durum çok iç açıcı değil. Mobilya sektörünün dünya genelinde üretimi yıllık 300 milyar doları aşıyor. Bunun 120 milyar dolara yakın bir kısmı dış ticaretle gerçekleşiyor. Dünya mobilya pastasındaki payımız yüzde biri geçiyor. Bu olumsuz tabloyu yerli mobilyacılarımız kesinlikle hak etmiyor. Ülkemizde bir yılda 160 milyon dolarlık Çin mobilyası satılmaktadır. Bizim içimizde, iç pazarımızda Çin mobilyasının alıcı bulması, üstelik her geçen gün pazar payını artırması anlaşılabilir, kabul edilebilir bir durum değildir. Bunun önüne geçilmesi için herkesi harekete geçmeye çağırıyorum."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YANIMIZDA OLSUNLAR&lt;br /&gt;Global ekonomik kriz döneminde sektöre nefes aldırmak için KDV'nin kısa süreyle indirilmesinin yararlarının ciddi şekilde görüldüğüne dikkat çeken Özdemir, yerel ve genel yönetimden yeni destekler beklediklerini söyledi. Mobilya sanayimizin rekabet gücünü artırması ve dünya ihracatından daha fazla pay alabilmesi için, yüksek katma değerli ve ileri teknoloji kullanan ürünlere geçişin sağlanması gerektiğini de vurgulayan Özdemir, "Bu çerçevede sektör olarak öz eleştirimizi yapıyor ve üzerimize düşenleri yerine getirmek için gayret sarf ediyoruz. Türk mobilya sanayimiz özellikle son dönemlerde hızlı dönüşüm geçirerek, bilgi ve sermaye yoğun bir moda sektörü haline gelme yolunda ilerliyor. Bu ilerleyişimizde yerel yönetimlerimizi ve hükümetimizi yanımızda görmek istiyoruz" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fuarlar ve sanayi bölgeleri gerekli&lt;br /&gt;Türkiye'de mobilya ve ahşap sanayinin genelde küçük ölçekli aile şirketlerinden oluştuğuna dikkat çeken Özdemir, mobilya sanayinin rekabet gücünü etkileyen bir başka temel sıkıntının da şehir içlerinde düzensiz, dağınık ve uygun olmayan mekanlarda imalat gerçekleştirilmesi olduğunu vurguladı.&lt;br /&gt;Başkan Özdemir, mobilya firmalarının bir arada bulunmaları ve kümelenmelerinin firmaların güçlenmesine zemin hazırlayacağını, belli mobilya ihtisas organize sanayi bölgeleri gibi yaklaşımların bu açıdan büyük önem taşıyacağını söyledi. MODEKO İzmir Mobilya fuarlarının kendileri için çok önemli olduğunu da dile getiren Özdemir, "Fuarın sektörümüz açısından olumlu sonuçlar doğuracağına inanıyorum" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'İş hacmini MODEKO Fuarı tetikleyecek'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fuarı 21. kez açan Efor Fuarcılık'ın Genel Müdürü Nuray Eyigele, "Dünyanın en önemli alıcıları konuğumuz olacak. Bu yıl hedef pazarımız Ortadoğu ülkeleri" dedi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En ağır ekonomik krizlerin yaşandığı dönemlerde dahi hiç ara vermeden MODEKO'yu düzenlemeyi sürdüren Efor Fuarcılık, İzmir Mobilya Fuarı'nı 21'inci kez açtı. MODEKO 2010 Fuarı sayesinde mobilya sektörünün dünyanın en önemli alıcılarıyla buluşacağına dikkat çeken Efor Fuarcılık Genel Müdürü Nuray Eyigele, sektörün iş hacminin tetiklenmesi açısından organizasyonun büyük önem taşıdığını vurguladı.&lt;br /&gt;İhtisas fuarı düzenlenecek sektörün beklenti ve hedeflerinin iyi analiz edilmesi gerektiğini belirten Genel Müdür Eyigele, 21 yıldır başarı ile gerçekleştirdikleri MODEKO'nun sektörle birlikte ortaya koydukları bir marka olduğunu ifade etti. Eyigele, "Ön hazırlıklarıyla birlikte MODEKO'da çeyrek asır geride kaldı. Fuarcılık firması olarak sektörü iyi anladık. En zor zamanlarda birlikteliğimizden ve fuarımızdan ödün vermedik. En ağır ekonomik kriz dönemlerinde dahi birbirimize tutunduk. Çıtamızı sürekli yükselttik. Bugün MODEKO Türkiye'deki en kapsamlı fuar olma özelliğini taşıyorsa, bunda sektörümüzün ve ekibimizin özverileri var. Bu gurur ve onuru bize yaşatan herkese teşekkür ediyorum" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HEYECANLA ÇALIŞTIK&lt;br /&gt;Dünyayı kasıp kavuran büyük ekonomik krizi atlatmak için geçtiğimiz yıl önemli işbirlikleri gerçekleştirdiklerini dile getiren Eyigele, kan kaybeden fuarcılık sektöründe bir çok fuarın ertelenme bahanesiyle iptal edildiği ortamda, kendilerinin MODEKO 2009'u başarıyla organize ettiklerini vurguladı.&lt;br /&gt;Sektörde faaliyet gösteren 178 kurumsal firmanın MODEKO 2010 katılımcısı olduğunu belirten Efor Fuarcılık Genel Müdürü Nuray Eyigele, gerek katılımcılar gerekse ziyaretçiler açısından kaybedeni olmayan bir organizasyonun başarıyla tamamlanacağını söyledi. Mobilya sektörünün Ege zirvesinin gerçekleşeceğini vurgulayan Eyigele sözlerini şöyle sürdürdü:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÜCRETSİZ ULAŞIM&lt;br /&gt;"Türkiye ve dünyanın dört bir yanından sektör profesyonelleri fuarımızı ziyaret edecek. Yurtdışından alım heyetlerinin organizasyona katılımlarını sağlamak için Mısır, Azerbaycan, İran ve Ukrayna temsilciliklerimiz önemli çalışmalara imza attı. Bu yılki fuarımızda hedefimiz Ortadoğu pazarıdır. Yoğunluklu olarak İran, Mısır, Libya, Azerbaycan, Gürcistan, Suriye ve Lübnan'dan alım heyetlerini kentimizde ağırlıyoruz. Antakya, Konya ve Denizli'den fuarımızı ziyaret edecek alım heyetleri için ücretsiz ulaşım imkanı sunduk. Sektörün önde gelen firmaları mobilya sektöründeki son trendleri standlarına taşıdılar. 5 gün süreyle sektörün nabzı Uluslararası İzmir Fuar Alanı'nda atacak."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Ateşleyici güç olarak görüyorlar'&lt;br /&gt;Mobilya sektörünün dimdik ayakta olduğunu ve pazarda hakimiyet kurma konusundaki isteğini dosta ve rakibe gösterdiklerini de dile getiren Eyigele, şöyle konuştu: "Ekonomik krizin atlatılma sürecine girdiğimiz bu günlerde MODEKO 2010 yeniden var oluşun adını taşıyor. Geçtiğimiz yıl KDV indirimiyle nefes alan sektör temsilcileri de MODEKO'ya ateşleyici bir güç olarak bakıyor. Sektörün yeni hedeflere koşacağı organizasyon için yılların tecrübesi ile ayrı bir heyecanla çalıştık. Gerçekten görülmeye değer bir fuarı organize etmenin mutluluğunu duyuyorum."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Jerome Murat'tan mim gösterisi&lt;br /&gt;Dünyaca ünlü mim sanatçısı Jerome Murat, fuarda bir gösteri sunacak. Organizasyonda en iyi stand yarışmasının yanı sıra sektörel konferanslar da gerçekleştirilecek. 1A-1B nolu hollerde büro mobilyaları, 2 nolu holde fabrikasyon ürünler, 3 ve 4 nolu hollerde avangart mobilyalar sergilenecek. Fuar ilk dört gün saat 20.00'a kadar, 11 Nisan tarihinde ise saat 19.00'a kadar ziyaret edilebilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FİRMALAR ÖZEL MOBİLYA TASARIMLARI İLE PEK ÇOK SEÇENEĞİ HİZMETE SUNUYOR&lt;br /&gt;Mobilya seçimi hayat tarzının göstergesidir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşam alanlarının vazgeçilmez unsuru mobilya, evsahibinin yaşam biçimi ve zevki konusunda büyük ipuçları yansıtıyor. Uzmanlar ise tercih yaparken görselliğin yanında konfor ve rahatlığın da unutulmamasını öneriyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İhtiyaçtan kaynaklanan kullanımının yanı sıra evlerin güzelliğini, dekorasyonun ana hatlarını ve yaşam tarzını gözler önüne seren mobilyada alternatifler günden güne artıyor. Geçen zamanla birlikte insanların istek ve beklentileri de çeşitleniyor. Zevklere de yansıyan bu durum üreticileri farklı tarzlarda ve modellerde mobilyalar üretmeye yönlendiriyor.&lt;br /&gt;Son zamanlarda ülkemizin tanınmış mobilya firmaları çoğunlukla modern çizgide üretim yaparken, klasikten vazgeçmeyenler de unutulmuyor. Klasik mobilyada ise özellikle renk ve desen konusunda kendini geliştiren firmalar dünyanın dört bir yanında düzenlenen fuarları da takip ederek yeni mobilya trendlerini üretimlerine yansıtıyorlar.&lt;br /&gt;Evlerimizde kullanışlı ve sağlıklı bir mekan yaratmanın en önemli unsuru doğru koltuğu bulmaktır. Yuvarlak hatlı kanepelerin mekana klasik, kare hatlı, sade tasarımların ise daha modern bir görünüm kazandırdığını dile getiren yetkililer, büyük koltukların mutlaka büyük metrekareli alanlarda kullanılması gerektiğini de belirtiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;RENKLERİN UYUMU&lt;br /&gt;Eğer evin salonunda bulunan perde ve halılarda karışık desenler tercih ediliyorsa koltukların kumaşının düz renklerde seçilmesi gerekiyor. Koltukta karışık ve baskın bir desen beğeniliyorsa salonun kalan renklerini buna uygun olarak belirlemek öneriliyor. Son yıllarda mekanlarda açık renklerin tercih edildiğini belirten uzmanlar, göz yoran hardal sarısı ve pembe gibi renklerin artık kullanılmadığını dile getiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dekorasyonda dikkat edilmesi gerekenler&lt;br /&gt;Ev dekorasyonunda mobilya, aksesuvar ve doğru aydınlatma büyük rol oynuyor. Örneğin mobilyaları takım olarak almak zorunda değilsiniz. Üçlü bir koltuğun yanına tekli bir koltuk konularak farklı bir hava yaratılabilir. Önemli olan tüm bunların duvar rengi ve yer kaplamasıyla uyumlu olması.&lt;br /&gt;Bazı mekanlar az ışık alabilir. Bu gibi durumlarda tavana ya da duvar içlerine yerleştirilen bir aydınlatma sistemi büyük önem taşır. Ayrıca evin renkleri de o evin büyüklüğüne ve ne kadar ışık aldığına göre belirlenmelidir. Küçük odalarda yer ve zemin renklerinin birbirine yakın olması o mekanı daha büyük gösterebilir. Bunun yanı sıra aksesuvar olarak aynanın tercih edilmesi de mekanları büyük gösterir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütçeye uygun olmalı&lt;br /&gt;Kötü bir mobilya öngörülen süreden önce bozulur. Bu nedenle mobilya satın alırken mobilyanın kullanım amacına, dekorasyondaki yerine ve bütçeye göre mobilya alımına dikkat edilmelidir. Çünkü mobilya seçiminde ihtiyaç, ekonomik durum ve zevk oldukça önemli yer tutar.&lt;br /&gt;- Öncelikle ekonomik durumunuza uygun mobilya seçin.&lt;br /&gt;- Mobilyanın döşeme malzemesi dayanıklı olmalı, kolay yanmamalı ve kolay temizlenebilmelidir.&lt;br /&gt;- Mobilya evdeki diğer eşyalarla uyumlu olmalıdır.&lt;br /&gt;- Mobilya konusundaki en önemli hizmetlerden biri satış sonrasıdır. Bu nedenle ürünü alırken mutlaka garanti belgesi de sorulmalıdır.&lt;br /&gt;- İhtiyacın şipariş üzerine olması durumunda mutlaka sözleşme imzalanmalıdır.&lt;br /&gt;- Mobilyanın yapımında kullanılan ağacın cinsi, parçaların birleştirme yerlerinin sağlamlığı hakkında bilgi alınmalıdır.&lt;br /&gt;- Mobilya satın alırken farklı alternatifler de değerlendirilmelidir.&lt;br /&gt;- Mobilya satın alırken mümkün olduğu kadar markalı mobilyalar tercih edilmelidir.&lt;br /&gt;- Görünüşü güzel olan bir mobilya rahat olmayabilir ya da rahat ve uygun fiyatlı bir mobilya güzel görünmeyebilir. Bu nedenle mobilyanın sadece dış görünüşüne değil, kullanılma biçimine de dikkat edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dayanıklılık artırılabilir&lt;br /&gt;Mobilyalarımızı daha uzun süre kullanabilmemiz için belli başlı konularda özenli davranmalıyız. Bu sayede uzun uğraşlar sonucunda beğenerek aldığımız mobilyamızı daha uzun süre kullanır, ayrıca bütçemizi de zarara uğratmayız.&lt;br /&gt;- Mobilyalarınızı ıslak ve çok nemli ortamdan uzak tutun.&lt;br /&gt;- Mobilyalarınızı aşırı sıcaktan koruyun.&lt;br /&gt;- Taşıma, montaj ve kullanma sırasında mobilyanızı darbelerden koruyun.&lt;br /&gt;- Mobilyanızı amacı dışında kullanmayın. Sandalyelerin kollarına, sehpa ve masaların üzerine oturmak gibi hareketler mobilyalarınızın ömrünü kısaltır.&lt;br /&gt;- Mobilyanızın yerini değiştirirken üstünü boşaltın ve ayaklarının zarar görmemesi için kaldırarak yer değiştirin.&lt;br /&gt;- Taşıma ve yer değiştirmeleri en az iki kişi ile yapın.&lt;br /&gt;- Isı derecesi yüksek, cilayı bozabilecek nesneleri mobilyalarınızın üzerine doğrudan koymayın.&lt;br /&gt;- Cilalı yüzeylerin temizliği, yumuşak, hafif ve nemli bir bezle yapılmalıdır. Derecesi yüksek alkol, neft, tiner, aseton ve çamaşır suyu gibi maddelerden sakının.&lt;br /&gt;- Dolap kapaklarını zorlamadan ve kapağa yüklenmeden açın. Kapak, çekmece ve hareketli parçaların sağlıklı çalışabilmesi için sert hareketlerden kaçının.&lt;br /&gt;- Mobilyalarınızı yerleştirirken, yere düzgün bir şekilde tam oturmasını sağlayın.&lt;br /&gt;- Mobilyaların üzerine koyduğunuz aksesuvar ve eşyaları sürüklemeden yer değiştirin. Kullanım esnasında yüzeyleri sert ve çizici cisimlerden koruyun.&lt;br /&gt;- Sürme kapaklı elbise dolaplarındaki kapakları gereğinden hızlı itmeyin.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-5471622776897494023?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/5471622776897494023/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/04/modeko-aclyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/5471622776897494023'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/5471622776897494023'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/04/modeko-aclyor.html' title='MODEKO açılıyor'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-5820204415742506787</id><published>2010-04-07T02:22:00.003+03:00</published><updated>2010-04-07T02:22:48.825+03:00</updated><title type='text'>Orada aslında neler oluyor?</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bildiğiniz gibi yakın zamanda Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi, ya da kısa adıyla CERN çok önemli bir deney gerçekleştirdi. Televizyonlardan nefesimizi tutarak izlediğimiz bu deney itiraf etmek gerekirse pek çok kişi için biraz hayal kırıklığı oldu. Hatta eğer sonunda saygın bilim adamlarının şampanya patlatarak, çocuklar gibi neşeli bir kutlama gerçekleştirdiklerini görmesek hiçbir şey olmadığına bile inanabilirdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilim adamları sevinince biz de sevindik ama açıkçası pek çok kişi neler olup bittiğini anlamadı. Ortalıkta dolaşık duran Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (LHC), protonlar, parçacık fiziği, 7 TeV, kara delik, dünyanı sonu gibi sözcükler dikkatimizi çekse de biz, sıradan insanlara pek bir şey ifade etmedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun tek sebebi ise kimsenin olan biteni herkesin anlayabileceği bir şekilde ifade etmiyor olması. Eğer aranızda kuantum fiziği konusunda yetkin okurlarımız varsa bu yazının gerisi onlara sıkıcı gelebilir, çünkü yüzyılın deneyinin iç yüzünü "sokaktaki adam"ın anlayabileceği şekilde açıklamaya çalışacağız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük Patlama ve evrenin soğuması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şeye en baştan başlayalım. CERN'deki deneyin tam olarak ne olduğunu anlayabilmek için öncelikle parçacık fiziğinin ne olduğunu bilmek gerekiyor. En basit tanımıyla bu fizikçilerin ufacık parçaları birbiri ile çarpıştırıp, sonuçlarını gözlemleri üzerine kurulu bir fizik disiplini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bildiğiniz gibi bilim adamları, yaklaşık 13,7 milyar yıl önce gerçekleşen Büyük Patlama (Bing Bang) adını verdikleri bir olayın evrenin oluşmasına neden olduğunu düşünüyorlar. İlk oluştuğu anda evren, patlamanın neden olduğu ısıdan dolayı inanılmaz bir sıcaklığa sahipti ve geçen yıllar boyunca soğudu. Aslında soğumaya da devam ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evrenin soğuması fizikçilere göre her şeyi daha karmaşık hale getiriyor çünkü bu değişimler bildiğimiz fizik yasalarının da değişmesi anlamına geliyor. Suyun 0 derece donması bugünkü fizik şartları açısından bir gerçek. Ama fizikçilere göre tüm evreni etkileyen değişimler bugünkü hale gelmeden önce bugün mutlak doğru olarak kabul ettiğimiz bazı fizik kuralları belki de çok daha farklı işliyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sadece suyun donma derecesini değil, parçacıkların evrimini de ilgilendiriyor. Bugün tanımlanan parçacıklar, belki de bir zamanlar bambaşka özelliklere sahipti ve bu değişimler parçacıkları da değiştirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karanlık madde var mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilim adamlarının parçacıkları birbirleri ile çarpıştırmak için yerin 100 metre altında, 27 kilometre uzunluğunda bir tünel açmak için yıllarını ve milyon dolarları harcamalarının arkasında yatan şey en basit tanımıyla bu. Fizikçiler, kontrollü bir ortamda minik bir patlama yaratıp, 13,7 milyar yıl öncesindeki olayın mikroskobik bir benzerini oluşturup, tekrar gerçekleşmesini sağlamaya çalışıyorlar. Böylece o anı gözlemleyip, neler olmuş olabileceğini görmeyi planlıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yüzden LHC'de protonları büyük bir hızla dönmesini sağlayıp, sonra da birbirleri ile çarpıştırmak istiyorlar. Bu çarpışma ne kadar büyük olursa evrenin yaratılış sırları ile ilgili daha fazla bilgi elde edilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elde edilmesi hedeflenen bilgilerin büyük kısmı ise bilim adamlarının adlandırdıkları ama şimdiye kadar henüz görmeyi başaramadıkları şeylerle ilgili. Örneğin karanlık madde. İlk olarak 1933 yılında var olduğu iddia edilen bu gizemli madde yıllarca göz ardı edildi ama bugün artık pek çok bilim adamı var olduğuna inanıyor. Astrofizikçilerin iddiasına göre karanlık madde en kaba tanımıyla yer çekimini oluşturuyor ve tüm evreni bir arada tutuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam 3,5 TeV'lik enerji!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama karanlık maddeyi gözlemlemek için tek şans CERN'deki deney, o da şanslıysak... Tabi karanlık madde ile ilgili ufak bir detay da, aslında görünmez olması. Bilim adamları gözleri ile görmek yerine etkilerini ölçebilmeyi umuyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçekleşen deneyde hepimizi heyecanlandıran diğer bir konu da parçacıkların tam 7 TeV gücüyle çarpıştırılması oldu. 7 TeV... Yani tam proton başına tam 7 trilyon elektron volt. Çok büyük bir güç değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında değil... Ama söz konusu olan mikroskobik bir atom parçası olunca 7 TeV işte o zaman gerçekten büyük bir güç anlamına geliyor. 3,5 TeV enerjiye sahip iki protonun çarpıştırılmasından ortaya toplamda 7 TeV'lik enerji çıkıyor. Orantılı olarak karşılaştırdığımızda protona uygulanan bu 3,5 TeV'lik enerji, 100 kiloluk bir adama 350 tonluk enerji uygulanmasına eş değer...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu oranda bir enerjiyi bir insana uyguladığınızda sonucu kimse görmek istemeyecektir ama gözlemlenen bir atom parçacığı olduğunda, fizikçiler neden bu kadar heyecanlanıyorlar? Çünkü ortaya minik kara delikler çıkması hedefleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın sonu gelir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte CERN deneyinin en büyük tartışması. Kara delik kulağa pek hoş gelmeyen bir tanım. Üstelik bazı bilim adamları bu deneyin sonucunda oluşacak kara deliklerin Dünya'yı yutabileceğini ve insanlığın sonunu getirebileceğini söylüyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat durum pek de öyle değil. Çünkü söz konusu deneyde trilyonlarca birim enerjiden bahsedilse bile, bu enerjinin ortaya çıkartacağı olası bir kara delik son derece küçük ve CERN'deki fizikçilere göre kısa süre içerisinde kendiliğinden yok olacak. Hatta yüksek enerjili kozmik ışınlar benzer çarpışmalara Dünya'da veya evrenin başka bir noktasında zaten defalarca neden oldular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdiye kadar bu çapta bir çarpışmanın ortaya çıkartacağı kara deliğin benzerleri henüz Dünya'yı yutmadı. CERN de buna güveniyor. En erken 1 yıl sonra gerçekleşmesi beklenen ve 14 TeV'lik enerjiye ulaşılması hedeflenen yeni deneyde kullanılacak güç ortaya büyük ihtimalle bir kara delik çıkartmayacak. Çıkartsa bile bu insanlık için ciddi bir sorun oluşturacak çapta olmayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bu bilgilerle CERN'deki deney konusunda sizi birazcık aydınlatabildi mi, yoksa kafanızı daha da mı karıştırdı bilemiyoruz ama özetle şunu söyleyebiliriz; orada önemli bir şeyler yapıyorlar :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha fazlası için www.chip.com.tr sitesini ziyaret edebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-5820204415742506787?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/5820204415742506787/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/04/orada-aslnda-neler-oluyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/5820204415742506787'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/5820204415742506787'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/04/orada-aslnda-neler-oluyor.html' title='Orada aslında neler oluyor?'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-4105198949957725207</id><published>2010-04-07T02:22:00.000+03:00</published><updated>2010-04-07T02:22:02.847+03:00</updated><title type='text'>Apple iPad Kaç Satacak?</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Apple'ın yeni oyuncağı iPad nihayet piyasaya çıktı ve hayranlar tarafından büyük ilgi gördü. Gelen ilk bilgilere göre iPad ilk günde 300 bin adete yakın bir miktarda satmayı başardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk heyecan geçtikten sonra cihazın satış rakamlarının ne seviyede olacağı ise merak konusu. Tüm dünya tarafından bilinen ve tahminlerine saygı gösterilen iSuppli adlı pazar araştırma şirketi, iPad'in geleceği hakkında tahminlerde bulundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milyonlarca iPad&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iSuppli'nin tahminlerine göre Apple, 2010 yılı içerisinde yaklaşık 7 milyon adet iPad satacak. Firmanın tahminleri bununla da sınırlı değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iSuppli'ye göre iPad büyük bir başarı yakalayarak, 2011 yılında yaklaşık 14 milyon, 2012'de ise yaklaşık 20 milyon adet iPad satmış olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha fazlası için ShiftDelete.Net sitesini ziyaret edebilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-4105198949957725207?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/4105198949957725207/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/04/apple-ipad-kac-satacak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/4105198949957725207'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/4105198949957725207'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/04/apple-ipad-kac-satacak.html' title='Apple iPad Kaç Satacak?'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-3456367292806571158</id><published>2010-04-07T02:21:00.000+03:00</published><updated>2010-04-07T02:21:07.697+03:00</updated><title type='text'>Amerika Nükleer Caydırıcılık Politikasında Köklü Değişikliklere Gidiyor</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Yeni politika, eskisi gibi dış ülkelerden gelebilecek nükleer saldırılara yanıt verme ya da caydırma gibi unsurlardan çok, terörizm ve silahlanmayla mücadeleye ağırlık verecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Obama yönetimi, dün Amerika’nın yeni nükleer silah politikasını açıkladı. Yeni politika, eskisi gibi dış ülkelerden gelebilecek nükleer saldırılara yanıt verme ya da caydırma gibi unsurlardan çok, terörizm ve silahlanmayla mücadeleye ağırlık verecek. Yeni politika ayrıca nükleer silah sahibi olmayan ülkelere karşı Amerika’nın savaş anında nükleer silah kullanmayacağı güvencesi veriyor. Ancak Washington bu konuda uluslararası silahsızlanma anlaşmalarına uymayan ülkelere de ciddi uyarıda bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nükleer Politika Değerlendirmesi adlı belge Amerika’nın güvenlik stratejisinin önemli unsuru olan nükleer silahların rolünü azaltmayı amaçlıyor. Belgede, konvansiyonel silah kapasitesini genişletme, Rusya ve Çin gibi nükleer güçlere karşı mevcut nükleer silah kapasitesiyle caydırıcı gücü devam ettirme, terör örgütleri ve teröre destek sağlayan devletlerin nükleer silah edinmesini önleme amaçlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pentagon’da Savunma Bakanı Robert Gates’le birlikte ortak basın toplantısı düzenleyen Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, nükleer politika belgesinin, Amerika ve müttefiklerinin güvenliğinden ödün vermeden, ülkenin nükleer önceliklerinde yeni bir ayarlama yaptığını belirtiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hillary Clinton, Amerika’nın nükleer caydırıcı gücünün uzun yıllar boyunca silahlanmayı önleme ve aynı zamanda NATO’da, Pasifik’te ve dünyanın diğer bölgelerinde nükleer gücü olmayan müttefiklerine güvenlik garantisi sağlamada yardımcı olduğunu söyledi. Dışişleri Bakanı, Obama yönetiminin sunduğu Nükleer Politika Değerlendirmesi’nin, Amerika’nın istikrara yaptığı katkıyı sürdüreceğini savundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni belgeye göre Amerika, nükleer silahı olmayan, bu silahları edinmeye çalışmayan, dışarıya nükleer teknoloji ve malzeme ihraç etmeyen ülkelere karşı bu tür silahları kullanmayacağı güvencesi veriyor. Amerika nükleer silah kullanmama güvencesini, kendisine biyolojik ve kimyasal silahlarla saldırabilecek ülkelere de veriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bununla birlikte Savunma Bakanı Robert Gates, bu güvencenin uluslararası silahsızlanma anlaşmalarını ihlal eden ülkelere verilmeyeceğine dikkati çekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İran ya da Kuzey Kore’ye bir mesaj vermemiz gerekirse,” diyen Gates, “Eğer kurallara göre oynarsanız, uluslararası topluma katılırsanız, size karşı bazı yükümlülükler üstleneceğiz,” şeklinde sözlerine devam etti. Ancak Gates, bu ülkelerin kurallara uymayıp silahlanmayı sürdürmeleri durumunda tüm seçenekleri masada tutmaya devam edecekleri uyarısında bulundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Savunma Bakanı Gates, nükleer silahlara başvurmanın Amerika için daima son seçenek olacağını da hatırlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Basın toplantısında hazır bulunan Amerikalı komutanlar da yeni politikanın Amerika’nın stratejik caydırıcılık ve savunma alanlarındaki saygınlığına zarar vermeyeceği görüşünü paylaştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak Kongre üyeleri yeni politika konusunda bölünmüş durumda. Bazı uzmanlar da bazı konularda kaygılı, özellikle de yeni silah geliştirmek yerine eldeki nükleer silahları modernize etme kararından. Bu uzmanlar arasında Washington’daki Enterprise Kamu Politikaları Araştırmaları Merkezi’nden Thomas Donnelly de bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Donnely, mevcut nükleer silahları modernize etme kararının Amerika’nın ilerlemesini önleyeceğini düşünüyor. Eldeki nükleer silah kapasitesinin Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte etkinliğini yitirdiğini savunan uzman, mevcut silahların stratejik yararının azaldığını öne sürüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Thomas Donnelly, ne dost, ne de düşman ülkelerin konvansiyonel silahlara ağırlık veren bir caydırma politikasına prim vermeyeceğini de savundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak diğer uzmanlar yeni Nükleer Politika Değerlendirmesi’nin ve yarın Amerikalı ve Rus liderlerin Prag’da imzalayacağı yeni Stratejik Silah İndirimi anlaşmasının, Amerika’nın halen yeterince caydırıcı güce sahip olan nükleer kapasitesini azaltmayacağının altını çiziyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Silahsızlanma uzmanı Daryl Kimball, ne kadar azaltılırsa azaltılsın, Amerika’nın nükleer silahlarının yeterince korkutucu büyüklükte olduğunu belirtiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimball yeni politikanın, nükleer silah edinen ve bu teknolojiyi başka ülkelere yaymaya çalışan ülkelerle mücadelede Amerika’nın eline daha fazla koz vereceğini, İran ve Kuzey Kore gibi ülkelere karşı daha sert tutum izlemeleri konusunda Washington’un diğer ülkelere daha fazla baskı yapmasını sağlayacağını savunuyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-3456367292806571158?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/3456367292806571158/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/04/amerika-nukleer-caydrclk-politikasnda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/3456367292806571158'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/3456367292806571158'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/04/amerika-nukleer-caydrclk-politikasnda.html' title='Amerika Nükleer Caydırıcılık Politikasında Köklü Değişikliklere Gidiyor'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-3967364699450148651</id><published>2010-04-07T02:20:00.001+03:00</published><updated>2010-04-07T02:20:33.930+03:00</updated><title type='text'>Netbook satışlarına büyük darbe indirebilir</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Selim ÖZTÜRK / hurriyet.com.tr&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırma şirketi DisplaySearch, satışa çıktığı ilk gün tahminlerin üzerinde bir satış rakamı elde eden ve 300 bin adet satmayı başaran iPad'le birlikte tablet bilgisayarların netbook satışlarına darbe vurabileceğini açıkladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın önde gelen araştırma şirketlerinden DisplaySearch, yaptığı son araştırmasının sonuçlarını geçtiğimiz günlerde kamuoyuyla paylaştı. Buna göre 2010 yılının ilk çeyreğinde netbook satışlarında büyüme beklediğini ifade eden şirket, iPad başta olmak üzere tablet bilgisayarların satışa sunulmasıyla birlikte netbook satışlarının bundan etkilenebileceğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırma şirketinden Chris Connery, 2009 yılının ilk çeyreğine göre dünya genelinde satışı D.9 oranında artan ve 8.7 milyona yakın bir satış rakamına ulaşan netbook'un iPad satışlarından zarar görebileceğine ve tablet bilgisayar kullanmak isteyen ve yayınları e-book üzerinden okumak isteyen kullanıcıların iPad ve türevi cihazları alma eğiliminde olduğuna dikkat çekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Satışa sunulduğu ilk gün 300 bin adet satmayı başaran iPad'deki satış trendinin artarak devam edeceği belirtilirken, ucuz fiyatı ve ufak yapısıyla öne çıkan netbook'ların bu durumdan etkileneceğine kesin gözüyle bakılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9.7 inç'lik bir ekrana sahip olan ve dokunmatik bir ekrana sahip olan iPad ile kullanıcılar internete girmek dışında bu cihazla video izleyebiliyor, elektronik kitapları okuyabiliyor ve yüksek çözünürlüklü oyunları oynayabiliyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-3967364699450148651?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/3967364699450148651/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/04/netbook-satslarna-buyuk-darbe.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/3967364699450148651'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/3967364699450148651'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/04/netbook-satslarna-buyuk-darbe.html' title='Netbook satışlarına büyük darbe indirebilir'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-2616936544629084484</id><published>2010-03-29T15:32:00.002+03:00</published><updated>2010-03-29T15:32:22.116+03:00</updated><title type='text'>240 milyon Euro’ya 40 bin şarj istasyonu</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Türkiye’de otomotiv firmalarının üretim, hükümetin altyapı ve düzenleme çalışmalarını başlattığı elektrikli araçlar için en büyük adımı ABD’li bir firma atıyor. Elektrikli taşıtlar için şarj istasyonu teknolojisinde dünya lideri olan ABD merkezli Coulomb Technologies, Türkiye’ye 2 yılda 243 milyon Euro yatırımla 40 bin 450 şarj istasyonu kuracağını açıkladı. İstanbul’u dünyadaki 4 merkezinden biri yapan şirket, ilk şarj istasyonlarını bu yılın ilk yarısında kurmaya başlayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BİRÇOK uluslararası otomotiv devinin Türkiye’yi elektrikli araç üretim üssü yapma girişimlerinin ardından hükümet devreye girip gerekli altyapı çalışmalarına başlandığını açıklarken, bu konuda en büyük adım atıldı. Elektrikli taşıtlar için şarj istasyonu teknolojisinde dünya lideri olan ABD merkezli Coulomb Technologies, Türkiye’ye 2 yılda 243 milyon Euro yatırımla 40 bin 450 şarj istasyonu kuracağını açıkladı. Bu yılın ilk yarısı sona ermeden şarj istasyonlarını öncelikli olarak Marmara Bölgesi ve büyük şehirlerde kurmaya başlayacak şirket, 2010 sonuna kadar 927 istasyonu elektrikli araçların kullanımı için hizmete sokacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul 4 merkezden biri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Coulomb Technologies’in, 82 ülkeden oluşan Avrupa, Afrika ve Ortadoğu pazarında faaliyet gösteren yatırımcı şirketi 365 Energy Group, 4 merkez ofisinden birini İstanbul’da kurdu. Şirket, bu merkezden kontrol edilecek 32 ülke arasından Türkiye, Bulgaristan, Romanya, Rusya ve Ukrayna’yı ilk 5 yatırım ülkesinden biri olarak belirleyip çalışmalarına başladı. Doğu Avrupa, Kuzey Afrika ve Ortadoğu bölgesinin yapılandırılmasını İstanbul merkezli 365 Enerji Teknolojisi ve Hizmetleri adlı şirket yürütecek. Şirketin CEO’su ise Ahmet Yapışlar adlı 33 yaşında bir Türk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye en hızlı ülke olacak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapışlar, Türkiye’de bu yıl içinde trafiğe çıkması beklenen ilk elektrikli otomobillerin yolda kalmayacağı bilgisini verdi. Yapışlar, aralarında Amsterdam, Düsseldorf, Bochum, Dublin, Londra, Kopenhag ve Madrid gibi Avrupa’nın önemli metropollerinin de bulunduğu 117 kentte, 365 Energy Group tarafından akıllı şarj istasyonu ağlarınını kurulduğunu belirterek, “Türkiye elektrikli otomobil ve diğer taşıt araçlarına Avrupa’da en önce ve en hızlı geçecek ülkelerden biri olacak” diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erdoğan’ın rolü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapışlar, şunları söyledi: “Özal’lı yıllardaki telekom altyapımızdaki yenileme ve son teknolojiye geçiş hareketi nasıl ülkemizi ‘çağ atlatıp’ gelişmiş ülkelerin bir adım önüne geçirdiyse, elektrikli otomobillere geçişimiz ve bunların altyapısının kurulması da aynı şekilde çağ atlatacak bir teşebbüs olarak görülmelidir. Türkiye taşıt parkındaki elektrikli araç oranı ve dönüşümü Avrupa’ya göre çok hızlı gelişecek ve yüzde 40’ları aşabilecek. Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere bakanlar ve bürokrasiden gelen açıklamalar bu yeni fırsatı gördüklerini ortaya koyuyor.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 tip istasyon var şarj 3-20 dakika kadar sürüyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AHMET Yapışlar, her elektrikli aracın yararlanabileceği şarj istasyonları hakkında şu bilgileri verdi: “Bizim 3 farklı tipte istasyonumuz mevcut. Birincisi, ev tipi dediğimiz gece boyunca şarj etmeye elverişli olan 1’nci seviye şarj noktalarımız. İkinci seviye ise orta-uzun süreli park halindeki araçların kullanacağı şarj noktalarımız. Üçüncü seviyemiz ise hızlı şarj noktalarımız. Bunları da altyapısı müsait bölgelerde çabuk hizmet almak isteyen müşterilerimizin kullanımına sunacağız. Şehir içinde ve şehirler arası otoyollarda birçok noktada kurulacak olan ‘ChargePoint’ şarj noktalarımız sayesinde elektrikli araç sahipleri kendi akü sistemlerine bağlı olarak araçlarını 3-20 dakika arasında bir sürede şarj edebilecekler.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10 yılda 1 milyar Euro yatıracak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE’de ilk şarj istasyonlarını kurmak için 3 büyük kent ve bazı merkez ilçe belediyeleri ile görüşmeler yaptıklarını kaydeden Yapışlar, “İlk istasyonu ağırlıklı yaya ve turist trafiği olan, aynı zamanda çevre koruma ve yoğun ticaret bölgesine kuracağız” dedi. Yapışlar, Türkiye’de bu yıl için toplam 9.6 milyon Euro’luk yatırım planlarının olduğunu, 2 yıl içinde başlayacak süreç ile bu rakamın 243 milyon Euro’ya ulaşacağını, 10 yıllık dönemde ise milyar Euro sınırını zorlayacağını kaydetti. Yapışlar, “Bu yatırımın kaynağı ise grubun bünyesindeki yatırımcılar, özkaynaklarımız olacaktır” diye konuştu.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-2616936544629084484?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/2616936544629084484/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/240-milyon-euroya-40-bin-sarj-istasyonu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/2616936544629084484'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/2616936544629084484'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/240-milyon-euroya-40-bin-sarj-istasyonu.html' title='240 milyon Euro’ya 40 bin şarj istasyonu'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-1326767869775572311</id><published>2010-03-29T15:31:00.002+03:00</published><updated>2010-03-29T15:31:37.283+03:00</updated><title type='text'>Otomotiv yan sanayisi atağa kalktı</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Yılda 1.3 milyon adet araç üreten, 95 bin kişi istihdam eden, bünyesinde Mini, Rolls-Royce ve motosiklet markalarını barındıran BMW, Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) ve Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği (TAYSAD) üyelerini ağırladı. 48 firmanın katıldığı Münih'teki 'BMW Tedarikçi Günleri'nde ilgi gören Türk firmalarından 8 tanesi ile işbirliği kararı alan BMW, Türkiye'den yan sanayi tedariğini artıracak. Kurulan stantlarda daha çok fren&amp;nbsp; diskleri, hidrolik sistemleri, filtreler, contalar, krank milleri, motor yağları, yedek parçalar, treyler, şaftlar, aks ve conta gibi ürünler tanıtılarak, kalite ile üretim kabiliyeti hakkında bilgiler verildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;JAGUAR DA GELDİ&lt;br /&gt;Öte yandan geçen hafta sonu Jaguar, Landrover ve Volkswagen'den gelen 6 satınalmacı TAYSAD merkezinde birebir görüşmeler gerçekleştirdi. İki gün süren etkinlikte yaklaşık 50 Türk tedarikçi firma ürünlerini tanıtma imkanı buldu. Ayrıca, ay sonunda Rusya Federasyonu'ndan otomotiv satın alma heyeti Türkiye'ye gelecek. 9 Rus otomotiv firması hem İstanbul ve Bursa'da Türk tedarikçilerle buluşacak.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-1326767869775572311?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/1326767869775572311/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/otomotiv-yan-sanayisi-ataga-kalkt.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/1326767869775572311'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/1326767869775572311'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/otomotiv-yan-sanayisi-ataga-kalkt.html' title='Otomotiv yan sanayisi atağa kalktı'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-5964181746317241160</id><published>2010-03-29T15:29:00.002+03:00</published><updated>2010-03-29T15:29:24.647+03:00</updated><title type='text'>Otomotiv sektöründe patlama!</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Japon otomobilcilerin üretimleri şubat ayında küresel bazda artış gösterdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın en büyük otomobil üreticisi Toyota, farklı modellerdeki geri çağırmalara karşılık üretimini bir yıl önceye göre yüzde 83 artırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toyota, üretimin neredeyse bütün bölgelerde arttığını ve bu artışın yedi aydır üst üste yaşandığını kaydetti. Toyota, şubat ayında 655 bin 180 adet araç üretti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toyota'nın üretimindeki artış ABD'de bu ay üretimin beş gün durdurulmasına karşın yaşandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan, geçen ay Toyota'nın rakipleri Honda'nın üretimi bir yıl önceye göre yüzde 49,3 artarak 284 bin 711'e ve Nissan'ın üretimi de yüzde 72,4 artarak 270 bin 366'ya ulaştı.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-5964181746317241160?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/5964181746317241160/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/otomotiv-sektorunde-patlama.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/5964181746317241160'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/5964181746317241160'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/otomotiv-sektorunde-patlama.html' title='Otomotiv sektöründe patlama!'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-8165527429079802944</id><published>2010-03-29T15:28:00.000+03:00</published><updated>2010-03-29T15:28:48.687+03:00</updated><title type='text'>Volvo'yu Çinliler satın aldı</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Çin otomobil üreticisi Geely, Volvo'yu Amerikan otomotiv devi Ford'dan 1,8 milyar dolara satın alıyor. Ford'un zarar eden Volvo'yu 1999'da 6,5 milyar dolara satın aldığı düşünülürse, Ford'un bu satıştan zarar ettiği görülüyor. Volvo'nun ise Geely'nin yapacağı yeni yatırımlar sayesinde satıştan karlı çıkacağı düşünülüyor. Çin'in en büyük otomobil üreticisi olan Geely, 1986'da buzdolabı yedek parçaları üreten bir şirket olarak hayata başlamış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 bin kişi çalıştıran şirket, yılda 300 bin otomobil üretme kapasitesine sahip. Geely Volvo'yu bünyesine katmak yerine, ayrı bir şirket olarak koruyacağını açıkladı. Yani Volvo'nun merkezi İsveç olmaya devam edecek. Ancak Çinli tüketicilere sunulacak olan Volvoların Çin'de üretilmesi planlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1999'da Amerikan otomotiv devi Ford tarafından satın alınan Volvo 2005'ten bu yana kar edemiyordu. Ford şirketi bu nedenle 2008 yılında satışa çıkarmıştı. Ancak Volvo'nun şimdi Çin pazarına giriş fırsatı elde etmesiyle, şansının açılacağı tahmin ediliyor. Zira Çin geçen sene, dünyanın en büyük otomotiv pazarı unvanını Amerika Birleşik Devletleri'nden devraldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çin'de 2009'da satılan araçların sayısı, bir önceki yıla göre yüzde 50 artarak 13 milyon olmuştu. Geely ise bu yıl 400 bin araç satmayı hedefliyor. Ancak şirketin dünya pazarındaki satışları düşük. Bunu da Volvo markasının Avrupa pazarındaki yeriyle kapatmak niyetinde. Volvo'yu 11 yıl önce 6,5 milyar dolara satın aldıktan sonra şimdi 1,8 milyar dolara satan Ford'un ise zarar ettiği ortada. Ancak şirket bu parayla borçlarını ödeyip, daha büyük satış elde ettiği markalarına odaklanmak istiyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-8165527429079802944?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/8165527429079802944/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/volvoyu-cinliler-satn-ald.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/8165527429079802944'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/8165527429079802944'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/volvoyu-cinliler-satn-ald.html' title='Volvo&apos;yu Çinliler satın aldı'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-3533457455582522995</id><published>2010-03-29T15:26:00.002+03:00</published><updated>2010-03-29T15:26:52.400+03:00</updated><title type='text'>Biyogaz üretilen çiftlik evi projesi birinci oldu</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;Düzce’nin Akçakoca İlçesi’nde Akçakoca Teknik ve Endüstri Meslek  Lisesi’nin güneş ve rüzgar enerjili, biyogaz üretiminin yapıldığı,  yağmur ve kar sularının değerlendirildiği çiftlik evi projesi meslek  liselerinin katıldığı yarışmada Türkiye birincisi oldu.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milli  Eğitim Bakanlığı’nın meslek liseleri arasında düzenlediği ‘Proje Tabanlı  Beceri Yarışması’nda, Akçakoca Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi’nin,  ‘Yenilebilir Enerji Kaynakları ve Otomasyonu’ projesi, 100 proje  arasından birinci oldu. Sonuçlar geçen cuma günü açıklanırken, Elektrik  Elektronik Otomasyon Bölümü son sınıf öğrencileri Ali Kemal Akın, Murat  Turşu ve İsmail Emin Baş yarımşar altınla ödüllendirildi. Okula ise &lt;a href="" name="aspx1" oncontextmenu="return false;" onmouseout="hideAd();" onmouseover="showAd('25379','100086' ,event);clearAdInterval();" target="_blank"&gt;&lt;span class="ADPopLink"&gt;&lt;b&gt;bir&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; dizüstü  bilgisayar ile 15 bin TL hediye edildi. Projenin birinci seçilmesi  okulda büyük mutluluk yarattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Proje hakkında bilgi veren  öğrencilerden Ali Kemal Akın, “Danışman öğretmenlerimizin tavsiyesi ile  ilk önce sera ile başladık. Sonra çiftlik evini düşünerek komple proje  geliştirdik. 4 ayda çalışmamızı tamamladık. Hayvan gübresini nasıl  değerlendiririz diyerek biyogaz üretimiyle seraların ısıtılmasını, daha  sonra kar ve yağmur sularının kuyuda toplanarak değerlendirilmesini,  güneş ve rüzgar enerjisinden de elektrik üretimini sağladık. Bir çiftlik  evinde bu proje uygulandığı &lt;a href="" name="aspx1" oncontextmenu="return false;" onmouseout="hideAd();" onmouseover="showAd('25312','100047' ,event);clearAdInterval();" target="_blank"&gt;&lt;span class="ADPopLink"&gt;&lt;b&gt;zaman&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; 35- 40 bin TL’ye mal oluyor.  Bu uygulanırsa hem o çiftliğin ihtiyaçları giderilir, hem de çevreye  elektrik verebilir” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akın, &lt;a href="" name="aspx1" oncontextmenu="return false;" onmouseout="hideAd();" onmouseover="showAd('25378','100304' ,event);clearAdInterval();" target="_blank"&gt;&lt;span class="ADPopLink"&gt;&lt;b&gt;proje&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; sayesinde çevre kirliliğinin  ve enerji tasarrufunun sağlandığını söyledi. Akın, “Rüzgar ve güneş  enerjisini kullanılarak elektrik enerjisi üretilebilir, kar ve yağmur  suyu depolanarak seraların, çiftliklerin ve evin su ihtiyacı  karşılanabilir, hayvan gübresinden de biyogaz elde edilerek evin ve  seranın ısıtma ihtiyacı giderilebilir. Bu sayede enerji maliyeti  düşürülerek, çevre kirliliği önlenebilir” diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okul  Müdürü Mustafa &lt;a href="" name="aspx1" oncontextmenu="return false;" onmouseout="hideAd();" onmouseover="showAd('25380','100042' ,event);clearAdInterval();" target="_blank"&gt;&lt;span class="ADPopLink"&gt;&lt;b&gt;Güzel&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; ise atık malzemeleri de  değerlendirerek, danışman öğretmenleri Engin Arslan, İhsan Kar, Erdal  Bucak, Erol Gök ve Zafer Şahin Dokuyucu nezaretinde öğrencilerin projeyi  hazırladığını, maketin 650 TL’ye mal olduğunu ifade ederek öğrencileri  ve öğretmenleri tebrik etti.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-3533457455582522995?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/3533457455582522995/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/biyogaz-uretilen-ciftlik-evi-projesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/3533457455582522995'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/3533457455582522995'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/biyogaz-uretilen-ciftlik-evi-projesi.html' title='Biyogaz üretilen çiftlik evi projesi birinci oldu'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-4458137677755725295</id><published>2010-03-29T15:24:00.002+03:00</published><updated>2010-03-29T15:24:36.206+03:00</updated><title type='text'>Yeni lazer teknolojisinde Türk damgası</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Bilkent Üniversitesi Fizik Bölümü öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Ömer İlday ve ekibi, mevcut lazerlerden daha yüksek güçle çalışan yüksek performanslı yeni bir tip fiber lazer geliştirdi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Dünya literatürüne "soliton-similariton" adını verdikleri yeni lazeri hediye eden Türk araştırmacıların çalışması, optik alanının en prestijli bilim dergisi Nature Photonics'in Nisan internet sayısına girerken, derginin Mayıs ayı baskısında yayımlanacak.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Bilim dünyasında ilk kez iki temel optik dalga biçiminin bir lazerde aynı anda oluşabileceğini gösterdiğinden bilim çevrelerinin büyük ilgisini çeken yeni lazerin, cerrahi, askeri ve diğer sanayi uygulamalarında yaygın kullanımı öngörülüyor.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;İlday, öğrencileri Bülent Öktem ve Coşkun Ülgüdür'le birlikte geliştirdikleri yeni lazer teknolojisi ile ilgili bilgi verdi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Fiber lazerlerin savunma sanayinde lazer radarlardan, atom saatlerine göre bin kat hassasiyete sahip optik saatlerde kullanıldığını anlatan İlday, bu lazerlerin otomotivden diş hekimliği ve cerrahiye kadar pek çok alanda yaygın kullanımının beklendiğini dile getirdi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Daha önce de lazer yapmışlardı&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;On yıldır dünyanın pek çok araştırma laboratuvarında fiber lazerler arasındaki aktif similariton adı verilen çok özel lazer darbeleri üreten bir cihazın yapılmaya çalışıldığını anlatan İlday, bu lazerlerden pasif similariton lazerini 2003 yılında da kendisinin keşfettiğini belirtti.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Henüz tamamladıkları bir çalışma ile de mevcut lazerlerden daha yüksek güçle çalışan yüksek performanslı yeni bir tip fiber lazer geliştirdiklerini bildiren İlday, bu lazerle ilgili şu bilgileri verdi:&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;"Bu çalışmamızda, iki farklı lazerin özelliklerini birleştirdik. Bu lazerlerin, optik frekans kaynakları yapmaktan, doku ve malzeme işlemeye kadar çok geniş kullanım alanları bulunuyor. Çalışmamızda kullanılagelen lazerlere yeni bir lazer tipi ekledik. Bilim çevreleri, yeni lazerin cerrahi, askeri ve sanayide yaygın kullanımını öngörüyor. Ancak çalışmamız, çok yeni olduğundan, tüm kullanım alanlarını şu andan kestirmek oldukça zor. Çalışmamız, ilk kez iki temel optik dalga biçiminin bir lazerde aynı anda oluşabileceğini gösterdiğinden bilim çevrelerinin büyük ilgisini çekti."&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Similariton isimli lazerlerin en önemli özelliğinin mevcut lazerlerden daha yüksek güçlerin elde edilmesine olanak vermesi olduğunu belirten İlday, "2003 yılındaki keşif ile lazerlerin gücü 10 kattan fazla artırılmıştı. Yeni keşfedilen soliton-similariton lazeri ile lazer güçlerinin artması bekleniyor. Bu lazerin yapısının keşfedilmesi sonucu özel tip femtosaniye lazerlerin çalışma prensiplerinin daha iyi anlaşılacağı belirtiliyor" dedi. &lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Gürültüsü düşük lazerlerde TÜBİTAK işbirliği&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;İlday, ultra-hassas frekans-zaman standartları ve kuvantum güvenli komünikasyon gibi konularda getirisi olabilecek düşük gürültülü fiber lazerler üzerine ekibiyle birlikte TÜBİTAK Ulusal Metroloji Enstitüsü ve Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü ile ortak çalışmalar yürüttüklerini de bildirdi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Keşfin yapıldığı laboratuvarda fiber lazer teknolojisinin geliştirilmesi ve uygulamaları üzerine farklı çalışmaların da yürütüldüğünü kaydeden İlday, TÜBİTAK, Avrupa Birliği ve Savunma Sanayi Müsteşarlığı tarafından desteklenen çeşitli projelerin yanı sıra Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın iki SANTEZ projesiyle desteklediği çalışmalara Türk şirketlerinin de destek vermesiyle bilimsel çalışmalarda üretilen bilgilerin sanayiye aktarıldığını bildirdi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Labotuvarda yürütülen diğer çalışmalar arasında yüksek güçlü lazerlerin geliştirilmesi, femtosaniye darbelerin neşter olarak kullanılmasına yönelik tıbbi çalışmalar, malzemelerin yüksek hasassiyetle işlenmesi, hücrealtı seviyede nanocerrahi, optik saatler ve ladarların geliştirilmesi üzerine çalışmaların yürütüldüğünü bildiren İlday, "Çalışmalarımız, Avrupa ve ABD'de büyük ilgi görüyor, çok sayıda uluslararası işbirlikleri yürütülüyor. Avrupa'dan araştırmacılar laboratuvar olanaklarımızdan faydalanmak için Bilkent Üniversitesine geliyor" diye konuştu.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;İlday, çalışmalarının TÜBİTAK Kamu Araştırmaları Grubu, AB Marie Curie, AB UNAM-REGPOT projeleri, Bilkent Üniversitesi Araştırma Fonu ve TÜBA Genç Bilimadımını Destekleme Programı tarafından desteklendiğini de sözlerine ekledi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-4458137677755725295?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/4458137677755725295/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/yeni-lazer-teknolojisinde-turk-damgas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/4458137677755725295'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/4458137677755725295'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/yeni-lazer-teknolojisinde-turk-damgas.html' title='Yeni lazer teknolojisinde Türk damgası'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-1200574880732935735</id><published>2010-03-29T15:23:00.002+03:00</published><updated>2010-03-29T15:23:38.181+03:00</updated><title type='text'>AMD 8 ve 12 çekideğe geçiyor</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;AMD bu hafta Opteron 6000 server platformu serisi 8 ve 12 çekirdekli işlemcileri satışa hazırlıyor. Opteron 6100'üde içeren ve Kod adı Magny-Cours olan işlemcileri&amp;nbsp; AMD bir ay öncesinde teslimatlara başlamıştı. Ancak firma OEM'lerin Opteron 6100'lü makinalarla çalışabilecek duruma gelmesini beklemişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AMD'nin Opteron 6000 platformu 2P ve 4P marketlerini hedefliyor. Yeni işlemciler G34 soket(1974 pin) ve 5600 serisi çipsetleri I/O ile destekleyecek. HyperTransport 3.0 ve PCI Express 2.0 özelliği olacak. Opteron 6100 işlemciler 45 nm teknoloji mimarisine sahipler ve HyperTransport linkleri, 4 kanallı dahili DDR3 hafıza kontrolü, 12MB L3 cache'i bünyesinde bulunduruyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Opteron 6000 platformu HP, Dell, Acer, Cray ve SGI gibi büyük şirketler tarafından beğenildi ve ürünlere yönelik sistemleri satışa sunmaya hazırlıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://www.techno-labs.com/1/15965/1/AMD_8_ve_12_%C3%A7ekide%C4%9Fe_ge%C3%A7iyor.html&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-1200574880732935735?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/1200574880732935735/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/amd-8-ve-12-cekidege-geciyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/1200574880732935735'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/1200574880732935735'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/amd-8-ve-12-cekidege-geciyor.html' title='AMD 8 ve 12 çekideğe geçiyor'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-6605578259736166326</id><published>2010-03-29T15:22:00.003+03:00</published><updated>2010-03-29T15:22:48.104+03:00</updated><title type='text'>Mucit öğrencilerden ilginç projeler...</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki illerde eğitim gören öğrenciler, TÜBİTAK Ortaöğretim Öğrencileri Arası Proje Yarışması için birbirinden başarılı projeler geliştirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Van Ticaret ve Sanayi Odası'nda 23-26 Mart tarihleri arasında, Ağrı, Batman, Bitlis, Hakkari, Muş, Siirt, Şırnak ve Van'daki liselerde eğitim gören öğrencilerin, rehber öğretmenler gözetiminde hazırladığı projeler sergilendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dedesine ait mandıradan peynir altı suyunun sürekli dışa aktarıldığını gören Van Anadolu Öğretmen Lisesi öğrencisi Tuba Betül Zorba, Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Laboratuvarlarında hazırladığı proje ile "peynir altı suyundan alkolsüz içecek" üretti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zorba, süt ve süt ürünleri endüstrisinde, sütün işlenmesi sırasında peynir suyu, haşlama suyu ve yayık altı gibi bazı yan ürünler oluştuğunu, sütteki besin değerlerinin önemli bölümünün bu ürünlere geçtiğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Besin değeri yüksek olan peynir altı suyunu değerlendirmek için laboratuvarda bir süre çalıştığını ifade eden Zorba, basit yöntemlerle peynir altı suyundan alkolsüz içecek elde ettiğini bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Nemrut krater gölü, Bitlis'i ısıtacak"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bitlis Lisesi öğrencileri Cihan Ural ve Emirhan Kanık da, hazırladıkları proje ile Nemrut Krater Gölü'ndeki sıcak su kaynağı ile Bitlis'i ısıtmayı hedefliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küresel ısınma, çevre kirliği, doğal kaynakların tüketilmesi ve giderek artan enerji ihtiyacının böyle bir projeyi doğurduğunu anlatan Emirhan Kanık, çalışmaya, Nemrut Krater Gölü hakkındaki bilimsel verileri toplayarak başladıklarını anlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalışmaların ardından Nemrut ve Bitlis arasındaki mesafeyi hesaplayarak proje maliyetini belirlediklerini ifade eden Kanık, "Bitlis Valiliğinden nüfus sayısı, kurum ve kuruluşların yıllık yakıt ihtiyacı ve bedeli, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma vakfından 1 yıllık dağıtılan kömür miktarı ve hane sayısı gibi veriler toplayarak, ortalama yıllık yakıt masrafını ortaya çıkardık" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emirhan Kanık, hazırladıkları projede, krater gölüne kurulan sondaj ile 150 metre derinlikte, 90-100 santigrat derece sıcaklığında elde edilen suyun, dağın dibinde kurulan su toplama ve ısıtma sistemine gelerek, buradan Bitlis Tatvan kara yolunun altından geçen borularla kente aktarılmasını sağlamasının hedeflendiğini, kara yolunun altından sıcak su borusunun geçmesinin ise kışın buzlanmayı engelleyeceğini bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hız kesiciler, sokakları aydınlatacak"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kara yollarındaki hız kesicilerinden, elektrik enerjisi üretme sistemini geliştiren Muş Rekabet Kurumu Lisesi öğrencisi Celaleddin Kasap ise, projesi ile ilgili şu bilgileri verdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bu proje ile kasis altlarına yerleştirilen düzenek sayesinde, dışarıdan hiçbir enerji almadan sadece arabaların kasisler üzerinden geçmesi ile çevreyi de kirletmeden enerji elde edebilmesini amaçlıyorum. Elde edilen bu enerji, trafik lambaları ve sokak lambalarının aydınlatılmasını sağlayacaktır. Bu sayede ülke ekonomisine bir katkı sunulmuş olacaktır." &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-6605578259736166326?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/6605578259736166326/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/mucit-ogrencilerden-ilginc-projeler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/6605578259736166326'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/6605578259736166326'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/mucit-ogrencilerden-ilginc-projeler.html' title='Mucit öğrencilerden ilginç projeler...'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-6447356484319056704</id><published>2010-03-29T15:22:00.000+03:00</published><updated>2010-03-29T15:22:06.768+03:00</updated><title type='text'>Bursa'da Kaynak Mühendisliği Eğitimi</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (btso) Eğitim Vakfı ve Bursa Tasarım ve Teknoloji Geliştirme Merkezi (butgem)-Bursa Eğitimi Geliştirme Vakfı (begev) ile Ortadoğu Teknik Üniversitesi (odtü) Kaynak Teknolojisi ve Tahribatsız Muayene Merkezi Arasında İmzalanan İşbirliği Protokolü Çerçevesinde, 26 Nisanda Kaynak Mühendisliği Eğitimleri Başlayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Eğitim Vakfı ve Bursa Tasarım ve Teknoloji Geliştirme Merkezi (BUTGEM)-Bursa Eğitimi Geliştirme Vakfı (BEGEV) ile Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Kaynak Teknolojisi ve Tahribatsız Muayene Merkezi arasında imzalanan işbirliği protokolü çerçevesinde, 26 Nisanda kaynak mühendisliği eğitimleri başlayacak. BTSO'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, ODTÜ ile GSI-SLV Münih işbirliğiyle yürütülen Uluslararası Kaynak Mühendisliği Eğitimi (International Welding Engineer-IWE) 26 Nisan'da Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi'ndeki (DOSAB) BUTGEM-BEGEV'de başlatılacak. Eğitimlerde, başarılı olanlara uluslararası geçerliliği olan 'Uluslararası Kaynak Mühendisliği' ve Alman Kaynak Cemiyeti (DVS) diploması verilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak mühendisliği eğitimi için başvuruda bulunmak isteyenlerin makine, endüstri, inşaat, jeoloji, metalurji, maden mühendislikleri diplomasına sahip olmaları ve 2-24 Nisan tarihleri arasında BUTGEM-BEGEV'e başvuruda bulunmaları gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ODTÜ Kaynak Teknolojisi ve Tahribatsız Muayene ve Araştırma Merkezi öğretim görevlilerince 16 haftada verilecek eğitimler için '0 224 2611211' numaralı telefon ile 'www.butgem.org.tr', 'www.wtndt.metu.edu.tr' ve 'www.btso.org.tr' adreslerinden ayrıntılı bilgi alınabileceği bildirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(HLK-MUR-ABK) - BURSA&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-6447356484319056704?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/6447356484319056704/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/bursada-kaynak-muhendisligi-egitimi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/6447356484319056704'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/6447356484319056704'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/bursada-kaynak-muhendisligi-egitimi.html' title='Bursa&apos;da Kaynak Mühendisliği Eğitimi'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-449302667430066485</id><published>2010-03-29T15:21:00.000+03:00</published><updated>2010-03-29T15:21:01.853+03:00</updated><title type='text'>NVIDIA'nın süper kartı test edildi</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Uzun süredir beklediğimiz an nihayet geldi. NVIDIA, Fermi tabanlı, DirectX 11 destekli yeni nesil ekran kartlarını piyasaya sürdü. İlk modellerden GTX 470'in detaylı incelemesi bu yazıda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haddinden fazla uzun süren bekleyiş nihayet sona erdi. NVIDIA en sonunda DirectX 11 destekli ilk modellerini bugün itibariyle tüm dünyada piyasaya çıkarıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fermi kod adına sahip olan yeni bir grafik işlemci mimarisi ile üretilen ilk kartlar olan GeForce GTX 480 ve GeForce GTX 470, bugünden itibaren yavaş yavaş raflardaki yerini almaya başladı. Firmanın en pahalı ve lüks kartı olan bu ürün teknoloji sitesi ShiftDelete.Net tarafından en ince ayrıntısına kadar test edildi. Ayrıca kart, kendi sınıfdaki rakipleriyle de karşılaştırıldı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Piyasaya çıkan iki yeni modelden, fiyat/performans oranı ötekisine göre daha iyi olan GeForce GTX 470'in test sonuçlarına ve diğer özelliklerine geçmeden önce, Fermi'nin hikayesini yeniden bir hatırlayalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DirectX 11 serüveni&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Windows 7'nin piyasaya çıkmasıyla beraber oyun dünyası yeni bir DirectX ile tanıştı. DirectX 11, ışıklandırma ve gölgelendirme efektlerinin yanı sıra Tesselation adı verilen ve kaplamaları daha da detaylandıran bir teknolojiyi beraberinde getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her DirectX sürümünde olduğu gibi , bunda da ekran kartı üreticilerinin desteği gecikmedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslına bakarsanız, ekran kartı üreticisi desek daha doğru olur, çünkü ATI kısa bir süre içinde DX11 destekli kartlarını piyasaya çıkarırken, NVIDIA'dan ses seda çıkmadı. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-449302667430066485?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/449302667430066485/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/nvidiann-super-kart-test-edildi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/449302667430066485'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/449302667430066485'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/nvidiann-super-kart-test-edildi.html' title='NVIDIA&apos;nın süper kartı test edildi'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-2411507250987919749</id><published>2010-03-29T15:17:00.002+03:00</published><updated>2010-03-29T15:17:34.767+03:00</updated><title type='text'>TÜSİAD: KOBİ'lerin büyümelerine olanak sağlayacak Ar-Ge mekanizmaları çeşitlendirilmeli</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Patronlar Kulübü TÜSİAD, küçük ve orta boy işletmelere (KOBİ) sağlanan Ar-Ge teşviklerinin çeşitlendirilmesini istedi. Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği Başkanı Ümit Boyner, "TÜSİAD olarak genç nüfusumuzun katma değer yaratan işgücüne dönüşebilmesinin önemle üzerinde duruyoruz. Bu açıdan, hem erken aşamadaki girişimcilere yönelik, hem de KOBİ'lerin Ar-Ge ve yenilik yaparak büyümelerine olanak sağlayacak mekanizmaların çeşitlendirilmesi son derece önemli." dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜBİTAK, TTGV ve TÜSİAD tarafından, ulusal teknolojik birikimimize katkı sağlayan kuruluşları teşvik etme amacıyla oluşturulan Teknoloji Ödülleri'nin dokuzuncusu için başvurular, 29 Mart 2010 tarihi itibariyle başlayacak. Bu çerçevede Swissotel'de düzenlenen toplantıda konuşan Ümit Boyner, bu yıl dokuzuncusunu düzenleyecekleri teknoloji ödülleri etkinliğinin bir marka haline geldiğini ve bundan gurur duyduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KOBİ'lerin hatta mikro ölçekli, yani 10 kişiden az çalışanı olan firmaların teknolojik ve yenilikçilik açısından ileri düzeyde sayılacak pek çok projeyi hayata geçirebildiğini geçen sene yapılan Teknoloji Ödülleri'nde görüldüğünü vurgulayan Boyner, "Mikro ve küçük ölçekli firmalardan gelen başvuruların katma değeri yüksek, ihracat potansiyeli taşıyan, yenilikçi projeler olması hepimize heyecan vermişti. Bu sene de bu güzel örneklerin artacağına inanıyoruz." diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ar-Ge yatırımlarının geri dönüşü uzun vadeli olan ve risk taşıyan yatırımlar olduğunu, bununla birlikte, getirisinin yatırım yapan firmayla sınırlı kalmayıp ülkenin sosyal ve ekonomik kalkınmasına doğrudan etki ettiğini dile getiren Ümit Boyner, şunları söyledi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Artık küresel pazarda rekabet edebilecek ürünleri geliştirebilmek için gereken teknoloji ve inovasyon faaliyetleri, firmaların tek başına, salt kendi imkanlarıyla kotarabilecekleri bir seviyenin ötesine geçmiş durumda. Bu noktada destek mekanizmaları önem kazanıyor. Ülkemizde son yıllarda Ar-Ge ile ilgili olarak artan farkındalığa ve geliştirilen mevzuata rağmen teşvik ve destek uygulamalarında sorunlar ile karşılaşılabildiğini görüyoruz. Yürürlükteki çeşitli Ar-Ge düzenlemeleri arasındaki uyumsuzlukların giderilmesi ve uygulama safhasında karşılaşılan sorunların çözülebilmesi, teşvik mekanizmalarının daha verimli kullanılmasına katkıda bulunacaktır. Ayrıca ülkemizde rekabet öncesi işbirliklerine yönelik düzenlemelerde de eksiklikler vardır. Hem akademiyle hem de firmalar arasında işbirliğini etkinleştirmesi beklenen teknoloji geliştirme bölgelerine ilişkin sorunların çözümü gibi konuların da geniş katılımlı bir ortamda değerlendirilmesi gerekiyor."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(CİHAN) &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-2411507250987919749?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/2411507250987919749/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/tusiad-kobilerin-buyumelerine-olanak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/2411507250987919749'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/2411507250987919749'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/tusiad-kobilerin-buyumelerine-olanak.html' title='TÜSİAD: KOBİ&apos;lerin büyümelerine olanak sağlayacak Ar-Ge mekanizmaları çeşitlendirilmeli'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-2511820925313079860</id><published>2010-03-29T15:14:00.002+03:00</published><updated>2010-03-29T15:14:46.065+03:00</updated><title type='text'>"Teknoloji Ürünleri"nde İlk Kez Ön Başvuru Ücreti Alınmayacak</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Bu yıl 9'uncusu düzenlenecek 'Teknoloji Ödülleri' başvuru süreci başladı. TÜBİTAK, TTGV ve TÜSİAD tarafından desteklenen ve Ar-Ge ve inovasyon alanında çalışmalar yapan bütün firmalara açık olan Teknoloji Ödülleri için 29 Mart-14 Mayıs 2010 tarihleri arasında başvurular alınacak. Bu yıl yapılacak teknoloji yarışında ilk kez, ön başvurularda katılım ücreti alınmayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9.Teknoloji Ödülleri başvuru süreci İstanbul'da düzenlenen bir basın toplantısı ile kamuoyuna açıklandı. Toplantıda konuşan Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği(TÜSİAD) Başkanı Ümit Boyner, TÜBİTAK, TTGV ve TÜSİAD'ın, teknoloji ve yenilikçiliğin önemine duyduğu inançla Teknoloji Ödülleri'ni hazırladığını, bu yıl 9'uncusu düzenlenecek olan ödül töreninin ise bir marka haline geldiğini söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'nin rekabetçiliğini sürdürebilmesi için gereken şartların başında teknoloji, inovasyon ve yetkinliğin geldiğini vurgulayan TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner, teknolojik ilerlemenin gerisinde kalmamak için teknolojinin takip edilmesi gerektiğini, Türkiye'de son yıllarda Ar-Ge'ye ayrılan kaynakların artışı bakımından olumlu gelişmeler kat edildiğine dikkat çekti. Boyner, "Geldiğimiz noktada sürekli artan bir rekabet ortamını, gelişmiş ülkelerle kıyaslamamız gerektiği bir gerçek. Bu kıyaslamayı yaptığımız zaman kat etmemiz gereken epey bir yol olduğunu görüyoruz" dedi. Türkiye'de toplam Ar-Ge harcamalarının, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'ya (GSYİH) oranının, halen hedeflenen düzeyde olmadığının altını çizen Boyner, "2013 yılı için Ar-Ge harcamaların GSYİH'ya oranın yüzde 2'ye ulaşmasını hedefliyoruz. Ar-Ge'ye daha çok kaynak ayırmalıyız demek maalesef yeterli değil. Teknik alt yapıdan hukuki alt yapıya kadar geniş bir alanda, pek çok kurumun rol aldığı, etkileşimde bulunduğu bir yapı oluşturulması gerekiyor" açıklamasında bulundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küresel pazarda artık rekabet edebilecek ürünleri geliştirebilmek için gereken teknoloji ve inovasyon faaliyetlerini firmaların tek başına salt kendi imkanlarıyla kotaracakları seviyeyi geçtiğini dile getiren Boyner, bu noktada destek mekanizmalarının önem kazandığına işaret etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-"FİRMALAR BU FIRSATTAN YARARLANMALI"-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de son yıllarda Ar-Ge ile ilgili artan farkındalığa ve gelişen mevzuat değişikliğine karşın, teşvik ve destek uygulamalarında sorunlar yaşandığına dikkat çeken Boyner, yürürlükteki çeşitli Ar-Ge düzenlemeleri arasındaki uyumsuzlukların giderilmesi ve uygulama safhasında karşılaşılan sorunların çözülmesinin, teşvik mekanizmalarının daha verimli kullanılmasına katkıda bulunacağını savundu. Boyner, konuşmasını şöyle sürdürdü:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ülkemizde ayrıca, rekabet öncesi işbirliklerine yönelik düzenlemelerde de eksiklikler var. Hem akademi, hem de firmalar arasında işbirliğini etkinleştirmesi beklenen teknoloji geliştirme bölgelerine ilişkin sorunların çözümü için de geniş katılımlı bir ortamda değerlendirilmeli. TÜSİAD olarak genç nüfusumuzun katma değer yaratan işgücüne dönüşebilmesinin üzerinde önemle duruyoruz. Bu açıdan, hem erken aşamadaki girişimcilere yönelik hem de KOBİ'lerin Ar-Ge ve yenilik yaparak büyümelerine olanak sağlayacak mekanizmaların çeşitlendirilmesi son derece önemli."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknoloji Ödülleri'nin önemine dikkat çeken Boyner, bu süreçte yer almanın firmalar için önemli bir fırsat olduğunu ve teknolojik üstünlüklerin tescillenmesi anlamına geldiğinin altını çizerek, "Rekabetin giderek zorlaştığı bir ortamda, ödüle başvurup başarılarını geniş bir kitle ile paylaşabilmek, firmalarımız için önemli bir fırsattır. Kendilerini bu fırsattan yararlanmaya davet ediyoruz" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-TÜBİTAK BAŞKANI YETİŞ: "LÜTFEN HERKES BAŞVURSUN"-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplantıda konuşan TÜBİTAK Başkanı Nükhet Yetiş ise Türkiye'de Ar-Ge ve yenilikçiliğinin ülke gündemine girmeyi başardığına dikkat çekti. Artık Türk sanayisinin, üniversitelerin, kamu kuruluşlarının ve siyasi mercilerin Ar-Ge ve inovasyona önem vermeye başladığını vurgulayan Yetiş, "Bu konuda duyduğum memnuniyet sonsuz. Bundan sonra da ilginin artarak devam etmesini ümit ediyorum" dedi. Ar-Ge ve inovasyonun özel sektör kuruluşları için büyük önem taşıdığına işaret eden Yetiş, 2008 yılında genel harcamalar itibariyle özel sektörün birinci sırayı elde ettiğini açıkladı. "TÜBİTAK bağlamında bu dönemde başarılan en güzel şey her kesime, her sanayi dalına destek verilmesi" diyen Yetiş, tüm firmaları teknoloji ödüllerine başvuruda bulunmaya davet ederek sözlerini şöyle sürdürdü:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Artık vergi, sistem ve proje bazlı destekler var. Lütfen hangi sektörde olursanız olun, teknoloji ödülüne başvurun. Bu ödül süreci şeffaf ve bağımsızdır. Tamamen uzmanlar eliyle kararlar alınmaktadır. Bu süreci yaşamak gerçekten çok önemli. Ödülü kimin aldığı önemli değil, ama bundan daha önemlisi hazırlık sürecinde firmaların öğrenecekleri şeylerin faaliyetlerine destek sağlaması. Bazı desteklere lütfen başvurun. Gelecek meblağlardan ziyade süreçte öğrenilenler önemli. Biz her sektörden başvuru kabul ediyoruz. Önemli olan projenin nitelikli olmasıdır. KOBİ'ler son dönemin önemli konusu. Verilen destekler firma bazında yüzde 81'i KOBİ, yüzde 19'u büyük ölçekli firmalar. Miktarın ise yüzde 48'i KOBİ'lere, yüzde 52'si büyük ölçekli firmalara gitti. Yani 420 milyon TL paranın yüzde 48'ni KOBİ'lere verdik. Çünkü KOBİ'ler geleceğin önemli firmalarıdır. Önümüzdeki dönemde bu rakamların büyük oranda artacağına inanıyorum."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-1998'DEN BU YANA TOPLAM 261 PROJE BAŞVURDU-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"9. Teknoloji Ödülleri ve Kongresi" Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ömer Cebeci, Teknoloji Ödülleri için başvuru sürecinin 29 Mart 2010'da itibari ile başladığını açıkladı. Firmaların 14 Mayıs 2010 tarihine kadar başvuruda bulunabileceği belirtilen Cebeci, teknoloji ödüllerindeki öncelikle amacın, Türkiye'nin teknoloji üreten bir ülke konumuna gelmesi olduğunu kaydetti. Cebeci, "Ulusal teknolojik birikimimize katkı sağlayan kuruluşları teşvik etmek amacına sahip olan Teknoloji Ödülleri, şirketlerin başarı öykülerini toplumun gündemine taşıyarak, toplumda araştırma, teknoloji geliştirme ve yenilikçilik konusunda farkındalık yaratmayı ve diğer şirketleri de harekete geçirmeyi hedefliyor" diye konuştu. Bu yıl ödül başvurularının ön başvuru ve son başvuru olmak üzere iki aşamalı alınacağının altını çizen Cebeci, farklı ölçekteki firmaları en uygun şekilde karşılaştırmak amacıyla mikro, küçük, orta ve büyük/bağlı olmak üzere 4 firma ölçeğinde, 8 adet başarı ödülü ve bir adette büyük ödül verileceğini söyledi. Cebeci, ilki 1998 yılında düzenlenen yarışma için bugüne kadar 261 proje başvurusu alındığını, 7 şirkete büyük ödül, 24 şirkete başarı ödülü, 11 adet jüri özel ödülü, 1 adet araştırma merkezi ile 1 araştırmacı onur ödülü verildiğini dile getirdi. Cebeci, ön başvuruda ücret alınmayacağını ancak ikinci başvuru sürecinde 500 TL ile 5 bin TL arasında bir başvuru ücreti alınacağını açıkladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) Başkanı Fikret Yücel ise, ödüllerin bir teşvik aracı olduğunu bildirdi. Yücel, "Ödüller sanayinin rekabet gücünü artırmak ve sürekli kılmak, bilginin ticarileştirilmesi, toplumsal ve ekonomik faydaya çevrilmesi amacını taşıyor. OECD'nin bir araştırması gelişmiş ülkelerdeki büyümenin yarısından fazlasının inovasyon kaynaklı olduğunu göstermektedir" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-İSTİHDAMIN YÜZDE 65'İNİ KOBİLER SAĞLIYORSA ÜRETTİĞİ KATMA DEĞER ARTIRMALI-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplantı sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yetiş, Türkiye'nin AB programlarına 6. Çerçeve ile başladığını ifade ederek, "2007, 2008 ve 2009 yıllarında Türkiye 7. Çerçeve'ye Hazine'den ödenin paranın tamamı geri alındı. Bunu bir kayıp olarak görmemek lazım" dedi. KOBİ'lerin Türkiye açısından büyük önem taşıdığını söyleyen Boyner ise, "İstihdamın yüzde 65'ini KOBİ'ler yaratıyorsa çok daha fazla katma değer üretmeleri gerekir" diye konuştu.(ANKA) &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-2511820925313079860?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/2511820925313079860/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/teknoloji-urunlerinde-ilk-kez-on.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/2511820925313079860'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/2511820925313079860'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/teknoloji-urunlerinde-ilk-kez-on.html' title='&quot;Teknoloji Ürünleri&quot;nde İlk Kez Ön Başvuru Ücreti Alınmayacak'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-9207532815759755941</id><published>2010-03-29T15:13:00.002+03:00</published><updated>2010-03-29T15:13:49.818+03:00</updated><title type='text'>Nevada'da Paul Murad rüzgarı</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Azeri kökenli Paul Murad ABD'nin Nevada eyaletinde vali yardımcılığı için aday oldu. Anketlerde Murad rakiplerinin önünde gidiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerika’nın gözde şehirlerinden olan Las Vegas şehrini de kapsayan Nevada eyaletinde yapılacak yerel seçimlerde heyecan gitgide artıyor. Beş yaşına kadar Bakü'de yaşayan Paul Murad, New York'ta dernek yöneticileri ile biraraya geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uluslararası işletme ve pazarlama konusunda birçok önemli firma ile çalışan Murad, orta kesimin sesi olması nedeniyle bu görevi yapabileceğine inandığını söyledi. Sohbet toplantisinda, Nevada’da ekonominin canlanması , turizmin daha iyi bir seviyeye getirilmesi ve istihdamın artırılmasına çalışacağını dile getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genelde vali yardımcısının sadece vali vekili olarak algılanmasının yanlış olduğunu belirten Murad, vali yardımcısının eyalet bazında Ekonomik Kalkırdınma, Nevada Film ve Turizm komisyonlarına başkanlık görevini yürüttüğünü belirtti. 2 milyon nüfuslu Nevada'ya, yılda 40 milyon turistin geldiğini belirten Murad, "50-50" adlı bir iş geliştirme planı olduğunu açıkladı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer seçilirse, 50 uluslararası 50 Amerika içinde büyük firmaları Nevada'ya çekmek içın çalışma yapacağını belirtti.&lt;br /&gt;Kampanyasında birçok farklı metodla seçmenlere ulaşıldığını belirten Murad, iki tane tam zamanlı ve çok sayıda gönüllü çalışanın olduğunu açıkladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kampanyansına destek vermek isteyenlerin, kampanya ofisini aramalarını söyleyen Murad, "Amerika'nın neresinde olursanız olun teknoloji ve internet ile Neveda seçmenlerini arayarak, bana yardımcı olabilirsiniz" dedi. Ayrıca,Paul Murad, çok yakın zamanda medya mülakatlarına da başlayacağını açıkladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Programı organize eden Azerbaycan Amerika Derneği Başkanı Tomris Azeri ve Yurt Dışında Yaşayan Vatandaşlar Danışma Kurulu Üyesi Ali Çınar, Paul Murad'ın kazanacağına inandıklarını belirtti. ASA Başkanı Tomris Azeri’de , "Türk Dünyasının Amerika'da güçlü olmaya başladığını ve Nevada gibi önemli bir yerde, validen sonra en önemli kişi olarak görev yapmanın, Türk Dünyasının elini daha çok güçlendirecektir" dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Aramızda birçok genci görmekten de mutluluk duyuyoruz" diyen Azeri, Paul Murad'a büyük bir destek kampanyası yapacaklarını açıkladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Genç ve dinamik bir Azeri kardeşimizin önemli bir göreve talip olması, gençlerimize örnek olmalı" diyen Çınar, "Paul Murad'a destek vermeliyiz" şeklinde konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Nisan ayında Kaliforniya'ya giderek Türk toplumu ile biraraya geleceğim" diyen Murad, Amerika içinde birçok eyaletlerde programlar yapılacağını söyledi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ANKETLER PAUL MURAD’İN KAZANACAĞINI GÖSTERİYOR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Stonewall Dems anketine göre, vali yardımcısı adayı Murad, yüzde 73 gibi büyük bir rakam ile ankette ilk sırada yer alıyor. Haziran ayında yapılacak ön seçimlerde diğer adayların çok zayıf olduğunu belirten Murad, Cumhuriyet Partisi'nden aday olacak rakibin de çok güçlü olmadığını söyledi. Las Vegas Review gazetesinde çıkan habere göre de, Paul Murad'ın şansı diğer rakiplerine göre çok büyük olduğu dile getiriliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://www.hurriyet.com.tr/dunya/14255585.asp?gid=200&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-9207532815759755941?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/9207532815759755941/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/nevadada-paul-murad-ruzgar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/9207532815759755941'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/9207532815759755941'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/nevadada-paul-murad-ruzgar.html' title='Nevada&apos;da Paul Murad rüzgarı'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-3759544808212846193</id><published>2010-03-29T15:12:00.005+03:00</published><updated>2010-03-29T15:12:48.264+03:00</updated><title type='text'>Teknoloji Ödülleri için başvurular başladı</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;İSTANBUL - Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) ve Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) tarafından Türkiye'nin teknoloji üreten bir ülke konumuna gelmesi yolunda yenilikçi, yaratıcı ve rekabet özelliklerine sahip ürün ve süreçleri değerlendirip, ödüllendirmek amacıyla oluşturulan "Teknoloji Ödülleri"nin 9'uncusuna başvurular bugün başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yıl 9'uncu kez yapılacak olan ödüllerin başvuruları bugün itibariyle başladı. Başvuru süreci, 14 Mayıs 2010'da sona erecek. Ödüllere başvurular bu yıl iki aşamalı olarak gerçekleştirilecek. Kuruluşlar, pazara sunulmuş ya da sunulmamış bir veya birden fazla ürün/süreç geliştirme veya iyileştirme çalıştırmalarıyla Teknoloji Ödülleri Programı'na başvuruluyor. Bu yıl ödüllere ilk başvuru aşamasından ücret alınmazken, ücretler şirket ölçeğine göre 500 lira ile 5 bin lira arasında değişiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ödül değerlendirme sisteminde farklı ölçekteki firmaları en uygun şekilde karşılaştırmak amacıyla "mikro", "küçük", "orta" ve "büyük/bağlı" olmak üzere 4 ayrı firma ölçeğinin hem ürün hem de süreç başlıkları altında değerlendirilmesiyle 8 adet "Başarı Ödülü" ve firma ölçeğinden bağımsız olarak bir adet "Büyük Ödül" verilmesi öngörülüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KOBİ'ler daha fazla katma değer üretmeli&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ödüllere ilişkin olarak düzenlenen basın toplantısında konuşan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner, Türkiye'de sanayinin gelişme eğilimine bakıldığında, Ar-Ge ve teknoloji konusunda farkındalığın arttığına değinerek, girişimci KOBİ'lerin Türkiye'nin rekabetçi gücünü artırmada desteklediklerini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boyner, Türkiye'de katma değerin daha fazlasının KOBİ'ler tarafından üretilmesi gerektiğinin altını çizerek, ödüllere başvuru eğiliminin artarak süreceğine inandığını ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜBİTAK Başkanı Nüket Yetiş de, artık her kesimden, her sanayi kolundan her büyüklükteki firmaya proje, sistem bazlı destek verildiğini kaydederek, hangi büyüklükten ve hangi sektörden olursa olsun firmaların ödüllere başvurmasını istedi. Yetiş, proje niteliğinin önemine değinerek, 2007'de başlayan program çerçevesindeki desteklerin yüzde 81'inin KOBİ'lere, yüzde 19'unun büyük ölçekli firmalara, yüzde 48'inin KOBİ'lere, yüzde 52'sinin büyük ölçekli firmalara verildiğini anlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başvuru yetersizliğinin nedenine ilişkin bir soru üzerine Yetiş, "Biz hiçbir başvuru rakamıyla mutlu olmayız. Yıllar itibariyle artış eğilimi var. Beklentimiz daha fazla olması" dedi. Yetiş, geçtiğimiz 3 yıl içinde 7. Çerçeve Programı için ödenen paranın tamamının geri alındığını bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlki 1998'de verilen Teknoloji Ödülleri'nde bugüne kadar özel ödül başvurularıyla birlikte 261 başvuru alınırken, 7 şirket "Büyük Ödül", 24 şirket "Başarı Ödülü", 11 şirket "Jüri Özel Ödülü" ve bir araştırma merkeziyle bir araştırmacı "Onur Ödülü" aldı.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-3759544808212846193?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/3759544808212846193/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/teknoloji-odulleri-icin-basvurular.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/3759544808212846193'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/3759544808212846193'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/teknoloji-odulleri-icin-basvurular.html' title='Teknoloji Ödülleri için başvurular başladı'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-9130221115626481001</id><published>2010-03-29T15:12:00.002+03:00</published><updated>2010-03-29T15:12:27.105+03:00</updated><title type='text'>Ruslar kuş sürülerinden etkilenmeyen motor geliştirdi</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Suhoi tarafından üretilen jet motoru dolu ve buza karşı da dirençli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rus uçak yapım firması Suhoi, kuş sürüleri, buz ve doludan etkilenmeyen jet motoru geliştirdi. Motor firmanın orta menzilli yolcu uçağı Superjet 100'lere takılacak. Firma yetkilileri motorun bütün testlerden başarıyla geçtiğini açıkladılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rusya'da zorlu iklim koşulları ve birçok havaalanının etrafının ormanlık araziyle çevrili olmasından dolayı, kuş sürüleri uçuş güvenliğini etkileyen önemli unsurlar arasında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sovyetler Birliği döneminde ülkenin en önemli savaş uçağı tasarım birimlerinden biri olan Suhoi, son yıllarda sivil havacılık alanında da etkili hale geldi. Rusya hükümeti 2006 yılında aldığı bir kararla, belli başlı uçak üretim firmalarını Birleşik Uçak İmalat Şirketi adı altında bir araya getirmişti. Bunlar arasında Suhoi, İlyuşin, Mig uçaklarının üreticisi Mikoyan, Tupolev de yer alıyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-9130221115626481001?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/9130221115626481001/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/ruslar-kus-surulerinden-etkilenmeyen.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/9130221115626481001'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/9130221115626481001'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/ruslar-kus-surulerinden-etkilenmeyen.html' title='Ruslar kuş sürülerinden etkilenmeyen motor geliştirdi'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-8178834913308700441</id><published>2010-03-29T15:11:00.001+03:00</published><updated>2010-03-29T15:11:41.536+03:00</updated><title type='text'>Dev Site Yenileniyor: Wikipedia/Vikipedi</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Wikipedia&amp;nbsp; şimdiye kadarki en büyük değişimini geçirmek üzere. 500.000 kişi çoktan yeni Wikipedia'yı kullanıyor aslında. Ve %80'i de yeni dizayndan memnun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Wikipedia'nın sahibi Wikimedia Foundation , değişikliklerle daha basit bir Wikipedia hedefliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belli başlı değişiklikler şöyle:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Sitenin genel görünümü değişecek. Yeni temanın adı Vector ve önemli işlevlerin daha kolay bulunmasını kolaylaştıracak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Sayfa düzenlemek(editlemek) kolaylaştıralacak. Siteye acemi olanların, işlevleri kolayca kullanabilmesi için yardım alabilecekleri bir alan olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer yenilikler neler; yeni tasarım ne zaman?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Sitenin düzeni de değişecek. Bu da daha basit bir şekilde hazırlanmış ve arama çubuğunun yerini bulmak artık daha kolay olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Sayfaların PDF'leri yapılabilecek. Aslında bu özellik üye girişi yapanlar için vardı ama şimdi siteye giren herkese açık olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Wikipedia'ya yeni bilgiler ekleyenler için bilgi ekleme ve düzenleme sistemi de basitleştirilecek. Artık daha az wiki kodu gözükecek ve asıl düzenleme sayfasının düzeni basitleştirelecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni görünümlü Wikipedia , Nisan'ın sonlarına doğru herkesin kullanımına açılacak. Yeni görünümü beğenmezseniz de, üye girişi yapıp "eski görünüme geç" seçeneğine tıklamanız yeterli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha fazlası için www.chip.com.tr sitesini ziyaret edebilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-8178834913308700441?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/8178834913308700441/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/dev-site-yenileniyor-wikipediavikipedi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/8178834913308700441'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/8178834913308700441'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/dev-site-yenileniyor-wikipediavikipedi.html' title='Dev Site Yenileniyor: Wikipedia/Vikipedi'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-6417071427907330846</id><published>2010-03-21T16:59:00.006+02:00</published><updated>2010-03-21T16:59:40.234+02:00</updated><title type='text'>Zorlu'ya 130 milyon euro kredi</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Zorlu Enerji Grubu bünyesinde bulunan Rotor Elektrik A.Ş,&amp;nbsp; rüzgar santrali kurmak için 130 milyon euro tutarında kredi aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Osmaniye'deki rüzgar santrali projesinin finansmanı için kullanılacak kredi, Rotor Elektrik ile Uluslararası Finans Kurumu (IFC), Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Avrupa Yatırım Bankası (EIB), Denizbank ve HSBC arasında imzalandı. Rotor Elektrik'ten yapılan açıklamada, 55 milyon eurosu IFC, 45 milyon eurosu EBRD ve 30 milyon eurosu EIB tarafından sağlanan kredide, Denizbank ve HSBC'nin garantisinin bulunduğu belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılda 500 milyon kwh elektrik üretecek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıklamada, 135 megawatt kapasiteli Osmaniye santralinin, 2009 yılının ikinci yarısında üretime başlamasının planlandığı belirtildi. 2009 yılının ilk yarısında 15 türbinin elektrik üretimine hazır hale gelmesi ve santralin 2009 yılı sonunda tamamen işletime alınması hedefleniyor. 200 milyon avro toplam yatırım miktarı ile kurulacak santralin, tam kapasite ile çalışmaya başladığında, yılda yaklaşık olarak 500 milyon kilovat saat elektrik üretmesi bekleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelik yenilenebilir enerjide&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zorlu Enerji'nin faaliyetlerine ivme kazandıracak finansal işbirliklerini, global krize rağmen gerçekleştirdiklerini belirten Zorlu Enerji Grup Başkanı Murat Sungur Bursa, enerjide dışa bağımlılık konusunda çözüm arayışları içinde olduklarını söyledi. Büyüme hedeflerimizde önceliği yenilenebilir enerji yatırımlarına verdiklerini kaydeden Bursa, yerli ve yenilebilir enerji kaynaklarını en verimli şekilde ülkeye kazandırmayı temel ilke olarak benimsediklerini ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DenizBank Finansal Hizmetler Grubu Başkanı Hakan Ateş de, bugüne kadar yaklaşık 1000 megawattlık yenilenebilir enerji projesi finanse ettiklerini belirterek, bu alana yatırım yapanlara destek vermeye devam edeceklerini söyledi.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-6417071427907330846?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/6417071427907330846/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/zorluya-130-milyon-euro-kredi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/6417071427907330846'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/6417071427907330846'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/zorluya-130-milyon-euro-kredi.html' title='Zorlu&apos;ya 130 milyon euro kredi'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-4569735259863496861</id><published>2010-03-21T16:59:00.003+02:00</published><updated>2010-03-21T16:59:20.909+02:00</updated><title type='text'>Rüzgar enerjisi 3'e katlandı</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Türkiye geçen yıl rüzgardan elektrik üretimini yüzde 195 artırdı. 2007 yılı sonunda 147 megavatlık rüzgar enerjisi üretimi olan Türkiye, geçen yıl buna eklediği 286 megavat kapasiteyle toplamda 433 megavat kapasiteye ulaştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği'nin (EWEA) verilerine göre, 2007 yılı sonu itibariyle rüzgar enerjisinde Avrupa'da 16'ncı sırada bulunan Türkiye, geçen yıl sonunda Belçika ve Norveç'i geride bırakarak 14'üncü sıraya çıktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rüzgar enerjisinde Avrupa'da ilk sırayı, 23 bin 903 megavatla aynı zamanda dünya liderliğini sürdüren Almanya alırken, bu ülkeyi 16 bin 754 megavatla İspanya ve 3 bin 736 megavatla İtalya takip ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa'da rüzgar enerjisine öncülük eden diğer ülkeler 3 bin 404 megavatla Fransa, 3 bin 241 megavatla İngiltere, 3 bin 180 megavatla Danimarka ve 2 bin 862 megavatla Portekiz şeklinde sıralanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rüzgar enerjisinde Türkiye'nin önünde yer alan diğer Avrupa ülkeleri arasında 2 bin 225 megavatla Hollanda, 1021 megavatla İsveç, 1002 megavatla İrlanda, 995 megavatla Avusturya, 985 megavatla Yunanistan ve 472 megavatla Polonya bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği, Avrupa'da geçen yıl yeni elektrik enerjisi üretimi kapasitesinde yüzde 43 payla rüzgar santrallerinin ilk sıraya yerleştiğini ve 2007 sonunda 57 bin 139 megavat olan rüzgar enerjisi üretiminin geçen yıl sonunda 65 bin 947 megavata ulaştığını duyurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Verilere göre, Avrupa'da her iş gününde 20 rüzgar tribünü faaliyete girerken kurulu rüzgar enerjisi kapasitesi, toplam elektrik üretiminin yüzde 4,2'sine karşılık geliyor. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-4569735259863496861?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/4569735259863496861/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/ruzgar-enerjisi-3e-katland.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/4569735259863496861'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/4569735259863496861'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/ruzgar-enerjisi-3e-katland.html' title='Rüzgar enerjisi 3&apos;e katlandı'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-4236995128056988535</id><published>2010-03-21T16:59:00.000+02:00</published><updated>2010-03-21T16:59:02.554+02:00</updated><title type='text'>Japonya'ya rüzgür türbini ihraç ediyoruz</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;ALKE Şirketler Grubu’na bağlı ALKEG Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş., Japon devi Fuji Heavy Industries firması için "Çılgın Türk Eşref Atalay Tesisleri"nde ürettiği rüzgar türbin kanatlarının teslimatına yarın törenle başlıyor.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;ALKEG Yönetim Kurulu Başkanı Levent Kemaloğlu yaptığı açıklamada, firmanın ilk etapta ürettiği 15 adet 39 metre uzunluğundaki kanatların, Çiğli'deki üretim tesislerinden İzmir Limanı'na getirilerek Japonya'nın Omaysaki ve Kashimau Limanları'na ulaştırılmak üzere yarın gemilere yükleneceğini bildirdi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Türkiye'de alanındaki tek Germanischer Lloyd kalite sertifikasına sahip olan tesislerinde Türkiye ekonomisinin en fazla ihtiyaç duyduğu iki ögeyi gerçekleştirdiklerini ifade eden Kemaloğlu, şöyle dedi:&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;“İstihdam ve ihracat. Hedefimiz dünyanın dört bir yanındaki rüzgar türbini üreticilerine senede 1000 adet kanat üretmek ve l000 kişilik işgücüne ulaşmak. Tesislerimizde ayrıca rüzgar türbinleri kanat kalıpları ve çelik kule imalatı da yapılmaktadır. Japonya'nın yanı sıra ABD, İspanya, Çek Cumhuriyeti, Hindistan gibi ülkelerle de kalıp, kanat ve kule üretimi için sözleşme aşamasında olan şirketimiz yatırımlarına devam etmektedir.”&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-4236995128056988535?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/4236995128056988535/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/japonyaya-ruzgur-turbini-ihrac-ediyoruz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/4236995128056988535'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/4236995128056988535'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/japonyaya-ruzgur-turbini-ihrac-ediyoruz.html' title='Japonya&apos;ya rüzgür türbini ihraç ediyoruz'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-4688581531384637097</id><published>2010-03-21T16:58:00.003+02:00</published><updated>2010-03-21T16:58:24.355+02:00</updated><title type='text'>Rüzgar lisansları için kader haftası</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Yatırımcıların Kasım 2007'den bu yana cevap beklediği rüzgâr lisans başvurularıyla ilgili nihai kararın bu hafta çıkması bekleniyor. Yaklaşık üç yıl önce toplam 750 proje Enerji Üst Kurulu'nun onayına sunuldu. Ancak 430'u teknik ve ekonomik açıdan yetersiz bulundu. Lisans verilecek 320 proje ise yarışmayla belirlenecek. Yaklaşık üç yıldır beklenen rüzgâr enerjisi lisans çalışmalarında sona gelindi. Yatırım yapmak isteyen yerli ve yabancı işadamlarının başvuruları Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) tarafından değerlendirildi. Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ), yeni kurulacak rüzgâr santrallerinin ulusal elektrik iletim şebekesine bağlanması için daha önce tamamlanan çalışmayı iptal ederek yeni bağlantı noktaları belirledi. Buna göre Kasım 2007'de yapılan yaklaşık 750 başvurudan 430'u teknik ve ekonomik açıdan yetersiz bulundu. Geri kalan 320 civarında proje için de yarışma yapılacak. Üst Kurul'un bu hafta yapılacak kurul toplantısında konuyla ilgili son kararı vermesi bekleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman'ın EPDK çevrelerinden edindiği bilgilere göre, Üst Kurul, 1 Kasım 2007'de rüzg'ardan elektrik üretmek isteyen yatırımcıların lisans başvurularını aldı. Bir günle sınırlı tutulan başvuruda yatırımcılar 78 bin MW kurulu gücünde 752 proje için lisans talebinde bulundu. Başvurular, kurulacak santrallerde üretilecek elektriğin ulusal elektrik iletim hattına uygunluğunun tespiti için Elektrik İletim'e gönderilmişti. TEİAŞ, Nisan 2009'da rüzgâr santrallerinin ulusal elektrik şebekesine bağlanabilmesi için gerekli iletim bağlantı noktaları çalışmasını tamamladı. Çalışmayla, yaklaşık 12 bin megavat (MW) kurulu gücündeki rüzgâr santralinin (eski-yeni) şebekeye bağlanması uygun hale getirildi. Ancak kurulun lisans yönetmenliğinde değişikliğe gitmesi ve bağlantı noktalarının yeniden düzenlenmesi talebi üzerine TEİAŞ, yeni bir çalışma yaptı. Rüzgâr santrallerini ulusal şebekeye bağlayacak iletim altyapısını kuracak Elektrik İletim AŞ'nin Nisan 2009'da yaptığı çalışma iptal edildi. Yeni bir çalışma yapan şirket, 750 başvurudan yaklaşık 430'unu ekonomik bulmadı. Şirket, uygun bulduğu 320 civarı projeyi-bağlantı noktasını ise EPDK'ya sundu. Kurulun bu hafta veya gelecek haftaki toplantısında konuyla ilgili nihai kararını vereceği belirtiliyor. Buna göre, Elektrik İletim'in belirlediği bağlantı noktalarında çoklu başvuruların olduğu yerlerde yarışma yapılacak. Yarışma, tüketicilere satılan elektriğin birim fiyatını artırmamak için zarf usulüyle yapılacak. Açılacak zarflarda en iyi teklifi veren şirket, o bölgede kurulacak rüzgâr santrali lisansının sahibi olacak. Kurul, tekli başvuru yapılan yerlerde ise lisans vermeye başlayacak. Ekonomik ve teknik açıdan yetersiz bulunan başvurular ise reddedilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TEİAŞ; mevcut şebekeyle yeni kurulacak rüzgâr santralleri bağlantı noktalarını belirledi. Bağlantı noktaları; tekli ve çoklu olmak üzere iki ayrı şekilde belirlendi. Şirket, son çalışmasında 2.200 MW'si tekli, 4.800 MW'si çoklu olmak üzere toplam 7 bin MW kurulu gücünde rüzgâr santrali için olumlu görüş verdi. TEİAŞ; daha önce belirlenen 5 bin MW'la birlikte toplam 12 bin MW'lık kurulu güce sahip rüzgâr santrali için hangi trafo merkezi veya iletim hattına ne kadar kapasitede bağlantı yapılacağını belirlemiş oldu. Yatırım tutarı yaklaşık 80-100 milyar dolar değerinde. Bandırma ve İzmir ise en çok başvuran iller arasında yer alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ZAMAN&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-4688581531384637097?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/4688581531384637097/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/ruzgar-lisanslar-icin-kader-haftas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/4688581531384637097'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/4688581531384637097'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/ruzgar-lisanslar-icin-kader-haftas.html' title='Rüzgar lisansları için kader haftası'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-975550155003798071</id><published>2010-03-21T16:58:00.000+02:00</published><updated>2010-03-21T16:58:06.285+02:00</updated><title type='text'>Bahçenizde elektrik üretin</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;3.250 $’a düşük rüzgarda dahi bahçede elektrik yetiştirin&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Sina Enerji düşük rüzgarda dahi elektrik üretebilen WAW adı verilen türbini geliştirdi ve 3 bin 250 dolardan başlayan fiyatlarla satmaya başladı. 6 saat esen rüzgar bile bu türbinlerin bir evin 1 günlük elektrik ihtiyacını karşılamasına yetiyor. Düşük rüzgarda dahi çalışma özelliği olan türbinlere Afrika’dan bile talep geldi&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Ankara merkezli Sina Enerji’nin geliştirdiği düşük rüzgar hızında bile çalışabilen rüzgar türbinleri, elektriğe gelen peşpeşe zamlardan sonra özellikle müstakil evi olanlardan yoğun ilgi görmeye başladı. Rüzgar durduktan sonra da elektrik üretebilen ilk Türk rüzgar türbinleri, Afrika’dan bile sipariş aldı.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Sina Enerji Yönetim Kurulu Üyesi, Yard. Doç. Dr. Ahmet Kavlak, alternatif enerji sistemlerinin en ucuzu olduğu belirtilen rüzgar enerjisinde ’ilk büyük çaplı yerli üretimi’ gerçekleştirdiklerini söyleyerek, “WAW rüzgar türbinleri rüzgarın yavaş ya da hızlı esmesinde yatay türbinlerin aksine durmayıp çalışmaya devam ediyor. Bu özelliği ile rüzgar şiddeti düşük olan bölgelerde bile kullanılıyor ve istenen verimi ortaya koyuyor. Rüzgarın az olduğu yerlerden hatta Afrika’dan bile sipariş geliyor” dedi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Yüzde 40 verim&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;En az yüzde 40 verim vadeden türbinler, rüzgarın kanat üzerinden kayarak hareket etmesi yerine sürükleme gücünü esas alan ve rüzgarı 90 derece açıyla karşılayan dünyadaki tek türbin. Rüzgar bir tarafa basınç uygularken diğer tarafta bir engel ile karşılaşmıyor, böylece rüzgarın tamamından yararlanıyor.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Türkiye’de şiddeti bölgeden bölgeye değişmekle birlikte günde ortalama 6 saat rüzgar esiyor. Firma tarafından kurulacak rüzgar türbinleri de buna göre ayarlanmış. Yani rüzgar türbinleri, rüzgar ortalama 6 saat estiğinde bunun ortalama bir evin 1 günlük enerji ihtiyacını karşılayabileceği şekilde tasarlanmış.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Rüzgar türbini kurdurmak isteyen tüketiciler, önce firmanın bayisine aylık elektrik faturalarıyla başvuruyor. Firma evin elektrik ihtiyacını rüzgar ortalama 6 saat estiğinde karşılayabilecek en uygun kapasiteli türbini belirlemek için ilgili faturadan bir hesaplama yapıyor.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Şirket türbin kapasitelerini 1, 2, 3, 7.5, 10 ve 1.000 kilowatt aralığında pek çok sınıfa ayırmış ve her birini ayrı ayrı fiyatlandırmış. Tüketicilerin faturalarından hesaplanan ve ihtiyaç duyduğu kilowatt alt sınırı bunlardan hangisine yakınsa, o türbinin kurulmasına karar veriliyor.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;100 metrekare ortalama bir evde ısıtma ve klima hariç, aydınlatma ve buzdolabı, çamaşır makinası, fırın ütü, TV gibi cihazları çalıştırmak için gerekli olan elektrik yılda 2 bin 800 kilowatsaat civarında. Sina Enerji yılda 3 bin kilowatsaat enerji üreten rüzgar türbinini yaklaşık 3 bin 250 dolara satıyor.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Tüketici ısınma ve klima için de rüzgar enerjisi kullanmak isterse kurulacak türbinin kapasitesinin daha yüksek olması gerekiyor. O takdirde kurulacak türbinin fiyatı 20 hatta 40 bin dolara çıkıyor. Sina Enerji fabrikalar için tasarlanmış fiyatı 1 milyon dolardan başlayan türbinler de üretiyor. Şirketin ürettiği türbinlerin ekonomik ömrü 25 yıl, sistemler ise 3 yıl firma garantisi kapsamında. WAW türbinleri ev, villa, fabrikaların dışında karayolları aydınlatmaları, yol-park ve bahçe aydınlatmaları, tarım sektörü, benzin istasyonları ve seralarda da kullanılabiliyor.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Yasa çıkınca, tüketimin haricinde ortaya çıkan enerji devlete satılabilecek&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Sanayİnİn yanısıra tüketicilerin evlerinde güneş veya rüzgar enerjisinden yararlanarak 500 kilowatsaate kadar herhangi bir izne gerek kalmadan enerji üretmesi ve tüketiminden fazlasını devlete satabilmesine olanak veren Yenilenebilir Enerji Yasası’nda henüz gerekli olan yönetmelikler çıkarılamadı. Yönetmelikler çıktığında evinde elektrik üretenler tüketimden fazlasını devlete satabilecekler.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Standart yönetmeliklerinin çıkarılma süreci, kriz ortamı ve altyapı yetersizliklerinin bu sistemin evlerde fiilen uygulanmasını en erken 2011’e erteleyeceği öngörülüyor.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Sina Enerji Yönetim Kurulu Üyesi, Yard. Doç. Dr. Ahmet Kavlak, teşvik yasasının ardından yeni enerji yönetmeliğinin de acil olarak çıkarılması gerektiğini belirterek, “Bu konuda yeterli hız yakalanamadı. 1 Ekim’den itibaren sanayi elektriği kilovatsaatte (KWH) yüzde 9.85, konut elektriği yüzde 9.68, ticarethane elektriği ise 9.97 oranında zamlandı. Halbuki Türkiye’de alternatif enerji ile her ev ve iş yeri kendi elektriğini üretebilir” dedi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Sektörün hızla büyüme potansiyeline de dikkat çeken Kavlak, “Sektörde VESTAS ve ENERCON gibi ithal markalar vardı. Biz ise 5 yıldır bu proje üzerinde çalışıyoruz. Bizim dışımızda sektörde büyük çapta üretim yapan yerli firma ise yok. Ancak pek çok grup bu alanda Ar-Ge çalışması yürütüyor. Çalık, Zorlu ve Kombassan Holding bunlar arasında” dedi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;6 yılda kendini amorti ediyor&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;* 4 kişilik bir ailenin 1 aylık ortalama elektrik ihtiyacı yaklaşık 230 kilowatsaat olarak ölçülüyor.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;* 1 Ekim’de gelen yüzde 10’luk zamdan sonra, 230 kilowatsaat elektrik tüketimi için ödenecek fatura 65 TL’ye çıktı.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;* 3 bin 250 dolar yani yaklaşık 4 bin 800 TL ödeyip evine rüzgar türbini taktıranlar 6 yıl sonra yatırım bedelini amorti etmiş oluyor&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;EMO: AYDEM geldi kayıp kaçak oranı fazlalaştı&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), Aydın, Denizli, Muğla illeri elektrik dağıtım hizmetinin, 17 yıl önceki görevlendirme işlemine dayanılarak AYDEM şirketine devredilmesinin ardından, bölgenin kayıp-kaçak oranının 3.5 aylık dönemde 2 kattan fazla artarak 384.1 milyon kilovat saate fırladığını öne sürdü. Özelleştirmenin temel amacı olarak sunulan kayıp ve kaçak oranlarının düşürüleceği iddiasının çöktüğünü belirten EMO, yapılan özelleştirme işleminin derhal mercek altına alınmasını, halkın faturalarına yansıtılacak olan kayıp ve kaçak hilesine son verilmesini istedi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;VATAN&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-975550155003798071?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/975550155003798071/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/bahcenizde-elektrik-uretin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/975550155003798071'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/975550155003798071'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/bahcenizde-elektrik-uretin.html' title='Bahçenizde elektrik üretin'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-4972227304979367290</id><published>2010-03-21T16:57:00.006+02:00</published><updated>2010-03-21T16:57:45.395+02:00</updated><title type='text'>Belen rüzgar santrali üretime başladı</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Hatay'ın Belen ilçesinde kurulan ''Belen Rüzgar Enerji Santrali''nin elektrik üretimine başladığı bildirildi. Belen Elektrik AŞ Şantiye Sorumlusu Mühendis Arda Şeker, yaptığı açıklamada, merkeze bağlı Bakras ile Şenbük mevkilerinde 2002 yılında kuruluş çalışmalarına başladıkları ve 49 yıl süreli üretim lisansı aldıklarını, 10 türbinli rüzgar enerji santralinin 60 milyon avroya mal olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen ay deneme çalışmalarından başarılı sonuçlar aldıklarını ve üretime geçtiklerini ifade eden Şeker, şöyle devam etti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Yaklaşık 4 kilometrelik bir güzergahta toplam 10 türbin kuruldu ve şu anda 5 türbinin geçici kabulü yapıldı. Kalanların da önümüzdeki hafta geçici kabulü yapılacak. Her türbin saatte 3 megavat elektrik üretecek. Elektrik, Türkiye Elektrik İletim AŞ'ye (TEİAŞ) Antakya-İskenderun ana hattına verilerek Hatay elektrik dağıtımına aktarılacak. Türbinlerin çevreye ve canlı sağlığına hiçbir zararı yok. Ayrıca, ilçe ekonomisine de çeşitli katkılar sağlıyoruz.''&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-4972227304979367290?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/4972227304979367290/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/belen-ruzgar-santrali-uretime-baslad.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/4972227304979367290'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/4972227304979367290'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/belen-ruzgar-santrali-uretime-baslad.html' title='Belen rüzgar santrali üretime başladı'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-5255696441183699279</id><published>2010-03-21T16:57:00.003+02:00</published><updated>2010-03-21T16:57:27.881+02:00</updated><title type='text'>Kuzey'de rüzgara dev yatırım</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Avrupa'daki 9 ülke Kuzey Denizi açıklarına kurulacak dev rüzgar türbinlerinden elektrik üretecek. Elektrik binlerce kilometrelik kablolarla kıta genelinde dağıtılacak. Proje 10 yılda tamamlanacak ve en az 30 milyar euroya mal olacak. Almanya'nın yanı sıra İngiltere, Fransa, Belçika, Danimarka, Hollanda, İrlanda, Lüksemburg ve Norveç'in de ortak olacağı proje ile ilgili ilk toplantı&amp;nbsp; 9 Şubat'ta yapılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Almanya Ekonomi Bakanlığı'nın koordinatörlüğünde yürütülen proje hazırlıklarının somutlaştırmak amacıyla bu ay içinde bir toplantı yapılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En geç mart ayında düzenlenmesi planlanan yüksek düzeyli buluşmanın ardından sonbaharda da projeye katılan hükümetlerin imzası bekleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çevre dostu enerjiden elde edilen elektriğin aynı zamanda Norveç'in hidroelektrik ve Kuzey Denizi'nin dibindeki gelgit santrallarına bağlanacağı açıklandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu anda Kuzey Denizi'ndeki rüzgâr türbinlerinden elde edilen elektrikten 50 bin evin enerji ihtiyacı karşılanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa Birliği 2020 yılına kadar elektrik enerjisinin yüzde 20'sini yenilenebilir kaynaklardan karşılamaya kararlaştırmıştı.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-5255696441183699279?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/5255696441183699279/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/kuzeyde-ruzgara-dev-yatrm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/5255696441183699279'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/5255696441183699279'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/kuzeyde-ruzgara-dev-yatrm.html' title='Kuzey&apos;de rüzgara dev yatırım'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-4781966524859214688</id><published>2010-03-21T16:57:00.000+02:00</published><updated>2010-03-21T16:57:09.285+02:00</updated><title type='text'>Rüzgar 500 bin kişiye iş sağlayabilir</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Türkiye'deki uygulanabilir rüzgar enerjisi potansiyeli iyi  değerlendirildiği takdirde 500 bin kişiye iş imkanı doğabilecek.     &lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;DÜNYA Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi (DEK-TMK) üyesi ve Aero  Rüzgar Endüstrisi A.Ş. Enerji Teknolojileri Uzmanı Dr. Cenk Sevim,  Türkiye'nin uygulanabilir rüzgar enerjisi potansiyelinin 40- 50 bin  megawatt olduğunu, bu üretimin aynı zamanda yaklaşık 500 bin kişiye iş  imkanı sağlayabileceğini söyledi. &lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;DEK-TMK tarafından İzmir Tepekule  Kongre ve Sergi Merkezi'nde düzenlenen Türkiye 11'inci Enerji  Kongresi'nde panelde konuşan Cenk Sevim, Türkiye'nin 70- 75 bin  megawattlık rüzgar enerjisi potansiyeline sahip olduğunu, bunun ise 40-  50 bin megawattının uygulanabileceğini söyledi. Yenilenebilir enerji  kaynakları arasında yatırım maliyeti en düşük olan enerjinin rüzgar  olduğuna dikkat çeken Sevim, Avrupa ülkeleri içinde İspanya'dan sonra en  yüksek potansiyelin Türkiye'de olduğunu belirtti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘1 megawatt  için 12 kişi lazım’ &lt;br /&gt;Bu potansiyelin kullanılması ile ülkenin en  büyük sıkıntılarından biri olan işsizliğe çözüm bulunabileceğine dikkat  çeken Cenk Sevim, “1 megawatt rüzgar enerjisi üretimi için çeşitli  aşamalarda çalışacak 12 kişiye ihtiyaç duyuluyor. Türkiye'nin rüzgar  enerjisinde uygulanabilir potansiyeli olan 40- 50 bin megawattlık üretim  gerçekleşirse, 500 bin civarında insana da istihdam sağlanabilir” diye  konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Karbon salınımı da azalacak’ &lt;br /&gt;Türkiye'nin toplam  enerji ihtiyacının yüzde 25'ini rüzgar enerjisinden sağlayabileceğini  savunan Sevim, rüzgar enerjisinde sadece potansiyelin uygulanmasıyla 62  bin tonluk karbondioksit emisyonunun da azaltılabileceğini söyledi. Cenk  Sevim, Avrupa Birliği ülkelerinde alım garantisinin iyi olmasından  kaynaklı rüzgar enerjisi üretiminde iyi gelişmeler olduğunu belirterek,  Türkiye'nin de rüzgar enerjisi yatırımlarına ağırlık vermesi ve bunun  için gerekli olan elektrik dağıtım altyapısını güçlendirmesi gerektiğini  ifade etti.&amp;nbsp;&amp;nbsp; (dha)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;RADİKAL&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-4781966524859214688?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/4781966524859214688/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/ruzgar-500-bin-kisiye-is-saglayabilir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/4781966524859214688'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/4781966524859214688'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/ruzgar-500-bin-kisiye-is-saglayabilir.html' title='Rüzgar 500 bin kişiye iş sağlayabilir'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-8633137824585659315</id><published>2010-03-21T16:56:00.003+02:00</published><updated>2010-03-21T16:56:44.617+02:00</updated><title type='text'>Norveç'in rüzgar atağı</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Norveç, modern sanayi ülkeleri arasına girmesini öncelikle barajlardan elde ettiği ucuz hidrolik elektrik enerjisine borçlu. İskandinav ülkesi, geliştirdiği yeni projelerle diğer Avrupa ülkelerine örnek oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dağlar ve fiyortlar ülkesi ilkbaharda eriyen kar sularıyla sonbaharda aralıksız yağan yağmurunu yüzlerce baraj gölünde topluyor. Norveç elektrik ihtiyacının yüzde 98’ini hidroelektrik santrallerinden karşılıyor. Almanya’nın ihtiyaç fazlası rüzgâr enerjisini Norveç’e taşıyıp ihtiyaç halinde Norveç barajlarından elde edilen elektriği Almanya’ya getirecek olan deniz dibi kablosunun döşenmesiyle bu oran yüzde 100’ün de üzerine çıkacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzey denizi açıklarında dikilmekte olan yüzlerce rüzgâr türbininin randıman vermesi, rüzgârın esmesine bağlı. Elektrik şebekesinde de dalgalanma olmaması ve hatlardan hep aynı miktarda elektrik geçmesi gerektiği için, ihtiyacın üzerinde elektrik üretilmesi problem doğurabiliyor. Bu nedenle Norveçli elektrik şirketleri ek barajlar inşa ediyor, mevcut barajları yüksek randımanlı türbin ve jeneratörlerle donatıyor. Çevre dostu elektrik ticareti, Norveç'teki çevre örgütleri tarafından da destekleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;245 kilometrede 8 baraj&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nomeland hidroelektrik santralı, daire şeklindeki pencereleri, gotik tarzındaki cephesi ve dik duvarlarıyla bir katedrali andırıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Eskiden estetik güzellik için paraya kıyılırdı. Norveç ucuz elektrik sayesinde sanayileşti. Elektriğimizin yüzde 98’ini barajlardan kazanıyoruz. Su biz Norveçliler için çok önemlidir.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dağlardaki kaynağından Kuzey Denizi’ne döküldüğü Kristiansand’a kadar, 245 kilometre uzunluğundaki nehrin üzerinde sekiz baraj inşa edilmiş. Roald Tjorteland ve teknisyen arkadaşları jeneratörleri çeviren su türbinlerini uzaktan kumanda ile ihtiyaca göre birkaç dakikada devreye sokabiliyor ya da kapatabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tjorteland 1920 yılında inşa edilen Nomeland santralının Norveç’in en eski ve en dayanıklı barajlarından biri olduğunu anlatıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bu, 1920 yılından beri arızasız çalışan Francis türbinlerinin kumanda kürsüsü. Düşüş yüksekliği 20 metre ve saniyede 180 metreküp su veriyor. Yılda 170 gigavat saat, yani 15 bin hanenin ihtiyacını karşılayacak kadar elektrik üretiyor.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enerji piyasasının liberalleştirilmesinden sonra bir zamanlar elektrik tekelini elinde bulunduran şirketler elektrik ticaretine başladı. Agder Energi adlı elektrik şirketinin analiz uzmanı Siw Skogestad önündeki ekranları kaplayan tüketim, üretim, rüzgâr elektriği, dalga yüksekliği, büyük müşterilerin sipariş miktarı ve teknik arızalarla ilgili rakamları dikkatle inceliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Fiyat çeşitli faktörler tarafından belirleniyor. Danimarka’daki rüzgâr parklarının kapasitesi, barajların su seviyesi ve hava tahminleri gibi. Üretimi son derece esnek yönlendirme lüksümüz var. Rüzgâr sert estiğinde, hidrolik elektriği düşürüyoruz.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nomeland hidroelektrik santrali teknik sorumlusu Roald Tjorteland (solda) ve Agder Energie'den Eirik Vigsnes.Bildunterschrift: Großansicht des Bildes mit der Bildunterschrift:&amp;nbsp; Nomeland hidroelektrik santrali teknik sorumlusu Roald Tjorteland (solda) ve Agder Energie'den Eirik Vigsnes.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Almanya’da durum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Almanya ise çevre dostu enerjiye geçişin henüz başlarında. Almanya toplam enerji ihtiyacının yüzde 15’ini rüzgâr, güneş ve biyo kütleyle karşılıyor. 2020 yılında bu oranın yüzde 50’ye çıkarılması hedefleniyor. Öncelikle rüzgâr enerjisine ağırlık veren Alman şirketleri açık denizlerde dev rüzgâr türbinlerinden oluşan enerji parkları kuruyor. Ama rüzgâr enerjisinin fazlası problem olabiliyor. Rüzgârın artmasıyla yel değirmenleri birkaç dakika içinde yüzlerce megavatlık ihtiyaç fazlası elektrik üretiyor. Elektrik şebekesinin zarar görmemesi için rüzgâr türbinlerini kısmen kapatmak gerekiyor. Nor-Ger adlı uluslararası enerji konsorsiyumu, Norveç’in güneyini 600 kilometre uzunluğundaki deniz dibi kablolarıyla Almanya’nın Wilhelmshaven limanına bağlayacak. Bu projenin fikir babalarından Edvard Lauen bir milyar Euro’luk enerji hattının ne işe yarayacağını şöyle anlatıyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Rüzgâr enerjisi hava durumuna bağımlı. Ama elektrik akımının da aynı kalması gerekiyor. Almanya’da rüzgâr sert esince ihtiyaç fazlası yeşil elektriği Norveç’e nakledeceğiz.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle durumlarda Norveç’in barajları üretime ara verecek ve bu ülkeye Almanya’dan elektrik verilecek. Almanya’da rüzgâr dindiğinde de, elektrik ihtiyacı Norveç’teki hidro elektrik santrallarından karşılanacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deutsche Welle Türkçe&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-8633137824585659315?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/8633137824585659315/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/norvecin-ruzgar-atag.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/8633137824585659315'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/8633137824585659315'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/norvecin-ruzgar-atag.html' title='Norveç&apos;in rüzgar atağı'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-6819439908678343162</id><published>2010-03-21T16:56:00.000+02:00</published><updated>2010-03-21T16:56:13.983+02:00</updated><title type='text'>Rüzgarda 50 milyon dolarlık sipariş aldı</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Sina Enerji Yönetim Kurulu Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Kavlak, krizde yüksek enerji maliyetlerini azaltmak isteyen sanayicilerin rüzgardan enerji üretimine yöneldiğini belirterek, “Yeni geliştirdiğimiz rüzgar türbini için 3 ayda yaklaşık 50 milyon dolarlık sipariş aldık” dedi. Konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapan Kavlak, Türkiye'nin enerji üretiminin, tüketimi karşılayacak düzeyde olmadığını, bu nedenle şirket olarak yenilenebilir enerji kaynakları üreterek ülkenin ucuz enerji ihtiyacına katkıda bulunmayı hedeflediklerini söyledi. Bu çerçevede Sina Enerji’nin, yürüttüğü Ar-Ge çalışmaları sonucunda Türkiye şartlarına uygun, az rüzgarla yüksek verim sağlayan rüzgar türbinleri geliştirdiğini ve patentini aldığını açıklayan Kavlak, üretime ise 2009 yılında başladıklarını bildirdi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;-SANAYİCİ, DÜŞÜK MALİYETLE RÜZGARDAN ELEKTRİK ÜRETİMİNİ SEVDİ-&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Daha önce yurt dışından ithal edilen rüzgar türbinlerinin, Avrupa ülkelerinin hava şartlarına göre üretildiğini, Türkiye'de çok fazla verim alınamadığına dikkat çeken Kavlak, şunları söyledi:&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;“İthal rüzgar türbinleri 15 mt/sn rüzgar hızında maksimum yüzde 30 verimle çalışıyor. 15 metre/saniye rüzgar hızı da ülkemizde yılda sadece 3 gün alınmasından dolayı bu türbinlerin verimi yüzde 25'i geçmiyor. Bizim türbinlerimiz ise 5 mt/sn rüzgar alınan yerlerde dahi yüzde 50 randımanla çalışabiliyor. Fiyatları da daha ucuz, verimi daha yüksek olduğu için sanayicilere ürünlerimiz çok cazip geldi. Türkiye'nin her bölgesinden yüzlerce sanayici artık elektrik maliyetinden kurtulmak için rüzgar türbini kurmak istiyor. Oldukça yoğun talep alıyoruz. Yeni geliştirdiğimiz rüzgar türbini için 3 ay içinde sanayicilerden yaklaşık 50 milyon dolarlık sipariş aldık.”&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Sanayicinin rüzgar türbinleriyle ihtiyacı kadar elektriği üretip fazlasını, alınacak lisansla özel sektöre veya devlete satma imkanı olduğunu anlatan Kavlak, türbinlerin 2 ile 5 yıl arasında kendini amorti edebildiğini bildirdi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;-RUSYA, NİJERYA, KAZAKİSTAN’DAN SİPARİŞ GELİYOR-&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Kavlak, 10 kilovattan 1 megavata kadar farklı kapasitedeki rüzgar türbinlerinin fiyatının 41 bin dolardan 1 milyon 276 bin dolara kadar değiştiğini dile getirdi. Ürettikleri rüzgar türbinlerine, yurt dışından talep olduğunu söyleyen Kavlak, “Birçok ülkeyle görüşmelerimiz sürüyor. Özellikle Rusya, Kazakistan, Bulgaristan, Nijerya gibi ülkelerden yoğun talep geliyor. 2010 yılında 150 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirmeyi hedefliyoruz” dedi. Kavlak, hedeflerinin, Türkiye'nin enerjide dışa bağımlı değil, dışarının Türkiye'ye bağımlı hale gelmesini sağlamak olduğunu vurguladı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-6819439908678343162?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/6819439908678343162/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/ruzgarda-50-milyon-dolarlk-siparis-ald.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/6819439908678343162'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/6819439908678343162'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/ruzgarda-50-milyon-dolarlk-siparis-ald.html' title='Rüzgarda 50 milyon dolarlık sipariş aldı'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-7387501646697935525</id><published>2010-03-21T16:55:00.002+02:00</published><updated>2010-03-21T16:55:20.543+02:00</updated><title type='text'>Rüzgar ve güneşe 7 milyar dolar</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Kanada nüfusunun yarıya yakınının yaşadığı Ontario'da eyalet hükümeti, rüzgar ve güneş enerjisi üretimi için 7 milyar dolarlık yatırım anlaşması yaptı. Güney Kore firması Samsung ile Ontario Eyalet Hükümeti arasında yapılan anlaşmanın imza töreninde konuşan Eyalet Başbakanı Dalton McGuinty, ''Bu adım ile Ontario, Kuzey Amerika kıtasında yeşil enerji endüstrisinin başladığı ilk merkez oluyor'' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Projenin, hayata geçirileceği 6 yıl boyunca 16 bin kişiye iş imkanı sağlayacağına işaret eden McGuinty, projenin tamamının hayata geçirilmesi ile de yıllık 40 milyon ton karbondioksit gazının atmosfere salınmasının önüne geçileceğini bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Proje kapsamında ilk terminaller, eyaletin güneyindeki Chatham-Kent ve Haldimand County'ye kurulacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Projeye muhalefet partileri, yerli firmalarla anlaşılmadığı ve halkın kullandığı elektriğin fiyatı artacağı için karşı çıkıyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-7387501646697935525?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/7387501646697935525/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/ruzgar-ve-gunese-7-milyar-dolar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/7387501646697935525'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/7387501646697935525'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/ruzgar-ve-gunese-7-milyar-dolar.html' title='Rüzgar ve güneşe 7 milyar dolar'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-5005370159185836430</id><published>2010-03-21T16:54:00.005+02:00</published><updated>2010-03-21T16:54:44.024+02:00</updated><title type='text'>Rüzgâr santralleri acilen bitirilmeli</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Enerji sektörü yenilenebilir Enerji Piyasası Kanunundaki Değişikliği bekliyor. İTO 55 Nolu Enerji Meslek Komitesi Başkanı Ata Ceylan, sektörün büyük ölçüde "Yenilenebilir Enerji Piyasası Kanunundaki Değişikliği" beklediğini dile getirdi. Ceylan, TBMM- Sanayi, Ticaret, Enerji Komisyonunda önemli bir taslak oluşturulduğuna dikkat çekerek üretilecek enerji kaynak türüne (Rüzgâr, güneş, biyogaz, hidroelektrik, çöp gazı vb.) farklı alım fiyatları tespit edildiğini bunun da sektörün lehine olduğunu belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ceylan, sektör oyuncuları, sektöre büyük ölçüde hareket kazandıracak bu kanun değişikliğini dört gözle beklediğini sözlerine ekleyerek kanunun biran önce çıkmasını beklediklerini ifade etti. Ceylan sözlerinin devamında şunları söyledi: " Şu anda Enerji üretim firmalarımızın PMUM'a sattıkları enerji bedellerini kamudan 2-3 aydır tahsil edemediklerini belirtmektedirler. Finans darlığına giren birçok üreticinin sıkıntıya girdiğini öğrenmekteyiz."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ENERJİ YATIRIMINDA BÜROKRATİK ZORLUK VAR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enerji yatırımlarında halen bürokratik zorluklarla ciddi anlamda karşılaşıldığına da değinen Ceylan, "Hâlbuki yıllık yaklaşık 7,5 milyar USD enerji ekonomik eşdeğerde suyumuz boşuna akmakta ve yaklaşık 2,5 milyar USD enerji ekonomik değerde rüzgârımız boşuna esmektedir. Bunların biran önce ekonomiye kazandırılması gerekmektedir," açıklamasını yaptı. Üzerinde ciddi iş yükü olan EPDK kurumunun personel yetersizliği yaşadığını da vurgulayan Ceylan, Kuruma ciddi anlamda personel takviye edilmesi gerektiğine inandığını kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ceylan sözlerini şöyle tamamladı: "Bazı Enerji yatırım firmaları tüm lisansları ve ilgili yasal prosedürleri tamamlamış olmalarına rağmen yatırım yapacakları bölgede ciddi anlamda halkın tepkisiyle karşılaşmakta hatta bazı yerlerde Bölge İdare mahkemeleri veya Danıştay kararıyla yürütmeyi durdurma kararı alınmış projeler bulunmaktadır. Ciddi anlamda ekonomiye hareket kazandıracak, istihdam oluşturacak ve tüm yasal prosedürlerini tamamlamış bu projelerin engellenmemesi gerekir."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KAYNAK ÇEŞİTLİLİĞİ ARTIRILMALI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;55 Nolu Eneji Meslek Komitesi Meclis Üyesi, Mehmet Bakır Melik, yıllık elektrik ihtiyacındaki büyümeye paralel yatırım ihtiyacının karşılanabilmesi ve bunun da mümkün olduğunca yerli kaynaklardan yapılabilmesi gerektiğine işaret etti. Enerji kaynak çeşitliliğini arttırılması ihtiyacı doğduğunu söyleyen Melik, bunun için de Avrupa'da da örneklerini gördüğümüz enerji kaynağına göre fiyat belirlenmesi, yatırımcı ve finansör için bir ihtiyaç olarak ön plana çıkmaktadır, açıklamasını yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İletim hatlarının iyileştirilmesi planlarının bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini de vurgulayan Melik, "Hem dışa bağımlılığı azaltacak olan yenilenebilir enerji kaynaklarının sistemde yaratacağı sıkıntı azaltılacak olup hem de Türkiye'de yüzde 15 civarında ortalamada olan sistem kayıp oranının, AB ortalaması olan yüzde 7 civarlarına inmesi sağlanabilecektir", dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Melik, sözlerini şöyle tamamladı: "Enerji üretiminde yerli üretimi desteklemek amacıyla da kullanılan elektro-mekanik ekipman sanayinin geliştirilmesi bir ihtiyaç haline gelmiştir. Hem ulusal ekonomiye katkı sağlayacak hem de enerji üretiminde yerli malı oranın artmasını sağlayacaktır."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SANTRALLERİN BAKIMI ZAMANINDA YAPILMIYOR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün Türkiye'de Türkiye elektrik iletim A.Ş den alınan 2007 yılı son verilere göre 41 bin megavat kurulu güç olduğunu söyleyen Meclis Üyesi Kenan Serhat Kalsın, bu mevcut kurulu gücün, verimli çalışmadığına dikkat çekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalsın, santrallerin, bakım ve onarım ihtiyaçlarının, zamanında ve yeterli olarak, yerine getirilmediğine de işaret ederek "Elektrik enerjisi talebi yılda ortalama yüzde 8 oranında artış göstermeye devam ederse, 2010 yılında 242 milyar kilovat saat, 2015 yılında 356 milyar kilovat saat, 2020 yılında ise 500 milyar kilovat saat gibi rakamlardan söz edilmektedir. Bu düzeylerdeki talebin karşılanabilmesi için, büyük ölçekli; 500 megavat veya 1000 megavatlık santrallerin birkaç tanesinin şu dönemlerde inşa edilir olması gerekir, "dedi. Böyle bir yatırım Hali hazırda görünmüyor, diyen Kalsın sözlerini şöyle sürdürdü: " Bu konuda 4628 sayılı yasaya göre, kamu kesiminin yatırım yapmaması, yatırımları özel sektörün yapması öngörülmüştür. Ancak, şu anda bazı hidroelektrik ve rüzgâr santralleri projelerinin ötesinde özel sektör yatırımı yoktur. Büyük ölçekli yatırımları kim, ne zaman yapacak? Bu sorular yanıtlanmalıdır. Özetle, elektrik sektöründe yatırım eksikliği vardır."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İLETİŞİM HATLARININ KAPASİTESİ ARTIRILMALI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İletim hatlarının kapasitesinin artırılması gerektiğini de belirten Kalsın, elektrik üretimi yapılsa bile bu defa da, 'iletim darboğazı' karşımıza çıkacağını ifade etti. Kalsın, Elektrik üretimi için gerekli olan kaynaklarda sorunlar bulunduğunu da hatırlatarak şunları söyledi: "Su kaynaklarımız kuraklık tehlikesi ile karşı karşıyadır. Kömür kaynaklarımız da nitelik ve yatırım eksikliği sorunu vardır. Rüzgâr ümit veriyor, ancak, büyük kapasite elde etmek zor. Jeotermalde de büyük kapasite imkanı sınırlı, yani, yerli ve yenilenebilir kaynaklarımızda sorunlar vardır. Dış kaynaklara gelince, doğalgazda pahalılık ve güvenilirlik sorunu vardır. Petrol ise, o da benzer durumdadır. Özetle söylemek gerekirse, elektrik üretimi için kaynak konusu ciddiyetle ele alınmalıdır."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;RÜZGÂR ELEKTRİK SANTRALLERİ ACİLEN BİTİRİLMELİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rüzgar elektrik santrallerinin süresinde bitiremememsinin asıl sebebi kamulaştırma sürecinin güçlükleri ve dış finansman kaynaklarının bulunabilme zorlukları olduğunu ifade eden Kalsın,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye`nin yatırıma, kalkınmaya, ihracata ihtiyacı olduğunu belirterek, `Türkiye`de taş üstüne taş koyanı, destekleyen bir hükümet mevcut. Yatırımcıların sıkıntısı, tıkandığı nokta neredeyse, onun bir an evvel çözülmesi gerektiğini söyledi. Sektörle ilgili sıkıntılarını da dile getiren Kalsın, bunların başında ÇED ile ilgili de birçok sıkıntıları olduğunun altını çizdi. ÇED sürecinin daha makul sürelere indirilmesiyle sanayici ve yatırımcının önündeki aksaklıklar giderilerek zaman kaybı önlenmiş olacağını da belirten Kalsın, sözlerini şöyle bitirdi: " 2004 Yılında çıkartılan 5213 sayılı yeni Maden Kanunu ile birlikte ruhsat alımlarında yüzde 30 oranında bir artış kaydedilmiş ve bu gelişmeye bağlı olarak, sektörde bir hareketlenme görülmüştür. Ancak özellikle izin konusunda yaşanan diğer bürokratik sıkıntılar bu açılımı oldukça yavaşlatmıştır.Yatırımcılar bir maden işletmesi açmak için yaklaşık 20 farklı kurumdan izin almak zorunda kalmaktadırlar. Bu da yatırımcıların şevkini kırmakta ve ülke ekonomisine katkı sağlayacak yatırımları azaltmaktadır."&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-5005370159185836430?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/5005370159185836430/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/ruzgar-santralleri-acilen-bitirilmeli.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/5005370159185836430'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/5005370159185836430'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/ruzgar-santralleri-acilen-bitirilmeli.html' title='Rüzgâr santralleri acilen bitirilmeli'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-7368921458979337182</id><published>2010-03-21T16:54:00.002+02:00</published><updated>2010-03-21T16:54:26.046+02:00</updated><title type='text'>Rüzgarda yeni rekor İspanya'dan</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;İspanyol Enerji Şirketi Red Electrica de Espana (REE) tarafından yapılan açıklamada 14 Ocak 2010 tarihinde yerel saat ile 1.33'de rüzgar'dan enerji üretmede ülkede yeni bir rekor kırıldı.Böylece İspanya'da elektrik talebinin %40'ı rüzgardan karşılandı. İspanyol Enerji Şirketi Red Electrica de Espana (REE) tarafından yapılan açıklamada 14.Ocak.2010 tarihinde yerel saat ile 1.33'de rüzgar'dan enerji üretmede ülkede yeni bir rekor kırıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılan açıklamada 11.693 MW üretime ulaşarak İspanyol yarımadasındaki elektrik talebinin %42'si rüzgar enerjisinden sağlanabildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir önceki rekor 8 Kasım'da kaydedilmiş ve 11.620 MW elektrik üretimi sağlanarak anlık elektrik talebinin %53'ünün rüzgar enerjisinden sağlanabilmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İspanya'da kurulu rüzgar gücü 2009 sonu itibari ile 18,119 megavata ulaşmış durumda bir önceki yıl sonunda bu rakam 2,682 megavat idi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2009 yılında İspanya'nın elektrik talebinin %11'i kömürden sağlanırken rüzgar enerjisi bu oranı geçerek elektrik talebinin %13'üne cevap verebildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bununla beraber&amp;nbsp; rüzgar enerjisinden 27.Ağustos tarihinde&amp;nbsp; günlük elektrik talebinin sadece %1'i sağlanabilmişti ve rüzgar enerjisi için 2009'ın en verimsiz günü yaşanmıştı.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-7368921458979337182?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/7368921458979337182/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/ruzgarda-yeni-rekor-ispanyadan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/7368921458979337182'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/7368921458979337182'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/ruzgarda-yeni-rekor-ispanyadan.html' title='Rüzgarda yeni rekor İspanya&apos;dan'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-7491573735644592648</id><published>2010-03-19T22:25:00.000+02:00</published><updated>2010-03-19T22:25:25.450+02:00</updated><title type='text'>F-4 modernizasyonunda yerli teknoloji</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;F-4E uçakları; daha emniyetli ve daha etkin görev yapabilmesi amacıyla yapısal yenileme ve kısmi aviyonik modernizasyona tabi tutulacak. Hava Kuvvetleri Komutanlığı, bu konuda Şimşek Projesi’ni hayata geçiriyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Aksay, Eskişehir’deki 1. Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığı’nda düzenlenen F-4E uçakları modernizasyonu kapsamındaki Şimşek Projesi ilk prototip uçak teslimi töreninde yaptığı konuşmada, F-4E uçaklarının daha emniyetli ve daha etkin görev yapabilmesi amacıyla yapısal yenileme ve kısmi aviyonik modernizasyona tabi tutulması için Şimşek Projesi’nin başlatıldığını kaydetti.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;Şimşek Projesi kapsamında yapısal iyileştirmeler ve uçak üzeri bütünleştirme 1. Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığı (HİBMK) tarafından; Seyrüsefer ve Haberleşme Sistemlerinin Yenilenmesi ile Operasyonel Uçuş Yazılımının Geliştirilmesi faaliyetleri Aselsan tarafından gerçekleştirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Projenin RF-4E ve F4-2020 Modernizasyonu projelerinde kazanılan teknolojik altyapı ve bilgi birikimi kullanılarak Aselsan ile birlikte 1. Hava İkmal Bakım Merkez Komutanlığı’nda yapılmasının herkes için gurur vesilesi olduğunu ifade eden Orgeneral Aksay şöyle konuştu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Yeni tehditler hava ve uzayda daha güçlü olmayı gerektiriyor. Modern bir hava kuvveti oluşturmada milli savunma sanayi şirketlerinin çalışmaları takdire şayandır. Milli savunma sanayi kuruluşlarının koordineli çalışmalarıyla, psikolojik bir yönü de bulunan, kısa vadede milli ve özgün bir uçağın ortaya çıkması yönünde umudum daha da pekişmektedir. Şimşek Projesi’nde modernizasyon faaliyetlerinin aksaksız ve koordineli bir şekilde yürütülmesinde, proje faaliyetlerinin yönetiminde, kontrolünde, takibinde, koordinasyon ve uygulama alanlarında görev almış tüm Hava Kuvvetleri personeli ile Aselsan çalışanlarını gönülden kutluyorum.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aselsan Yönetim Kurulu Başkanı Emekli Korgeneral Mehmet Çavdaroğlu da yaklaşık bir yıl önce aynı yerde Işık Projesi kapsamında modernize edilen RF-4E keşif gözetleme uçaklarının teslimatlarını gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, “Şimşek Projesi, Türk Hava Kuvvetleri’nin harekat gereksinimleri doğrultusunda 16 adet F-4E uçağının aviyonik ve yapısal modernizasyonunu kapsamaktadır. Muharip bir uçak olan F-4E uçaklarının modernizasyonu Türk mühendis ve teknisyenleri ile gerçekleştirilen ikinci milli uçak modernizasyonu projesi olmuştur” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emekli Korgeneral Çavdaroğlu, şöyle devam etti: “Aselsan’ın Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığı ile birlikte öngörülen zaman dilimi içinde Şimşek Projesini milli imkanlarla başarıyla tamamlaması, aviyonik modernizasyon konusunda alınan mesafeyi açıkça göstermektedir. Şirketimiz, 35 yıllık tecrübesini genç ve eğitimli mühendisler ve teknisyenleri ile desteklemektedir. Aselsan, tecrübeli ve genç beyinleri ile verilecek her türlü görevi yerine getirmeye hazırdır.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uçakta neler yapıldı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;. Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve Aselsan arasında 2006 yılında imzalanan 24 milyon dolar tutarındaki sözleşme kapsamında tamamen yerli olarak gerçekleştirilen proje ile F4-E uçaklarının uçuş ve görev planlama kabiliyeti artırıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;. Uçaklara Aselsan ürünü Küresel Konumlandırma Sistemi (GPS) gömülü LN-100GT Ataletsel Seyrüsefer Sistemi takılarak, uçakların seyrüsefer sistemi günümüz teknolojisine uygun hale getirildi.&lt;br /&gt;. Uçaklara takılan CDU-900 Kontrol Gösterge Ünitesi ve üzerinde Aselsan mühendisleri tarafından geliştirilen Operasyonel Uçuş Yazılımı ile Uçuş Yönetiminin her türlü hava koşulunda yüksek doğrulukta gerçekleşmesi sağlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;. Uçaklara UHF ve VHF bantlarında haberleşme olanağı sağlayan, kriptolu Aselsan MXF-484 telsizi takılarak etkili ve güvenli haberleşme yeteneği kazandırıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;. Şimşek Projesi kapsamında bütünleştirilen sayısal arayüze sahip sistemler ile uçakta muhafaza edilen mevcut analog sistemler arasındaki haberleşmeyi sağlayan Senkro Çevirici Ünitesi Işık Projesi’nde olduğu gibi bu proje gereksinimleri doğrultusunda tasarlandı.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-7491573735644592648?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/7491573735644592648/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/f-4-modernizasyonunda-yerli-teknoloji.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/7491573735644592648'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/7491573735644592648'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/f-4-modernizasyonunda-yerli-teknoloji.html' title='F-4 modernizasyonunda yerli teknoloji'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-1163947054938907419</id><published>2010-03-19T22:24:00.002+02:00</published><updated>2010-03-19T22:24:19.091+02:00</updated><title type='text'>Aselsan ve SSM, sözleşme imzaladı</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;ASELSAN Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş., şirketle Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) arasında 120 milyon 326 bin 449 avro tutarında sözleşme imzalandığını bildirdi. ASELSAN’ın Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) yayımlanan özel durum açıklamasında, ASELSAN A.Ş. ile Savunma Sanayii Müsteşarlığı arasında, Kundağı Motorlu Namlulu Alçak İrtifa Hava Savunma Silah Sistemi ve 35 mm Oerlikon Ateş İdare Cihazı Modernizazyonu ve Tedariki Projeleri Tasarım ve Geliştirme Dönemi (Dönem-1) Sözleşmesinin, bugün 120 milyon 326 bin 449 avro bedelle imzalandığı kaydedildi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-1163947054938907419?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/1163947054938907419/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/aselsan-ve-ssm-sozlesme-imzalad.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/1163947054938907419'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/1163947054938907419'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/aselsan-ve-ssm-sozlesme-imzalad.html' title='Aselsan ve SSM, sözleşme imzaladı'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-6801313218893878634</id><published>2010-03-19T22:23:00.002+02:00</published><updated>2010-03-19T22:23:29.106+02:00</updated><title type='text'>Türkiye'de Üretilen General Mobile DST 500 Cep Telefonu Tanıtıldı</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Türk insanının, cep telefonlarına kısa bir sürede alıştığını ve sık sık cep telefonlarını yenilediklerini biliyoruz. Neden ülkemizde cep telefonu bu kadar çok seviliyor? Bu soruya verilebilecek pek çok yanıt var ama "geri kalmış ülkelerde sosyal statü göstergesi" gibi geyiklere hiç değinmek istemiyorum. Ortada bir realite var; Türk insanı cep telefonu kullanmayı seviyor. Ama sorun şu ki, artık araba üretiyoruz, beyaz eşya üretiyoruz bir çok ürün artık Türkiye'de üretilebiliyor ama cep telefonu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun süredir tartışılan bir konudur aslında "neden biz de kendi cep telefonumuzu üretmiyoruz". Sonunda yerli malı cep telefonu için bir adım atıldı ve General Mobile ile Anel DST 500'ün Türkiye'de üretilmesi için antlaşmaya vardı. Anladığımız kadarıyla, DST 500'ün parçaları yurtdışından gelecek ve İstanbul Ümraniye'de kurulan fabrikada montaj üretimi yapılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir çok internet sitesinde ve gazetelerde yazılanın aksine DST 500 Türkiye'nin ilk yerli malı cep telefonu değil. Daha önce Aselsan&amp;nbsp; 1998 yılında ilk yerli malı cep telefonunu üretmişti fakat Aselsan, cep telefonu üretiminde pek başarılı olamadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi General Mobile ile Anel iş birliği ile cep telefonu sektörü için küçük ama Türkiye için büyük bir adım atılmış olundu. Ne diyelim, hayırlı olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cep telefonu 250 liradan satışa sunulacak, 2 MB kamera ve çift sim kart desteği ile beraber gelecek ve Rusya, Avrupa, Ortadoğu, Güney Afrika ve Türkiye'nin komşu ülkelerine de ihraç edilecek.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-6801313218893878634?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/6801313218893878634/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/turkiyede-uretilen-general-mobile-dst.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/6801313218893878634'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/6801313218893878634'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/turkiyede-uretilen-general-mobile-dst.html' title='Türkiye&apos;de Üretilen General Mobile DST 500 Cep Telefonu Tanıtıldı'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-4330900528554175722</id><published>2010-03-19T22:22:00.002+02:00</published><updated>2010-03-19T22:22:11.625+02:00</updated><title type='text'>Üniversiteye Dev Laboratuar</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Hitit Üniversitesi Mühendislik Fakültesi ve Merkezi Laboratuar binası temel atma töreni dün Mühendislik Fakültesi’nde gerçekleştirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hitit Üniversitesi’nin kuruluşunun 4. yıldönümü nedeniyle Atatürk büstüne çelenk konulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan programda Hitit Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Serdar Kılıçkaplan ve Vali Mustafa Toprak, birer konuşma yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üniversitenin kurulduğu günden bu yana ellerindeki olanakları en iyi şekilde kullanarak üniversiteyi geliştirmeye çalıştıklarını anlatan Hitit Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Serdar Kılıçkaplan, bunu şeffaf ve hesap verilebilirlik ilkesi ile yerine getirdiklerini anlattı. Mühendislik Fakültesi ek binası ve merkezi laboratuar binasını yaparak büyümeyi daha da hızlandıracaklarını anlatan Prof.Dr. Kılıçkaplan, binaların tamamlandığında Mühendislik Fakültesi’nin de fiziki olarak rahatlayacağını anlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merkezi laboratuarda kullanılacak malzemelerin alımlarına da başladıklarını ifade eden Prof.Dr. Kılıçkaplan, üç yıl içersinde tüm malzemelerin alınmış olacağını vurguladı. “kurulacak olan çağdaş laboratuar ile öğretim elemanlarımızın bilim dünyasındaki yerlerini daha da yukarılara çıkaracaklarına inanıyorum” diyen Prof.Dr. Serdar Kılıçkaplan, 2006 yılından bu zamana kadar öğrenci sayısının yüzde 88, akademik personel sayısının ise yüzde 81 oranında arttığını, merkez kütüphanedeki kaynak sayısının yüzde 157, idari personel artış oranının ise yüzde 125 olduğunu vurguladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vali Mustafa Toprak ise yaptığı konuşmada üniversitenin büyük bir ihtiyacı olan ek bina ve merkezi laboratuar inşaatına ancak başlanabildiğini ifade ederek, binaların kısa sürede bitmesi halinde Çorum’un yararına işlerde yapılabileceğini belirtti. Yerleşke ile ilgili zemin etüdü çalışmalarının da son aşamaya geldiğini ifade eden Vali Toprak, üniversitenin gelişmesi için akademik kadro sayısının artırılması gerektiğini, gelişmenin temelinde bilimsel çalışmaların yer aldığını vurguladı. Kurulacak laboratuarın mesleki bir laboratuar olacağını anlatan Vali Toprak, sanayi ve üniversite arasındaki işbirliğinin de artırılması gerektiğini vurguladı. Proje sayılarının artırılması gerektiğine dikkat çeken Vali Toprak, “teknolojik gelişmelere ayak uydurmalı ve teknolojiyi kendimiz üretir hale gelmeliyiz. gelişme ancak bu şekilde olur” dedi.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-4330900528554175722?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/4330900528554175722/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/universiteye-dev-laboratuar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/4330900528554175722'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/4330900528554175722'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/universiteye-dev-laboratuar.html' title='Üniversiteye Dev Laboratuar'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-2762986381084974610</id><published>2010-03-19T22:21:00.000+02:00</published><updated>2010-03-19T22:21:16.775+02:00</updated><title type='text'>Düzce Üniversitesi gelişiyor</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&amp;nbsp;Düzce Üniversitesine bağlı&amp;nbsp; Orman, Teknik Eğitim,&amp;nbsp; Tıp, Fen Edebiyat, Mühendislik Fakültelerinin ardından&amp;nbsp; İşletme ile Sanat ve Tasarım Fakülteleri de resmen kuruldu. Kuruluşunun 4.yılında 7 Fakülte’ye ulaşan Düzce Üniversitesi hızla gelişiyor. Yatırımların devam ettiği Düzce Üniversitesi büyümeye devam ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düzce Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Funda Sivrikaya Şerifoğlu, üniversitenin hedeflerini, projelerini ve sorunlarını&amp;nbsp; anlattı. Düzce Üniversitesinin kuruluşu öncesinde bünyesinde 3 fakülte, eski bir hastane, 2 yüksekokul, 2 meslek yüksekokulu olduğunu hatırlatan Şerifoğlu bugün gelinen noktaya dikkat çekti.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;Rektör Şerifoğlu, Üniversitenin 4. yılında ise 2 tane&amp;nbsp; planlama aşaması olmak üzere toplam 8 fakülte, 3 Enstitü,Yeni bir Hastane, 2 Yüksekokul (1 tane daha kuruluyor ), 8 Meslek Yüksekokulu, 3 Araştırma ve Uygulama Merkezi, 5 Rektörlüğe bağlı bölüme ulaştıklarını kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şerifoğlu, hedefleri ve projelerine ilişkin yaptığı konuşmada&amp;nbsp; hastane, eğitim ve diğer hizmet birimleri için kalite belgesi hedeflediklerini belirterek şöyle devam etti: Teknopark, Uzaktan Eğitim, 100 bin öğrenci, ‘İstihdam garantili’ üniversite (Yeni/yenilikçi birimler, Sanayi ile iletişim ve işbirliği, Eğitim süreçlerinin kalitesinin geliştirilmesi) , Sağlık VadisiÜniversiteye bağış ve tahsislerinin yapılamamasını önemli bir sorun olarak gösteren Şerifoğlu “ Merkez İlçede Üniversite’ye bağış, hibe ve tahsis gerçekleşmiyor.Çevre ilçelerden önemli ölçüde destek alıyoruz. Beş ilçede beş meslek yüksekokulu bağışlarla kuruldu.Çilimli’de arsa bağışı yapıldı.Gümüşova Belediyesinin 400 dönüme kadar çıkabilecek arazi bağışı gerçekleşti. Kaynaşlı’da arazi, Yığılca’da da yer tahsisi sağlandı.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayırseverlere ve işadamlarına “Merkez Yerleşkeye katkılarınızı ve bağışlarınızı bekliyoruz” şeklinde çağrıda bulunan Rektör Şerifoğlu, ihtiyaçlarını şöyle sıraladı: Bina; Fen-Edebiyat Fakültesi,Yabancı Dil Yüksekokulu,Öğrenci Sosyal Merkezi,Sağlık ve Sosyal Hizmet Fakültesi,Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Eğitim Bilimleri Fakültesi, Arsa; Teknopark, İkinci Merkez Yerleşke Alanı, Yerleşkeler etrafında genişleme bantları”&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-2762986381084974610?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/2762986381084974610/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/duzce-universitesi-gelisiyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/2762986381084974610'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/2762986381084974610'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/duzce-universitesi-gelisiyor.html' title='Düzce Üniversitesi gelişiyor'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-490365813008071221</id><published>2010-03-19T22:20:00.000+02:00</published><updated>2010-03-19T22:20:06.698+02:00</updated><title type='text'>Türkiye'nin ekonomik gelişimi Ceyhan'dan geçiyor</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Ceyhan Kaymakamı Gürbüz Karakuş, Türkiye'nin ekonomik gelişiminin Ceyhan'dan geçtiğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ceyhan'ın enerji merkezi olmakla birlikte dünyanın gündemine girdiğini belirten Karakuş, "İlçe, mega projelerin ve global gelişmelerin, ilgi odağı olmaya başlamıştır." dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman Gazetesi Adana Bölge Yayın Temsilciliğini ziyaretinde soruları cevaplandıran Karakuş, "Ceyhan'da yakın zamanda hayata geçecek olan rafineriler, diğer yatırımları, tersane ve petro kimya tesisleri ilçeyi Türkiye ve dünyanın gündemine sokmuştur. Geçenlerde bu yatırımlara bağlı olarak Adana il genel meclisinde Çalık Grubunun rafineri ve SANKO holdingin kuracağı Petro kimya yatırımlarının onayı çıktı. Bunlarla birlikte binlerce iş istihdamı oluşacak. Onun için Ceyhan'ın bir vizyon, misyon ve ufuk şehri olması kaçınılmaz hale gelecektir. Dolayısıyla bu yatırımlarla birlikte Ceyhan Türkiye'nin hayat kaynağı durumuna gelecektir." diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'nin önemli tarımsal üretiminin bol olduğu ilçenin dünya enerji şehri olmasıyla birlikte dünyadaki konumunu değişeceğini anlatan Karakuş, "Nasıl ki Türkiye'nin en büyük projeleri olan GAP ile birlikte Güneydoğunun tarımsal faaliyetleri arttı. İşte Ceyhan'ında enerji konusunda dünya ile olan bağlantıları artmış olacak. Buna paralel olarak Ceyhan Türkiye'nin ekonomik lokomotifi haline gelecek. Dünya ülkeleri Ceyhan'ın kıymetini çok iyi bilir duruma geldi. Onun için öncelikle, ilçede bulunan tüm sivil toplum kuruluşları sürekli bir araya gelip plan ve proje üretmeleri gerekir. Burada yatırımda bulanacak firmaların ihtiyaçlarını karşılamak için öncelikle tedarikçi firmalar şimdiden oluşturmak gerekecek." şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çukurova Üniversitesi bünyesinde Ceyhan'a 4 bölümden olaşan mühendislik fakültesinin açılmasının enerji yatırımları açısından çok büyük bir eksikliğin tamamlandığını kaydeden Kaymakam Karakuş, konuşmasını şöyle sürdürdü; "Çukurova Üniversitesi rektörü Alper bey ile önümüzdeki günlerde bir görüşme yaptık. Mühendislik fakültesinden hemen sonra bir de işletme bölümü açılmasının sözünü de almış olduk. Kendilerine çok teşekkür ederiz. Biz de kaymakamlık olarak buna bağlı olarak ileride kurulması planlanan Ceyhan Üniversitesi projesini hayata geçirmek için 5 ile 10 bin dönüm genişliğinde bir arsa aramasına başladık. Çünkü ilçenin gelişim göstermesinin en önemli kısmı eğitimdir." ifadesini kullandı. (CİHAN)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-490365813008071221?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/490365813008071221/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/turkiyenin-ekonomik-gelisimi-ceyhandan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/490365813008071221'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/490365813008071221'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/turkiyenin-ekonomik-gelisimi-ceyhandan.html' title='Türkiye&apos;nin ekonomik gelişimi Ceyhan&apos;dan geçiyor'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-8114791447309482203</id><published>2010-03-19T22:19:00.001+02:00</published><updated>2010-03-19T22:19:33.479+02:00</updated><title type='text'>Bilişim devlerinin Kayseri buluşması</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Erciyes Üniversitesi (ERÜ) tarafından Türkiye'nin önde gelen telekomünikasyon devlerinin buluştuğu konferanslar düzenlendi. 17-18 Mart tarihlerinde düzenlenen konferanslara Superonline, TTNET, Sebit, Türk Telekom, Karel Elektronik ve Nokia-Siemens gurubu temsilcileri katıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Bilişim Günleri 2010' kapsamında konferansı düzenleyen ERÜ Elektronik Kulübü Başkanı Abdulsamet Halıcı, konferansın amacına yönelik olarak konuşma yaptı. Halıcı, "Konferanslarda öğrencileri telekomünikasyon yönünden bilgilendirmeyi amaçlıyoruz. Bu sebeple sektörün önde gelenlerini Kayseri'ye getirme kararı aldık. Konferansın yararlı olmasını umuyoruz" diye konuştu.&lt;br /&gt;Mühendislik Fakültesi Konferans Salonu'nda düzenlenen konferansın ilk gününde konuşma yapan Superonline temsilcisi Hanife Gümüş, telekomünikasyonun ilerleme süreci ve bu sistemlerin insan yaşamı üzerinde etkilerini anlattığı konuşmasında, "Bilişim sektörü artık dünya uluslarının en önemli işlerinden biri haline gelmiştir. Bunu takip edebilmek çok önemli. İrlanda, intel ve symentec gibi markalarla sözü geçen bir ülkedir. Bununla bağlantılı olarak İrlanda'da artık bilişim sektörünü takip eden bakanlık seviyesinde devlete bağlı bir kurum oluşturdu. Bu kişiler bilişim sektörünü takip ediyor ve bu sektörün nereye gitmekte olduğunu izliyor" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"TÜKETİCİ İLETİŞİM ARAÇLARINDAN VAZGEÇEMEZ"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Superonline temsilcisi Hanife Gümüş, yapılan araştırmalarda, zor ekonomik şartlar altında tüketicinin vazgeçeceği en son şeyler arasında iletişim araçlarının bulunduğunu belirterek, iletişim araçlarının insan hayatı için çok önemli olduğunun altını çizdi. Hanife Gümüş, "Dünya'da 10 yıl önce 5 bin site vardı şimdi baktığımızda güncel site sayısı 200 bin'e ulaşmış durumda. Blog yapılanmalar sonucunda artık herkesin kendine ait bir sitesi olmaya başladı" diyerek sözlerine son verdi.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-8114791447309482203?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/8114791447309482203/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/bilisim-devlerinin-kayseri-bulusmas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/8114791447309482203'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/8114791447309482203'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/bilisim-devlerinin-kayseri-bulusmas.html' title='Bilişim devlerinin Kayseri buluşması'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-6079592235184947028</id><published>2010-03-19T22:13:00.003+02:00</published><updated>2010-03-19T22:13:58.671+02:00</updated><title type='text'>Şimşek: "Nabucco ile enerji başlığını hakettik"</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Nabucco üyesi ülkelerin temsilcileriyle Ankara'da bir araya geldi. Nabucco'nun katalizör görevi yapacağını savunan Yıldız, Avrupa Birliği'ne seslendi: "Türkiye enerji başlığını çoktan hak etti."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BOTAŞ'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen ve Nabucco üyesi ülkelerin temsilcilerinin yer aldığı "Nabucco Üst Yönetim Toplantısı"nın ardından açıklama yapan Bakan Yıldız, bugün Nabucco ile ilgili bir yönlendirme toplantısı yapıldığını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendisinin de söz konusu toplantıya Nabuccu projesinin verilen desteği belirterek üzere katıldığını ifade eden Yıldız, toplantıda Nabucco projesinin stratejik, siyasi destek alan ticari bir proje olduğunu vurguladı. Yıldız, Türkiye'nin de söz konusu projeye siyasi desteğinin tam olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplantıda Nabucco National şirketini Türkiye'de kurmak istediklerini kaydeden Yıldız, toplantının diğer önemli gündem maddesinin de kaynak konusu olduğunu ifade etti. Bakan Yıldız, bu tür toplantıların yapılmaya devam edeceğini de vurguladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir basın mensubunun "Nabucco projesi AB ile müzakere sürecinde bir itici güç olacak mı?" şeklindeki sorusu üzerine Enerji Bakanı Yıldız, bu tür büyük projelerin uluslararası ilişkilerden, uluslararası siyasetten arındırılamayacak kadar büyük projeler olduğunu kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki hafta kadar önce AB dönem başkanı İspanya'nın Başbakanı Jose Luis Rodriguez Zapatero ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan toplantıda AB müzakerelerinde enerji başkalığının açılabileceği konusunun gündeme geldiğini hatırlatan Yıldız, "Türkiye aslında AB'deki enerji başlığını çoktan hak etmiştir" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimşek, "Bunun iki büyük sebebi vardır. Birincisi Türkiye şu anda AB ülkeleriyle elektrik enterkonneksiyonunu teknik olarak hazır hale getirmiştir. Bu çok önemlidir. İkinci konu, Nabucco gibi ortak paydaya konabilecek ve uluslararası ilişkilerde daha ön planda yer alabilecek bir projenin ortağıdır Türkiye. Aynen Avusturya, Almanya, Bulgaristan, Romanya, Macaristan'da olduğu gibi. Buna AB üyelerinin kayıtsız kalmayacağını düşünüyorum" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak ülke arayışları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gazetecinin, "Nabucco boru hattından akacak gaz için kaynak ülkelerle görüşmelerin ne aşamada" olduğunu sorması üzerine, Avusturya enerji şirketi OMW'nin yönetim kurulu üyesi Werner Auili, Azerbeycan ile görüşmelerin devam ettiğini ve iki hafta önce Azerbeycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in projeyi desteklediğini ve Şahdeniz'den projeye gaz verme konusunda olumlu görüşlerini bildirdiğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Irak ile de görüşmelerin olumlu bir şekilde devam ettiğini ve Kuzey Irak'ta büyük bir gaz sahasından gaz elde edilmesi görüşmelerinin devam ettiğini belirten Auili, "Resmin tamamına bakacak olursak Türkmenistan ile de görüşmelerimiz devam ediyor. Türkmenistan Cumhurbaşkanı da bizi destekleyeceğine dair olumlu mesajlar verdi. İran'a gelince; uzun vadede İran'ı bir opsiyon olarak görüyoruz ve değerlendireceğiz, ama şu anda görüşme yapılması söz konusu değil" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni bir ortak söz konusu mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fransız enerji şirketi Gaz De France Suez'in projeye katılma isteğinin hatırlatılması üzerine Auili, Nabucco'nun büyük ve daha da genişleyecek bir proje olduğunu, bu nedenle yeni partnerlerin katılımını her zaman desteklediklerini bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Werner Auili, "Fakat yeni katılacak partnerlerin getirisi olmalı. Bize destek olacak, katkıda bulunacak parnerlere açığız" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güney Akım ile Nabucco'nun birleştirilmesi konusunda bazı basın-yayın organlarında haberlerin yer aldığının belirtilmesi üzerine Auili, "Biz de basında böyle haberleri gördük. Ama şunu da bilmeliyiz ki Nabucco çok büyük ve ciddi bir proje olduğu için değerleri ondan yararlanmaya çalışıyor" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye ucuza gaz alabilecek mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Proje sonucunda Türkiye'nin uygun fiyata gaz sağlayıp sağlamayacağı yönündeki sorular üzerine, Nabucco CEO'su Reinhard Mitschek, şartlar dahilinde Nabucco'nun hem Türkiye, hem de Avrupa enerji piyasasına hizmet edeceğini vurguladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mitschek, bu yıl mühendislik çalışmalarına başlanacağını, kaynak ve finans konularında da çalışmalar yapılacağını 2011'de projenin güney kısmında inşaat çalışmalarına başlanacağını, 2014'te de ilk gazın akmış olacağını belirtti.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-6079592235184947028?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/6079592235184947028/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/simsek-nabucco-ile-enerji-baslgn.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/6079592235184947028'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/6079592235184947028'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/simsek-nabucco-ile-enerji-baslgn.html' title='Şimşek: &quot;Nabucco ile enerji başlığını hakettik&quot;'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-2657584469635412395</id><published>2010-03-19T22:13:00.000+02:00</published><updated>2010-03-19T22:13:17.205+02:00</updated><title type='text'>PETKİM bölgesel güç olma yolunda</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Petkim Petrokimya Holding AŞ Genel Müdürü Hayati Öztürk, şirketin, petrokimya sektöründe bölgesel bir güç olmayı istediğini belirterek, pazar payını 2018'de yüzde 40'a çıkarmak istediklerini açıkladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öztürk, Ege Sanayicileri ve İşadamları Derneği'nin (ESİAD) düzenlediği ''Petrokimya Sektörü ve Petkim'in Büyüme Stratejisi'' konulu toplantıda yaptığı konuşmada, Petkim'in Türkiye'nin sahip olduğu en önemli değerlerden biri olduğunu kaydetti. Global krizin sektörü etkilediğini aktaran Öztürk, ''Sanıyorum 2008 yılı tüm dünyada stok zararlarının en yüksek çıktığı yıl olarak hatırlanacaktır'' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öztürk, konuşmasında, Petkim hakkında genel bilgi vererek, 1965 yılında serüvenine başlayan Petkim'in Türkiye'deki tek petrokimya üreticisi olduğunu dile getirdi. Şirketin, bu yıl 3,1 milyon ton üretim öngördüğünü belirten Öztürk, 2010 dahil son 3 yılda Petkim'in 170 milyon dolarlık yatırımla hem teknolojik altyapısını yukarıya çekeceğini, hem de kapasite artırımı ve çevreye yönelik yatırımlar yapacağını, bu yıl 70 milyon dolar tutarında yatırım planladığını bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öztürk, ''Şirket, kurumsal olarak sağlam, düzgün yönetilmiş. Bu anlamda büyümeye hazır, büyüme potansiyeli olan bir şirket olarak önümüzde duruyor. Türkiye pazarı çok cazip, en hızlı büyüyen pazarlardan biri, ekonomiden 2,5 kat fazla büyüyor'' diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-''AMACIMIZ RAFİNERİYİ 2014 YILI SONUNDA BİTİREBİLMEK''-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayati Öztürk, Socar&amp;amp;Turcas tarafından Aliağa'da gerçekleştirilecek rafineri projesi hakkında da bilgi verdi. Rafinerinin yıllık kapasitesinin 10 milyon ton olacağını aktaran Öztürk, bunun için 4 milyon dolar civarında yatırım planlandığını kaydetti. Öztürk, ''Bu yatırım, sadece İzmir için, Petkim için değil, Türkiye için de çok önemli'' dedi. Rafineri için temel mühendislik çalışmalarının başlayacağını, ÇED raporunun alındığını anlatan Öztürk, ''Amacımız rafineriyi 2014 yılında sonunda bitirebilmek'' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öztürk, şu görüşleri dile getirdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Petkim, petrokimya sektöründe bölgesel bir güç olmak istiyor. Hedefimiz, yüzde 26 olan pazar payımızı 2018'de yüzde 40'a çıkarmak. Bu, mevcut kapasitemizi ikiye katlamamız demek. Tabii bunun altını doldurmak gerek. Büyüme stratejimizin birinci ayağında rafineri yatırımı geliyor.''&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-2657584469635412395?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/2657584469635412395/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/petkim-bolgesel-guc-olma-yolunda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/2657584469635412395'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/2657584469635412395'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/petkim-bolgesel-guc-olma-yolunda.html' title='PETKİM bölgesel güç olma yolunda'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-1458489126150742406</id><published>2010-03-19T22:12:00.005+02:00</published><updated>2010-03-19T22:12:40.907+02:00</updated><title type='text'>Nabucco ilk gazı 2014'te akıtacak</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&amp;nbsp;Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Hazar Denizi doğalgaz kaynaklarını Türkiye üzerinden Bulgaristan- Romanya-Macaristan- Avusturya hattına taşıyacak olan Nabucco boru hattı projesinin, stratejik ve siyasi destek alan ticari bir proje olduğunu belirterek, “Bizim de siyasi desteğimiz tamdır” dedi. BOTAŞ’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen ‘Nabucco Üst Yönetim Toplantısı’nda konuşan Yıldız, projeyi yürütmek üzere oluşturulacak Nabucco National şirketini Türkiye’de kurmak istediklerini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplantının ardından konuşan Nabucco Doğalgaz Boru Hattı Projesi İcra Kurulu Başkanı Reinhard Mitschek, proje için geçen yıl Türkiye’de bir hükümetler arası anlaşma yapıldığını hatırlattı. Mitschek, bu yıl da projede önemli gelişmelerin yaşanacağını belirterek, “Nabucco’nun mühendislik çalışmalarına bu yıl başlanacak. Kaynak ve finans konularında da çalışmalar yapılacak. 2011’de projenin güney kısmında inşaat çalışmalarına başlanacak. 2014’te de ilk gaz, hattan akmış olacak” dedi.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-1458489126150742406?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/1458489126150742406/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/nabucco-ilk-gaz-2014te-aktacak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/1458489126150742406'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/1458489126150742406'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/nabucco-ilk-gaz-2014te-aktacak.html' title='Nabucco ilk gazı 2014&apos;te akıtacak'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-7258443937468909779</id><published>2010-03-19T22:12:00.002+02:00</published><updated>2010-03-19T22:12:19.558+02:00</updated><title type='text'>YDÜ öğrencileri, 7. Uluslararası Robot Günleri’ne katıldı</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Robotik Kulübü öğrencileri, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) düzenlenen 7. Uluslararası Robot Günleri’ne katıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, 11 Avrupa ülkesinin katıldığı Robot Günleri’ne, YDÜ’den de Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Rahib Abiyev’in yönetiminde çalışıp robot yapan Nurullah Akkaya, Ersin Aytaç, Burak Yılmaz, Mehmet Yiğit, Tolgahan Bahadır ve Yusuf Aydın’ın yer aldığı Robotik Kulübü öğrencileri katıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Rahib Abiyev, Bilgisayar Mühendisliği bölümünde iki yıldır robot yapma konusunda projeler üretildiğini belirterek, “Geçen yıl ön lisans bölümündeki öğrencilerimiz Türkiye Milli Eğitim Bakanlığı ile yine ODTÜ’de düzenlenen robot yarışmalarına katıldı ve yarışmalarda başarılı oldular” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yıl yine ön lisans öğrencilerinin yaptıkları araba robotlarıyla yarışmaya katıldığını ifade eden Abiyev, yarışmada çizgiyi izleyip ilerleyen araba robotları kategorisinde, 180 robot arasından ilk otuza girme başarısını gösterdiklerini ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abiyev, öğrencilerinin, farklı alanlardaki robot yarışmalarına katılabilmek için şimdiden proje çalışmalarına başladığını belirterek nisan ve mayıs aylarında düzenlenecek diğer robot yarışmalarına, yeni robotlarıyla katılacakları söyledi.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-7258443937468909779?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/7258443937468909779/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/ydu-ogrencileri-7-uluslararas-robot.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/7258443937468909779'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/7258443937468909779'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/ydu-ogrencileri-7-uluslararas-robot.html' title='YDÜ öğrencileri, 7. Uluslararası Robot Günleri’ne katıldı'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-3630283274899889251</id><published>2010-03-19T22:11:00.005+02:00</published><updated>2010-03-19T22:11:49.471+02:00</updated><title type='text'>Nabucco'da ilk kaynak 2011'de</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Avrupa'nın Gazprom'a bağımlılığını azaltacak, Türkiye'yi doğalgaz köprüsü haline getirecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye-Bulgaristan-Romanya-Macaristan-Avusturya Doğalgaz Boru Hattı Projesi'nin (Nabucco) inşaat çalışmalarına 2011'de başlanacağı belirtildi. BOTAŞ'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen ve Nabucco üyesi ülkelerin temsilcilerinin yer aldığı 'Nabucco Üst Yönetim Toplantısı'nın ardından konuşan Nabucco Doğalgaz Boru Hattı Projesi Üst Yönetici (CEO) Reinhard Mitschek, projeyle ilgili geçen sene yapılan hükümetler arası anlaşmanın ardından 2010 yılında da önemli gelişmelerin yaşanacağını söyledi. Mitschek, bu yıl mühendislik çalışmalarına başlanacağını, kaynak ve finans konularında da çalışmalar yapılacağını 2011'de projenin güney kısmında inşaatın başlayacağını, 2014'te de ilk gazın akmış olacağını bildirdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ise projenin stratejik, siyasi destek alan ticari bir proje olduğunu belirterek, "Bizim de siyasi desteğimiz tamdır." dedi.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-3630283274899889251?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/3630283274899889251/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/nabuccoda-ilk-kaynak-2011de.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/3630283274899889251'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/3630283274899889251'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/nabuccoda-ilk-kaynak-2011de.html' title='Nabucco&apos;da ilk kaynak 2011&apos;de'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-3739692384346827198</id><published>2010-03-19T22:11:00.002+02:00</published><updated>2010-03-19T22:11:21.820+02:00</updated><title type='text'>Nabucco için siyasi destek tam</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Enerji Bakanı Taner Yıldız, Nabucco Boru Hattı Projesi'ne Türkiye'nin siyasi desteğinin tam olduğuna dikkat çekerek, projenin destek anlaşmasını ay sonuna kadar imzaya açacaklarını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Nabucco Doğalgaz Boru Hattı Projesi'nin stratejik, siyasi destek alan ticari bir proje olduğunu belirterek, "Bizim de siyasi desteğimiz tamdır" dedi.&lt;br /&gt;Proje Destek Anlaşmasını (Project Support Agreement-PSA) bu ayın sonuna kadar netleştirip, imzaya açacaklarını belirten Yıldız, bu tür büyük projelerin uluslararası ilişkilerden, uluslararası siyasetten arındırılamayacak kadar büyük projeler olduğunu kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye enerji başlığını hak etti&lt;br /&gt;Nabucco'nun taraflarını bir araya getiren dünkü toplantı sonrasında açıklama yapan Yıldız, Nabucco National şirketini Türkiye'de kurmak istediklerini ifade ederek, toplantının diğer önemli gündem maddesinin de kaynak konusu olduğunu vurguladı. Yıldız, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ile enerji başlığının açılmasını çoktan hak ettiğini belirterek, Türkiye'nin AB ülkeleriyle elektrik enterkonneksiyonunun teknik açıdan hazır hale geldiğini kaydetti. Türkiye'nin Nabucco gibi ortak paydaya konabilecek bir projenin ortağı olduğuna da dikkat çeken Yıldız, "Buna AB üyelerinin kayıtsız kalmayacağını düşünüyorum" dedi. Beyrut görüşmelerine yönelik soruları da cevaplandıran Yıldız, Akdeniz'in güneyindeki ülkelerin enterkonnekte sistemlerini birbirine bağlayacak bir merkezin oluşturulmasının konuşulduğunu anlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İran ile henüz görüşme yok&lt;br /&gt;Avusturyalı OMV Yönetim Kurulu Üyesi Werner Auli, Nabucco için Azerbaycan ile görüşmelerin devam ettiğini belirterek, iki hafta önce Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in projeye olan desteğini belirttiğini vurguladı. Irak'la görüşmelerin de devam ettiğini kaydeden Auli, Türkmenistan'ın desteğine yönelik de olumlu mesajlar geldiğini dile getirdi. Auli, İran'ın ise uzun vadede bir opsiyon olarak görüldüğünü ancak henüz bir görüşme yapılmasının söz konusu olmadığını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni partnerler sevindirir&lt;br /&gt;Gazetecilerin Fransız enerji şirketi Gaz De France Suez'in projeye katılım isteğine yönelik soruları üzerine Auli, yeni partnerlerin katılımını her zaman desteklediklerini söyledi. Güney Akım ile Nabucco'nun birleştirilmesiyle ilgili olarak Auli, "Nabucco çok büyük ve ciddi bir proje olduğu için diğerleri ondan yararlanmaya çalışıyor" diye konuştu.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;Nabucco Şirketi CEO'su Reinhard Mitschek ise Nabucco projesiyle ilgili geçen yıl yapılan hükümetlerarası anlaşmanın ardından 2010'da da önemli gelişmelerin yaşanacağını söyledi. Mitschek, bu yıl mühendislik çalışmalarına, 2011'de projenin güney kısmında inşaat çalışmalarına başlanacağını söyleyerek 2014'te de ilk gazın akacağını dile getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Referans-Ajanslar, 19-03-2010 09.30 (TSİ) &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-3739692384346827198?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/3739692384346827198/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/nabucco-icin-siyasi-destek-tam.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/3739692384346827198'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/3739692384346827198'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/nabucco-icin-siyasi-destek-tam.html' title='Nabucco için siyasi destek tam'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-3854417417485107726</id><published>2010-03-19T22:10:00.002+02:00</published><updated>2010-03-19T22:10:59.671+02:00</updated><title type='text'>Deprem Tehlikesi Giderek Artıyor</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Fetullah Arık'ın Argıthanı'nda sismik boşluk olduğu ve orta büyüklükteki bir depremin tüm Konya'yı etkileyebileceği açıklaması Akşehir'de de korkuya neden oldu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yrd. Doç. Dr. Fetullah Arık, Konya’daki bir gazeteye yaptığı açıklamada Argıthanı’nda sismik boşluk olduğunu ve hala deprem olmadığını belirterek, burada meydana gelebilecek orta büyüklükteki depremin Konya'yı etkileyeceğini vurguladı. Yrd. Doç. Dr. Fetullah Arık’ın açıklamalarına göre Akşehir’e yaklaşık 15 dakika uzaklıkta olan Argıthanı’nda olabilecek bir depremin Akşehir’i de büyük oranlarda etkileyebileceğini ifade eden vatandaşlar; “Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Fetullah Arık’ın açıklaması üzerine büyük bir korku duyduk. Akşehir’in ve Argıthanı’nın büyük oranlarda etkilenebileceği olası bir depremle ilgili alabileceğimiz önlemler neler olmalı bilemiyoruz. Yetkililerin bu konuda vatandaşları ayrıntılı olarak bilgilendirmesini istiyoruz. Akşehir’de ufak bir sallantıda yerle bir olacak o kadar çok bina var. Önlem alınmazsa sonra çok geç olabilir.” dediler. Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Fetullah Arık’ın Konya’da yerel bir gazete muhabirine yaptığı açıklamalar şöyle;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FAY, PARÇALI KIRIKLI 35&amp;nbsp;&amp;nbsp; KİLOMETRE UZUNLUĞUNDA &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Elazığ’daki depremin sismik boşlukta meydana geldiğine atıfta bulunan Fetullah Arık, Konya’da da Argıthanı civarında sismik boşluk olduğuna ve burada henüz bir depremin yaşanmadığına dikkat çekti. Arık, “Orada fay, parçalı kırıklı olarak yaklaşık 35 kilometre uzunluğunda devam ediyor. Bölge içerisinde çeşitli noktalarda deprem meydana geldi ama o bölgede deprem olmadı” diye konuştu.&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ARGITHANI’NDAKİ DEPREM KONYA’YI ETKİLER&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Argıthanı bölgesinde 1900-1995 arasında orta ve küçük büyüklükte 52 deprem olurken 1970-1995 arasında ise 38 deprem meydana geldiğini hatırlatan Fetullah Arık, bölgede orta büyüklükte deprem olabileceğine işaret ederek, “Burada meydana gelebilecek depremin 50 kilometre çapında olduğunu düşünürsek Konya'yı da etkilemesi söz konusu” değerlendirmesinde bulundu. Arık, Konya’nın zeminin de çok heterojen olduğunu kaydetti.Argıthanı’nda Sismik BoşlukJeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Fetullah Arık, Argıthanı’nda sismik boşluk olduğunu ve hala deprem olmadığını belirterek, Konya’nın depreme hazırlıklı olmasını net bir şekilde vurguladı. Selçuk Üniversitesi (SÜ) Mühendislik Mimarlık Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Konya Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Fetullah Arık, geçtiğimiz günlerde Elazığ’da meydana gelen depremin Türkiye genelinde olduğu gibi Konya’da da insanlarda endişeye neden olduğuna dikkat çekti.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;ARGITHANI’NDAKİ SİSMİK BOŞLUK KONYA’YI ETKİLER &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Depremi, Türkiye gerçeği olarak yorumlayan Fetullah Arık, depreme hazırlıklı olunması gerektiğini vurguladı. Elazığ’daki depremin sismik boşlukta meydana geldiğine atıfta bulunan Arık, Konya’da da Argıthanı civarında sismik boşluk olduğunu ve burada henüz bir depremin yaşanmadığına dikkat çekti. O bölgenin Kütahya Bolkar Dağı kuşağının güney sınırını yani Akşehir –Simav Fay Sistemi’ni meydana getirdiğini aktaran Arık, “Orada fay parçalı kırıklı olarak yaklaşık 35 kilometre uzunluğunda devam ediyor. Akşehir –Simav Fay Sistemi Konya Ovası’nın içine kadar gelen bir kırık zonudur. Bölge içerisinde çeşitli noktalarda deprem meydana geldi ama o bölgede deprem olmadı. Ilgın’da 1946’da 5.5. büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiş 12 kişi hayatını kaybetmiş ve 3000’in üzerinde bina hasar görmüştü. Deprem artık bizim kaderimiz. Argıthanı bölgesinde 1900- 1995 arasında orta ve küçük büyüklükte 52 deprem olurken 1970-1995 arasında ise 38 deprem meydana gelmiştir. Argıthanı’n da, deprem olursa kaç büyüklüğünde olur?Sorusuna cevap veren Fetullah Arık; “Orta büyüklükte 4.5’in üzerinde olacağını tahmin ediyoruz” diye konuştu. Argıthanı’nda meydana gelebilecek orta büyüklükteki depremin Konya’ya etkisinin ne olacağını da örnekle ifade eden Fetullah Arık, “17 Ağustos 1999 Marmara depreminde Gölcük’te deprem oldu, Avcılar’da evler yıkıldı. Yani 200-300 kilometrelik bir çapı söz konusu. Burada meydana gelebilecek depremin 50 kilometre çapı olduğunu düşünürsek etkilemesi söz konusu” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://www.istasyongazetesi.com/istasyon/Haberler.aspx?HaberNo=9816&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-3854417417485107726?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/3854417417485107726/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/deprem-tehlikesi-giderek-artyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/3854417417485107726'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/3854417417485107726'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/deprem-tehlikesi-giderek-artyor.html' title='Deprem Tehlikesi Giderek Artıyor'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-7391375552592480426</id><published>2010-03-19T22:07:00.001+02:00</published><updated>2010-03-19T22:07:13.491+02:00</updated><title type='text'>Türkiye ile Güney Kore ticareti serbestleşecek</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye ve Güney Kore&amp;nbsp; arasında, Serbest Ticaret Anlaşma (STA) müzekarelerini 26-30 Nisan arasında başlatılacağını belirterek, "STA’yı 2010 yılı kasım ayı itibariyle sonuçlandırmak ve imzalamak konusundaki kararlılığımız tamdır" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakan Çağlayan, Kore Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Kim Jong-Hoon ve beraberindeki heyetle görüştü. Çağlayan, görüşmenin ardından yaptığı konuşmada, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 3,3 milyar dolar olduğunu belirterek, görüşmede, ikili ticaret hacminin dengeli olarak, daha fazla geliştirilmesi için görüş alış verişinde bulunduklarını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki ülkenin toplam dış ticaret hacminin 1 trilyon doları geçtiğine işaret eden Bakan Çağlayan, dolayısıyla 3,3 milyar dolarlık ticaret hacminin son derece küçük bir rakam olduğunu ve önümüzdeki 2-3 yıl içinde bu rakamı, 10 milyar dolara çıkarmak gerektiğini kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakan Çağlayan, Türkiye ve Güney Kore arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması (STA) müzakerelerinin 26-30 Nisan tarihleri arasında başlatılacağını belirterek, "Türkiye ve Güney Kore arasındaki ticari ilişkiler açısından bugün, tarihi bir gün, unutulmaması gereken bir gün" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;STA’nın, 3 ayrı müzakere şeklinde gerek Türkiye’de, gerek Güney Kore’de gerçekleştirileceğini ve ilk müzakerenin Nisan ayında, ikincisinin Haziran ve Temmuz aylarında, üçüncüsünün ise Ekim ayında gerçekleştirileceğini kaydeden Çağlayan, STA’nın Kasım ayı itibariyle sonuçlandırılması ve imzalanması konusunda kararlılığın tam olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-STA YATIRIMLARI ARTIRACAK- Bakan Çağlayan, Güney Kore ile mal ticareti konusunda yapılacak STA’nın karşılıklı yatırımları artıracağını ve ticareti geliştirecek önemli unsurlar taşıyacağını belirterek, hizmet ticareti konusunda da müzakerelerin devam edeceğini bunun da bir yıl içinde bitirilip, anlaşmasının yapılmasını hedeflediklerini kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hizmet ticareti ile ilgili STA’nın Türkiye açısından ilk olduğunu ifade eden Çağlayan, hizmet kapsamına giren bütün konularda yeni bir anlayış ve yeni bir başlangıcı da tesis edeceklerini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakan Çağlayan, Sinop’ta nükleer enerji konusunda ortak mutabakat zaptı imzalandığını hatırlatarak, "Umut ediyorum ki bu işbirliği gerek Türkiye, gerekse Türkiye dışında da geliştirilecek. Türkiye’nin nükleer enerji ve yenilenebilir enerji konusundaki kararlılığı noktasında enerji alanında çok ciddi işbirlikleri yapma imkanına sahip olacağız" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çağlayan, önümüzdeki 10 yılda Türkiye’de 120 milyar dolardan fazla enerji yatırımı yapılacağını da bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10 gün önce iki ülke arasında müteahhitlik, mühendislik, müşavirlik alanında iki ülke iş adamlarının, bir araya gelmesi konusunda bir anlaşma imzalandığını hatırlatan Çağlayan, anlaşma çerçevesinde, iki ülke müteahhitlerinin, gerek Türkiye’de, gerek Güney Kore’de gerekse üçüncü ülkelerde birlikte hareket edeceklerini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakan Çağlayan, iki ülke arasındaki yıllardır var olan savunma sanayi alanındaki işbirliğinin geliştirileceğini, gemicilik sektöründe de işbirliği yapabileceğini kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki ülkede karşılıklı olarak banka şubelerinin açılmasının ticarete katkı sağlayacağını belirten Çağlayan, turizm konusunda işbirliğimizin geliştirilmesi gerektiğini, iki ülke Eximbankları arasında ortak bir çalışmanın faydalı olacağını söyledi. Bakan Çağlayan, çalışma izni başta olmak üzere, iki ülke yatırımcıların önündeki engellerin kaldırılması için çalışacaklarını da ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güney Koreli yatırımcıları Türkiye’de davet ettiğini belirten Çağlayan, yıl ortasında Türk iş adamlarıyla birlikte Güney Kore’ye bir ziyarette bulunacağını bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-KONUK BAKAN- Konuk Bakan Kore Cumhuriyeti Ticaret Bakanı Kim Jong-Hoon da yaptığı konuşmada, görüşmenin çok verimli geçtiğini belirterek, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin dengeli bir şekilde geliştirilmesi konusunda hem fikir olduklarını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;STA konusunda mutabakata vardıklarını ifade eden Konuk Bakan, bugün gerçekleştirilen görüşmede özellikle nükleer enerji konusunun gündeme geldiğini de sözlerine ekledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://www.milliyet.com.tr/turkiye-ile-guney-kore-ticareti-serbestlesecek/ekonomi/sondakika/19.03.2010/1213648/default.htm&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-7391375552592480426?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/7391375552592480426/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/turkiye-ile-guney-kore-ticareti.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/7391375552592480426'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/7391375552592480426'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/turkiye-ile-guney-kore-ticareti.html' title='Türkiye ile Güney Kore ticareti serbestleşecek'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-2763998874276969808</id><published>2010-03-19T01:28:00.002+02:00</published><updated>2010-03-19T01:28:25.038+02:00</updated><title type='text'>Krizde 2 Milyar Dolarlık yatırım yapacak</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Doğuş Holding, bu yıl 2 milyar dolarlık yatırım yapacak. peki gündemde neler var? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rahime Baş Uçar'ın röportajı/Para Dergisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğuş Holding CEO’su Hüsnü Akhan, 2010’u büyümenin başlayacağı bir yıl olarak görüyor. Türkiye ekonomisi için yüzde 3.5-4 büyüme öngören Akhan, Doğuş’un büyüme hedefini ise yüzde 20 olarak açıklıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DOĞUŞ Holding’in gündeminde şu sıralar şüphesiz, GE (General Electric) Capital’in Garanti Bankası’ndaki yüzde 20.85 payını satma kararı var. Bu hisseleri bankanın büyük ortağı Doğuş mu yoksa dışarıdan birileri mi satın alacak? Basında bazı taliplilerin adı yayınlanıyor. Ancak somut olarak ortaya çıkmış bir isim yok...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğuş Holding CEO’su Hüsnü Akhan’ın ajandasının en önemli gündem maddesi de şüphesiz bu konu. Ancak Doğuş Holding de Garanti’den ibaret değil elbette. Temeli 1951 yılında Ayhan Şahenk tarafından atılan grup; finans, otomotiv, inşaat, turizm, medya, gayrimenkul ve enerji sektörlerinde faaliyet gösteriyor. Bünyesinde 103 şirketi var. Volkswagen’den Audi’ye, Porsche’den Seat’a 15 otomobil markasının Türkiye distribütörü konumunda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen yıl yüzde 20 büyüyen Doğuş Holding, 7.88 milyar TL ciro elde etti. Hüsnü Akhan, 28 bin çalışanı bulunan holdingin bu yıl da yüzde 20 büyüme hedeflediğini belirtiyor.&lt;br /&gt;Krize rağmen yatırımlarda frene basmayan Doğuş, şimdilerde ağırlığı enerji ve turizme vermiş durumda. Gebze’deki alışveriş merkezinin de bu yıl tamamlanıp hizmete açılması planlanıyor. Enerjideki ortak yatırımlarla birlikte grubun toplamda 2 milyar dolar civarında yatırıma imza atması bekleniyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırız bugünlerde ajandanızın ilk sırasında GE’nin Garanti Bankası hisselerini satması var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk maddesi diyemiyorum ama önemli bir madde. Şu anda bir süreç işliyor. Nasıl sonuçlanacağını bizim de kestirmemiz zor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GE yetkilileriyle bir araya gelip konuşabildiniz mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayır, henüz o noktaya gelinmedi. Biliyorsunuz, bu satış sürecinde GE, JP Morgan’ı yetkilendirdi. JP Morgan potansiyel alıcılarla temasta. Satışın blok mu yoksa parçalı şekilde mi olacağı netleşmiş değil. Bu biraz da alıcıların iştahı ve isteğine bağlı. Bu noktada Doğuş ve GE yetkileri bir araya gelecek. Sunulan opsiyonları değerlendirecekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GE’nin payını satmaya karar vermesi sizin için de sürpriz oldu mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok sürpriz olduğunu söyleyemem. Küresel kriz, her şirketin olduğu gibi GE’nin de stratejilerini gözden geçirmesine yol açtı. Anladığımız kadarıyla ana iş alanlarını finanse etmek gibi bir strateji geliştirdiler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki GE’nin hissesini satması sizin planlarınızı değiştirdi mi? Ya da değiştirecek mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim iş planlarımızı çok fazla etkileyeceğini sanmıyorum. Genel stratejimiz, bulunduğumuz alanlarda ilk üçte olmak. Krizin çok yoğun hissedildiği 2009 yılında bile yüzde 20 civarında büyüme yakaladık. Bu yıl için de yüzde 20 büyüme hedefledik. Kriz döneminde başlamış yatırımlarımızı durdurmadık. Devam eden yatırımlarımızın tamamı için orta ve uzun vadeli finansman sağlandı. Didim Marina’nın açılışını yaptık. Halen Boyabat’ta HES (hidroelektrik santrali), Gebze’de de bir alışveriş merkezi ve otel projemiz devam ediyor. İsviçre Lozan’da Porsche’nin distribütörlüğünü aldık. Geçen yıl servis istasyonları ve showroom açılışlarını yaptık. Krizi doğru yönettiğiniz, verimlilik artışına önem verdiğiniz takdirde fırsata dönüşecek noktaları değerlendirebiliyorsunuz. Nitekim geçen yılın son çeyreğinde Turkon Holding’den Port Göcek Marina ve Select Maris otelini aldık. Bir anlamda krizin etkilerini minimize eden, hatta krizden başarılı bir performansla çıkan bir yönetim sergilemiş olduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2010 yılında odaklandığınız yatırımlar ve bütçeleri nedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yıl üstünde durduğumuz yatırımlardan biri Aslancık Barajı. Bu, küçük ama bizim için önemli bir yatırım. Yılın son çeyreğinde de büyük olasılıkla Dalaman’daki marina projemize başlayacağız. Aslancık Barajı 200 milyon, Dalaman Marina ise 150 milyon dolarlık yatırım harcaması gerektiriyor. Yine bu yıl Gebze’deki alışveriş ve otel projemizi tamamlayıp eylül ayında açacağız. Gebze’deki yatırımın bu yıla yansıyacak harcaması 50 milyon dolar civarında. Gebze, Maslak’taki Doğuş Power Center ve İstinye Park’tan sonra üçüncü AVM yatırımımız olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnşaat ve gayrimenkul cephesinde neler oluyor? Kendinize yeni bir holding merkezi yapacak mısınız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yıl iki ofis binası yatırımı planladık. Maslak’ta daha önce genel merkezimiz olan binayı 22 katlı bir iş merkezine dönüştüreceğiz. Sanırım yılın ilk yarısında inşaatına başlarız. Ayazağa’daki binamızı renove edip büyüteceğiz. Sonra da holding merkezi olarak kullanacağız. Yanına Porsche için bir istasyon yapacağız. Birkaç aya kadar başlarız. 25 milyon dolarlık bütçesi var. 2011 yılı içinde taşınabileceğimizi düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bu yatırımları yaparken Türkiye ekonomisiyle ilgili beklentileriniz neler?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genel beklentimiz, 2010’un büyümenin yeniden yaşanacağı bir yıl olacağı yönünde. Geçen yıl ekonomi yüzde 5.5 küçüldü. Bizim beklentimiz, bu yıl yüzde 3.5-4 civarında bir büyüme yakalanabileceği yönünde. Bunun yarısı baz etkisinden kaynaklanıyor ama reel büyümeyi de göreceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğuş Holding’in yüzde 20 büyümeyi hedeflediğini açıkladınız. Peki bu büyüme nereden gelecek?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir defa bankanın performansının iyi olacağını ve 2009’a paralel bir gelişme göstereceğini bekliyoruz. Garanti Bankası, bu yıl 875 şubeye ulaşmayı planlıyor. Otomotivde herhangi bir teşvik unsuru olmasa dahi yüzde 10’un üzerinde büyüme bütçelenmiş durumda. Doğuş İnşaat’ın yeni aldığı projelerin devreye girmesiyle ciroda geçen yıla göre hızlı bir büyüme bekliyoruz. Doğuş İnşaat geçen yıl yaklaşık 480 milyon dolar ciro yarattı. Bu yıl 600 milyonun üzerine çıkacağını öngörüyoruz. Yeni otel (Select Maris) ve marinanın (Port Göcek) devreye girmesiyle turizmde ciro artışı olacak. NTV Spor’un karasal yayına da başlayıp ulusal kanal olması, online bahis şirketimiz Oley.com’un faaliyete geçmesi ve Türkçe Vouge’un yayın hayatına girmesi ciro artışı sağlayacak. Medyadan bu yıl 200 milyon dolara yakın ciro hedefliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birçok grubun enerjide iddialı yatırımları var. Siz neden bu kadar sessiz ve derinden gidiyorsunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğuş olarak ön planda olmaktan haz eden bir grup değiliz. Enerjide, mevcut sektörlerimizle sinerji yaratabilecek ender gruplardan biriyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enerjideki planlarınızı biraz daha detaylı anlatabilir misiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boyabat HES, 513 megavat kurulu güce sahip olacak. 1.1-1.2 milyar dolarlık bir yatırımdan bahsediyoruz. Sanırım 2012 sonunda çalışmaya başlayacak. Yine konsorsiyumla yapacağımız Aslancık Barajı var. 150 megavat kurulu güce sahip olacak bu baraj için gereken yatırım 200 milyon dolar. Bütün planlamaları yapıldı. Sanırım birkaç aya kadar başlayacak. Doğuş Grubu olarak tamamına sahip olduğumuz Artvin Barajı ve Hidroelektrik Santrali ise 322 megavat kurulu güce sahip olacak. Artvin için 750 milyon dolarlık bir yatırım öngörüyoruz. Lisanslaması yapıldı. ÇED raporu için çalışmalar devam ediyor. Tahmin ediyorum yıl sonuna doğru onun da yatırımına başlayacağız. Bir de rüzgar enerjisi üretmeyi amaçlayan 228 megavatlık proje için EPDK’ya başvurumuz var. Ege, Çanakkale ve Trakya’daki bu projelerimiz için değerlendirmeler devam ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yıl otomobil ve ağır vasıta sektöründe yeni teşvik beklentileriniz var mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen yıl 6 ayı bulan ÖTV ve KDV’nin indirimi gerçekten piyasaya olumlu etki yaptı. Hurda teşviği otomotiv sektörü için önemli bir adım olabilir. Kalıcı bir vergi düzenlemesi de otomotivde gelişmenin önünü açabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜVTURK’un ortaklarından birisiniz. Bu yıl da yeni muayene istasyonları açacak mısınız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araç muayene işlemlerinin Avrupa standartlarına getirilmesi ve sadece mal güvenliğine değil can güvenliğine de katkısının görülmesi açısından TÜVTURK başarılı oldu. Geçen yıl Türkiye genelinde 189 sabit, 76 da mobil istasyonu tamamladık. İstanbul’da ilave 2 istasyon açtık. Bazı mevcut istasyonlarımıza da hat ilave ettik. İstasyonlarda 7 kafeterya açtık. İlk etapta en az 23 kafeterya daha açmayı planlıyoruz. TT Cafe adıyla bir zincir haline geliyor. Egzoz gazı emisyon ölçümleme hizmeti vermeye başlamıştık. Şimdi de ağır vasıtaların yola elverişlilik ruhsatlarını vermeye başladık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bankacılar eleştiriyi değil övgüyü hak ediyor”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hüsnü Akhan, finans kökenli bir yönetici. Körfezbank’ta genel müdürlük yapan Akhan, Doğuş Grubu’na 1994’te katıldı. Ocak 2006 itibariyle de Doğuş Holding CEO’su oldu. Hüsnü Akhan’a, bankacılarla sanayiciler arasındaki yüksek kâr tartışmasını soruyoruz. Yorumu şöyle:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Türkiye, kar ettiği için bankaların eleştirildiği ender ülkelerden biri olsa gerek. Oysa kar eden kuruluşların övülmesi gerekir. 2009’da Türkiye, derin bir krizden en az etkilenen ülkelerden biri oldu. Bunda bankalarımızın çok sağlam performans göstermeleri ve reel sektörü taşımaları, göz ardı edilmemesi gereken bir olgu. Bu yüzden eleştirileri biraz abartılı buluyorum.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her hafta masa tenisi oynuyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hüsnü Akhan, yoğun iş temposu içinde spor yaparak dinleniyor. Sporunu ise Doğuş Power Center bünyesindeki D-Gym’de yapıyor. Yürüyüş, kardiyo ve ağırlık çalışıyor. Haftada bir kez masa tenisi oynuyor. Hem lise hem de üniversitede masa tenisi takımında oynamış. “Bu spor okuldan kalan bir alışkanlığım. Zaman zaman Ferit (Şahenk) beyle de oynuyoruz” diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koleksiyonunda 100 resim var!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hüsnü Akhan’ın en büyük hobilerinden biri resim sanatıyla ilgilenmek. 20 yıldır resim koleksiyonu yapıyor. Müzayedelere gidip, galerileri dolaşmaktan keyif alıyor. “1914-1970 aralığındaki Çallı dönemi resimlerini biriktiriyorum. Osmanlı döneminde resim eğitimi almış, cumhuriyetle bu eğitimini olgunlaştırmış ressamların eserlerini topluyorum. Koleksiyonunda 100’ün üzerinde parça var” diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hüsnü Akhan, resim koleksiyonuna kattığı eserleri ofisinde de sergiliyor. Bizim için de ressam Ahmet Uzelli’nin Salacak’tan bir İstanbul görünümünü resmettiği tablosunun önünde poz verdi...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-2763998874276969808?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/2763998874276969808/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/krizde-2-milyar-dolarlk-yatrm-yapacak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/2763998874276969808'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/2763998874276969808'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/krizde-2-milyar-dolarlk-yatrm-yapacak.html' title='Krizde 2 Milyar Dolarlık yatırım yapacak'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-1031405120124486021</id><published>2010-03-19T01:27:00.002+02:00</published><updated>2010-03-19T01:27:58.317+02:00</updated><title type='text'>Koreli işadamları Türk ürünlerinin peşinde</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Güney Koreli işadamları ile gerçekleştirdikleri 'İş Forumu' ile ikili ilişkilerde olumlu adımların atılmasını sağladı. Güney Kore - Türkiye 'İş Forumu'na ev sahipliği yapan TİM Başkanvekili İbrahim Burkay, ikili görüşmelerin çok önemli olduğunu vurgulayarak, "0 bin ihracatçı firmamızın bilgilerini onlara vereceğiz. Karşılıklı işbirliği ve ihracatın artması için çalışacağız"diye konuştu.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Güney Kore Ticaret Bakanı Kim Joong Hoon, Kore İthalatçılar Birliği (Korean Importers Association-KOIMA) Başkanı Dr. Ju-Tae Lee ve 17 kişilik iş adamı heyeti ile 'Türkiye-Güney Kore İş Forumu' gerçekleştiren TİM, yeni bir stratejik işbirliğinin kapılarını açtı. Güney Kore ile ikili ilişkilerin gelişmesinde çok önemli bir adım attıklarını aktaran TİM Başkanvekili İbrahim Burkay, KOIMA ve 17 kişilik işadamı heyetiyle hedef kitleyi yakaladıklarını söyledi. Türkiye ile Güney Kore'nin dış ticaret hacminin 3.3 milyar doları bulduğunu ve bunun yüzde 92'sinin ithalat olduğunu kaydeden Burkay, ihracatı yüzde 50 seviyesine çekerek denge oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Burkay, "hracat için potansiyel oluşturan şirketlerimiz var. Elektrik, elektronik, otomotiv iki ülke için de çok önemli. Ayrıca hizmet sektöründe, örneğin müteahhitlikte de gelişmeler bekliyoruz"diye konuştu.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Güney Kore ile STA imzalanmalı&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Güney Kore'nin AB ile serbest ticaret anlaşması (STA) imzalandığını, ancak bunun henüz onaylanmadığını hatırlatan Burkay, "u anlaşma onaylandığı zaman Güney Koreli firmaların özellikle elektrik elektronikte yüzde 14'lük bir vergi avantajı olacak. Dolayısıyla bizim de elektrik ve elektronikte ihracatımızın yüzde 78'ini AB'ye yaptığımız düşünüldüğünde bu gelişme bizim aleyhimize olacak. Oluşabilecek olumsuzlukları ortadan kaldırabilmek için bizim de Güney Koreli şirketlerle işbirliğine gitmemiz gerekecek. İşte bunun için buradayız"diyerek şöyle devam etti:&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;"B ile Güney Kore'nin yaptığı STA çok önemli. Bizim de bundan geri kalmamamız gerek. Güney Kore ile mutlaka STA yapıp bizim kendimizi koruyacağımız alanları değerlendirmeliyiz. Bununla dış ticaret dengesini oluşturup, bizim için stratejik olan Uzakdoğu, Asya ve Pasifik bölgelerinin kapılarını Güney Kore'den açabiliriz."&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Ar-Ge teşvikleri fırsat&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Türkiye'nin Ar-Ge teşvikinin çıktığını ve çok cazip hale geldiğini de vurgulayan Burkay, bunu yabancılara iyi anlatarak doğrudan yatırımın çekilebileceğinin altını çizdi. Özellikle AB, Ortadoğu ve Kuzey Afrika pazarlarına açılmak isteyen Güney Kore'nin elektrik ve elektronik alanlarında doğrudan yatırımını çekerek bu bölgelere açılımının sağlanabileceğini hatırlatan Burkay, 'İş Forumu'nda temelleri atılan işbirliğiyle hedeflerine ulaşabileceklerini kaydetti.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Güney Kore Ticaret Bakanı Kim Joong Hoon da ikili görüşmelerle en iyi fırsatları yakalamak istediklerinin altını çizerek, iki ülke firmalarının en doğru bilgileri elde ederek işbirliklerine gireceklerini söyledi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;"u kadar geliştiğinizi bilmiyorduk"&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Özellikle gıda, makine, kimya, doğaltaş alanlarıyla ilgilendiklerini ve bu alanlarda ithalat yapmak istediklerini aktaran KOIMA Başkanı Dr. Ju-Tae Lee, "ürkiye pazarının genişliğini bildiğimiz için buradayız. Önce rakamlardan ziyade dostlukların başlamasını, sonrasında da ithalat ve ihracatı artırmayı hedefliyoruz. İkili görüşmelere başlayan firmalar büyük firmalar. Dolayısıyla buradan büyük rakamların çıkmasını bekliyoruz. Biz Koreliler Türkiye'nin bu kadar gelişmiş olduğunu bilmiyorduk. Şimdi ikili görüşmeler ve ziyaretimizle Türkiye'yi daha iyi tanıyoruz"dedi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Yorum Ekle Yorum Ekle Arkadaşına Gönder Ar&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-1031405120124486021?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/1031405120124486021/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/koreli-isadamlar-turk-urunlerinin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/1031405120124486021'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/1031405120124486021'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/koreli-isadamlar-turk-urunlerinin.html' title='Koreli işadamları Türk ürünlerinin peşinde'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-1476574690585660382</id><published>2010-03-19T01:26:00.002+02:00</published><updated>2010-03-19T01:26:37.371+02:00</updated><title type='text'>Çağlayan, elektrikli araç için Temsa’ya ‘eş’ buldu, ‘bekârlık sultanlık’ yanıtı aldı</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Türkiye’yi elektrikli araç üretim merkezi yapmak için kolları sıvayan Devlet Bakanı Zafer Çağlayan’ın Londra’daki temasları sonuçsuz kaldı. Temsa Global’in CEO’su Mehmet Buldurgan, Londra’da elektrikli ticari araç üretimi yapan İngiliz Modec firmasıyla ortaklık için kendilerini bir araya getiren Çağlayan’a “Elektrikli araç üretimi için Türkiye’de yasa ve mevzuat değişikliği şart. Bu şartlarda bekârlık sultanlıktır, bizim başımızı bağlamaya çalışmayın” yanıtını verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRK işadamları heyetiyle Londra’daki temaslarını tamamlayan Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, önceki akşam önde gelen bazı İngiliz firmalarının CEO ve yöneticileri ile bir araya geldi. Görüşmede BP, TESCO, Glaxo Smith Kline, RBS gibi bazı global İngiliz şirketlerinin yöneticileri de hazır bulundu. Çilek Mobilya ile İngiliz firması C Import&amp;amp;Export arasındaki franchise anlaşmasında hazır bulunan ve ‘Kendimi nikah memuru gibi hissediyorum’ diyen Bakan Çağlayan’ın Sabancı Grubu’na bağlı Temsa Global için de sıfır emisyonlu elektrikli ticari araç üretimi yapan bir İngiliz partner adayı bulduğu ortaya çıktı.&lt;br /&gt;Nikâh memuru gibiyim&lt;br /&gt;Bakan Çağlayan, İngiliz Modec şirketinin elektrikli ticari araç üretimi için Temsa Global ile görüşmeler yaptığını belirterek şunları söyledi: “MODEC’ten Lord Jamie Borwick ile Türkiye’nin yüz akı firmalarından Temsa’yı biraraya getirdik. Görüşmeler çok taze. Daha yeni görüşmeye başladılar. Elektrikli ticari bir araçtan bahsediyoruz. Otomobilde gerek Renault Fluence gerekse Murat Günak’ın üreteceği model var. Şimdi böyle bir muhtemel ortaklık konusunda ben kendimi yine nikâh memuru gibi hissederim. İnşallah elektrikli ticari araç üretiminde de Modec ile Temsa anlaşır.”&lt;br /&gt;Temsa bu nikâha gönülsüz&lt;br /&gt;Temsa Global’in CEO’su Mehmet Buldurgan ise elektrikli ticari araç üretiminde gönüllü olmadıklarını “Bu araçların maliyeti normalin iki misli. Kanun değişiklikleri, mevzuat değişiklikleri gerekiyor. Bu anlamda bekarlık sultanlıktır. Bizim başımızı bağlamaya çalışmayın bakanım” sözleriyle ortaya koydu. Çağlayan, hükümet olarak yeni yasal düzenleme ve sorunları ortadan kaldırma için Ekonomik Koordinasyon Kurulu’nda (EKK) çalışma yapacaklarını belirterek, “Ancak netleşmiş bir şey yok. Türkiye’yi elektrikli otomobil üretim merkezi yapmak istiyoruz” dedi.&lt;br /&gt;Yatırımla düzenleme olur&lt;br /&gt;Modec firmasına anlaşma olursa Türkiye’de üretim yapma şartı getiren Çağlayan, “Zaten ben güzele güzel demem, güzel benim olmayınca” şeklindeki ifadesiyle, ciddi yatırım tekliflerinin gelmesi halinde düzenlemelerin geçirilebileceğinin sinyalini verdi. Mehmet Buldurgan ise elektrikli ticari araç üretimi konusunda Temsa Global’in bir çalışması bulunmadığını yineledi, “Herhangi bir ticari araç X fiyata üretiliyorsa, elektrikli ticari aracın üretim maliyeti 2X’e, yani iki katına geliyor. Bu anlamda ekonomik değil” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Londra’dan telefonla öğrendi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LONDRA’da ilaç, finans, haberleşme, enerji, otomotiv, perakende, madencilik, petrol, demiryolu konusunda İngiliz firmalarının temsilcileri ile görüştüklerini belirten Çağlayan, şöyle devam etti: “Göz göze ve yan yana konuşma imkanımız oldu. Bir arkadaşımızın bir sorusu üzerine Ankara’ya bağlandık ve telefonla Ak Parti Grup Başkanvekili, Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş’tan bir yasa ve düzenleme ile ilgili sorunun cevabını aldık.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayarımızda bir şirket değil&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TEMSA Global CEO’su Mehmet Buldurgan, Bakan Çağlayan’ın girişimleri ile İngiliz firma MODEC ile ilk kez görüşmeler yaptıklarını doğruladı ancak, “Modec, Temsa Global’e nispetle daha küçük bir şirket. Olsa olsa, bu araç konusunda çalışmaları Temsa Global değil, bizim ar-ge şirketimiz yapabilir” ifadelerini kullandı. TEMSA adına İngiltere’ye otobüs satmak için geldiğini vurgulayan Buldurgan, Bakanlığın daveti üzerine geldik. Modec ile ilk görüşmeler burada oldu” ifadelerini kullandı. İngiltere’ye otobüs ihracatlarının bulunduğunu bildiren Buldurgan, dünya pazarlarına da ihracat yaptıklarını hatırlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakan Çağlayan, hangi İngiliz firmalarının yöneticileriyle görüştü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DEVLET Bakanı Zafer Çağlayan’ın Londra’da kaldığı otelde, bazı İngiliz şirketlerinin yetkilileri ile yaptığı görüşme, 1.5 saate yakın sürdü. Toplantıda Türk heyetinden TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Hikmet Tanrıverdi, İpekyol ve Machka’dan Yalçın Ayaydın, TEMSA Global CEO’su Mehmet Buldurgan, Ramsey’den Remzi Gür, Ali Özmen Safa ve KKTC milletvekili Ejder Aslanbaba da katıldı. BEKO’yu temsilen Clayton Witter hazır bulundu. Toplantıya İngiltere’den Scott Wilson, BP, Perrod Ricard, European Nickel PLC, THALES, International Power, Legal&amp;amp;General, TESCO,&amp;nbsp; Countermine Technologies, MODEC Limited, Eads Astrium, The Royal Bank of Scotland (RBS) ve&amp;nbsp; Glaxo Smith Kline firmalarının temsilcileri katıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye İngiltere için 11 kişilik işadamları takımı kuruyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DEVLET Bakanı Zafer Çağlayan ve İngiliz Ticaret ve Küçük İşletmeler Bakanı Lord Mervyn Davies, Londra’da bir araya geldi, iki ülke arasındaki ticaretin geliştirilmesi için ‘yol haritası’ belirlendi. Toplantıda Çağlayan, Türk işadamlarına ekspres vize uygulamasının hayata geçirilmesini de gündeme getirdi. Çağlayan ve Davies, görüşmelerin ardından Türkiye ile İngiltere arasında Ekonomik ve Ticari Ortaklık Komitesi Anlaşması’nı (Joint Economic and Trade Commitee-JETCO) imzaladı. Bakan Çağlayan, şu açıklamayı yaptı: “Sayın Bakan Davies, bir futbol hastası. Takım oyunu için ortak mekanizma kurmakta anlaştık. Türkiye İngiltere’den işadamlarını bir araya getireceğiz. Üçüncü ülkelere yönelik birlikte hareket edeceğiz. Futbol takımı gibi 11’er kişilik temsilciler heyeti oluşturulacak. Enerji sektöründe Türkiye, 120 milyar dolarlık bir yatırım yapacak. İngiliz yatırımcılar, pasta paylaşılmadan elini çabuk tutsun. ‘İlk gelen ilk alır’ diye bir söz vardır.” İngiliz Bakan Davies ise ‘İlk gelen ilk alır’ sözüne, “Bu sözünüzü Türkiye’ye geldiğimizde hatırlatacağız ” espirisi ile karşılık verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşadamlarına otoban lazım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devlet Bakanı Zafer Çağlayan ayrıca, “Bizim güçlü şirketlerimiz var. Güçlü arabalar gibi… Görevimiz, bu arabalara güvenli otobanları, alt yapıyı sağlamak. Vize konusunda işadamlarına ‘ekspres’ uygulamasını gündeme getirdik. Turizm sektörü ve hızlı trenler konusunda da sayın bakan ile iş birlikteliğini yapabileceğimizi tespit ettik” bilgilerini paylaştı.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-1476574690585660382?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/1476574690585660382/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/caglayan-elektrikli-arac-icin-temsaya.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/1476574690585660382'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/1476574690585660382'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/caglayan-elektrikli-arac-icin-temsaya.html' title='Çağlayan, elektrikli araç için Temsa’ya ‘eş’ buldu, ‘bekârlık sultanlık’ yanıtı aldı'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-2525270541128419744</id><published>2010-03-19T01:25:00.002+02:00</published><updated>2010-03-19T01:25:50.171+02:00</updated><title type='text'>Pahalı benzin kader değil</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;strong&gt;Akaryakıt sektörünün, vergi gelirleri açısından ülkenin en  önemli sektörü haline geldiğini belirten Vergi Denetmenleri Derneği  Genel Başkanı Güleç, “Halkımızın dünyanın en pahalı benzinini kullanması  kader değil” dedi.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AZ kazanandan az, çok  kazanandan çok vergi alacak adaletli bir vergi sistemi oluşturulması  gerektiğini belirten Vergi Denetmenleri Derneği Genel Başkanı Aykut  Güleç, “Halkımızın dünyanın en pahalı benzinini kullanması kader değil”  dedi. Ülkemizde otomotiv yakıtı olarak kullanılan benzin, motorin,  otogaz LPG’nin fiyat oluşumundaki bileşkeler içinde en önemlisini  dolaylı vergiler olan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve Katma Değer  Vergisi’nin (KDV) oluşturduğunu belirten Güleç, şunları söyledi: “Söz  konusu vergilerin pompa fiyatı olarak tanımlanan nihai tüketici  fiyatlarının içindeki payı, ülkemizde büyük bir tutar teşkil etmektedir.  Benzinde pompa fiyatının yaklaşık yüzde 66’sını ÖTV ve KDV’den oluşan  dolaylı vergiler oluşturmaktadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kayıt dışılık  besleniyor&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÜLEÇ “Ülkemizde uzun yıllardır dolaylı  vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payı yüzde 70 civarında  seyretmektedir. En büyük payı akaryakıt ürünleri almaktadır. Akaryakıt  sektörü ülkemizin vergi gelirleri açısından önemli sektörü haline  gelmiştir. Dünyanın en pahalı benzinini kullanıyoruz. Düşük, sabit ve  dar gelirliler bu durumdan en çok etkilenen kesimi oluşturuyor. Girdi  maliyetleri arttığından, üretim de olumsuz etkileniyor ve kayıt dışılık  besleniyor. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-2525270541128419744?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/2525270541128419744/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/pahal-benzin-kader-degil.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/2525270541128419744'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/2525270541128419744'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/pahal-benzin-kader-degil.html' title='Pahalı benzin kader değil'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-8453648179630767895</id><published>2010-03-17T23:22:00.003+02:00</published><updated>2010-03-17T23:22:26.995+02:00</updated><title type='text'>Önümüzdeki dönemde yerli üretim artacak</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;ANKARA (ANKA)- Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Başkanı Mehmet Uysal, TPAO'nun çoğunluğu Güneydoğu Anadolu bölgesi olmaz üzere pek çok yeni saha keşfetmiş olduğunu belirterek, "önümüzdeki dönemde yerli üretimin hızlanacak" dedi.&lt;br /&gt;"9. Türkiye Uluslararası Petrol ve Gaz Konferansı"na Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. (BOTAŞ) Genel Müdürü Fazıl Şenel, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Başkanı Mehmet Uysal ve Petrol İşleri Genel Müdürü (PİGM) Erdal Gülderen katıldı.&lt;br /&gt;Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Başkanı Mehmet Uysal burada yaptığı konuşmasında, TPAO'nun çoğunluğu Güneydoğu Anadolu bölgesi olmaz üzere pek çok yeni saha keşfetmiş olduğunu belirten Uysal, verimliliği yüksek olan bu sahaların üretime başlamasıyla önümüzdeki dönemde yerli üretimin hızla artacağını kaydetti. Uysal, "Ancak bu artışla ile yerli üretimimiz 1969 yılında ulaşılan yüzde 55 gibi yüksek üretim karşılama oranına yakalayamayacaktır. TBMM'deki Türk Petrol Kanunu tasarısına eklenecek ilave teşviklerle yeni yatırımların artabileceğini belirten Uysal, bir diğer önemli hususun ise petrol ruhsatlarının bütün dünyada yapıldığı gibi uluslararası ihale yoluyla verilmesi olduğunu ifade etti. Uysal, ''Bu metot gerçek yatırımcıların önünü açarak arama ve üretim yatırımlarının artmasını sağlayacaktır. Ayrıca son yıllarda moda olan ve çantacılık olarak adlandırılan lisans pazarlama ticareti de son bulacaktır'' dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-TÜRKİYE'NİN 40 YILLIK İHTİYACINI KARŞILAR-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uysal, Türkiye'deki petrol ve doğal gaz arama çalışmaları hakkında şu bilgileri verdi:&lt;br /&gt;"Yerli şirketler ve küçük yabancı yatırımcılar için karlı olan karalardaki potansiyelin majör petrol şirketlerini Türkiye'ye çekecek büyüklükte değildir. Ancak denizlerdeki durumun bunun tersinedir. Sondaj safhasına geçilen Karadeniz'de Türkiye'nin 40 yıllık ihtiyacını karşılayacak petrol ve doğal gaz potansiyelinin var olduğunun düşünüyoruz. Bu potansiyelin yapılacak sondajlarla ispatlanması ile Türkiye petrol arama ve üretiminde özlenen yeni bir sayfa açılacaktır.Aynı çalışmalar Akdeniz'de de yürütülmektedir. Akdeniz'in de önemli bir potansiyel olduğu görülmektedir. Akdeniz'de de ortaklıklar kurarak uluslararası camiaya açılmayı planlıyoruz."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-TÜRKİYE'DEN AVRUPA'YA 100 MİLYAR METREKÜP DOĞAL GAZ TAŞINABİLECEK-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. Genel Müdürü Fazıl Şenel burada yaptığı konuşmasında, "Türkiye-Yunanistan Doğal Gaz Boru Hattı Projesi, İtalya bağlantısı, Nabucco Projesi, Arap Gazı Boru Hattı Projesi gibi projeler hayata geçirildiği takdirde 2020-2030'lu yıllarda Türkiye üzerinden Avrupa'ya 100 milyar metreküp düzeyinde doğal gaz taşınabileceğinin hesaplanmakta ve BOTAŞ olarak yaptıkları çalışmalarda bu potansiyeli göz önünde bulundurmaktayız." şeklinde konuştu. Şenel, bu projelerin adım adım gerçekleşmesi sonucu Türkiye'nin dünya enerji piyasalarındaki öneminin artacağını kaydetti.&lt;br /&gt;Şenel, "Ekonomik krizin enerji yatırımlarının tekrar gözden geçirilmesine neden olsa da küresel enerji güvenliği dünyadaki tüm ülkelerin politik gündemindeki yerini korumaya devam etmektedir. Global mali krizin enerji piyasaları üzerindeki ciddi etkileri devam ederken, doğal gaz çıkarma teknolojisindeki yenilikler ve özellikle şeyl gazı üretilmeye başlanmasının, küresel doğal gaz arzında önemli değişikliklere yol açması beklenmektedir. Bu olasılık çerçevesinde, uluslararası doğal gaz piyasasına önümüzdeki 5 yıl içinde çok farklı koşulların hakim olabileceği ortadır" diye konuştu. Şenel, ABD'ye ihraç edilmekte olan Katar, Nijerya, Cezayir ve Libya gibi ülkelerin sıvılaştırılmış doğal gazın başka pazarlara yönlendirilmesinin söz konusu olabileceğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-DOĞAL GAZ TALEP RAKAMLARINA ANCAK 3-5 YIL İÇİNDE ULAŞILABİLECEK-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Piyasadaki LNG fazlalığının yanı sıra, krizden önceki doğal gaz talep rakamlarına ancak 3-5 yıl içinde ulaşılabileceğinin tahmin edilmekte olduğunu belirten Şenel, bu gelişmelerin doğal gaz üreticilerinin konumunu daha önemli ölçüde sarsabileceğinin düşünülmek olduğunu söyledi. Al ya da öde temelindeki doğal gaz sözleşmeleri nedeniyle ithalatçı ülkelerin zarara uğrayabileceği, ancak arz bolluğunun Türkiye gibi ülkeler açısından, yapılan eski kontratları yenileme fırsatı doğurabileceği öngörülmekte olduğunu ifade eden Şenel şöyle devam etti:&lt;br /&gt;"Küresel düzeyde doğal gaz arz tablosunun değişmeye başlamasına rağmen, petrol ve gazın global enerji piyasasındaki hakimiyetinin devam edeceği beklentisi nedeniyle, ülkelerce, enerji güvenliğini sağlama risklerini azaltan, ekonomik açıdan uygun taşıma güzergahlarının geliştirilmesi ve coğrafi kaynaklarının çeşitlendirilmesi yönünde aktif politikalar takip edilmeye devam etmektedir."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-PİGM, HAZİNEYE KENDİ BÜTÇESİNİN 39 KATINI KAZINDIRDI-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Petrol İşleri Genel Müdürü Erdal Gülderen, Türkiye'deki petrol arama çalışmaları hakkında bilgi vererek, bunun Türkiye ekonomisine sağladığı yarar hakkında şu sözleri söyledi: "Petrol İşleri Genel Müdürlüğü 2009 yılında arama ve üretim şirketlerinden 2010 milyon TL devlet hissesi, 1.8 milyon TL ise harçlar ve teminatlardan olmak üzere toplam 211.8 milyon TL doğrudan Hazine'ye kazandırmış olup, bu meblağ 2009 yılı bütçesinin 5.4 milyon TL olan Petrol Ofisleri Genel Müdürlüğünün bütçesinin 39 katıdır."(ANKA)&lt;br /&gt;(EBR/ÖMR)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-8453648179630767895?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/8453648179630767895/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/onumuzdeki-donemde-yerli-uretim-artacak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/8453648179630767895'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/8453648179630767895'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/onumuzdeki-donemde-yerli-uretim-artacak.html' title='Önümüzdeki dönemde yerli üretim artacak'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-529572243193076314</id><published>2010-03-17T23:22:00.000+02:00</published><updated>2010-03-17T23:22:03.582+02:00</updated><title type='text'>Karadeniz’de Türkiye’nin 40 yıllık ihtiyacını karşılayacak petrol var</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Genel Müdürü Mehmet Uysal, Karadeniz’de Türkiye’nin 40 yıllık ihtiyacını karşılayacak petrol ve doğal gaz potansiyelinin var olduğunu düşündüklerini bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ITE Group Türkiye Ofisi, Türkiye Petrol Jeologları Derneği ile Jeofizik Mühendisleri Odası’nın ortak organizatörlüğünde düzenlenen 9. Türkiye Uluslararası Petrol ve Gaz Konferansı ve Sergisi (TUROGE 2010) Ankara Sheraton Otelinde gerçekleştirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konferansın açılışında konuşan Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Genel Müdürü Mehmet Uysal, Türkiye’de ilk petrol faaliyetlerine 1934 yılında devlet tarafından Maden Tetkik Arama Enstitüsü’nün kurulmasıyla başlandığını, 1954 yılından sonra da özel sektörün dahil olduğunu kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Petrol arama faaliyetlerinin zaman zaman hız kazandığını, zaman zaman da yok denilecek kadar azaldığını anlatan Uysal, 1990’lı yıllarda sürekli gerileyen petrol arama faaliyetlerinin 2002 yılından itibaren yeniden hız kazandığını ve pek çok yeni sahanın da keşfedildiğini bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TPAO’nun son 3 yıl içinde, çoğunluğu Güneydoğu Anadolu Bölgesinde olmak üzere birçok yeni saha keşfettiğini vurgulayan Mehmet Uysal, verimliliği yüksek olan bu sahaların üretime başlaması ile önümüzdeki dönemde yerli üretimin hızla artacağını ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TBMM’deki Türk Petrol Kanunu tasarısına eklenecek ilave teşviklerle yeni yatırımların artacağını düşündüğünü belirten TPAO Genel Müdürü, ülke menfaatleri açısından gerekli olan bir diğer düzenlemenin ise petrol ruhsatlarının bütün dünyada yapıldığı gibi uluslararası ihale yoluyla verilmesi olduğunu dile getirdi. Uysal, “Bu metot gerçek yatırımcıların önünü açarak arama ve üretim yatırımlarının artmasını sağlayacaktır.&amp;nbsp; Ayrıca son yıllarda moda olan ve çantacılık olarak adlandırılan lisans pazarlama ticareti de son bulacaktır” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KARADENİZ’DEKİ BÜYÜK POTANSİYEL&lt;br /&gt;Türkiye’deki petrol ve doğal gaz arama çalışmaları hakkında bilgi veren Uysal, yerli şirketler ve küçük yabancı yatırımcılar için karlı olan karalardaki potansiyelin majör petrol şirketlerini Türkiye’ye çekecek büyüklükte olmadığını, ancak denizlerdeki durumun bunun tersi olduğunu kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TPAO Genel Müdürü, sondaj safhasına geçilen Karadeniz’de Türkiye’nin 40 yıllık ihtiyacını karşılayacak petrol ve doğal gaz potansiyelinin var olduğunun düşünüldüğünü belirtirken, “Bu potansiyelin yapılacak sondajlarla ispatlanması ile Türkiye petrol arama ve üretiminde özlenen yeni bir sayfa açılacaktır” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karadeniz’e benzer çalışmaların Akdeniz’de de yürütüldüğünü dile getiren Uysal, Akdeniz’in de önemli bir potansiyele sahip olduğunu düşündüklerini ve Karadeniz’de yapıldığ4ı gibi Akdeniz’de de ortaklıklar kurarak uluslararası camiaya açılmayı planladıklarını bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE’DEKİ ŞEYL GAZI POTANSİYELİSon yıllarda klasik hidrokarbon arama ve üretim metotlarında ciddi değişiklikler olduğunu, kömür gazı, şeyl gazı (organik malzeme yönünden zengin tortulu kayalar) ve ziftli kumların da çok büyük üretim imkanları sunduğunu anlatan Mehmet Uysal, ABD’nin 100 yıllık doğal gaz ihtiyacını şeyl gazlarından sağlamış olduğunun rapor edildiğini, Türkiye’nin de şeyl gazları bakımından ciddi bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BOTAŞ GENEL MÜDÜRÜ ŞENEL&lt;br /&gt;Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. (BOTAŞ) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Fazıl Şenel de yaptığı konuşmada, küresel ekonomik krizden önceki doğal gaz talep rakamlarının ancak 3-5 yıl içinde ulaşılabileceğinin tahmin edildiğini, bu gelişmelerin de doğal gaz üreticilerinin konumunu önemli ölçüde sarsabileceğinin düşünüldüğünü bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fazıl Şenel, tüm dünyayı etkisi altına alan mali kriz, enerji yatırımlarının tekrar gözden geçirilmesine neden olsa da küresel enerji güvenliğinin dünyadaki tüm ülkelerin politik gündemindeki yerini korumaya devam ettiğini ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Global mali krizin enerji piyasaları üzerindeki ciddi etkileri devam ederken, doğal gaz çıkarma teknolojisindeki yenilikler ve özellikle “şeyl gazı” üretilmeye başlanmasının, küresel doğal gaz arzında önemli değişikliklere yol açmasının beklendiğini kaydeden Şenel, bu olasılık çerçevesinde, uluslararası doğal gaz piyasasına önümüzdeki 5 yıl içinde çok farklı koşulların hakim olabileceğinin ortada olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD’ye ihraç edilmekte olan Katar, Nijerya, Cezayir ve Libya gibi ülkelerin sıvılaştırılmış doğal gazı başka pazarlara yönlendirilmesinin de söz konusu olabileceğini kaydeden Şenel, şöyle konuştu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Piyasadaki LNG fazlalığının yanı sıra, krizden önceki doğal gaz talep rakamlarına ancak 3-5 yıl içinde ulaşılabileceği tahmin edilmekte ve bu gelişmelerin doğal gaz üreticilerinin konumunu önemli ölçüde sarsabileceğinin düşünülmektedir. Al ya da öde temelindeki doğal gaz sözleşmeleri nedeniyle ithalatçı ülkelerin zarara uğrayabileceği, ancak arz bolluğunun Türkiye gibi ülkeler açısından, yapılan eski kontratları yenileme fırsatı doğurabileceği öngörülmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küresel düzeyde doğal gaz arz tablosunun değişmeye başlamasına rağmen, petrol ve gazın global enerji piyasasındaki hakimiyetinin devam edeceği beklentisi nedeniyle, ülkelerce, enerji güvenliğini sağlama risklerini azaltan, ekonomik açıdan uygun taşıma güzergahlarının geliştirilmesi ve coğrafi kaynaklarının çeşitlendirilmesi yönünde aktif politikalar takip edilmeye devam etmektedir.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE ÜZERİNDEN AVRUPA’YA 100 MİYAR METREKÜP GAZ TAŞINABİLİR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuşmasında Türkiye’nin de geçiş ülkesi olarak içinde bulunduğu uluslararası projeler konusunda bilgi veren Şenel, Türkiye üzerinden başlayarak Bulgaristan, Romanya ve Macaristan üzerinden Avusturya’ya ulaşması planlanan Nabucco Doğal Gaz Boru Hattı Projesinin de Avrupa ülkeleri açısından çok önemli olduğunu dile getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söz konusu projenin hayata geçirilmesi durumunda ilk etapta 31 milyar metreküplük gazın Avrupa’ya iletileceğini belirten Şenel, geçmişte yaşanan Ukrayna-Rusya Federasyonu ihtilafının, Nabucco Projesi’nin hayata geçirilmesi konusunun üretici, tüketici ve transit ülkeler dahil olmak üzere bütün ilgili ülkeler için ne denli hayatı bir anlam taşıdığının bir kez daha kanıtladığını kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şenel, Türkiye-Yunanistan Doğal Gaz Boru Hattı Projesi, İtalya bağlantısı, Nabucco Projesi, Arap Gazı Boru Hattı Projesi gibi projeler hayata geçirildiği takdirde 2020-2030’lu yıllarda Türkiye üzerinden Avrupa’ya 100 milyar metreküp düzeyinde doğal gaz taşınabileceğinin hesaplandığını ve BOTAŞ olarak yaptıkları çalışmalarda bu potansiyeli göz önünde bulunduklarını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DİĞER KONUŞMACILAR&lt;br /&gt;Petrol İşleri Genel Müdürü Erdal Gülderen de Türkiye’deki petrol arama çalışmaları hakkında bilgi verdi. Türkiye’de 2002 yılında dördü yerli 17’si yabancı sermaye olmak üzere toplam 21 şirketin faaliyet gösterdiğini belirten Gülderen, geçen yıl ise şirket sayısının 24’ü yabancı, 24’ü yerli olmak üzere 48’e ulaştığını kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;415 adet arama ruhsatının yüzde 36’sının TPAO’da, diğerlerinin ise özel şirketlerin uhdesinde bulunduğunu belirten Gülderen, “2002’de sadece 35 adet kuyu açılmışken, 2009’da 101 arama, 41 üretim olmak üzere toplam 143 kuyu açılmış ve bir rekora imza atılmıştır” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gülderen, bugüne kadar açılan kuyu adedinin yetersizliği gibi kriterler dikkate alındığı zaman Türkiye’nin petrol aramaları yönünden bakir olduğu ve yapılacak yatırımlar yönünden cazip olduğunu bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye Petrol Jeologları Derneği Başkanı İsmail Bahtiyar ise Türkiye’nin petrol zengini bir ülke olmamakla birlikte kara ve denizlerinde petrol, doğal gaz arama faaliyetleri bakımından cazibesini koruduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Jeofizik Mühendisleri Odası Başkanı Şevket Demirbaş, hava, su ve beslenmeden sonra insanların en önemli ihtiyacının beslenme olduğunu söyledi.&amp;nbsp; Petrol ve doğal gaz kaynaklarının sonsuz olmadığını ve bir gün mutlaka tükeneceğine dikkat çeken Demirbaş, bu nedenle bu enerji türlerinin çok dikkatli ve titiz kullanılması gerektiğini kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turkmenneft Yönetim Kurulu Başkanı Annakuly Deryaev de Türkmenistan’ın petrol ve doğal gaz rezevleri bakımından dünyanın en zengin kaynaklarına sahip olduğunu, halkın da bu enerji kaynakları ürünlerini ücretsiz kullandığını dile getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkmenistan’da söz konusu kaynakların aranması ve üretilmesi konusunda “açık kapı” politikası uygulandığını ve uluslararası işbirliğine önem verildiğini anlatan Deryaev, ülkesinin Almanya’dan Malezya’ya, ABD, İngiltere, Japonya ve Çin’e kadar bir çok ülke ile yakın işbirliği yaptığını bildirdi.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-529572243193076314?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/529572243193076314/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/karadenizde-turkiyenin-40-yllk-ihtiyacn.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/529572243193076314'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/529572243193076314'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/karadenizde-turkiyenin-40-yllk-ihtiyacn.html' title='Karadeniz’de Türkiye’nin 40 yıllık ihtiyacını karşılayacak petrol var'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-1937956761922580119</id><published>2010-03-17T23:20:00.005+02:00</published><updated>2010-03-17T23:20:47.436+02:00</updated><title type='text'>Derindeniz Şampiyonu siyasete takılmasın</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Enerji Bakanı Yıldız, ABD’li Exxon Mobil’in ‘Derindeniz Şampiyonu’ gemisiyle Karadeniz’de petrol arama hazırlığında olduğunu hatırlatarak, bu projenin olumsuz bir tavra takılacağına inanmadığını ancak ABD’deki sözde Ermeni soykırımı kararının da mutlaka düzeltilmesi gerektiğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SERKAN ARMAN Ankara&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, “ABD’nin sözde Ermeni soykırımıyla ilgili olumlu bir nokta yakalayacağını ümit ediyorum. Karadeniz’de Exxon Mobil ve Petrobras’ın önemli projeleri var. Bu projenin, dışarıdan olumsuz bir tavra takılacağına inanmıyorum. İşlerimize devam edeceğiz. Ama bu yanlışlığın da mutlaka düzeleceğine inanıyorum” dedi.&lt;br /&gt;9. Türkiye Uluslararası Petrol ve Gaz Konferansı’na (TUROGE 2010), 1915 Ermeni olaylarının bazı ülkelerde soykırım olarak tanınmasının yarattığı gerginlik damgasını vurdu. Konferans öncesi bir açıklama yapan Yıldız, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ABD‘de yapılacak nükleer zirveye katılıp katılmama konusunda kesinleşmiş bir durumunun olmadığını, ABD ile ilgili gelişmelerin izleneceğini, bu durumun Başbakan’ın programıyla alakalı olduğunu söyledi. ABD’li Exxon Mobil ise konferans sırasında Karadeniz’de petrol aramak için yaptırdığı Deepwater Champion (Derindeniz Şampiyonu) isimli sondaj gemisinin göreve hemen hemen hazır olduğunu duyurdu.&lt;br /&gt;Yıldız, TUROGE 2010’daki konuşmasında da enerji konusundaki büyük projelerin siyasetten ve uluslararası ilişkilerden arındırılamadığını kaydetti. Bu projeler konuşulurken, yaşanan siyasi gelişmelerin reel sektör üzerinde bir yük oluşturduğunu kaydeden Yıldız, “Enerji sektörü bu yükü taşımamalı” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yumurtalık yenilenecek&lt;br /&gt;Yıldız, Kerkük - Yumurtalık Boru Hattı anlaşmasının bittiğini belirterek, bunu 15 - 20 yıllık bir anlaşmayla yenileceklerini kaydetti. Güney Akım projesinin Nabucco projesiyle birleştirilebileceğine dönük görüşe nasıl baktıkları sorusu üzerine Bakan Yıldız, Nabucco ile ilgili hususlarda hem Türkiye’nin, hem de ortakların bir arada karar vermesi gerektiğini vurguladı. Yıldız, Türkiye’nin stratejik açılım yapmak açısından, bütün bu değerlendirmelere kapalı olmadığını da söyledi. Bakan Yıldız 2008’de Türkiye’nin 48 milyar dolarla ithalatının yüzde 25’inin enerji olduğunu bu rakamın geçen sene ise 28 - 29 milyar dolarla ithalatın yüzde 20’sini oluşturduğunu belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk kuyu 2011’de 2200 metrede açılacak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Exxon Mobil Türkiye Genel Müdürü Drew Goodbread, “Derin denizlerde sondaj yapabilecek gemimiz Deepwater Champion ile Karadeniz’de ilk kuyuyu 2011’in ilk yarısında açmayı planlıyoruz” dedi. Güney Kore’de inşa edilen 220 mürettabatlı geminin Türkiye’ye özel üretildiğini belirten Goodbread, Sinop açıklarında araştırma yapacak Deepwater Champion’ın Boğaz’da iki köprünün altından geçebilmesi için sondaj kulelerinin sökülebilir şekilde üretildiğini anlattı. Goodbread şunları söyledi:&lt;br /&gt;“ABD Kongresi’nde konuşulanlar buradaki Amerikan şirketleri için pek yapıcı olmadı. Biz özel bir şirketiz. Hükümette olan bitene karışamıyoruz. Bu işin hükümetlerimiz arasında halledileceği konusunda ümitliyiz. Hazırlıklarımızı yapıyoruz. Deniz tabanını inceliyoruz. Çevre şartlarını değerlendiriyoruz. Henüz haritalandırma sürecini bitirmedik. 2010 sonunda Petrobras’la Karadeniz’de diğer çalışmamızın sonuçları da bize ışık tutmaya başlayacak. Hiçbir şey bulamama riskimiz de var. Burası hiç denenmemiş bir bölge. Çalışacağımız yer 2200 metrede derinlikte. 10 sene önce bu derinlikleri delecek teknoloji yoktu. Karadeniz çok bakir bir alan. Romanya kıyılarıyla da ilgileniyoruz.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Aramada bakiriz kârlılıkta cazibiz’&lt;br /&gt;Türkiye’nin en son enerji rakamlarını açıklayan Petrol İlişkileri Genel Müdürlüğü (PİGM) Genel Müdürü Erdal Gülderen şu bilgileri verdi:&lt;br /&gt;-2009’da petrolün yüzde 92’sini ve doğalgazın da yüzde 98’ini ithal ettik. &lt;br /&gt;- 1934’den bu yana Türkiye’de 3727 kuyu açıldı. Son 8 yılda 747 kuyu açılırken bunların 142’sinden petrol, 194’ünden doğalgaz çıktı. 247’si kuru kuyu ve 21’i de değerlendiriliyor.&lt;br /&gt;- 2002’de 4 yerli, 17 yabancı firma Türkiye’de petrol - doğalgaz arama ve üretimi yaparken 2009’da bu rakam 24 yerli, 24 yabancı firmaya çıktı. &lt;br /&gt;- 2009 yılında 2.4 milyon ton ham petrol ürettik. 1044 kuyudan günde 45 bin 500 varil petrol çıktı. Bunun yüzde 69’unu TPAO, kalanını özel sektör üretti. Türkiye’nin şu anda kalan kullanılabilir rezervi 39.3 milyon ton. Bu da 16 aylık tüketimimize yetiyor. &lt;br /&gt;- 2009’da 729 milyon metreküp doğalgaz ürettik. Bu da ihtiyacımızın yüzde 2’sine yetti. Bunun yüzde 19’unu TPAO, yüzde 81’ini özel sektör çıkardı. Kalan rezervimiz 6.2 milyar metreküp gözüküyor. Bu da bize ancak 2 ay yeter. &lt;br /&gt;- Türkiye’de arama ve üretime 2002’de 100 milyon dolar, 2009’da 7 kat artışla 716 milyon dolar yatırım yapıldı. Bunun yarıya yakını TPAO, diğer yarısı da özel sektörden geldi. 2010’da yatırımın 1.3 milyar dolar olmasını bekliyoruz. &lt;br /&gt;- Türkiye’de karanın yüzde 20’si, denizlerin yüzde 1’i arandı. Bir şirket, petrol bulursa 1000 varil ham petrolden, petrolün 80 dolar civarında seyrettiğini düşünürsek, vergi sonrası 34 bin dolar kâr ediyor. Devlet ise 26 bin dolar alıyor. Türkiye petrol aramak için bakir ve kârlılık açısından çok cazip.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Kriz varken eski kontratları yenileyelim’&lt;br /&gt;BOTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Fazıl Şenel, küresel krizden önceki doğalgaz talep rakamlarına ancak 3-5 yılda ulaşılabileceğinin tahmin edildiğini, bu gelişmelerin de doğalgaz üreticilerinin konumunu önemli ölçüde sarsabileceğini söyledi. Şenel şöyle devam etti:&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;“Kriz öncesi fiyatlara 3 - 5 yıldan önce dönülmez. ABD’deki yeni doğalgaz kaynakları nedeniyle Katar, Nijerya va Libya gibi ülkelerin sıvı doğalgazı başka piyasalara yönelebilir. Al ya da öde temelindeki doğalgaz sözleşmeleri nedeniyle ithalatçı ülkelerin zarara uğrayabileceği, ancak arz bolluğunun Türkiye gibi ülkeler açısından, yapılan eski kontratları yenileme fırsatı doğurabileceği öngörülüyor.” &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-1937956761922580119?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/1937956761922580119/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/derindeniz-sampiyonu-siyasete-taklmasn.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/1937956761922580119'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/1937956761922580119'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/derindeniz-sampiyonu-siyasete-taklmasn.html' title='Derindeniz Şampiyonu siyasete takılmasın'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-3292715946499877557</id><published>2010-03-17T23:20:00.002+02:00</published><updated>2010-03-17T23:20:10.511+02:00</updated><title type='text'>Newsweek Rusya'nın yorumu: "Güney Akım projesi pratikte mezara gömüldü"</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Gazprom’un stratejik ortağı İtalyan ENİ’nin CEO’su Paolo Scaroni’den gelen “Nabucco ve Güney Akım projeleri birleştirilsin”&amp;nbsp; önerisi yankı yaratmaya devam ediyor. Newsweek dergisinin Rusya verisyonu, bu konuya geniş yer ayırdığı haberinde “Güney Akım projesi pratikte mezara gömüldü. Gazprom Avrupa gaz pazarında kontrolü kaybediyor” başlığını kullandı. Dergiye konuşan Gazprom’dan bir kaynak, Scaroni’nin teklifini&amp;nbsp; “ihanet” diye niteledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce RİA Novosti’ye konuşan bazı Gazprom kaynakları da, Scaroni’nin tutumunun yapıcı olmadığını ve o ENİ’nin başında olduğu sürece Güney Akım’da mesafe alınamayacağını söylemişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Newsweek, Güney Akım’ın ekonomik bakış açısından doğru bir proje olmadığını, Nabucco’dan daha pahalı olduğunu, ama tıpkı Kuzey Akım gibi Putin için son derece önemli olduğunu vurguladı. Diğer yandan Rusya’nın onayı olmadan Hazar Denizi’nden Türkiye’ye&amp;nbsp; boru döşenemeyeceğinden Türkmen gazı için Nabucco’da ilerleme sağlanamadığı belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derginin konuştuğu uzmanlar, azalan talep üzerine Gazprom’un Avrupalı büyük alıcılara yüzde 25’i bulan fiyat indirimleri yaptığını, ayrıca özellikle ABD’nin kömür ve diğer tortulu şist gibi madenlerden üretilen alternatif gaz ile Gazprom’un işini zorlaştıracağını vurguladılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada bazı uzmanlar da, Avrupa için Güney Akım yerine Ukrayna’nın mevcut boru hatlarının yenilenmesinin daha mantıklı bir yol olduğuynu savunuyor. Newsweek’e göre Moskova’da kimileri de, sırf Rusya’daki gaz boru hatları lobisinin, projenin gerçekleşmesini kendilerine iş yaratmak için istediklerini ve lobi yaptıklarını düşünüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan dün Aşkabat'ta Türkmen lider Berdimuhammedov ile görüşen Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, "Türkmenistan'ın Rusya'ya her zaman yetecek gazı olacak. Bunu bana bizzat Türkmen lider söyledi" dedi. Lavrov, Nabucco ve Güney Akım'ın birleştirilmesi konusunda ise, "Nabucco bizim ilgi alanımızda değil" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;17.3.2010 &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-3292715946499877557?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/3292715946499877557/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/newsweek-rusyann-yorumu-guney-akm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/3292715946499877557'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/3292715946499877557'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/newsweek-rusyann-yorumu-guney-akm.html' title='Newsweek Rusya&apos;nın yorumu: &quot;Güney Akım projesi pratikte mezara gömüldü&quot;'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-112583478279613957</id><published>2010-03-17T23:19:00.002+02:00</published><updated>2010-03-17T23:19:52.050+02:00</updated><title type='text'>Nabucco'ya Ne Oldu</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Binyılın enerji projesi iddiasıyla yola çıkan Nabucco’da arz sıkıntısı yaşanıyor. Orta Asya petrollerini Avrupa’ya ulaştırma hedefiyle hazırlanan projeye gaz arayışı sürüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nabucco projesi için imza altına alınan Hükümetler arası anlaşmalar, taraf ülkelerin Meclis’lerinde de onaylandı ancak, projenin büyük bir sorunu var!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa’nın yıllık 31 milyar metreküplük gaz ihtiyacını gidermek amacıyla başlayan projenin hâlâ gazı yok! Önce Azeri gazı bu projeden Avrupa’ya dağıtılacak denilmişti. Ancak bu beklenti hayalden öteye gitmedi. Şahdeniz-2 arama sahasından çıkacak gaza göz diken çevreler, buna AKP iktidarı da dahil, hayalkırıklığı yaşadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Azerbaycan Şahdeniz-2’den çıkardığı gazı Rusya’ya verme kararı aldı. Bu kararda, AKP iktidarının Ermenistan’la imzaladığı protokollerin önemli etkisi oldu. Azerbaycan’ın Nabucco’ya bundan sonra gaz sağlayıp sağlamayacağıysa hâlâ belirsiz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle olunca da Nabucco’nun mimarları yeni kaynak arayışına girdiler. Bu ülkeler şimdi, gözlerini Orta Asya’daki diğer doğalgaz kaynaklarına çevirdiler. Ancak, o kaynaklar için de durum pek iç açıcı değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nabucco’ya en büyük gaz tedarikçisi adaylarından biri Türkmenistan. Ankara’da 9’uncusu gerçekleşen Petrol ve Gaz konferansında söz alan Türkmen yarı resmi strateji kuruluşu Antares’in direktörü Najia Badykova, Türkmen hükümetinin İran üzerinden Nabucco’ya verilmesi şartıyla gaz tedarikine göz kırptığını söyledi. Ancak Nabucco’ya 3 milyar Avro ek yük getireceği düşünülen bu alternatif kaynak, Nabucco ortaklarına pek de makul gelmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ukrayna da, Nabucco’ya ulaştırılacak gazın kendi ülkeleri üzerinden geçmesini istiyor. Aynı konferansta konuşan Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Sergiy Korsunsky, ülkesindeki doğalgaz boru hattı altyapısının Nabucco başta olmak üzere tüm projelere entegre edilebileceğini savundu. Ancak, bu hattı dolduracak büyüklükte bir doğalgaz kaynağı gösteremediğinden her şey ortada kalıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özetle, Nabucco’da bir arpa boyu yol alınmış görünmüyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-112583478279613957?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/112583478279613957/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/nabuccoya-ne-oldu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/112583478279613957'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/112583478279613957'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/nabuccoya-ne-oldu.html' title='Nabucco&apos;ya Ne Oldu'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-2869981578338608734</id><published>2010-03-17T23:19:00.000+02:00</published><updated>2010-03-17T23:19:17.840+02:00</updated><title type='text'>Ukrayna: Nabucco projesinde en çok kazanan ülke Türkiye olacak</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Dr. Sergiy Korsunsky, Nabucco Projesi olarak bilinen&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;Türkiye-Bulgaristan-Romanya-Macaristan-Avusturya Doğal Gaz Boru Hattı Projesinde en çok kazanan ülkenin Türkiye olacağını söyledi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;ITE Group Türkiye Ofisi, Türkiye Petrol Jeologları Derneği ve Jeofizik Mühendisleri Odası tarafından Ankara Sheraton Otelinde düzenlenen, 9. Türkiye Uluslararası Petrol ve Gaz Konferansının “Bölgede Enerji Güvenliği: Jeopolitika ve Uluslararası Projeler” oturumunda konuşan Korsunsky, ABD’nin şeyl gazı (organik malzeme yönünden zengin tortulu kayalardan elde edilen gaz) nedeniyle doğal gaz üretiminde Rusya’nın önüne geçtiğini kaydetti.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Ekonomik kriz nedeniyle Avrupa ülkelerinin Rusya’dan temin ettiği gazı azalttığını, bu durumun da Rus Gazprom’un maddi kayıplara uğramasına neden olduğunu anlatan Korsunsky, bunun Gazprom açısından çok önemli bir olay olduğunu dile getirdi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Türkiye’nin de yer aldığı Nabucco Projesi hakkında değerlendirmelerde bulunan Büyükelçi Korsunsky, Avrupa’nın 2020 yılına kadar yıllık 150 milyar metreküp ek doğal gaza ihtiyacı bulunduğu, bu açıdan da söz konusu projenin önemli olduğunu söyledi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Nabucco Projesinde en önemli sorunun boruyu dolduracak gazın nereden temin edileceği konusu olduğunu dile getiren Büyükelçi, Azerbaycanda şu anda çıkan gaz miktarının söz konusu proje için yeterli olmadığına dikkat çekti.&amp;nbsp; Sergiy Korsunsky, doğal gaz taşımacılığında Avrupa’nın ve Rusya’nın Ukrayna sistemine ihtiyacı bulunduğunu da vurguladı.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Doğal gaz ihtiyacının karşılanması için Avrupa ülkelerinin Katar ve Yemen gibi ülkelerden LNG tedariki, şeyl gazı üretme yöntemlerine geçilmesi konusunda çalışmalar da yaptığını ifade eden Korsunsky, şeyl gazı konusunda yapılan çalışmaların doğal gaz fiyatlarının inmesini sağladığını bildirdi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Korsunsky, Türkiye’nin gaz ihtiyacı ve transit geçit ülkesi olma isteği göz önüne alındığını söz konusu projeden en çok kazanan ülkenin Türkiye olacağını kaydetti.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;NABUCCO’DA KURULUM 2011’DE BAŞLAYACAK&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Nabucco Gaz Pipeline International GmbH İletişim ve Halkla İlişkiler&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;Direktörü Christian Dolezal ise Nabucco Projesi için hükümetlerarası anlaşmanın ilgili ülke temsilcilerinin katılımıyla geçen sene Ankara’da imzalandığını hatırlattı. Hükümetlerarası imzalanan anlaşmanın aslında bir “antlaşma” olduğunu söyleyen Dolezal, “Çünkü antlaşmanın meclislerden geçmesi gerekir. Bu proje tam bir siyasi destek aldı” dedi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Söz konusu anlaşmanın ardından finansman görüşmelerinin tamamlandığını, hissedarlıkla ilgili anlaşmaların yapıldığını belirten Dolezal, bu yıl ve önümüzdeki yıl da projeyle ilgili önemli gelişmelerin yaşanacağını söyledi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Nabucco Projesinin kurulumuna 2011’de başlanacağı, 2014 yılında işletmeye alınacağını, 2020 yılına kadar da kapasite artırımıyla ilgili çalışmaların yapılacağını anlatan Dolezal, projenin geçerlilik süresinin ise 50 yıl olduğunu kaydetti.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Nabucco Projesi için toplam yatırımın 8 milyar avro olarak planlandığını ifade eden Christian Dolezal, söz konusu miktarın 4,5 milyar avrosunun Türkiye’de yapılacak yatırımları içerdiğini bildirdi. Yine Türkiye tarafından yapılacak çalışmalar için 2 milyon tonluk çelik ihtiyacının söz konusu olduğuna işaret eden Dolezal, “Bunun Türkiye ekonomisinin canlanması ve istihdam açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Nabucco boru hattını dolduracak doğal gazın Azerbaycan, Irak ve Türkmenistan’dan temin edilmesinin planlandığını hatırlatan Dolezal, söz konusu projenin Ortadoğu ve Hazar başta bölgede başka yatırımların tetiklenmesi açısından da önem taşıdığını vurguladı.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Oturumda konuşan GDF SUEZ İran ve Hazar Bölgesinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Philippe Hochart da yaşanan küresel ekonomik krizin ardından Avrupa ülkelerinde doğal gaz kullanımının yüzde 6 düzeyinde azalma gösterdiğini ve 2003 seviyelerine indiğini kaydetti.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-2869981578338608734?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/2869981578338608734/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/ukrayna-nabucco-projesinde-en-cok.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/2869981578338608734'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/2869981578338608734'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/ukrayna-nabucco-projesinde-en-cok.html' title='Ukrayna: Nabucco projesinde en çok kazanan ülke Türkiye olacak'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-8638324888859870374</id><published>2010-03-17T23:16:00.005+02:00</published><updated>2010-03-17T23:16:48.929+02:00</updated><title type='text'>BTK, baz istasyonları gerçeğini anlatıyor</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Yeni gelişen teknolojiler hakkında kamuoyuna doğru bilgilendirme sağlamak amacıyla oluşturulan Teknoloji Bilgilendirme Platformu, Anadolu’daki ikinci sohbet toplantısını Bursa’da gerçekleştirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ulaştırma Bakanlığı ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) desteğiyle, teknoloji ve insan sağlığı konularında halkın gelişmeleri takip edebilmesi ve doğru bilgilendirilmesi amacıyla kurulan Teknoloji Bilgilendirme Platformu İzmir’de gerçekleştirdiği ilk bilgilendirme toplantısından sonra Bursalılar ile buluştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplantıda BTK yetkilileri basın mensupları ile Marmara Bölgesi’nin ve Bursa’nın elektromanyetik alan değerleri ölçümlerini paylaştı. Teknoloji Bilgilendirme Platformu’nun Bursa’da gerçekleşen ikinci toplantısında BTK Başkanı Tayfun Acarer, TBP Başkanı Serhat Özeren, TBP üyesi uzman akademisyenlerden İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Biyofizik Ana Bilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Tunaya Kalkan,&amp;nbsp; İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı Öğretim üyesi Mustafa Demir katıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bursa’da gerçekleşen sohbet toplantısında TBP platform çalışmalarından baz istasyonlarının gündeme gelmesi üzerine Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Dr. Tayfun Acarer, bu konudaki denetim görevini kendilerinin üstlendiğini vurgulayarak, “Baz istasyonlarının zararlı olduğuna yönelik eleştiriler elektromanyetik dalga ile radyasyonun birbirine karıştırılmasından ortaya çıkıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elektrikle çalışan her cihaz bir enerji yayar ve elektromanyetik enerji kesinlikle radyasyon ile aynı değildir. Bilim adamları elektromanyetik dalganın insan sağlığına etkisi üzerinde yıllardır çalışıyorlar. Bilimsel araştırma sonucunda zararlı olduğuna dair somut bir kanıt bulunabilmiş değil. Baz istasyonlarının Türkiye’de denetleme görevini Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu üstlenmektedir. Dünya uygulamalarına kıyasla Türkiye’de son derece etkin bir denetleme uyguluyoruz. Vatandaşlarımızın içi rahat edebilir” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de GSM teknolojisi üzerinden haberleşme baz istasyonları aracılığı ile yapılıyor. Telekomünikasyon sektöründe teknolojik gelişmelerin izlenmesi, tüketicinin korunması, kalkınma ve güvenlik politikalarının gözetilmesi, yasalara ve uluslararası normlara uygunluğun sağlanması Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından düzenleniyor ve denetleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kapsamda, yeni kurulacak her bir elektronik haberleşme cihazı yani tek baz istasyonu için verilen elektrik alan limit değeri ülkemizde ihtiyati tedbir açısından, AB ülkeleri ve çoğu dünya ülkesinin kabul ettiği Uluslararası İyonlaştırmayan Radyasyondan Koruma Komisyonu'nun (ICNIRP-International Commission on Non-Ionizing Radiation Protection) sınır değerlerinin dörtte biri olarak belirleniyor ve uygulanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Dünya üzerindeki GSM operatörlerinin büyük bir çoğunluğunun referans olarak aldığı ve ICNIRP tarafından belirlenen elektrik alanı limit değeri 41,25V/m iken, Türkiye’de BTK tarafından yönetmeliklerle belirlenmiş olan ve baz alınan limit değer ise 10,23V/m’dir.) Tüm bunların yanı sıra Dünya Sağlık Örgütü’nün yayınlamış olduğu raporlarda, bugüne kadar yapılan çalışmalarda baz istasyonlarının olumsuz bir etki oluşturduğuna dair yeterli bilimsel kanıt bulunmuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UZMANLAR BİLGİLENDİRDİ&lt;br /&gt;Toplantıda konuşan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Biyofizik Bölümü’nden Prof. Dr. Tunaya Kalkan da şunları söyledi:&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;“Baz istasyonlarının yaydığı elektromanyetik dalga, toplumsal bir korkuya yani elektrofobiye neden oldu. Korkulması gereken şey baz istasyonları değil, elektrofobidir. Bu korku insanları psikolojik olarak rahatsız ediyor. Kamuoyunda radyasyon ile düşük frekanslı ışımalar birbirine karıştırılıyor. Birinin zararlı etkisi kesinleşmişken diğeri de sanki aynıymış gibi değerlendiriliyor. Konudan uzak olan kişiler bilgi eksikliğinden de kaynaklanan nedenlerle korkmaktadırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle cep telefonu, baz istasyonun ve elektrikli cihazlarından yayılan ışımaların insanları hemen kanser yaptığı, öldürebildiği hissine kapılmaktadırlar. İşte buna elektrofobi deniliyor. Baz istasyonunun şiddeti çoğu zaman izin verilen sınırın yüzlerce kat altındadır. Kişi&lt;br /&gt;ler, bu alanın&amp;nbsp; zararlı olmadığının farkında olmaksızın baz istasyonlarının kaldırılmasını istiyor.”&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-8638324888859870374?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/8638324888859870374/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/btk-baz-istasyonlar-gercegini-anlatyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/8638324888859870374'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/8638324888859870374'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/btk-baz-istasyonlar-gercegini-anlatyor.html' title='BTK, baz istasyonları gerçeğini anlatıyor'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-5610013043779378399</id><published>2010-03-17T23:16:00.002+02:00</published><updated>2010-03-17T23:16:14.624+02:00</updated><title type='text'>Discovery mekiğinde helyum sızıntısı</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Amerikan uzay kurumu NASA, Kennedy Uzay Merkezindeki kritik yakıt doldurma işlemi sırasında tespit edilen valf sorununa rağmen Discovery uzay mekiğini uçurmanın güvenli olup olmadığını belirlemek için bu hafta birtakım testler yapacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NASA yetkilileri, testler başarılı olursa, mekiğin 5 Nisanda fırlatılabileceğini ve Uluslararası Uzay İstasyonuna (UUİ) güvenli bir uçuş yapabileceğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Testlerin sonuçlarına bağlı yapılacak seyahatte, Discovery 7 astronotla birlikte UUİ'ye yönelik binlerce ton ikmal malzemesiyle fırlatılacak. Bu uçuş, mekiklerin emekliye ayrılmasından önceki dördüncü uçuş olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Testler başarısız olursa, Discovery onarım için hangara geri taşınacak, bu da 5 Nisandaki uçuşun ertelenmesine yol açacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NASA mühendisleri, mekiğin kuyruğunda yörüngede manevra yapmasını sağlayan sistemlerinde bulunan valflerden birinde helyum sızıntısı tespit etmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Discovery'nin fırlatılmasına karar verilirse, mekiğin UUİ'ye taşıyacakları arasında, istasyondaki laboratuvarlar için bilimsel raflarla dolu, çok amaçlı bir lojistik modül bulunuyor. Mekik mürettebatının yapması öngörülen üç uzay yürüyüşü sırasında bir amonyak tankı değiştirilecek ve istasyonun çatısında bir onarım yapılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İNSANSIZ ÜÇÜNCÜ İKMAL ARACI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan Avrupa Uzay Ajansı (ESA), UUİ'ye gönderilecek insansız üçüncü ikmal aracına İtalyan fizikçi Edoardo Amaldi'nin (1908-1989) isminin verileceğini açıkladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alman astronom Johannes Kepler'in adını taşıyan ve kasımda UUİ'ye gönderilmesi planlanan ikinci araç, şu anda Almanya'nın Bremen kentindeki EADS Astriu tesisinde test safhasında bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6,5 ton gıda, su, mobilya ve teçhizat taşıyan Jules Verne isimli insansız ilk ikmal aracı, 2008'de UUİ'ye 5 aydan fazla kenetli kalmış ve sonrasında öngörüldüğü üzere atmosfere girişinde parçalanmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. araca adını verecek İtalyan Edoardo Amaldi, 1930'lu yıllarda, nükleer reaktörlerin inşasını açan yolda, yavaş nötronları keşfeden bilim adamlarından Enrico Fermi ile birlikte çalışmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amaldi'nin çalışmaları, ayrıca kozmik ışınlar ve parçacık fiziğinin yanı sıra 1970'li yıllarda çekimsel dalgalar üzerinde yoğunlaşmıştı.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-5610013043779378399?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/5610013043779378399/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/discovery-mekiginde-helyum-sznts.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/5610013043779378399'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/5610013043779378399'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/discovery-mekiginde-helyum-sznts.html' title='Discovery mekiğinde helyum sızıntısı'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-61788762298394245</id><published>2010-03-17T23:15:00.006+02:00</published><updated>2010-03-17T23:15:58.909+02:00</updated><title type='text'>Türkiye, inovasyonda AB ile arasındaki farkı hızla kapatıyor</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Yeni fikirlerin ürün ve hizmet olarak artı değer yaratan hasılata dönüştürülmesi olan inovasyonda Türkiye'nin AB ortalamasından en az 3 kat hızlı gelişme gösterererek farklı hızla kapattığı belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AB Komisyonu'nun 2009 inovasyon skorbordu raporunda, 2005-2009 yılları arasında AB ortalaması yüzde 1,9 olan inovasyonda büyüme oranının Türkiye'de yüzde 5,8'e yükseldiği kaydedildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu dönemde Avrupa'da inovasyonda en hızlı büyüyen ülke yüzde 8,5'le Romanya olurken Türkiye, Bulgaristan, Malta ve Kıbrıs Rum kesimi ile birlikte ilk 5'te yer aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye, hızla AB ortalamasına yaklaşsa da Bulgaristan, Hırvatistan, Letonya, Romanya ve Sırbistan'la birlikte Avrupa'da inovasyon performansı en düşük ülkeler grubunu oluşturdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa'da inovasyon performansında başı çeken ülkeler Danimarka, Finlandiya, Almanya, İsveç ve İngiltere olurken Avusturya, Belçika, Kıbrıs Rum kesimi, Estonya, Fransa, İzlanda, İrlanda, Lüksemburg, Hollanda ve Slovenya bu grubu izledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AB Komisyonu raporunda, Türkiye'nin inovasyondaki gücünün finansman ve destekleme, girişimcilik ve ekonomiye olumlu etkiden kaynaklandığı belirtilirken zayıf noktaları arasında yetişmiş insan kaynağı, özel sektör yatırımları ve üretim yeteneğinin yetersizliği sayıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rapora göre Türkiye'de son 5 yılda bilim ve mühendislik mezunlarıyla sosyal ve insani bilimler mezunlarının sayısı yüzde 17,2, yaşam boyu eğitimden faydalananların sayısı yüzde 13,1, bireysel krediler yüzde 17,3, Ar-Ge harcamaları yüzde 28,5 ve Avrupa Patent Ofisi patenleri yüzde 15 arttı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aa&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-61788762298394245?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/61788762298394245/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/turkiye-inovasyonda-ab-ile-arasndaki.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/61788762298394245'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/61788762298394245'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/turkiye-inovasyonda-ab-ile-arasndaki.html' title='Türkiye, inovasyonda AB ile arasındaki farkı hızla kapatıyor'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-2180969054315361221</id><published>2010-03-17T23:15:00.003+02:00</published><updated>2010-03-17T23:15:24.110+02:00</updated><title type='text'>Internet Explorer 9'un test sürümü yayınlandı</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Internet Explorer 9 Platform Preview sürümünü duyuran Microsoft'un, Internet Explorer 8 ile başlayan yeni nesil web tarayıcı yaklaşımını yüz binlerce web kullanıcısının ve programcısının deneyimleriyle son sürümde kesin hatlarına kavuşturmayı planladığı bildirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıklamada, IE9'un, yazılım geliştiriciler açısından da zengin bir altyapı sunacağı, geleceğin en çok kullanılan arayüzü olmaya aday IE9'un, platformlar arasında geçiş rahatlığı ve yüksek performansının yanı sıra donanımın gücünü en iyi şekilde kullanan gelişmiş teknolojisiyle bir ilke imza atacağı kaydedildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün Uyumluluk Modu olmaksızın dünyadaki web sitelerinin yüzde 90'ından fazlasıyla uyumlu çalışan mevcut Internet Explorer 8 sürümünün, çok kısa bir sürede diğer web tarayıcılardan daha çok sayıda kullanıcının öncelikli tercihi olduğu ifade edilen açıklamada, IE8 gelişmiş güvenlik teknolojisi ile bugüne kadar yaklaşık 560 milyona yakın kötü amaçlı yazılım kodunu bloklayarak kullanıcılarını ciddi risklerden uzak tutma başarısı gösterdiği belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıklamada, IE9 Platform Preview ile birlikte gelen Chakra adını taşıyan yeni JavaScript motorunun, yapılan testlerde Java ağırlıklı siteleri web tarayıcıya müthiş bir hızla yüklediğinin görüldüğü, bu alanda IE8'den daha iyi sonuç veren Internet Explorer 9'un gerçek zamanlı Java uygulamalar için rakipsiz bir web tarayıcı olarak kabul göreceğini gösterdiği vurgulandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni nesil web sayfası yazım dili HTML5'i doğrudan tanıyan IE9'ın, aynı zamanda DOM, CSS3, SVG ve XHTML standartlarını da desteklediği ifade edilen açıklamada, Internet Explorer 9 kalbinde yer alan HTML5 teknolojisinin yanı sıra işlemci ve bellek gibi sistem kaynaklarını başarıyla kullanan diğer yenilikçi özelliklerinin, bu web tarayıcısının gerçek zamanlı uygulamalarda yüksek bir başarı sergilemesini sağladığı bildirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıklamada, güçlendirilmiş grafik işlemci desteğine sahip ilk HTML5 web tarayıcısı olarak IE9 sürümünün, grafik ağırlıklı web tabanlı uygulamaları ve web sitelerini inanılmaz bir performans artışıyla kullanıcının hizmetine sunmasının beklendiği, bütün bu teknolojilerin avantajlarını kendileri test etmek isteyen meraklılar ve web yazılım geliştiricilerin, Internet Explorer 9 Platform Preview sürümünü http://ie.microsoft.com/testdrive/Default.html sitesinden indirebilecekleri, bu sitedeki uygulamaları bizzat uygulayarak yeni sürümün performansı hakkında net bir fikir edinebilecekleri kaydedildi.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-2180969054315361221?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/2180969054315361221/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/internet-explorer-9un-test-surumu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/2180969054315361221'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/2180969054315361221'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/internet-explorer-9un-test-surumu.html' title='Internet Explorer 9&apos;un test sürümü yayınlandı'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-8595412435987867678</id><published>2010-03-17T23:15:00.000+02:00</published><updated>2010-03-17T23:15:01.378+02:00</updated><title type='text'>Gözler "Corot-9b" gezegenine çevrildi</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Güneş sistemi dışında keşfedilen ve Jüpiter gezegeni gibi dev gaz kütleleri barındıran bir gezegen, uzay bilimciler tarafından özel incelemeye alındığı bildirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atlantik okyanusunda ve Afrika'nın kuzeybatı sahilleri açığında yer alan Kanarya takımadalarından Tenerife adası astrofizik enstitüsünden araştırmacı Hans Deeg, nispeten ılık hava sıcaklığına sahip ve çok iyi izlenebilen Corot-9b adlı gezegenin Güneş sisteminin gezegenlerine benzediğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gezegen ile ilgili bugün Nature dergisinde yayımlanan bir inceleme, 2008 yılında Fransız uydusu Corot tarafından Dünya'ya 1500 ışık yılı (1 ışık yılı=9 bin 500 milyar km) uzaklığında keşfedilen gezegenin, Jüpiter kadar büyük ama Jüpiter'den biraz daha hafif olduğunu ifade ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İncelemede, Corot-9b'nin Güneş'e benzeyen bir yıldızın etrafında 95 günde döndüğü, yıldızdan uzak olduğu için gezegenin hava sıcaklığının daha ılık olduğu ve gezegenin yüzeyinde sıcaklığın eksi 20 santigrad ile 160 santigrad arasında değiştiği vurgulanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İncelemeye göre, Corot-9b, öbür gezegenlerle mukayese edildiğinde, yıldız etrafında dönerken diğerlerine göre 10 kat daha uzak mesafede dönüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fransa'nın Marsilya kentindeki astrofizik laboratuvarında görevli Claire Moutou, "Corot-9b'ye benzer onlarca gezegen keşfettik ama Corot-9b'nin özelliklerini daha ayrıntılı inceleyebileceğiz" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsviçre'nin Cenevre kenti rasathanesinden Didier Queloz, "Corot-9b'nin incelenmesi hava sıcaklığı ılık veya düşük olan gezegenler konusunda fikir edinmemize yardımcı olacak" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzay araştırmacıları, 1995'den bugüne dek Güneş sistemi dışında başka yıldızların etrafında dönen 400'den fazla gezegen keşfetti.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-8595412435987867678?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/8595412435987867678/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/gozler-corot-9b-gezegenine-cevrildi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/8595412435987867678'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/8595412435987867678'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/gozler-corot-9b-gezegenine-cevrildi.html' title='Gözler &quot;Corot-9b&quot; gezegenine çevrildi'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-738705050084042372</id><published>2010-03-17T23:14:00.002+02:00</published><updated>2010-03-17T23:14:39.430+02:00</updated><title type='text'>Yerkabuğunda "antimadde" keşfedildi</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;İtalyan bilim adamları, ilk kez Dünya'nın kabuğunun içindeki nükleer reaksiyondan yayılan ve "jeo-nötron" olarak bilinen anti-madde parçacıkları tespit etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiliz Times gazetesinde yer alan habere göre, İtalya'da şiddetli bir depremin meydana geldiği L'Aquila kentinde yerin bir kilometre derinine yerleştirilen cihazla yapılan ölçümler, Yer'in iç yapısının kimyasal bileşimini anlamada yardımcı olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilim adamları, keşfin deprem ve volkanik faaliyetler gibi yer hareketlerini önceden tahmin etmede kullanılacak modellerin doğruluk ve hassasiyetini artırmasını umuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Borexino detektörü adı verilen 18 metre çapındaki cihazla yerkabuğunun içinde ilk kez tespit edilen jeo-nötronların kütlesi ve elektrik yükü bulunmuyor, Dünya'nın mantosundaki radyoaktif elementlerin parçalanarak, daha dengeli maddeler haline gelirken ortaya çıkıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uranyum ve toryum gibi elementlerin ayrışmasının gezegenin içinde ortaya çıkan ısının yüzde 50'den fazlasına katkıda bulunduğu düşünülüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ısı da mantoda, volkanik faaliyet ve tektonik hareketleri etkileyen sıcaklık dalgalarına neden oluyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-738705050084042372?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/738705050084042372/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/yerkabugunda-antimadde-kesfedildi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/738705050084042372'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/738705050084042372'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/yerkabugunda-antimadde-kesfedildi.html' title='Yerkabuğunda &quot;antimadde&quot; keşfedildi'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-5354561418782611591</id><published>2010-03-17T23:12:00.000+02:00</published><updated>2010-03-17T23:12:06.049+02:00</updated><title type='text'>Canik Üniversitesi'nin temeli atılıyor</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Karadeniz'in ilk özel üniversitesi olacak Canik Başarı Üniversitesi, nisan ayı içerisinde temelini atmaya hazırlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mütevelli heyeti üniversitenin yerleşkesinde inşası tamamlanan tanıtım ofisinde düzenlenen kahvaltıda bir araya geldi. Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz ve yardımcılarının da yer aldığı kahvaltı programında Başarı Vakfı Genel Başkanı Ahmet Gedikli, geldikleri noktada başkan Yılmaz ve yardımcılarından büyük destek aldıklarını ifade etti. Başkan Yılmaz ise "Şehrimize büyük değer katacak üniversitemizin kurulması ve tamamlanması için ulaşımdan altyapıya kadar her konuda elimden gelen desteği vereceğim."&amp;nbsp; dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Samsun, Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nden sonra ikinci üniversitesine kavuşuyor. Nisan ayındaki temel atma töreninin ardından iki yıl içinde eğitim öğretimin başlaması planlanıyor. Başta mütevelli heyeti olmak üzere Samsun'da büyük bir heyecan uyandıran Özel Canik Başarı Üniversitesi, her kesimden destek görüyor. YÖK ve TBMM'den geçerek Cumhurbaşkanlığı'nda imza aşamasında bulunan üniversitenin mütevelli heyeti, Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz ile biraraya geldi. Yılmaz, üniversite kurulmasına katkı veren herkesi kutlayarak teşekkür etti. "Bu iş anonim bir iş ve herkesin katkısı var. Benim verdiğim destek çam sakızı çoban armağanı cesaretlendirme ve moral bakımındandır. Bunu küçük bir paye olarak önemsemiyorum." diyen Yılmaz, "Kentin Büyükşehir Belediye Başkanı olarak bu işe gönül vermiş insanları cesaretlendirmesi görevi bana düşüyordu. Ben başlangıçta bunu yaptım. Zaman içerisinde verdiğim manevi desteği maddi destek ile sürdüreceğim." dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Samsun'da geçmişte zengin olan nice aileler bulunduğunu, ancak paylaşılan miraslarla bunların kaybolup gittiğine işaret eden Yılmaz konuşmasını şöyle sürdürdü: "Geleceğe taşınacak olan ve nesiller boyu bahsedilecek hizmetler bunlardır. Çünkü insanlık tarihi var olduğu sürece burada yavrularımız eğitim görecek. Bu işin ilk kahramanlarını onlar hatırlamayacak ama cenabı Allah biz öldükten sonra da burada yapılan hizmetleri bizim envanterimize ekleyecektir. Biz buna inanan insanlarız. Bundan iftihar ediyor mutluluk duyuyorum. Halkımızın da 'Acaba ne yapabilirim de benim de bu işte bir katkım olur' diye düşündüğünü tahmin ediyorum. Samsun'da herkes bunu duysa katkı vermek için sıraya gireceklerini tahmin ediyorum. Çünkü bunun sevabını yüreğinde hisseden herkes buna katkı verecektir. Burası bilim yuvası ve geleceğe götürecek yavrularımız burada yetişecek. Burada arkadaşlarıma cesaret vermenin ötesinde elimden geleni de yapmam gerektiğini biliyor ve bunun sözünü veriyorum."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başarı Vakfı Başkanı Ahmet Giritli, bütün projeleri biten ve Cumhurbaşkanı tarafından imzalanmayı bekleyen üniversitenin 3.5 yıllık bir hayale dayandığını kaydetti. 'Düşleri olmayanların gerçekleri de olmaz' sözünü hatırlatan Giritli, "Hayallerimizdeki noktaya adım adım geldik. Şimdi bir hayalimiz daha var. Hür ve demokratik değerlere inanan insanlar yetiştirmek için 400 rakımlı bir yerde üniversite kuruyoruz. Samsun'umuza kuracağımız bu üniversite ile bilinçli nesiller yetiştirmenin yanında batıya giden beyin göçünü de geriye çevirmenin gayretini sunacağız." dedi. Kurulan üniversitenin geldiği aşamada Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz'ın önemli bir yeri olduğunun altını çizen Giritli, "Başta bize verdiği moral ve cesaret bu işin geldiği aşama için büyük anlam ifade ediyor. Bundan sonraki süreçte de başkanımızın yanımızda olması bize ayrı bir güç ve moral verecektir." dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başarı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Yunus Bekdemir, ise yaptığı sunumda Canik Başarı Üniversitesi hakkında bilgi verdi. Üniversitenin eğitime başlaması ile başta Samsun olmak üzere Karadeniz bölgesine büyük katkı sağlayacağını belirten Prof. Dr. Yunus Bekdemir eğitim için Samsun'a gelecek öğrencilerin hem eğitim alanında hem de kentin ekonomik alanında gelişmesine vesile olacağını söyledi. Üniversitede okuyacak öğrencilerin yüzde 20'sinin burslu olacağı bilgisini veren Prof. Dr. Yunus Bekdemir, "Başta orta Asya ve Kafkaslar olmak üzere dünyanın değişik ülkelerinden gelecek olan öğrenciler aldıkları iyi bir eğitimle elde edecekleri donanım sayesinde her alanda iş yapabilecek." dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Bekdemir, "Üniversitelerin en önemli eksikliklerinden birisi olan ARGE çalışmalarına ağırlık vererek sanayicimize katkı sağlamayı hedefliyoruz. Mühendislik dallarında okuyan öğrencilerimizin kendi alanlarındaki iş kolları ile yakın ilişki kurmasına ve buralarda pratik yapmasına ağırlık vererek hem alanlarında iyi yetişmelerini hem de sanayicinin beklentilerini karşılayabilecek vasıflara ulaşmalarını hedefliyoruz." şeklinde konuştu.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-5354561418782611591?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/5354561418782611591/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/canik-universitesinin-temeli-atlyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/5354561418782611591'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/5354561418782611591'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/canik-universitesinin-temeli-atlyor.html' title='Canik Üniversitesi&apos;nin temeli atılıyor'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-3850748862114897073</id><published>2010-03-17T23:11:00.005+02:00</published><updated>2010-03-17T23:11:44.279+02:00</updated><title type='text'>İmalat sanayi artışa geçti</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;İmalat sanayi genelinde kapasite kullanım oranı Şubat ayında, geçen yılın aynı ayına göre 7,5 puan artarak, yüzde 67,8 oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kapasite kullanım oranı, Ocak ayına göre ise değişim göstermedi. Merkez Bankası tarafından düzenlenen ve Şubat ayında imalat sanayinde faaliyet gösteren 1.641 işyerinin katılımıyla gerçekleştirilen ''iktisadi yönelim anketi'' sonuçları açıklandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna göre, geçen yıl Şubat ayında yüzde 60,3 olan kapasite kullanım oranı, 2010 Şubat ayında yüzde 67,8 olarak hesaplandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kapasite kullanımı, Ocak ayında da yüzde 67,8 düzeyindeydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı çalışması, imalat sanayi sektöründe faaliyet gösteren işyerlerinin anket döneminde mevcut fiziki kapasitelerine göre fiilen gerçekleşen kapasite kullanımlarının alınması amacıyla gerçekleştiriliyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-3850748862114897073?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/3850748862114897073/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/imalat-sanayi-artsa-gecti.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/3850748862114897073'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/3850748862114897073'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/imalat-sanayi-artsa-gecti.html' title='İmalat sanayi artışa geçti'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-3328871118383902220</id><published>2010-03-17T23:11:00.002+02:00</published><updated>2010-03-17T23:11:20.990+02:00</updated><title type='text'>Peugeot'tan yeni modelleri sahada</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Peugeot, SUV modeli 4007'nin yeni otomatik vitesli versiyonunu ve crossover 3008 modelini Kartalkaya'da test sürüşü ile tanıttı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peugeot'dan yapılan açıklamada, pazara sunulduğu andan itibaren büyük beğeni kazanan Peugeot'nun ilk sportif arazi aracı (SUV) 4007'nin, gücü, sağlamlığı ve tasarımı, Peugeot'nun kendine özgü dinamik ve özel stili ile en güzel şekilde birleştirdiği belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıklamada, Peugeot 4007'nin, 7 kișilik oturma kapasitesi, yenilikçi elektronik integral 4x4 aktarma sistemi ve üst segment otomobilleri aratmayan konforlu süspansiyon ve dinamik yürür aksamlarının sentezi ile segmentinin en dikkat çekici araçlarından biri olmayı başardığı kaydedildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4007'nin ürün gamı ''çift kavramalı robotize'' vites kutusu ile daha da güçlendiği dile getirilen açıklamada, çift kavramalı robotize vites kutusu ile donatılmış 2.2 HDi FAP 156 hp versiyonun lansmanıyla 4007'nin macera, otomatik vites, çevreye saygı ve sürüş keyfi olgularının bir arada başarıyla olabileceğini kanıtladığı ifade edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıklamada, kompakt ve geniş hacimli bir crossover olan Peugeot 3008'in ise sadece Peugeot'nun ürün gamı içerisinde değil, mevcut otomobil pazarında yeni ve yenilikçi bir ürün arzı oluşturduğu vurgulandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Modern, pratik ve sürüş keyfi yüksek bir araç arayışında olan müşteri kesimlerine orijinal çözümlerle birlikte en üst seviyede çok amaçlı kullanım olanağı sunan Peugeot 3008'in güvenli, çok yönlü kullanıma uygun ve prestijli safkan bir crossover olarak otomobil dünyasında yepyeni alanlar keşfettiği belirtilen açıklamada, Peugeot'nun, crossover 3008 modeli ile 4007 ürün gamına yeni katılan 4007 2.2 HDi FAP 156 hp Otomatik Vitesli versiyonunu tanıtmak üzere 29 Ocak tarihinden itibaren Kartalkaya'da test sürüşü organizasyonu düzenlediği bildirildi. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-3328871118383902220?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/3328871118383902220/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/peugeottan-yeni-modelleri-sahada.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/3328871118383902220'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/3328871118383902220'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/peugeottan-yeni-modelleri-sahada.html' title='Peugeot&apos;tan yeni modelleri sahada'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-4812294162619548241</id><published>2010-03-17T23:10:00.004+02:00</published><updated>2010-03-17T23:10:46.877+02:00</updated><title type='text'>Cardin Mobilya'ya İki Ödül Birden</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;23. Uluslararası Tüketici Zirvesi'nde 'Tüketici Tasarım Ödülü' Cardin Mobilya'ya layık görüldü. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mart 2010 tarihinde Çırağan sarayında düzenlenen 23. Uluslararası Tüketici Zirvesinde, “2010 TÜKETİCİ TASARIM ÖDÜLÜ” Cardin Mobilyaya layık görüldü. Ayrıca; 13 Mart 2010 tarihinde Sefaköy Armonia Alışveriş Merkezinde Tüm Tüketicileri Koruma Derneği tarafından da “2010 YILI ALTIN MARKASI” ödülünü aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son yıllardaki çıkışı ile Mobilya sektörünün merkezine oturan Cardin Mobilyaya bu sene 2 gün arayla çifte ödüle layık görüldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2010 Tüketici Tasarım Ödülü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her sene geleneksel olarak düzenlenen Tüketici Kalite zirve ödülünü ortaya koyduğu çağdaş tasarımları ile göz kamaştıran ve tüketicinin ne istediğini sorup, cevabını bulan Cardin Mobilya aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüketici zirvesi komisyonu tarafından yapılan oylama neticesinde bu ödüle layık görüldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüketici akademisi iş, siyaset, sanat ve medya dünyasının tanınmış simalarını Çırağan Sarayında bir araya getirdi. Bir gün süren organizasyon sonunda yapılan Galada Cardin Mobilyanın ödülünü Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Teker aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ödülü alan Murat Teker şunları söyledi; Cardin markası yeni olmasına rağmen kısa zamanda çok büyük işlere imza attı. Yaptığımız çalışmalarda arge ve tasarımlara önem verdik. Tüketicinin ne istediğini sorduk. Cevabını bulduğumuz için bugün “2010 Tüketici Tasarım Ödülü” ne layık görüldük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2010 Yılı “Altın Markası” oldu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;13 Mart’ta 2 gün öncede Sefaköy Armonia Alışveriş Merkezinde Tüm Tüketicileri Koruma Derneği tarafından “2010 YILI ALTIN MARKASI” ödülüne layık görüldük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Murat Teker; “İki ödülü birden almak bizleri sevindirdi. Arge çalışmalarımızın, disiplinin ve takım ruhunun ne manaya geldiğini bu ödüller ortaya koydu. Bu ödüller bizleri kamçılamaktadır. Cardin Mobilya olarak takım çalışmasını çok iyi ortaya koyuyoruz. Tüketicinin ne istediğini yaptığımız ARGE çalışmaları ile çok iyi biliyoruz. Tüketicinin bize verdiği enerji ve ödüllerin bizlere sağladığı motivasyonla her gün bir adım daha ileri gidiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Murat Teker; “2 gün arayla aldığımız bu ödülleri ekibime armağan ediyorum. Bu ödülde emeği olan bütün iş arkadaşlarımızı tebrik ediyorum. “ dedi.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-4812294162619548241?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/4812294162619548241/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/cardin-mobilyaya-iki-odul-birden.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/4812294162619548241'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/4812294162619548241'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/cardin-mobilyaya-iki-odul-birden.html' title='Cardin Mobilya&apos;ya İki Ödül Birden'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-1914766731910440376</id><published>2010-03-17T23:10:00.001+02:00</published><updated>2010-03-17T23:10:22.078+02:00</updated><title type='text'>Hacettepe Üniversitesi Teknokent Günleri</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Hacettepe Üniversitesi "2010 Türkiye'de Japonya Yılı" kapsamında, 25-26 Mart 2010 tarihlerinde düzenlenecek "Hacettepe Üniversitesi Teknokent Günleri" için kapılarını açıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hacettepe Üniversitesi Teknokent A.Ş. tarafından organize edilen "Hacettepe Üniversitesi Teknokent Günleri" 25 Mart 2010 tarihinde saat 13:00'da Hacettepe Üniversitesi Sıhhiye Kampusu Kültür Merkezi'nde ziyaretçileriyle buluşacak. Katılımın ücretsiz&amp;nbsp; olacağı etkinliğe Japonya Chiba Üniversitesi'nden Prof. Dr. Koichi Ito, Niigata Üniversitesi'nden Prof. Dr. Kenichi Mase, Kansai Rousai Hastanesi'nden Ortopedi ve Spinal Cerrahi Şefi Doç. Dr. Tetsuo Ohwada ve JETRO Türkiye Genel Müdürü Yoshiaki Ishihara panelist konuşmacı olarak katılacaklar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanayici, akademisyen, üniversite öğrencileri, Teknokent firmaları ve girişimcilerin ortak bir platformda buluşturulması hedeflenen "Hacettepe Üniversitesi Teknokent Günleri"nde üniversite-sanayi işbirliğine yönelik çeşitli yeni araştırma ve uygulama yöntemlerinin sunulacağı paneller düzenlenecek. Ayrıca, sanayici ve akademisyenlerin ortak proje üretmek amacıyla bir araya geleceği toplantılar da organize edilecek. Etkinlik kapsamında "Yaşam Bilimleri ve Teknolojileri - Fen Bilimleri ve Mühendislik Proje Yarışması Ödülleri" de sahiplerini bulacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hacettepe Üniversitesi Teknokent Günleri" ile Japonya'daki üniversitelerin; sanayi ile işbirliği, ARGE projelerinin oluşturulması ve yürütülmesi gibi konulardaki tecrübelerini Türkiye'deki sanayici ve akademisyenlerle paylaşmaları hedefleniyor. Etkinlik kapsamında ayrıca, Türkiye ile Japonya'daki üniversiteler arasında akademik değişim, işbirliği ve ortak ARGE projelerinin oluşturulması amaçlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"2010 Türkiye'de Japonya Yılı" kapsamında, yıl boyunca gerçekleştirilecek diğer etkinlikler hakkında detaylı bilgi www.japonya2010.org adresinden öğrenilebilir.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-1914766731910440376?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/1914766731910440376/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/hacettepe-universitesi-teknokent.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/1914766731910440376'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/1914766731910440376'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/hacettepe-universitesi-teknokent.html' title='Hacettepe Üniversitesi Teknokent Günleri'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-1858956535943750629</id><published>2010-03-16T16:15:00.000+02:00</published><updated>2010-03-16T16:15:09.666+02:00</updated><title type='text'>Türkiye’de Bilişim Algısı Negatif</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Intel’in, Araştırmasına Göre Türkiye’de Bilişim Algısı Negatif&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Bilgisayar Kullanımı ve Tutum Araştırması’nda, evde bilgisayar olmasının zararları konusundaki görüşleri sorulan kişilerin yüzde 81′i bilgisayar başında çok zaman geçirildiğini, yüzde 76’sı bilgisayarın sosyal ilişkilere zarar verdiğini, yüzde 69′u ise zararlı internet sitelerine erişim sağladığını belirtiyor.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Intel Türkiye’nin, 2009 yılında Türkiye’de bilgisayar tutumlarına yönelik görüşleri değerlendirmek amacıyla yaptırdığı araştırma, dünyaya paralel biçimde, yeni teknolojilerin korku ve yanlış bilgi ile karşılandığını gösteriyor.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Araştırmaya göre bilgisayarın faydaları Türkiye’de yeterince bilinmiyor. Yapılan ankette evde bilgisayar olmasının zararları konusundaki görüşleri sorulan kişilerin yüzde 81’i bilgisayar başında çok zaman geçirildiğini, yüzde 76’sı bilgisayarın sosyal ilişkilere zarar verdiğini, yüzde 69’u ise zararlı internet sitelerine erişim sağladığını belirtiyor. Örnek kitlenin sadece yüzde 13’ü bilgisayarın bir zararı olmadığını söylüyor. Araştırmaya göre ülkemizde bugüne kadar hiç internet kullanmayanların oranı yüzde 19’ken, kadınların üçte biri hiç internet kullanmadığını ifade ediyor.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Intel Türkiye’nin “Bilgisayar Kullanımı ve Tutum Araştırması”nda da yaş ilerledikçe internete ilişkin bilgi düzeyinin zayıfladığı ve internet kullanımının düştüğü, ancak internetin gençlerin önemli bölümü için bir yaşam tarzı haline geldiği&amp;nbsp; görülüyor.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Araştırmaya göre 16-19 yaş grubunun dörtte üçü internette her gün en az bir saat zaman geçiriyor. Şu anda bilgisayara sahibi olmayan fakat almayı planlayan hanelerin satın alma nedenlerinin başında da üçte iki ile “internete bağlanabilmek”, ikinci sırada “çocukların ödevleri” geliyor. Veriler, Türkiye’de de de yeni neslin teknolojiyi kabullendiğini ve benimsediğini gösteriyor.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;“Çocuklar için bilgisayarlar gerçek dünyanın ta kendisi, öğrenme ve gelişme süreçlerinin birer parçası” diyen Amerikalı ünlü pedagog Dr. Richard Woolfson, bilgisayarların çocukların öğrenme dünyalarını genişlettiğini, onlara yeni bir sosyal iletişim yolu sunduğunu söylüyor.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Woolfson, “Çocukların sosyal ağlar kurmalarını, gerçek hayatlarında yeni insanlar tanımalarını sağlıyor. Ayrıca eğitim süreçlerinde daha aktif katılımcılar olmalarını sağlayarak öğrenme biçimlerini değiştiriyor. Sosyal hayata dahil olma, müzik ve resim yapma, okur -yazarlığa yardımcı olması gibi yararlarıyla karşılaştırıldığında, çevrimiçi dünyanın zararları çok daha az” diye konuşuyor.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Çocukların tüm diğer etkinlikleri gibi bilgisayar kullanımının da dengeli olması gerektiğini vurgulayan Woolfson, çocuklara çevrimiçi tehlikeler hakkında bilgiler verilmesi gerektiğini ifade ediyor. Çevrimiçi ortamda kesinlikle kişisel bilgilerini paylaşmamaları gerektiği konusunda bilgilendirilmeleri, istenmeyen e-postalar ve siber saldırılar gibi negatif hareketler konusunda bilinçlendirilmeleri, bunlara uygun biçimde tepki vermeleri konusunda teşvik edilmeleri gerektiğini belirtiyor. Woolfson, korkunun ebeveynin öncelikli motivasyon aracı olmaması gerektiğinin de altını çiziyor.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Popüler medya, çoğu zaman bilgisayar oyunlarının olumsuz etkilerini gündeme getiriyor, bilgisayar takıntılı ve güçlükle iletişim kurabilen karakterlerle ilgili resimler çiziyor ve toplumda negatif bir algı yaratıyor. Oysa Dr. Woolfson oyun oynamanın aslında birçok faydası bulunduğunu söylüyor. Woolfson’a göre oyunlar, çocukların bilgi yığınlarını önlerindeki ekrandan okuma ve bu bilgilere inanılmaz hızlarda tepki verme yeteneği kazanmasını sağlıyor. Bunun için son derece hızlı bir görsel işleme gerekiyor. Bu da analitik becerilerinin, el ve göz koordinasyonunun gelişmesini sağlıyor. Bu bilgileri işleme ve analiz etme sürecinde öğrenilen beceriler, doğrudan iş dünyasına transfer edilebiliyorlar.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Michigan State University’de 3 yıl boyunca 12 yaş altı çocuklarla çalışmalar yapan Profesör Linda Jackson da, bilgisayar oyunları oynamanın görsel ve zihinsel becerileri geliştirdiğini belirtiyor. Resim ve şekilleri kullanarak düşünmeyi öğrenen çocuklar bu sayede aslında bilim, teknoloji, mühendislik, matematik ve tıp gibi disiplinler için bir altyapı oluşturuyorlar. Bu da gelecekteki iş dünyası için onlara yardımcı oluyor. Özetle bilgisayar ve interneti kullanmak, çocuklara geleceğin yeni dünyasına güvenle ve kolaylıkla girebilecekleri kapılar açıyor.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Kaynak: http://www.turk.internet.com/portal/yazigoster.php?yaziid=26914&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-1858956535943750629?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/1858956535943750629/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/turkiyede-bilisim-algs-negatif.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/1858956535943750629'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/1858956535943750629'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/turkiyede-bilisim-algs-negatif.html' title='Türkiye’de Bilişim Algısı Negatif'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-2700271599390091048</id><published>2010-03-16T16:14:00.004+02:00</published><updated>2010-03-16T16:14:45.619+02:00</updated><title type='text'>Stk’lara Ücretsiz Web Sitesi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;HT Bilişim Genel Koordinatörü Hakan Topuzoğlu, kamu yararına hizmet veren dernek ve vakıflar ile basın kuruluşları için, ücretsiz web sitesi kurulumu yapacaklarını söyledi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Topuzoğlu, yaptığı açıklamada, Sivil Toplum Kuruluşları (STK), kamunun yetişemediği birçok alanda hizmet sağlayarak, bu konularda çalışabilecek ekipleri organize etmek olduğunu belirterek “STK’ların hayatını idame ettirebilmek amacıyla, internet alanında faaliyetlerini gerçekleştirerek, desteğe ihtiyaçları doğrultusunda çalışma yapmaya karar verdik” dedi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Bugüne kadar, bu çerçevede birçok kurumun sitesinin kurulumunu yaptıklarını ifade eden Topuzoğlu, “Bu çalışma çerçevesinde, kendisine uygun alan adı ve internet alanına karar vererek, isterlerse firmamızdan, isterlerse başka bir firmadan satın almış olmalarına bakılmaksızın, bu konuyla ilgili olarak hazırlamış olduğumuz paket web sitelerimizden uygun gördükleri paket site kurulacak, gerekli eğitim STK tarafından bildirilen kişiye verilecektir. Bu çalışmanın sonucunda kurumlarımızın internette daha efektif çalışmalarına imkan sunulmuş olacaktır” diye konuştu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-2700271599390091048?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/2700271599390091048/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/stklara-ucretsiz-web-sitesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/2700271599390091048'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/2700271599390091048'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/stklara-ucretsiz-web-sitesi.html' title='Stk’lara Ücretsiz Web Sitesi'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-6987888806991933063</id><published>2010-03-16T16:14:00.002+02:00</published><updated>2010-03-16T16:14:17.190+02:00</updated><title type='text'>Ortaca’da “Arge” Toplantısı</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Tüketiciler Birliği, TBMM’de Görüşülecek Olan ve Kamuoyunda Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (Gdo) ve Ürünlerine İlişkin Tartışmalara Neden Olan ‘Ulusal Bio Güvenlik Yasa Tasarısı’nın Kabul Edilmesini İstemiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muğla Valiliği ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü “ARGE” birimi tarafından Ortaca’da okul Müdürlüklerine ve öğretmenlerine okul bünyesi içerisinde stratejik planların yapılması ile ilgili olarak Ortaca İlk Öğretim Okulu Çok Amaçlı Salonu’nda seminer verildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seminer Muğla ARGE Biriminden TKY Formatörü Macit Kolhen, Strateji sorumlusu Hüseyin Atay Şimşek tarafından verirken, İlçe Milli Eğitim Müdürü Abdulkadir Şahin, Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı tüm okul müdürleri, idareciler ve öğretmenler “ARGE” seminerine katıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Verilen seminerde, okulların hazırlamış oldukları projelerin ilk beş yıl içinde yapılan planlarının yapılmasına rağmen, ilçelerde bulunan okullara kazandırılamadığından, bu planların 2010 yılı içerisinde uygulamaya geçirilmesi için yapılacak çalışmaların hızlandırılması istendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okullarda hazırlanan planlara bakılarak uygunluğu çerçevesinde ödenekler verilip, yapılan işler takip edilecek olup, her okul kendi başarısını belirlemiş olacaktır. .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri içerisindeki eğitimle ilgili yapılacak çalışmaların ise, beş yıllık planlarının hazırlanarak hayata geçirilmesi için “ARGE” Birimi tarafından hedeflenmektedir. Yapılan bu planlar 2010 yılı içerisinde okullarda parça parça olarak hayata geçirileceği Muğla Valili ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü “ARGE” birimi yetkilileri tarafından İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne, okul müdürlerine ve öğretmenlere bildirildi. Haber Fx&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-6987888806991933063?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/6987888806991933063/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/ortacada-arge-toplants.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/6987888806991933063'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/6987888806991933063'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/ortacada-arge-toplants.html' title='Ortaca’da “Arge” Toplantısı'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-5261336237535635520</id><published>2010-03-16T16:13:00.005+02:00</published><updated>2010-03-16T16:13:50.282+02:00</updated><title type='text'>İnşaat Sektörü, 2010′u Yatırım Yılı Ilan Etti</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Önde gelen inşaat firmaları bu yıl 5-6 milyar dolarlık yatırım yapacak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer firmaların projeleriyle birlikte yaklaşık 10 milyar dolarlık projenin start alması bekleniyor. 2010 projelerini açıklayan şirketleri mercek altına aldık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnşaat sektörü 2010′u “yatırım yılı” ilan etti. Küresel ekonomik krizin etkisiyle geçen yılı suskun geçiren büyük inşaat firmaları, bu yıl yatırım üzerine yatırım yapacak. Ağaoğlu 3 milyar dolar, Dumankaya 525 milyon lira, Teknik Yapı 400 milyon dolar, İnanlar İnşaat 500 milyon lira, Sinpaş&amp;nbsp; 400-500 milyon lira, Soyak 1 milyar lira, Sur Yapı 1 milyar euro ve artı 500 milyon dolar, DAP Yapı 300 milyon lira, Taş Yapı 450 milyon dolar, Kuzu Grup 600 milyon dolar, Akis 220 milyon dolar, Propa İnşaat 60 milyon dolar, Fi-Yapı 17 milyon lira ve Yeşil İnşaat 900 milyon liradan fazla yatırım yapacağını&amp;nbsp; açıkladı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BAŞARILI KRİZ YÖNETİMİ&lt;br /&gt;2009 yılının ilk 9 ayında verilen yapı ruhsatı sayısı, 2008′in aynı dönemine göre yüzde 17 düştü. 2009′un ikinci yarısında ekonomideki toparlanma ve kredi faiz oranlarının düşmesiyle beraber ertelenen birçok yeni proje hayata geçirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konut kredi faizleri yüzde l’in altına inince, 2009 yılı başında yaklaşık 37 milyar lira olan konut kredileri yüzde 9 artışla 40 milyar lirayı aştı. Konut üreticisi firmalar, 2009′da ellerindeki konut stokunu eritebilmek için art arda kampanyalar düzenledi. Bazı firmalar hayata geçirdikleri yeni projeleri peynir ekmek gibi satarken, bazıları zorlandı. Kısacası, 2009′da inişli çıkışlı bir grafik izleyen inşaat sektörü 2010 yılından daha umutlu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KORKULAN OLMADI&lt;br /&gt;Teknik Yapı Holding Başkan Yardımcısı Umut Durbakayım, inşaat sektörünün 2009′a Amerika’da başlayan ve küreselleşen krizin etkisi altında girdiğini hatırlatıyor ve “Geçen yıl kendini ispatlamış markalar üretim ve satış anlamında sıkıntı yaşamadı. Bu dönemde, sisli havada gayrimenkulu güvenli bir = yatırım aracı tercih edenlerin alımları söz konusuydu. Ancak küresel mali krizin I dolaylı etkilerini öngöre-meyen ve gerekli tedbirleri almayan inşaatçılar oldukça büyük bir darbe aldı” diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umut Durbakayım, devletlerin aldığı ekonomik tedbirler ve desteklerin yanı sıra ve gayrimenkul sektörüne finansman sağlayan bankaların deneyiminin büyük bir yıkımın önüne geçtiğim düşünüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Durbakayım, konut kredisi geri ödemesinde zorluk yaşayan tüketici sayısının korkulan seviyelere çıkmadığını vurguluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“KRİZDE EN YÜKSEK CİROYU YAPTIK”&lt;br /&gt;Ekonomik krize rağmen geçen yıl 5 projeyi hayata geçiren Ağaoğlu, 29 yıllık tarihinin en yüksek cirosunu elde etmiş. Ağaoğlu&lt;br /&gt;Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu, bu yıl da ekonomik göstergelerin 2009′dan farklı olmasını beklemiyor.&lt;br /&gt;Ağaoğlu, benzer inişler çıkışlar&amp;nbsp;&amp;nbsp; yaşanabileceğini, ancak 2010′un 2009′a oranla daha iyi bir yıl olacağını tahmin ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“2010′DA BÜYÜME OLUR”&lt;br /&gt;Sur Yapı&amp;nbsp; Yönetim Kurulu Başkanı Altan Elmas da 2010 yılı için temkinli bir iyimserlik taşıyor. Elmas da geçen yıldan daha iyi bir yıl bekliyor. Ancak çok da büyük bir ivme kaydedileceğini sanmıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2009′da inşaatın yüzde 20 küçüldüğünü belirten Elmas, sektördeki pozitif büyümenin yılın ikinci çeyreğinden sonra başlayaca-CHPTj ğını tahmin ediyor. Elmas, ^k«| 2010′da emtia fiyatlarının llv 1 da artmasını bekliyor. Emtiadaki artışın fiyatlara ve maliyetlere biraz yansıyacağını, 2010′un ilk çeyreğinden itibaren konut ve ticari gayrimenkul fiyatlarının artabileceğini öngörüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“GELİŞMELER UMUT VERİCİ”&lt;br /&gt;Soyak Holding CEO’su Emre Çamlıbel, 2010 yılı için ekonomide öngörülen büyüme beklentisinin gayrimenkul sektörü için de umut verici gelişmeler vaat ettiğini düşünüyor. Çamlıbel’e göre yeni projeler için daha elverişli bir yatırım ortamı oluşacak: “Tüketici güven endeksi ve kapasite kullanım oranlarındaki artışla hareketlenen ekonominin gayrimenkul sektörüne de yansımasıyla birlikte, özellikle konut fiyatlarında ikinci çeyrekten itibaren bir miktar artış olabilir. 2010′da da modern yaşamın getirdiği ihtiyaçlara cevap verebilecek özelliklere sahip konut projelerinin ön plana çıkacağına inanıyoruz.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“2 BİN KONUT SATACAĞIZ”&lt;br /&gt;Sinpaş&amp;nbsp; GYO İcra Kurulu Başkanı Ömer Faruk Çelik, sektörü 2006 yılıyla karşılaştırıyor ve 2009′da konut üretiminin o parlak döneme göre yüzde 25 civarında küçülmeyle 600 binlerden 450 bin adetler gerilediğini vurguluyor. İnşaatçıların zorlu piyasa koşullarında ayakta durmaya çalıştığını ifade eden Çelik, 2010′un da geçen yıldan farklı geçeceğini düşünmüyor. Yatay bir seyir öngörüsüyle planlama yaptıklarını belirten Çelik, “Bu yıl yüzde 20 artışla 2 bin adet konut satmayı hedefliyoruz” diyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2010 yılının yeni projeleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AĞAOĞLU&lt;br /&gt;Ağaoğlu Şirketler Grubu’nun 2010 yılı içerisinde gerçekleştirmeyi hedeflediği çok sayıda proje var. Bunlardan ilki, yakın zamanda Emlak GYO’dan devralman Ayazma arazisi üzerinde yükselecek 3 bin 500 konutluk konut projesi. Basın Ekspress Yolu üzerindeki 503 ev-ofis-ten oluşan My Residence 212 projesine de bu yıl başlanacak. Ağaoğlu, Doğu Ataşehir’de başladığı My Towerland projesinin 4 bin konutu kapsayan yeni etapları bu yılı içinde bitirilecek. Çekmeköy ve Bahçelievler’de ise biner konutluk iki proje daha hayata geçirilecek. Ağaoğlu’nun 2010 yılında hayata geçirmeyi planladığı projelerin toplam yatırım tutarı 3 milyar doları aşacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TEKNİK YAPI&lt;br /&gt;Teknik Yapı, bu yıl konut ağırlıklı projelere öncelik ve ağırlık verecek. Şirket, başta Ataşehir olmak üzere Kartal ve Kadıköy bölgelerinde 7 ayrı projeyi hayata geçirmeye hazırlanıyor. Yine Kadıköy’de butik tarzda 2 proje başlatılacak. Firma, projelerde ağırlıklı olarak küçük, çok amaçlı, ihtiyaç duyulan konforu sunan, kolay kredi imkanı sağlayan, prim potansiyeline bağlı olarak kazançlı ve ekonomik dairelere yer verileceğini açıkladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknik Yapı, orta ve büyük ölçekli sayılabilecek projelerinin ikisini Ataşehir’de, üçünü ise Kartal’da inşa edecek. Konut projelerinin her biri 300 ile 400 arasında değişen dairelere sahip olacak. Firma, bu yıl için öngördüğü strateji kapsamında her projesinin yüzde 5 ya da 10′unu ticari birimlere ayrılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknik Yapı, geçen haftalarda Batı Ataşehir’de inşa edeceği 220 dairelik Deluxia Suits ve 482 dairelik Deluxia Palace projelerini açıkladı. 275 milyon liralık yatırımla hayata geçirilecek projede, büyüklüğü 37 ile 131 metrekare arasında değişen 702 daire bulunuyor. Fiyatları 135 bin ile 492 bin lira arasında değişiyor. Teknik Yapı, söz konusu yedi proje için toplamda 400 milyon dolarlık yatırım yapmayı planlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DUMANKAYA&lt;br /&gt;2009 sonunda Dumankaya Dizayn projesini lanse eden Dumankaya İnşaat, bu yıl yedi farklı konut projesi geliştirecek. Bu yedi proje, toplam 3 bin 404 adet konut üretimini kapsıyor. Firma yetkilileri, projelerin toplam yatırım tutarınınsa 525 milyon lira olmasını öngörüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dumankaya İnşaat, söz konusu yedi projenin altısını İstanbul Anadolu Yakası’ndaki Tuzla-Aydmlı ve Kurtköy bölgelerinde gerçekleştirecek. Avrupa Yakası’nda ise 2010′un en önemli projeleri arasında yer alacağı düşünülen Bahçeşehir projesi start alacak. Bu bölgede 716 konut inşa edilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İNANLAR İNŞAAT&lt;br /&gt;Geçen haftalarda Terrace markasını Beşiktaş’tan sonra Sarıyer’e de taşıyacağını açıklayan İnanlar İnşaat’in halen ruhsat aşamasında 7-8 projesi var. Bunların yıl içinde art arda hayata geçirilmesi bekleniyor. Şirketin Sarıyer’de yapacağı ilk projenin adı Terrace Bahçe. İnanlar İnşaat, 4 bin metrekare arazi üzerine inşa edeceği bu proje için 30 milyon liralık yatırım yapacak. Büyüklüğü 56 ile 211 metrekare arasında olan 76 dairenin metrekare fiyatı 3 bin ile 3 bin 500 lira arasında değişiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnanlar İnşaat, Sarıyer’in ardından Seyrantepe’de büyük bir projeye imza atacak.Firma,bu bölgede 65 katlı bir iş merkezi, konut ve otel konsep-ti inşa etmeye hazırlanıyor. Aslan tepe Stadyumu’nun hemen yanında yükselecek proje hazırlık aşamasında. İnanlar İnşaat’m Şişli’nin muhtelif yerlerindeki ve Fulya’daki arazilerindeki projeleri ise ruhsat aşamasında. Firma, bu yılın sonunda Kartal’da da yeni bir konut projesine imza atacak. Sultanahmet’teki arsada yapılacak otelse satılacak. İnanlar İnşaat, Sarıyer Zekeriyaköy’de inşaatına başladığı Terrace Bahçe için 30 milyon liralık yatırım yapacak. Seyrantepe’deki projenin yatırım tutarı 120 milyon dolar olarak açıklandı. Firmanın 2010 yılında inşa edeceği projelerin toplam yatırım tutarı ise 500 milyon lirayı bulacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TULİP&lt;br /&gt;İstanbul Bahçeşehir’de inşa ettiği TulipTurkuaz projesi ile yükselişe geçen Tulip Gayrimenkul, bu yıl TulipTowers ve Tulip360 projelerine başlayacak. 2010 yılı içinde toplam 420 milyon liralık yatırım Erten yapacaklarını belirten Tulip Gayrimenkul&amp;nbsp; İcra Kurulu Başkanı Burak Erten, İtalyan şirketlerin kurduğu bir konsorsiyumun yeni projelerine ortak olduğunu açıkladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul Bahçeşehir’deki TulipTurkuaz projesine komşu konumdaki TulipTowers, bölgenin en lüks projesi olma iddiasında. 488 konut ve 39 bin metrekarelik AVM projesinden oluşan TulipTowers’m yatırım maliyeti 150 milyon lira. Tulip Gayrimenkul, bu projeyi rekabetçi bir fiyatla satışa çıkarmaya hazırlanıyor. Bu yıl içinde 150 adet konut satılması hedefleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tulip360 ise İstanbul’un Esenyurt’ta bölgenin en yüksek lokasyonunda yer alıyor. Toplam 2 bin 400 konuttan oluşan Tulip360 projesinin ilk etabında bin 400 konut satışa çıkacak. Firma, metrekare fiyatını bin lira olarak belirledi. Bu projede yıl içinde bin adet konut satışı hedefleniyor. Tulip360 projesinin yatırım maliyeti ise 270 milyon lira.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YEŞİL İNŞAAT&lt;br /&gt;Yeşil İnşaat, Beylikdüzü’ndeki Innovia projesinin 3 bin 350 konuttan oluşan üçüncü etabını ocak ayından itibaren satışa sundu. Toplam 14 bin konuttan oluşan projenin dört ve beşinci etaplarının da bu yıl içinde hayata geçirilmesi planlanıyor. Firma yetkilileri, yine bu yıl içinde Sarıyer Zekeriyaköy ve Kartal’da iki yeni projeyi daha hayata geçireceklerini açıkladı. Yeşil inşaat, Topkapı’da ise bir plaza binası inşa edecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeşil Inşaat’m Beylikdüzü’nde 375 bin metrekare arazi üzerine inşa ettiği ve 5 etapta bitecek olan 14 bin konut, işyerleri, otel ve AVM’den oluşan projesinin toplam yatırım tutarı 900 milyon lirayı aşıyor. Innovia projesinin 40 bin kişiye yaşam alanı, yaklaşık bin kişiye de istihdam sağlaması bekleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SİNPAŞ&lt;br /&gt;Sinpaş&amp;nbsp; GYO, bu yıl dört yeni projeye birden başlayacak. Mart ayında Küçükçekmece’de istanbul Sarayları projesine start verilecek. Yılın ikinci yarısında Şişli Bomonti’deki ikinci konut ve rezidans projesi başlayacak. 2010′un son aylarında ise Ankara Incek ve Çankaya’da iki yeni konut projesinin inşaatına başlanacak. Firma yetkilileri, konsept çalışmaları tamamlanan projelerin idari izin sürecinde olduğunu açıkladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sinpaş’ın&amp;nbsp; İstanbul Küçükçekmece’de inşa edeceği istanbul Sarayları’nda bin 200, Şişli Bomonti projesinde ise 650-700 konut bulunuyor. Firma, Ankara Çankaya’da inşa edeceği konut projesinde 485, Incek’te ise 550 konut bulunacağını açıkladı. Sinpaş GYO, 2010 yılı için toplam 400-500 milyon liralık yatırım bütçesi belirledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TAŞYAPI&lt;br /&gt;2010′u “yeni projeler yılı” ilan eden Taşyapı, bu yıl içinde dördü rezidans, ikisi de katlı otopark olmak üzere altı projeye imza atacak. Etiler’de 200 konut, Bağdat Caddesi Meteoroloji’de de 600 konuttan oluşan Four Winds projelerine başlanacak. Taşyapı, Altunizade’de ise daha önce STFA’nm merkezinin bulunduğu arazide rezidans projesi başlatacak. Seyrantepe’deki konut, ofis ve çarşı projeleriyle birlikte bu yıl içinde bin 300 konut inşa edilmiş olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taşyapı, Gayrettepe’de ve Seyrantepe projesinin içinde olmak üzere 2 adet de katlı otopark yapacak. Şirketin bu yıl içinde gerçekleştireceği projelerinin toplam yatırım tutarı 450 milyon doları bulacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taşyapı, bir yandan da ünlü bir otel zinciriyle işbirliği yapmaya hazırlanıyor. Şirket, ikisini tamamlayıp üçünü de hızla bitirmeye çalıştığı toplam beş otelinin işletmesini bu zincire devredecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SOYAK&lt;br /&gt;Soyak, bu yıl iki yeni projeye başlayacak. 2008′de izmir Karşıyaka’da inşaatına başlanan 2 bin 250 konutluk Soyak Siesta projesinin üçüncü etabının satışına bu yıl içinde başlanacak. Firma, yıl içinde biri izmir Zeytinalanı’nda, diğeri de İstanbul Kuzey Bahçeşehir’de olmak üzere iki yeni projeye daha start verecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzey Bahçeşehir’deki 4 bin konutluk yeni projenin yılın ikinci çeyreğinde satışa çıkarılması planlanıyor. Soyak, İzmir Zeytinalanı’nda ise 200 bin metrekare arazi üzerine 170 bahçeli ev inşa edecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soyak, istanbul Zincirlikuyu ve Levent’te ise iki ofis projesini hayata geçirecek. Firma böylece, konutta sahip olduğu tecrübe ve markasını ofis pazarına da taşımayı hedefliyor. Soyak’m 2010 yılında satışa sunacağı projelerin yatırım tutarı yaklaşık 1 milyar lirayı buluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SUR YAPI&lt;br /&gt;Sur Yapı, ilkbaharda İstanbul Anadolu Yakası Çamlıca’da 150 bin metrekare arazi üzerine bin 500 konut, AVM ve ofis bloğundan oluşan yeni projesine start verecek. Yine bahar aylarında Kağıthane’de 30 metrekarelik bir AVM projesine başlayacak olan firma, yıl içinde izmir Karşıyaka’da Hayat ve Torunlar gruplarıyla ortak 30 bin metrekarelik AVM ve 25 bin metrekarelik rezidans projesi gerçekleştirecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sur Yapı, yine bu yıl içinde istanbul Bayrampaşa’da 38 bin metrekarelik AVM ve 31 bin metrekarelik rezidans projesine başlayacak. Firma, son olarak Çekmeköy’de 50 bin metrekarelik AVM ve 500 konuttan oluşan bir projeyi hayata geçireceğini açıkladı. Sur Yapı, bu yıl 990 milyon euro artı 500 milyon dolarlık AVM, ofis ve konut yatırımı yapacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KUZU GRUP&lt;br /&gt;Kuzu Grup, 2010′un ikinci yarısında İstanbul Anadolu Yakası’nda büyük bir konut projesine başlamaya hazırlanıyor. İstanbul Ataşehir’deki 3 bin konutluk projesine devam eden firma, yine bu yıl içinde Ankara Çukurambar’da 2 bin 500 konut ve 750 home ofisten oluşan projesine start verecek. Kuzu Grup, iki yeni proje için yaklaşık 600 milyon dolarlık yatırım yapacağını açıkladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKİS&lt;br /&gt;Akkök&amp;nbsp; Şirketler Grubu’nun gayrimenkul sektöründeki iştiraki Akis Gayrimenkul Yatırımı, bu yıl 220 milyon dolarlık yatırımla İstanbul Bahçeşehir’deki Akbatı Alışveriş ve Yaşam Merkezi projesine start verdi. Firma, İstanbul’un en büyük alışveriş merkezlerinden biriyle birlikte 348 rezidans, ortak yaşam alanları ve sosyal tesislerden oluşan bu projenin satışına başladı. AVM’nin yanı sıra 21 kartlı mavi ve 11 katlı yeşil kulelerden oluşan projede, büyüklüğü 67 ile 571 metrekare arasında değişen rezidans daireler yer alıyor. Fiyatları ise 186 bin ile 1 milyon 850 bin lira arasında değişiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DAP YAPI&lt;br /&gt;DAP Yapı, bu yıl üç yeni projeye başlayacak. Bunlardan ikisi İstanbul Maltepe, diğeri ise Çağlayan’da inşa edilecek. Bu projeler, 900-1.000 adetlik konut ve işyerlerini kapsıyor. Maltepe’deki proje, 11 bin metrekare arazi üzerine 212 konut-lu iki kule ve bir iş merkezinden oluşacak. Maltepe’deki gökdelenlerin de Dragos’taki gibi yelken konseptinde olacağı açıklandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine Maltepe’de E-5 otoyoluna yakın bir noktada inşa edeceği ikinci proje, 120 ve 140 metrelik iki kuleden oluşuyor. Suni bir göleti bulunacak projede 5 bin metrekare açık ve kapalı alana sahip bir sosyal tesis inşa edecek. Binalarda yaşayanlar evlerine sandallarla gidip gelebilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DAP Yapı’nın&amp;nbsp; Çağlayan’daki yeni Adliye Sarayı’nın yakınlarında inşa edeceği 300 ofislik iş merkezinin altında çarşı da olacak. Firmanın bu yıl içinde yapacağı yatırımların toplam maliyeti 300 milyon lirayı buluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fİ-YAPI&lt;br /&gt;2010′u “projeleri tamamlama yılı” ilan eden Fi-Yapı, 2009′da planladığı&amp;nbsp; Fi-Yaka Tuzla 3 projesini 15 Ocak 2010′da satışa çıkardı. Kısa sürede tamamı satılan 270 konutluk projenin yatırım maliyeti 17 milyon lira. Firma, projeyi bir yıl içinde sahiplerine teslim etmeyi planlıyor. Fi-Yapı, altyapı hazırlıklarını yine 2009′da yaptığı Fi-Yaka Gebze projesini 13 Mart 2010′da satışa çıkarmaya hazırlanıyor. Bu projede 366 konut bulunuyor. Mevcut projeleri bu yıl tamamlamayı planlayan firma, 2011 yılı başında 25 bin konutluk büyük projelerini açıklamaya hazırlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PROPA İNŞAAT&lt;br /&gt;Propa İnşaat, bu yılın ikinci yarısında Kartal’daki 8 bin metrekarelik arazisinde yeni bir projeye başlayacağını açıkladı. Firma, iki blokta 224 rezidanstan oluşan ve “Propa Aura Kartal” adı verilen bu projeden 45 milyon dolar ciro elde etmeyi hedefliyor. Projenin yatırım tutarı ise 26 milyon lira olarak açıklandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Propa, yine bu yıl Zincirlikuyu’da 3 bin metrekarelik bir ofis projesine başlayacak. 9 milyon liraya mal olacak bu projeden, kiralama modeliyle 15 milyon dolar gelir elde edilmesi hedefleniyor. Firma, Bodrum’da geçen yıl başladığı 30 dükkanlık outlet center projesini de bu yıl sonuna kadar tamamlayacak.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-5261336237535635520?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/5261336237535635520/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/insaat-sektoru-2010u-yatrm-yl-ilan-etti.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/5261336237535635520'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/5261336237535635520'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/insaat-sektoru-2010u-yatrm-yl-ilan-etti.html' title='İnşaat Sektörü, 2010′u Yatırım Yılı Ilan Etti'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-648763751287688152</id><published>2010-03-16T16:13:00.004+02:00</published><updated>2010-03-16T16:13:43.280+02:00</updated><title type='text'>Demir-Çelikte Büyük Ortaklık</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;&amp;nbsp;Dünyanın en büyük çelik üreticisi ArcelorMittal ile Türk şirketi Dayen, Kuzey Irak’ta yaklaşık 130 milyon dolarlık bir yatırıma ortak olarak imza atıyor. Bu ortaklığın ilginç tarafı; ArcelorMittal’in Türkiye temsilcisinin Galatasaray’ın başkan adayı Adnan Öztürk, Dayen’in sahibinin de Öztürk’ün listesindeki Reşit Sinanlı olması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hintli çelik üreticisi ArcelorMittal Türk şirketi Dayen ile Irak’ın kuzeyinde çelik üretim tesisi kuruyor. Dünyanın en büyük çelik üreticisi ArcelorMittal, Süleymaniye kentinde kurulacak çelik üretim tesisinde hurda metalden yılda 250 bin ton yapıyı güçlendirmekte kullanılan inşaat demiri üretimi yapılacağını açıkladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üretimin daha sonra ikiye çıkabileceği belirtilen çelik üretim tesisi için 100 ile 130 milyon dolar yatırım yapılacağı kaydedildi. Bu yılın ikinci yarısında inşa edilmeye başlanacak çelik üretim tesisinin 2011 yılının dördüncü çeyreğinde faaliyete geçmesi bekleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GALATASAY BAĞLANTISI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzey Irak’taki ortaklığın arkasında ilginç bir Galatasaray bağlantısı da bulunuyor. Adnan Öztürk, Galatasaray başkanlığı için Adnan Polat’ın rakibi. Reşit Sinanlı’nın ise iki sene önceki kongrede Adnan Polat’ın listesine girmesi söz konusuydu. Ancak Polat son anda Sinanlı’yı listeye almadı. Reşit Sinanlı şimdi ise Adnan Öztürk’ün listesinden Galatasaray yönetimine aday.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-648763751287688152?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/648763751287688152/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/demir-celikte-buyuk-ortaklk.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/648763751287688152'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/648763751287688152'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/demir-celikte-buyuk-ortaklk.html' title='Demir-Çelikte Büyük Ortaklık'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-2297681919095584415</id><published>2010-03-05T23:05:00.002+02:00</published><updated>2010-03-05T23:05:57.377+02:00</updated><title type='text'>Ford Elektrikli Araçları 2010'un Son Çeyreğinde İhraç Edecek</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Ford Otosan, Amerika'da Doğalgazlı Taksi ve Elektrikli Olarak Satılacak Transit Connect Araçları Bu Yılın Son Çeyreğinde İhraç Edecek. ABD'de 7 Bin 500 Dolar Vergi İndiriminden Yararlanan Transit Connect Araçlardan Bu Yıl da Toplam 30 Bin Adet İhraç Edilmesi Planlanıyor.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Ford Otosan, Amerika'da doğalgazlı taksi ve elektrikli olarak satılacak Transit Connect araçları bu yılın son çeyreğinde ihraç edecek. ABD'de 7 bin 500 Dolar vergi indiriminden yararlanan Transit Connect araçlardan bu yıl da toplam 30 bin adet ihracatı planlanıyor. Mart ayı itibariyle Genel Müdür görevini Mike Flewit'den devralan Nuri Otay, Ford Otosan'ın 2009 yılı sonuçlarını ve 2010 yılı hedeflerini düzenlediği bir basın toplantısı ile açıkladı. Kriz yılı olmasına rağmen hükümetin sağladığı teşvikle birlikte geçen yıl, bir önceki yıla göre daha yüksek satış adetlerine ulaşıldığını belirten Otay, bu pazarda Ford Otosan'ın pazar payını artırdığını ve 2009 yılını sekizinci kez pazar lideri olarak kapattığını söyledi. Otay, 2010 yılının Ocak - Şubat aylarında elde edilen yüzde 14.6'lık pay ile pazar liderliği konumunu sürdürdüklerini söyledi. &lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Ford Otosan'ın geçen yıl Amerika'ya başlattığı araç ihracatı ile krizin etkilerini minimuma indirdiğini vurgulayan Otay, Amerika pazarına ihracatın bu yıl da süreceğini belirterek, "Amerika piyasasına doğalgazlı taksi modeli ve elektrikli Transit Connect modelleri 2010 yılının son çeyreğinde piyasaya çıkacak" dedi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Ford Motor Company ve Ford Otosan'ın aracın ABD'de başarılı olması için elinden geleni yaptığını belirten Otay, "Ditroit'te Nisan ayında yapılacak buz hokeyi turnuvasına Connect sponsor olacak. Önümüzdeki yıllarda bunların gerek kendi satışlarımıza, gerekse Amerika'da kredibilite kazanmasına katkı sağlayacağını düşünüyorum" dedi. Kanada'ya Transit Connect ihracatına ise geçen yılın sonlarına doğru başladıklarını hatırlatan Otay, "Kanada satışında daha önemli artışlar olacağını ve Connect'in daha yüksek pazar payı alacağını, bize artı ihracat sağlayacağını görüyoruz" bilgisini verdi. &lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;-2010'DA 2.5 MİLYAR Dolar İHRAÇ GELİRİ HEDEFLENİYOR-&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Ford Otosan'ın 5 kıtada, 60'dan fazla ülkeye ihracat yaptığını ve geçen yıl 2.2 milyar Dolar ihraç gelirine ulaştığını kaydeden Otay, 2010 yılı sonunda 2.5 milyar Dolar ihracat geliri ve 150 milyon dolarlık yatırım planlandığını açıkladı. 2009'da 170 bin adet olan üretimin, 2010'da yüzde 18'lik artışla 205 bin adet olmasının hedeflendiğini bildiren Otay, kapasite kullanımının oranının ise geçen yıla göre yüzde 10'luk artışla, yüzde 64'e ulaşacağını vurgulayarak, "Kapasitenin yüzde 100'ünü kullanmak belki bu yılın, önümüzdeki yılın işi olmayacak ancak biraz zaman alacak" dedi. Ford Otosan'ın yeni faaliyetleri için Ar-Ge mühendislik kadrosunu büyütme kararı aldığını da açıklayan Otay, şu anda 600 kişi olan mühendis sayısını 2010'da 800'e çıkartarak, motor geliştirme ve araç geliştirme faaliyetlerine yoğunluk verileceğini bildirdi. Otay, "800'e ulaşacak mühendis sayısı itibariyle biz, Ford'un dünyadaki en büyük üçüncü motor geliştirme merkezi olacağız" dedi. Otay, mavi yakalılarda ise istihdam oranının korunmasının hedeflendiğini belirtti.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;-150 MİLYON Dolar YENİ ÜRÜN VE MODEL YENİLEMEDE KULLANILACAK-&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Toplantı sonunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Otay, 150 milyon dolarlık yatırımın hangi alanda kullanılacağına ilişkin bir soru üzerine, "Bu yatırımın detay kırılımlarını, ilgili projelerin açıklama zamanı geldiğinde verebileceğiz ancak yeni ürün ve model yenilemeleri ile ilgili içerikler var" yanıtını verdi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Ermeni Tasarı'nın ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nde kabul edilmesinin ticari ilişkileri nasıl etkileyeceğine ilişkin bir soru üzerine Otay, "Ülkeler arasındaki ticari ilişkilerin gelişmesi, ticaretin gelişmesi her türlü çıkabilecek pürüzün çözülmesi için pozitif bir araç. Olayın siyasi detayına girmeyeceğim" yanıtını verdi.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;-ABD'DE ELEKTRİKLİ ARACA TEŞVİK VAR, TÜRKİYE VE AVRUPA'DA BÖYLE BİR DENGE HENÜZ YOK-&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Elektrikli araç üretimi konusunda Türkiye'deki pazarı değerlendiren Otay, elektrikli araçların üretim ve geliştirme maliyetlerinin tamamen müşterilerin beklenti adeti ile direk bağlantılı olduğunu belirterek, şunları söyledi:&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;"Dünyadaki elektrikli araç talebi, herhangi bir elektrikli aracın ancak hobi aracı, yani prototip olarak yapılmasına imkan veriyor. Bunun alt yapısını sağlayacak büyük bir çekim yok. ABD'de ise elektrikli araçlar kilovatına göre kategorili. Transit Connecet kategorisindeki bir aracın 7 bin 500 dolarlık aldığı bir vergi indirimi var. 10 milyonluk bir pazarda her pazarda bunu talep edecek müşteriye, bunu devlet sunduğunda önemli bir potansiyel yaratıyor. Böyle bir teknolojiyi geliştirmeyi artı duruma getiriyor. Türk pazarında, hatta Avrupa pazarında böyle bir denge henüz yok. Bu konu, devlet teşviklerinin artması ile mümkün."(ANKA) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-2297681919095584415?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/2297681919095584415/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/ford-elektrikli-araclar-2010un-son.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/2297681919095584415'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/2297681919095584415'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/ford-elektrikli-araclar-2010un-son.html' title='Ford Elektrikli Araçları 2010&apos;un Son Çeyreğinde İhraç Edecek'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-5844769078029894570</id><published>2010-03-05T23:04:00.000+02:00</published><updated>2010-03-05T23:04:46.819+02:00</updated><title type='text'>Yürüyen Park Meclis gündeminde</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Etimesgut Belediye Başkanı Enver Demirel, önceki belediye yönetimi tarafından heyelan bölgesine yapılan Yıldırım Beyazıt Piknik Alanıyla ilgili, Belediye Meclisi’ne bilgi verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etimesgut Belediye Başkanı Enver Demirel, önceki belediye yönetimi tarafından heyelan bölgesine yapılan Yıldırım Beyazıt Piknik Alanıyla ilgili, Belediye Meclisi'ne bilgi verdi. Parkın eski ile mevcut halini video görüntüleri ve fotoğraflarla anlatan Demirel, heyelanın can ve mal güvenliği yönünden alınan tedbirleri ve yürütülen idari ve yasal çalışmaları anlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etimesgut'taki, eski adı Almina Park olan ve 2006-2008 yıllarından yapılan inşaatla Yıldırım Beyazıt Piknik alanına dönüştürülen, heyelan dolayısı ile son 3 aydır kamuoyunun gündeminde yer alan parkla ilgili, Ak Parti ve CHP Meclis Grupları ayrı ayrı önerge vererek araştırma istedi. Belediye Başkanı Enver Demirel, Meclis'e gündem dışı detaylı olarak bilgi verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PARKLA İLGİLİ GERÇEKLER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Parkın inşa edildiği alanın 1990'da Yenimahalle Belediye Meclisi'nce okul yeri olarak tahsis edildiğini belirten Demirel, şunları söyledi. “1991'de Etimesgut Belediye Meclisi'nce&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;heyelan nedeniyle rekreasyon alanına dönüştürüldü. 1998'de ağaçlandırma yapmak için Çevre Bakanlığı'ndan 30 milyar TL ödenek alındı. 2005'de park yapımına başlandı. MTA; “heyelan bölgesidir, yapılaşma yapılamaz” raporu verdi. 2006'da ihale edildi. MTA'nın raporuna rağmen park inşaatı başladı. 28.06.2006'da yapılan ihale ile yapım işi Pidosan İnş.San. Ltd. Şirketi'ne verildi. 2008'de parkın kesin kabulü yapıldı. İhale bedeli 1.697.000 TL olarak belirlenirken, parkın yapımı için %10'luk artış ve KDV ile birlikte toplam 2.202.489,57 TL ödendi”. 2009'da heyelana karşı tedbirler almaya başladıklarını ifade eden Demirel, yaz boyunca tamir ve küçük çaplı tadilatlar yapıldığını ve konu ile ilgili hukuki süreç başlatıldığını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YAZIŞMALARA OLUMLU CEVAP YOK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demirel, parkta 2009 Aralık ayında kayma ve çökmeler meydana geldiğini belirterek, “MTA, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ile İl Çevre ve Orman Müdürlüğü'ne başvurarak teknik destek talep ettik. Ayrıca yapımcı şirketin sorumluluğunu hatırlatılarak, tedbir almasını istedik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknik destek talep edilen resmi kurumlar ile kayan ve çöken yerlerle ilgili sorumluluğu hatırlatılan Pidosan Ltd .Şti'nden olumlu cevap alamadık” diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TEDBİRLER ALINIYOR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gazi Üniversitesi Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi'nden teknik destek sağladıklarının altını çizen Demirel, sondaj çalışması, bilirkişilerin raporları ve uzmanların görüşleri doğrultusunda geliştirilen acil tedbirleri uygulamaya koyduklarını ve fore kazık çalışması yaptıklarını ifade etti. Demirel, “Parkın yukarısında yer alan konutların da zarar görmemesi için Belediyemiz imkanları ile 1684. sokakta; 20 mt. derinliğinde, 80 cm2 çapında ve 40'ar cm aralıklarla 75 adet forekazık yapılmıştır. Belediyemiz, gerekli teknik ve idari tedbir ve çalışmaların yanı sıra konuyu yargı'ya da intikal ettirmiş olup, süreç devam etmektedir” şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ESKİ BAŞKAN'IN SÖZLERİ!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başkan Demirel açıklamalarını, parkı inşa eden eski belediye başkanı Serhat Kemal Yılmaz'ın bir televizyon programında yaptığı “Orası heyelan bölgesi dediler, park yapılamaz dediler, ben yaptım ve bunu yapmanın da mutluluğunu yaşıyorum” şeklindeki açıklamalarını Meclis üyelerine dinleterek, “Takdiri Meclisimiz'e ve yüce kamuoyuna bırakıyorum” dedi. Parkın yapımını gerçekleştiren eski başkan Yılmaz'ın yerel bir gazeteye yaptığı; “Parka kamyon çarptı, o yüzden kayma oldu, belediye ise tedbir almadı” şeklindeki açıklamaları ise özellikle mensubu bulunduğu AK Partili ve CHP'li meclis üyelerini güldürdü.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-5844769078029894570?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/5844769078029894570/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/yuruyen-park-meclis-gundeminde.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/5844769078029894570'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/5844769078029894570'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/yuruyen-park-meclis-gundeminde.html' title='Yürüyen Park Meclis gündeminde'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-4467086653757413443</id><published>2010-03-05T23:02:00.003+02:00</published><updated>2010-03-05T23:02:49.174+02:00</updated><title type='text'>Petkim iskele kapasitelerini artırıyor</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;ALİAĞA - İzmir'in Aliağa ilçesinde bulunan Petrokimya Holding A.Ş (PETKİM), mevcut iskele ve rıhtım kapasitelerini artırmak için çalışmalara başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PETKİM İskele ve Rıhtımının kapasitelerini artırma projesinin ÇED toplantısı, Atatürk Kültür Merkezi'nde, Çevre ve Orman Bakanlığı, İl Çevre ve Orman Müdürlüğü, İzmir Büyükşehir Belediyesi, İl Tarım Müdürlüğü ve DSİ'den yetkililerin katılımıyla yapıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PRD Çevre Yatırımları Planlama ve İnşaat şirketi tarafından yapılan proje sunumunda, PETKİM'in mevcut Kuru Ürün Rıhtımına konteyner gemilerinin, mevcut "İskele 5"e de petrokimya ürünü akaryakıt tankerlerinin rahatlıkla yanaşabilmesi için iskele boylarının uzatılmasının, liman baseni ve konteyner iskelesinin korunması amacıyla da mevcut mendirek yapısının büyütülmesinin ve 2 yeni akaryakıt iskelesi ve yeni dökme yük iskelesi yapılmasının planlandığı bildirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PETKİM Proje Müdürlüğü İnşaat Projeleri Lideri Ömer Bodur ise iskele ve rıhtım kapasiteleri artırım projesinin iki aşamalı olduğunu belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bodur, "Projelerin maliyeti toplam 420 milyon dolar. İlk etapta 2014-2015 yılına kadar 250 milyon dolarlık bir harcama ile ilk etabı gerçekleştirmeyi planlıyoruz. 2022 yılına kadar da 170 milyon dolar harcanarak 2. etabı hayata geçirmeyi düşünüyoruz. Bu projenin maliyeti içerisinde, 80 milyon dolar da ekipman için harcama yapılacak. PETKİM olarak kurmayı düşündüğümüz yeni rafineri için de yine bu proje içerisinde yeni akaryakıt iskeleleri yapılacak"&amp;nbsp; dedi.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-4467086653757413443?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/4467086653757413443/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/petkim-iskele-kapasitelerini-artryor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/4467086653757413443'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/4467086653757413443'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/petkim-iskele-kapasitelerini-artryor.html' title='Petkim iskele kapasitelerini artırıyor'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-1457637705731322878</id><published>2010-03-05T23:02:00.000+02:00</published><updated>2010-03-05T23:02:31.350+02:00</updated><title type='text'>KİPTAŞ'ın arsasına Kosifler villa yapacak!</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Otomotivden sonra turizm yatırımlarına yönelen Kosifler Grubu şimdi de konut işine girdi &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otomotivden sonra turizm yatırımlarına yönelen Kosifler Grubu şimdi de konut işine girdi. Kosifler, Borusan’ın eski yöneticilerinden Ali Vahapzadeh’in de hissedar olduğu Giwa İnşaat Yatırım ile ortak oldu. KİPTAŞ’ın Beykoz’daki arsasını hasılat paylaşımı modeliyle aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KİPTAŞ’ın geçen yıl satın aldığı arsa Beykoz Dereseki Köyü’nde.&amp;nbsp; 554 bin metrekare arazinin 300 villa inşaat izni bulunuyor. KİPTAŞ yeni kurulan Kosifler Giwa Gayrimenkul Yatırım ve İnşaat şirketine arsayı hasılat paylaşımı modeliyle verdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TOKİ’nin yaklaşık 10 yıldır üzerinde çalıştığı şimdiye kadar iştiraki Emlak Konut GYO ile birlikte 50’nin üzerinde proje gerçekleştirdiği hasılat paylaşımı modeline KİPTAŞ geçen yıl başlamıştı. Hasılat paylaşımı modeliyle ilk işi Maltepe Başıbüyük’teki arsayı Özyazıcı Grubu’na vermişti. Grup 300 bin metrekare arsada geliştirdiği Nish Adalar projesiyle 750 milyon TL ciro yapmayı ve bunun 250 milyon TL’sini KİPTAŞ’a vermeye hazırlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arsa Basın Birliği Kooperatifi’nindi&lt;br /&gt;Türk Basın Birliği üyelerine ev sağlamak amacıyla kurulan Basın Birliği Kooperatifi’ne&amp;nbsp; ait olan arsanın yüzde 6 imar izni bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;300 villa inşa edilecek&lt;br /&gt;Arsanın hasılat payı olarak verilmesinden 140 milyon dolar gelir beklediklerini söyleyen&amp;nbsp; KİPTAŞ Genel Müdürü İsmat Yıldırım, “Özel orman alanında, kanun ve nizamlara uygun yapılaşmanın nasıl gerçekleştirileceği bu arsa ile göstereceğiz. Burada bodrumlar dahil 300 metrekare alanlı 300 villa inşa edeceğiz. Yapılacak proje Türkiye’de örnek olacak. Ormanın talan ve imar haklarına tecavüz edilmeden güzel bir yapılaşma örneği sergileyeceğiz. Buradaki çalışma ABD ve Avrupa’da örnek olarak gösterilecek nitelikte olacak” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nish Adalar’da kısa sürede yakalanan başarının KİPTAŞ’ı hasılat paylaşımına yönlendirdiğini kaydeden Yıldırım, “Maltepe Başıbüyük’te halata geçirilen projede satışlar iyi gidiyor. Sorun yok denecek kadar az. Böylesi KİPTAŞ yönetimi için daha iyi olacağını düşündük. Hasılat paylaşımı modelinde KİPTAŞ’ın üzerindeki iş yükü azalıyor” diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Borusan’ın ortağı devrede&lt;br /&gt;Arsaya proje gerçekleştirmek için Kosifler Grubu Giwa İnşaat ve Yatırım ile ortak yeni bir şirket kurdu. Geçen ay faaliyete geçen Kosifler Giwa İnşaat Yatırım’da Kosifler ile Almanya kökenli Giwa Holding yüzde 50’şer oranında ortak. Almanya kökenli Giwa Holding ise, Borusan Otomotiv’de, Borusan Grubu ile hissedar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Giwa İç ve Dış Ticaret ünvanıyla faaliyete geçen şirket 2007 sonunda unvan değiştirmiş ve Giwa İnşaat ve Yatarım haline dönüşmüştü. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 milyon TL sermaye ile kurulan Kosifler Giwa Gayrimenkul Yatırım ve İnşaat şirketi’nin merkezi İçerenköy Serin Sokak no: 9 adresinde. Şirketin yönetim kurulunda Ali Vahabzadeh, Mehmet Hasan Kosif, Mehmet Selim Kosif, Süleyman Kosif, Sait Köseoğlu ve Ulrich Pius Müler Menrad görev yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2009’da turizmci oldu&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Kosifler 2009 yılında turizm sektörüne giriş yapmıştı. 24 ilde 24 otel, sloganıyla otel inşa etmeye başlayan Kosifler Grubu Hilton Garden Inn markalı ilk otellerini aynı yıl açtı. Grup turizm yatırımları için 400 milyon dolar ayırdı.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Tebernüş Kireçci&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-1457637705731322878?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/1457637705731322878/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/kiptasn-arsasna-kosifler-villa-yapacak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/1457637705731322878'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/1457637705731322878'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/kiptasn-arsasna-kosifler-villa-yapacak.html' title='KİPTAŞ&apos;ın arsasına Kosifler villa yapacak!'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-7488771088881739123</id><published>2010-03-05T22:59:00.002+02:00</published><updated>2010-03-05T22:59:50.726+02:00</updated><title type='text'>Antarktika'ya da METEOR düşmüş</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Bilim adamlarının dünyanın en ıssız kıtası Antarktika'da yaptıkları son araştırmalar çarpıcı bulgular ortaya çıkardı.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;BİLİM adamları, Antarktika üzerinde binlerce yıl önce büyük bir uzay taşının patlamış olabileceğini düşünüyor. İtalyan ve İngiliz uzmanları bu düşünceye iten kanıtlar, Antarktika'nın buz katmanlarında minik meteorit parçacıkları ile dünyadışı toz tabakası bulunmasından ve bunların geniş bir alana yayıldığını düşündürmesinden kaynaklanıyor.&lt;/span&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;br style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;" /&gt;&lt;span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"&gt;Bilim adamları, bu olayın 1908'de Sibirya'da geniş bir alanı kaplayan Tunguska üzerindeki göktaşı patlamasına benzer olduğunu ve uzay taşının yere çarpmadan önce atmosferde infilak ettiğini tahmin ettiklerini söyledi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-7488771088881739123?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/7488771088881739123/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/antarktikaya-da-meteor-dusmus.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/7488771088881739123'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/7488771088881739123'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/antarktikaya-da-meteor-dusmus.html' title='Antarktika&apos;ya da METEOR düşmüş'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-3773940302530413010</id><published>2010-03-05T22:58:00.002+02:00</published><updated>2010-03-05T22:58:19.468+02:00</updated><title type='text'>Havacılık üssünden 250 milyon $ ihracat</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Türkiye'nin havacılık üssü' olarak tanımlanan Eskişehir, 2000 yılında 55 milyon dolar seviyesinde olan ihracatını 2009`da 250 milyon dolara çıkarmayı başardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskişehir`in, 1`nci Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığı ve TUSAŞ Motor Sanayii AŞ`nin (TEI) ardından art arda kurulan özel sektör yatırımlarıyla adeta havacılık ve savunma sanayi alanında Türkiye`nin üssü konumuna geldiği bildirildi. Edinilen bilgiye göre, Eskişehir`in havacılık tarihi, cumhuriyetin ilanından sonra o zamanki adıyla `Tayyare Fabrikası`nın (1`nci Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığı) kurulması, ardından da Türk Hava Kurumu`nun (THK) İnönü ilçesinde Eğitim Merkezini hayata geçirmesiyle başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KAMU VE ÖZEL SEKTÖR BİRARADA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atatürk`ün 1937 yılında ziyaret ettiği Eskişehir`deki Tayyare Fabrikası`nda `İstikbal Göklerdedir` sözünü işaret olarak gören Eskişehir`deki sanayiciler, 1`nci Hava Kuvveti Komutanlığı ve Anadolu Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksekokulu`nun kurulmasının da etkisiyle havacılık sektörüne ilgi göstermeye başladı. Kentin havacılık alanındaki asıl dönüşümü ise 1`nci Hava İkmal Bakım Merkezi`nde yetişenler sağladı. TEI`nin 1985 yılında faaliyete geçmesi ve bunu izleyen yıllardan itibaren art arda kurulan havacılık ve savunma sanayi firmaları, Eskişehir`i havacılık sanayinin merkezi konumuna getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10 TESİSTE 2 BİN KİŞİ ÇALIŞIYOR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün kentte faaliyet gösteren 10 havacılık ve savunma sanayi tesisinde yaklaşık 2 bin kişi istihdam ediliyor. Bu sektörün 2009 yılı ihracatı 250 milyon doları buldu. Sektörün, 2000 yılındaki ihracat rakamı ise 55 milyon dolar seviyesindeydi. 250 milyon dolarlık ihracatın yüzde 50`den fazlasını sadece TEI gerçekleştirdi. Havacılık ve uzay sanayinde en güncel teknolojileri kullanarak, dünyanın önde gelen havacılık firmalarına ihracat yapan firmalar Türkiye`nin ileri teknoloji, yüksek katma değerli ürün ihracatçısı konumuna geçiş sürecine de örnek teşkil etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya devlerine üretim yapılıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uluslararası sertifika, onay ve uygunluk belgeleri almaya hak kazanan firmalar, `Sikorsky, Pratt &amp;amp; Whitney ve Lockheed Martin` gibi dünyanın önde gelen havacılık firmalarına üretim yapıyor. Eskişehir Sanayi Odası(ESO), bölgede bir Savunma ve Havacılık Sanayi Bölgesi`nin kurulması için çalışma yürütüyor. Havacılık ve sanayi kümelenmesinin oluştuğu Eskişehir`in, `Seattle ve Toulouse` gibi önemli bir havacılık sanayi merkezi haline gelmesi hedefleniyor. Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi`nde toplam 5 milyon metre karelik alan havacılık sanayi yatırımları için tahsis edildi. Yasal izinlerin alınması için sürdürülen çalışmalarla Savunma ve Havacılık Sanayi Bölgesinin oluşturulmasına yönelik fizibilite çalışmaları ESO yönetimi tarafından sürdürülüyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-3773940302530413010?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/3773940302530413010/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/havaclk-ussunden-250-milyon-ihracat.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/3773940302530413010'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/3773940302530413010'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/havaclk-ussunden-250-milyon-ihracat.html' title='Havacılık üssünden 250 milyon $ ihracat'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-243647081891642733</id><published>2010-03-05T22:56:00.001+02:00</published><updated>2010-03-05T22:56:56.803+02:00</updated><title type='text'>Karadeniz TÜBİTAK Ar-Ge Günü</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Devlet Bakanı Prof. Dr. Mehmet Aydın, "Kendi güvenlik bilgisini bizzat kendisi üretmeyen, üretemeyen, kendisi tarafından üretilmiş olan ileri teknolojiye sahip olmayan bir ülkenin kendi güvenliğinin güvence altında olduğunu iddia etmesi kolay değildir" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Karadeniz Bölgesi TÜBİTAK Ar-Ge Günü" toplantısı, Devlet Bakanı Prof. Dr. Mehmet Aydın başkanlığında Samsun, Amasya, Sinop, Ordu, Tokat ve Çorum illerinin katılımıyla Samsun'da yapıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplantıya Bakan Aydın'ın yanı sıra, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Nüket Yetiş, Samsun Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Amasya Valisi Halil İbrahim Daşöz, Ordu Valisi Orhan Düzgün, Sinop Valisi Mustafa Hakan Güvençer, Çorum Valisi Mustafa Toprak, AK Parti Samsun Milletvekilleri Ahmet Yeni, Birnur Şahinoğlu ve Fatih Öztürk, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, Samsun, Amasya, Sinop, Ordu, Tokat ve Çorum illerinde bulunan üniversitelerin rektör ve yardımcıları, OMÜ fakülte dekanları, öğretim üyeleri, illerin özel idare genel sekreterleri ve bazı kurum müdürleri katıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplantının açılışında yaptığı konuşmada, en değerli bilginin bilimsel bilgi olduğunu belirten Vali Hasan Basri Güzeloğlu, "Özellikle TÜBİTAK özelinde ve üniversitelerin önceliğinde Türkiye'nin geleceğine dönük bir kalkınma ve gelişme stratejisinin ve bunun uygulama alt başlıklarının iller boyutundaki yansımalarının bu toplantılarda tartışılmasının gerekli olduğunu söylemek istiyorum. İllerin yerelden başlayarak kalkınma dinamiklerini, birikimleri ve zenginliklerini genele taşıyan, yerelin&lt;br /&gt;zenginlikleriyle evrenselin gereklerini bağdaştıran ve bu bağlamda topyekun bir gelişmeyi amaçlayan bu toplantılar özlediğimiz bir düzeye ülkemizi ve illerimizi taşıyacaktır" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilim, teknoloji ve yeniliğin uzun dönemli ekonomik ve toplumsal gelişmenin en önemli itici gücü olduğunu belirten Devlet Bakanı Prof. Dr. Mehmet Aydın, "Güçlü ekonomiler ancak bilim, teknoloji ve yenilik ekseninde sürdürülebilir rekabet gücüne ulaşabiliyorlar ve bu gücü devam ettirebiliyorlar. Ülkemizin uluslararası arenada rekabet gücünü artıran ilk 10 büyük ülkenin arasında olabilmesi için, onlarla birlikte yarışabilmemiz için Ar-Ge ve yenilik çalışmalarında başarıyı en yüksek noktaya çekmemiz gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilim, teknoloji ve yenilik odaklı güçlü ekonomi bir ülkenin siyasi istikrarını, demokrasinin derinleşmesine, o ülkenin güvenliğine ve uluslararası itibarına da doğrudan etki ediyor. Söz gelimi kendi güvenlik bilgisini bizzat kendisi üretmeyen, üretemeyen, kendisi tarafından üretilmiş olan ileri teknolojiye sahip olmayan bir ülkenin kendi güvenliğinin güvence altında olduğunu iddia etmesi kolay değildir. Biz bir yandan teknoloji ve yenilik politikalarımızın önceliklerini içinde bulunduğumuz şartlara kısa, orta ve uzun vadeli ihtiyaçlara göre belirlemeye çalışırken bir yandan da bilgi toplumuna ulaşmanın bir icabı olarak bilgi dediğimiz toplama bir bütün olarak bakmaya gayret ediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜBİTAK'ın sosyal ve beşeri bilimler boyutunu güçlendirme çabamızın ana amacı da bu bilgiye toplu bir bakışı yönetmektir. Eğer insan ve onun hayat mekanı hakkında güvenilir bilgiye sahip değilsek sözünü ettiğimiz bilimden, teknolojiden ve yenilikten devşirdiğimiz güç kalım meselesi de olabilir, ölüm meselesi de olabilir" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'nin son yıllarda, bilim, teknoloji ve yenilik alanlarında büyük bir atılım içinde olduğunu belirten Bakan Mehmet Aydın, "Kamu kaynaklarından Ar-Ge harcamalarına ayrılan payın son dönemlerde artmış olmasının bilim, teknoloji ve yenilik alanındaki çalışmalara ivme kazandırdığı ortadadır. Bu gelişmeleri daha da hızlandırmak amacıyla gerek ülke gerek bölge düzeyinde Ar-Ge ve yenilik potansiyelini ortaya çıkartarak bölgemizin ve ülkemizin rekabet gücünü artırmak ve sürdürülebilir kılmak hedeflenmekte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2002 yılında 3 milyar lira Ar-Ge harcaması, 2008 yılında 7 milyar civarında harcama yapıldı. 3 kata yakın bir artış gerçekleştirdik. Türkiye 2002-2007 yılları arasında artış hızına bakıldığında dünyada yüzde 119 ile Çin'den sonra 2. konuma gelmiştir. Ülkemiz 2002-2007 yılları arasında dünyada araştırmacı sayısını en hızlı artıran 2. ülke olmuştur. 2002 yılında 29 bin olan tam zaman eşdeğer araştırma personeli sayısı 2008 yılında 67 bine ulaşmıştır. Kamu kaynaklarından ayrılan pay, özel sektörün Ar-Ge çalışmalarını da güçlendirmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özel sektör Ar-Ge fonlaması 2007 yılında tarihimizde ilk kez kamu fonlarını yakalayabildi. Yine ilk kez 2008 yılında özel sektör tarafından gerçekleştirilen Ar-Ge harcamaları da fonlamanın yanında kamu sektörünü geçmiş durumdadır. Sadece 2009 yılında TUBİTAK desteklerinden ilk defa faydalanmak için bine yakın firma başvuruda bulundu. 2009 yılında TUBİTAK ve Dış Ticaret Müsteşarlığı kaynaklarından özel sektör Ar-Ge ve yenilik projelerine 240 milyon lira ayrıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm olumlu gelişmelere rağmen gelişmiş ülkelerle mukayese ettiğimizde, ülkemizin ve bölgemizin sahip olduğu büyük potansiyeli göz önüne aldığımızda, Ar-Ge ve yenilik çalışmalarında birlikte yakalayabileceğimiz yeni fırsatlar ile kat edebileceğimiz uzun yolumuzun olduğunu biliyoruz. Bölgemizde üniversite sayısı her yıl giderek artmaktadır. Üniversitelerin yanında kamu ve özel sektör araştırma merkezleri de bilgi üreten kurumlarımızdır. Ancak bilginin hizmete çevrilmesi özel sektör aracılığıyla daha ziyade mümkün olmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3'lü sacayağını oluşturan, bilgi üreten, fonlayan ve bilgiyi ürüne dönüştüren kesimler arasındaki işbirliği olmadığı sürece üretilen bilgiden azami ölçüde faydalanmak mümkün olmaz. Hükümetimiz tarafından başlatılan Ar-Ge ve yenilik konusundaki atılıma özel sektörün daha fazla katılmaszimi kendi güvenlik bilgisini bizını, elini daha fazla taşın altına koymasını bekliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bölgemizin Ar-Ge ve yenilik potansiyelini ortaya çıkartarak rekabet gücünü artırmak ve sürdürülebilir kılmak tüm kesimlerin hedefi olması gerekiyor ki büyük hedefe ulaşabilelim. Bölgemizde yenilikçi düşüncenin yaygınlaştırılmasını, Ar-Ge ve yenilik çalışmalarına yatırımın artırılmasını, yenilik çalışmalarının bölgenin rekabet gücünü artırmasına yönelik sürdürülmesini sağlamak zorundayız. Bölgemizin öz kaynakları ve öz değerleri ile küresel üstünlük sağlayan rekabetçi fark oluşturmak icap ediyor. Dünya fındık ihracatının yüzde 80'i bölgemizden yapılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2008 yılında 1.4 milyar dolar değerinde 228 bin ton fındık ihraç edilmiştir. Ar-Ge ve yenilik çalışmalarıyla bu ürün kozmetik ve ilaç sanayinde de rahatça kullanılabilir, zaten kısmen kullanılıyor. Son yıllarda ulusal boyutta başlatılan Ar-Ge ve yenilik atılımına bölgenin potansiyeli göz önüne alındığında daha fazla katıldığını görmek istiyoruz" şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakan Aydın'ın konuşmasından sonra toplantı basına kapalı olarak sürdürüldü.&lt;br /&gt;Haber Kaynağı: IHA&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-243647081891642733?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/243647081891642733/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/karadeniz-tubitak-ar-ge-gunu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/243647081891642733'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/243647081891642733'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/karadeniz-tubitak-ar-ge-gunu.html' title='Karadeniz TÜBİTAK Ar-Ge Günü'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-4337459693157009804</id><published>2010-03-05T22:55:00.005+02:00</published><updated>2010-03-05T22:55:56.845+02:00</updated><title type='text'>Kartopu gibi büyüyen pazar</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Kayak kıyafeti ve malzemeleri pazarının büyüklüğü 50 milyon dolara ulaştı. Pazar çığ gibi büyüyor. Yabancı markaların distribütörleri birbiri ardına konsept mağazalar açıp franchise veriyor. Bazıları ihracat da yapıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özbey Men'in haberi/Para Dergisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE kış sporları için önemli bir altyapıya sahip. 5 yıldızlı otellerin bulunduğu 15’e yakın kayak merkezimiz var. Bunların gerek pist uzunluğu gerekse kar kalitesi açısından Avrupa’daki kayak merkezlerinden geri kalır yanları yok. Nitekim son birkaç yıldır başta Ruslar olmak üzere yabancı turistlerin Türkiye’deki kayak merkezlerine ilgisi sürekli artıyor. Kayak sporuna yurtiçinde de giderek artan bir talep söz konusu. Özellikle hafta sonları birçok merkeze günübirlik turlar düzenleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’de aktif spor ürünleri pazarının yıllık hacmi 600 milyon dolar olarak tahmin ediliyor. Bunun önemli bölümünü futbol ürünlerinin oluşturduğu kesin. Aktif spor ürünleri pazarında kayak malzemeleri ve kıyafetlerinin payı ise yüzde 7 civarında. Ancak bu oranın her yıl yüzde 10 civarında arttığı vurgulanıyor.&lt;br /&gt;Türkiye’de kış sporları pazarının potansiyelini gösteren bir diğer faktör de bu alanda söz sahibi dünya markalarının Türkiye’ye yönelmiş olmaları. Öyle ki birçok marka distribütörleri aracılığıyla pazarda yerlerini almış durumda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu markaların önemli bir bölümünü Türkiye’ye Intersport getiriyor. İlk akla gelenler Salomon, Etirel, Firefly, Elan, Nordica, Online, Daysee ve O’Neill. Ancak Intersport özellikle O’Neill’a odaklanmış durumda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MAĞAZA ZİNCİRİ KURUYOR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Intersport, Hollandalı Logo International BV’ye ait O’Neill’ın ürünlerini 2006 yılından bu yana mağazalarında satıyor. Intersport’un halen Türkiye’de 14’ü franchise olmak üzere 23 mağazası var. Mart ayında biri Ankara, diğeri de İzmir’de olmak üzere 2 tana daha açılacak.&lt;br /&gt;Intersport Türkiye CEO’su Levent Yarcan, bu yıl O’Neill tabelası bulunan bağımsız mağazalar açmaya başlayacaklarını söylüyor. Bu markanın ürünleri arasında kayak kıyafetleri ve malzemelerinin yanı sıra sörf kıyafetleri de bulunuyor. Yarcan, bu mağazaların büyük bir kısmının franchise şeklinde açılacağını sözlerine ekliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Levent Yarcan’ın verdiği bilgilere göre, 150 metrekare büyüklüğünde olacak O’Neill mağazalarında yüzlerce farklı ürün satışa sunulacak. Bir O’Neill mağazası açmanın maliyeti yaklaşık 150 milyon euro. Yarcan, bunun önemli bölümünü mağazaya konulacak ürünlerin oluşturduğunu vurguluyor.&lt;br /&gt;Intersprot, halen 15’i ağırlıklı olarak kış sporlarına yönelik olmak üzere spor pazarında söz sahibi 50 markanın Türkiye distribütörlüğünü yürütüyor. Levent Yarcan, yıllık satışlarının yüzde 12’sini kayak malzemesi ve kıyafetlerinin oluşturduğunu söylüyor. Ardından da kış sporları pazarındaki potansiyeli şöyle anlatıyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Türkiye’de kayak merkezlerinin sayısı artıyor. Bu merkezlerde aynı anda binlerce kişi kayak yapıyor. Yani bu sporla ilgilenen geniş bir kitle var. Son birkaç yıl içinde birçok özel okul ve üniversite kayak takımı kurdu. Ancak henüz yolun başındayız. Avrupa ülkelerindeki birçok okul spor derslerini bu tesislerde yapıyor. Kayak sporunu yaygınlaştırmak için Türkiye’de de bu uygulama denenebilir. Dünyanın en büyük spor ürünleri fuarı olan ve Münih’te düzenlenen İSPO Fuarı’nda kış sporlarına yönelik üretim yapan firmaların sayısı her yıl artıyor. Kayak kıyafetleri, artık sadece kayak yaparken değil soğuk havalarda gün içinde de giyiliyor. Bu ürünler giderek moda haline geliyor.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KUTUPAYISI, İRAN’A GİRECEK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kış spor ürünleri pazarının bir diğer iddialı oyuncusu Kutupayısı Outdoor. 2003 yılından bu yana faaliyette olan bu firma, ağırlıklı olarak İtalyan markalarının distribütörlüğünü üstlenmiş durumda. Bunlar Salewa, Silvretta, Dynafit, Asolo ve Lowe Alpine. Ayrıca ABD’li Stanley, Aladdin ve Coleman ile İspanyol Buff ve Çek Cumhuriyeti’nden Hannah’ın da Türkiye’deki tek temsilcisi.&lt;br /&gt;Kutupayısı Outdoor, bu markaların bir kısmının Türkiye’yle birlikte İran’da da tek distribütörü konumumda. Ancak firma İran pazarına henüz girmiş değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kutupayısı Outdoor’un halen İstanbul’da iki, İzmir’de ise bir mağazası bulunuyor. Şirketin Türkiye’ye getirdiği markalar, bu mağazaların yanı sıra bazı çok katlı mağazalarda da satılıyor.&lt;br /&gt;Kutupayısı Outdoor’un sahibi İsmail Aydoğan, Türkiye’de kayak sporu pazarının hızla geliştiğini, bu yüzden mağaza sayısını ilk etapta 10’a çıkarmayı düşündüklerini belirtiyor. Özellikle gençleri hedefleyen Kutupayısı Outdoor, yeni mağazalarını daha çok üniversite şehirlerinde açacak. Firmanın amacı, mağaza ağını franchise sistemiyle genişletmek. 100 metrekare büyüklüğünde bir Kutupayısı Outdoor mağazası açmanın maliyeti ise yaklaşık 200 bin TL.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kutupayısı bir yandan da kendi markasını oluşturma çabasında. Markasının ismi “Puhu”. Adını bir kuş cinsinden alan bu markanın şu anda sadece termal iç giysileri var. İsmail Aydoğan, bu ürünleri iç piyasanın yanı sıra Danimarka, İsveç, İsviçre ve Hollanda’ya ihraç ettiklerini söylüyor. Aydoğan, yakında eldiven de üreteceklerini belirtiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ROYALSPOR 6 YILDIR PİYASADA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yabancı markaların cirit attığı pazarda yerli markalar da yer bulmaya çalışıyor. Bunlardan Royalspor, 2004 yılından bu yana piyasada. İlyas Köroğlu ve İsmail Tarım isimli iki ortağa ait firmanın Royalspor, Royaltech, Raiden ve Sniper olmak üzere 4 markası var. Bu markaların etiketleriyle mont, pantolon, atkı, bere, çorap ve eldiven üretiliyor. Royalspor’un trekking, yelken ve sörf kıyafetleri de var. Faaliyete başladığı 2004 yılında 30 bin parça ürün satan Royalspor, geçen yıl 60 bin parçaya ulaşmış.&lt;br /&gt;Royalspor’un henüz perakende satış noktası yok. Bu alana girmeyi de düşünmüyor. Şirketin ürünleri halen Uludağ, Kartalkaya, Erciyes, Palandöken, Sarıkamış ve Saklıkent’teki kayak merkezlerinde satılıyor. Ayrıca Migros, CarrefourSa, Real, Metro, Kipa ile YKM ve Ender gibi çok katlı mağazalara da girmiş durumda. Royalspor, Türkiye genelindeki 100’e yakın bayisiyle de tüketiciye ulaşıyor.&lt;br /&gt;Bir yandan ihracat da başlamış. Royalspor’un kış spor ürünleri, bu alanda büyük pazarlar arasında gösterilen Rusya, Bulgaristan, Ukrayna, Moldova ve İran’da satılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Royalspor’un ortağı İlyas Köroğlu, bu tür ürünlere talebin her yıl arttığını, ancak kış sporlarının gelişebilmesi için daha fazla desteğe ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor: “Öncelikle pahalı bir spor olmaktan çıkması gerekiyor. Bunun için Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’ne çok iş düşüyor. Gerçi genel müdürlük her yıl yüzlerce kayak kıyafetini Doğu ve İç Anadolu Bölgesi’ndeki birçok ilde gençlere ücretsiz dağıtıyor. Ancak bu desteğin daha da artması lazım.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HEAD VE JACKWOLFSKIN’İN DİSTRİBÜTÖRÜ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1997 yılında kurulan Toksöz Spor Malzemeleri ise Avusturyalı kayak sporu markası Head ile Alman JackWolfskin’in 2006’dan bu yana Türkiye distribütörlüğünü yürütüyor. Aktif spor markaları Arena ve Umbro’nun da Türkiye distribütörü. Şirketin Sportive Plus ismiyle 8 mağazası bulunuyor. Bunların altısı İstanbul’da, biri Antalya, biri de Şanlıurfa’da bulunuyor. Bu mağazalarda başta Adidas, Nike, Kappa, Reebok, Converse ve Diadora olmak üzere 110 markanın ürünleri satılıyor. Bu yıl franchise sistemiyle 5 mağaza daha açılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toksöz Spor Malzemeleri Yönetim Kurulu Başkanı Şamil Toksöz, 2011 yılında Head ve JackWolfskin’in kendi konsept mağazalarını açmayı planladıklarını belirtiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’de üretim yok denecek kadar az&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tekstil sektöründe dünya çapında söz sahibi olan Türkiye’nin kayak sporu kıyafetleri üretiminde ise adı sanı anılmıyor. Çünkü bu ürünler çok hızlı kuruma ve nefes alma özelliğine sahip kumaşlardan üretiliyor. Su ve rüzgar geçirmeyen kumaşlar aynı zamanda son derece hafif ve esnek. Bu yüzden üretimi ileri teknoloji gerektiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kıyafetlerin bir özelliği de vücudu rahatsız etmeyecek şekilde dikilmiş olmaları. Üretim maliyetlerinin artması nedeniyle İtalya, İngiltere gibi Avrupa ülkelerinde bu ürünlerin üretimi azaldı. Kayak kıyafetleri üretiminde şu anda söz sahibi ülkeler Vietnam, Tayvan, Çin ve Hong Kong.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu mağazalarda kar garanti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;80 metrekarelik bir Kutupayısı mağazası açmanın maliyeti ortalama 80 bin euro. Ana firma mağazayı anahtar teslim kurup franchise yatırımcısına veriyor. Bu mağazaların ilk yıl için aylık getirisi 20 bin TL. Yani 4 ay gibi kısa bir sürede kendisini amorti ediyor. Head ve JackWolfskin’in distribütörü Toksöz Spor Malzemeleri, Sportive isimli mağazalarını franchise sistemiyle yaymayı hedefliyor. Şirket yatırımcılardan isim hakkı almıyor. Bunun yerine mağazanın toplam cirosu üzerinden yüzde 3 pay istiyor. O’Neill mağazasının büyüklüğünün ise en az 150 metrekare olması gerekiyor. Yatırım bedeli yaklaşık 150 bin euro. Buna mağazaya konulacak ürünlerin bedeli de dahil.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-4337459693157009804?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/4337459693157009804/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/kartopu-gibi-buyuyen-pazar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/4337459693157009804'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/4337459693157009804'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/kartopu-gibi-buyuyen-pazar.html' title='Kartopu gibi büyüyen pazar'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-7501236472723532487</id><published>2010-03-05T22:55:00.004+02:00</published><updated>2010-03-05T22:55:20.518+02:00</updated><title type='text'>Satış birinciliği Ak Makina'nın</title><content type='html'>Hyundai WIA'nın Avrupa gözdesi, satış birinciliğini elinden bırakmayan Ak Makina oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HYUNDAI MOTOR GROUP CEO HEUNG-SOO LHEEM, 1992 yılından bu yana Türkiye'deki iş ortağı olduğu ve birlikte başarılı çalışmalara imza attığı Ak Makina Tic. Ltd. Şti‘ni ziyaret ederek çalışmalar hakkında genel bilgi aldı ve basın mensuplarının sorularını yanıtladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplantı, Ak Makina Tic. Ltd. Şti Kurucusu İbrahim Coşkun Akyüz, Genel Müdür Oğuz Akyüz, Genel Müdür Yardımcısı Murat Akyüz ve Yurtdışı İlişkiler Koordinatörü Burcu Akyüz, HYUNDAI MOTOR GROUP CEO HEUNG - SOO LHEEM, Mr. S.J. Chol, Mr. S.H.KIM ve Mr. U.C. RYU katılımıyla gerçekleşti. Toplantı öncesi Genel Müdür Yardımcısı Murat Akyüz, önce Türkiye’yi tanıtan ve AK MAKİNA ile ilgili slayt sundu ve ardından basın toplantısına geçildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HYUNDAI WIA Üst Yöneticisi (CEO) HEUNG-SOO LHEEM, Türkiye'yi ikinci vatan olarak gördüğünü ifade ederek, ''buradaki distribütörümüz&amp;nbsp; Ak Makina ile gurur duyuyoruz. Çok uzun süredir Avrupa’daki satış birinciliğini elinden bırakmıyor'' dedi.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;AK Makina Avrupa’daki satış birinciliğini elinden bırakmıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Heung-Soo Lheem, şunları söyledi: "Türkiye, parasından 6 sıfır atmasına ve geçirdiği badirelere rağmen iyi gidiyor. Türkiye'nin geleceğini çok iyi görüyoruz. Geçen sene Hyundai binek türü araçlarda 1 numara olmuştu. Türkiye benim için ikinci vatan. Buradaki distribütörümüz Ak Makina ile gurur duyuyoruz. Çok uzun süredir Avrupa'daki satış birinciliğini elinden bırakmıyor."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan sonraki stratejilerinin, Ak Makina ile daha büyük projelere imza atmak ve Türkiye pazarına daha iyi bir hizmet sunmak olduğunu ifade eden Lheem, Türkiye'de son kullanıcıya daha iyi bir hizmet verebilmek amacıyla anahtar teslim projelere ağırlık vereceklerini bildirdi. Lheem, önceden sadece kendi iç ihtiyaçları için anahtar teslim projeleri dizaynından takımlandırmasına kadar yapabildiklerini, bundan sonra ise pazara da sunacaklarını ve böyle projelere daha fazla eğileceklerini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hyundai Wia'nın bu yılki tahmini cirosunun yaklaşık 5 milyar dolar olacağını dile getiren Lheem, şunları kaydetti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yatırımlarımızı hiçbir zaman durdurmuyoruz. Ancak şu anda Türkiye'de bir yatırım planımız yok. En büyük yatırımlarımız projelerimizi bitirip teslim etmek olacaktır. Hyundai Assan Mayıs ayında yeni bir otomobil üretimine başlayacak. 'İ 20' denilen otomobil... Şu anda ithal geliyor. 'İ 20' başladığı zaman makine ile ilgili yan sanayiye çok fazla iş gidecek. Bu yan sanayiyle de bizim ilişkilerimiz iyi olduğu için, işi de bildiğimiz için bir taraftan onlara iş vereceğiz, bir taraftan da onlara makine satacağız. Ak Makina'nın çeşitli bölgelerde kendi yerleri bulunuyor. Oralardaki varsa eksikleri tamamlamak, bölgelerde daha kuvvetli olmak istiyoruz. Daha çok otomotiv sektörüne hitap eden firmalara makine satmak istiyoruz."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ak Makina Genel Müdürü Oğuz Akyüz ise, Ak Makina olarak Hyundai Wia'nın takım tezgahlarının Türkiye'de üretilmesi hususunda uzun zamandır çalışmalarının olduğunu dile getirerek, bu konunun kriz sırasında biraz askıya alındığını ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hyundai'nin takım tezgahlarının Türkiye'nin savunma sanayinde çok tercih edilen ürünler olduğunu bildiren Akyüz, şunları kaydetti: "Gerek takım tezgahları konusunda gerek yüksek teknolojili otomasyonlu sistemler konusunda Ak Makina olarak iş birliklerimizi geliştirmeyi, hatta ortak bir girişimi burada nasıl götürebilirizi tekrar gündeme getirdik. Yeni CEO'muz Türkiye'yi incelemeye geldi. Ekonomik doğrultuda parlayan bir yıldız olarak gördükleri Türkiye'ye biraz daha önem gösterecekler. Bizim isteklerimiz taleplerimiz olacak. Hyundai takım tezgahları dünyada kendini tanıtmış bir marka. Türkiye'den Rusya, Orta Doğu ve Afrika ülkelerinin kontrolörü olmak istedik. Bizim talebimiz Ukrayna'dan Rusya bölgesinin Ural noktasına kadar, Azerbeycan'dan Orta Doğu'ya, Kuzey Afrika ülkeleri dahil olmak üzere Türkiye İstanbul lokasyonlu bir ana dağıtım merkezli bir proje... Biz bu projeyi biraz daha geliştirdik ve bir fabrika konusunda Ak Makina olarak elimizi taşın altına koyalım dedik. Biz büyük kapasiteli yer bulalım fabrika inşaatını da biz yapalım, yarı bitmiş mamulü burada montajlayalım dedik. Biz yeri de bulduk. Ak Makina olarak yer yatırımını da yaptık. Buradaki en büyük sıkıntılardan bir tanesi Orta Doğu'da pazarımızı ve kapılarımızı bir türlü açamıyor olmamız. Masa altından Avrupalıların Orta Doğu'da mal satmaları konusundan Türkiye inanılmaz rahatsız."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oğuz Akyüz, otomotivde 14 tane fabrikada Türkiye'nin çok iyi, çok başarılı bir noktaya geldiğine işaret ederek, bunu, üretim enstrümanlarının doğru tercihlerde kullanılmasına bağladı. Akyüz, "Bu proje çerçevesinde Hyundai Wia'nın ilk kademede 5 milyon dolarlık, ikinci kademede de 15 milyon dolarlık üretim hattını Türkiye'ye getirmesini planlıyoruz" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Murat Akyüz ise Hyundai’nin Türkiye ye getirilmesinde Mr. Lheemin çok büyük etkisi var. Bu anlamda kendisine teşekkür ediyoruz. İleriki dönemlerde de güzel çalışmalar bizi bekliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1981 yılından bu yana AK MAKİNA,&amp;nbsp; komşu ülkelere Türk malı ürünlerin ihracat hizmeti yanı sıra,&amp;nbsp; ülkemizde imalatı bulunmayan ürünler için dünya lider üreticilerinin genel distribütörlüklerini de üstlenerek, sanayicimize en ileri teknoloji ürünleri sunmaktadır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-7501236472723532487?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/7501236472723532487/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/sats-birinciligi-ak-makinann.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/7501236472723532487'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/7501236472723532487'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/sats-birinciligi-ak-makinann.html' title='Satış birinciliği Ak Makina&apos;nın'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-181726779438755030</id><published>2010-03-05T22:52:00.002+02:00</published><updated>2010-03-05T22:52:38.891+02:00</updated><title type='text'>20.000 saat ışık ömrüne sahip projeksiyon</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Mobit&amp;nbsp; A.Ş. ve Casio teknolojik sınırları zorlayan yeni ürününü tanıttı. Zararlı cıva elementi kullanılmadan üretilen, yeni Lazer &amp;amp; Led ışık kaynağı ile 20.000 saat ışık ömrüne sahip olan projeksiyon, bu özelliği ile bir devrim netileğinde. Projeksiyon, aydınlık ortamlarda bile yüksek ışık gücüne sahip.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24 Şubat 2010 tarihinde Grand Cevhir Otel’de büyük bir katılımla gerçekleşen ürün tanıtım toplantısı ile Mobit A.Ş., Casio’nun devrim niteliğindeki projeksiyonunu Türkiye piyasasına sundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın ilk yüksek parlaklık sunabilen çevreci projeksiyon olma özelliğine sahip olan CasioYeni Nesil Projeksiyon, projeksiyon teknolojisinde devrim niteliğini taşıyor. Geleneksel civa bazlı ampül teknolojisinin aksine yeni geliştirilen lazer ve LED hibrid ışık kaynağı teknolojisi ile 20.000 saate varan ışık ömrü ve en az 2.000 Ansilümene varan ışık gücü ile tüm dikkatleri üzerinde toplamayı başardı. Dünyada ilk olma başarısını elde eden ürün, geleneksel projeksiyonların tahtını sallayacağa benziyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzlerce bayii ve teknoloji meraklısının bir araya geldiği ürün tanıtım toplantısının sunumunu ise ‘Haneler’ dizisinin başarılı oyuncusu Kamil Güler ve ekibi gerçekleştirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CASIO, PROJEKSİYON’DA DEVRİM YAPTI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun yıllardır Casio firmasının projeksiyon ve el terminalleri distribütörü olan Mobit Bilişim A.Ş., dünyada bir ilk olan yeni nesil Green Slim projeksiyonu Türkiye piyasasına sundu. Uzun bir Ar-Ge çalışmasından sonra geliştirilen projeksiyon, birçok yeniliğe sahip ve geneleksel projeksiyon algısını değiştirecek. Zararlı cıva elementi kullanılmadan üretilen projeksiyon, yeni Lazer &amp;amp; LED ışık kaynağı ile 20.000 saat ışık ömrü ile tüm dikkatleri üzerinde topladı. Bu özelliği ile bir devrim niteliğinde olan projeksiyon, aydınlık ortamlarda bile yüksek ışık gücüne sahip.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Laser &amp;amp; LED hibrid ışık kaynağı ile cıvasız, yüksek parlaklık sağlayan projeksiyon&lt;br /&gt;Basınçlı cıvalı lamba kullanmadan yüksek parlaklık üretebilen yeni nesil Casio projeksiyon, mavi ışığı mavi lazerden, yeşil ışığı mavi lazer ışığını fosfor ile yeşile çevirerek, kırmızı ışığı ise yüksek lümenli LED üzerinden elde ederek, DLP çipi üzerine yansıtıyor. Casio tarafından geliştirilen hibrid ışık kaynağı sayesinde çevreye duyarlı uzun ömürlü ve yüksek parlaklıklı görüntü elde edilebiliyor. Işık gücü 2.000 Ansilümene kadar çıkabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taşınabilir ve şaşırtıcı boyutlar&lt;br /&gt;Yeni nesil yüksek parlaklık sunabilen Casio projeksiyon, sadece bir A4 kağıdı boyutunda, 4.3 cm. kalınlığında. 2.3’lık ağırlığı ile evraklarınızın arasında yanınızda taşıma imkanı veriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mükemmel renk üretimi ile sunumlarda fark yaratın&lt;br /&gt;Yeni Lazer &amp;amp; LED hibrid ışık kaynağı teknoljisi sayesinde, renk saflığı ve renk canlılığı geleneksel basınçlı cıvalı ampüllü projeksiyonlara göre %30 oranında artırıldı. Artık daha canlı ve daha temiz görüntüler elde ederek, sunumlarınızda fark yaratın. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-181726779438755030?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/181726779438755030/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/20000-saat-sk-omrune-sahip-projeksiyon.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/181726779438755030'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/181726779438755030'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/20000-saat-sk-omrune-sahip-projeksiyon.html' title='20.000 saat ışık ömrüne sahip projeksiyon'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-6482848040038292548</id><published>2010-03-05T22:51:00.004+02:00</published><updated>2010-03-05T22:51:40.319+02:00</updated><title type='text'>Saniyede 40GB veri transferi olur mu?</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Ümit Öncel&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknoloji devi, yepyeni bir teknoloji ile akıl almaz hızda veri transferinin peşine düştü!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakın zamanda özel bir güneş paneli üretmeyi başaran IBM'de görevli bilim adamları bu kez de bakır devreleri aradan çıkartarak, silikon ve germanyum alaşımlı bir madde üzerinde verileri optik sinyaller ile iletmeyi başardılar. Bu da, devrelerdeki bakır tellerin ortadan kalkmasına ve çok daha hızlı bilgisayar yongalarının geliştirilmesine olanak sağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha da ilginci günümüzde 20V veya 30V ile çalışan cihazları kıskandırırcasına, bu yeni sistem sadece 1,5V ile çalışabiliyor. IBM yetkilileri saniyede 40GB'lık akıl almaz hızdaki veri transferine olanak veren bu yeni yaklaşımın Intel gibi Ar-Ge konusunda önde gelen şirketlerin bile kolay kolay ulaşamayacağını iddia ediyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat tek bir sorun var; bu özelliğe sahip cihazı ya da yongaları yakın zamanda evlerimizde kullanamayacağız. Her ne kadar saniyede 40 GB veri transferi bu özel teknik ile mümkün olsa da, bir bilgisayarın bu hızda veri transferi yapmasına olanak verecek diğer bileşenleri hazır değil. Bu nedenle bilim adamları, evlerde "ışık hızına" çıkabilmemiz için daha 5 ila 10 yıl beklememiz gerekeceğini ön görüyorlar.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-6482848040038292548?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/6482848040038292548/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/saniyede-40gb-veri-transferi-olur-mu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/6482848040038292548'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/6482848040038292548'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/saniyede-40gb-veri-transferi-olur-mu.html' title='Saniyede 40GB veri transferi olur mu?'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-8730070864838578385</id><published>2010-03-05T22:51:00.001+02:00</published><updated>2010-03-05T22:51:01.910+02:00</updated><title type='text'>Baz istasyonlarıyla ilgili araştırma önergesi</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;(ANKA) - Meclis Başkanlığı'na sunulan araştırma önergesinin gerekçesinde, dünyada gelişen bilim ve teknoloji, sağlık alanında çeşitli gelişmeleri tetiklemekle birlikte ciddi oranda sağlık sorunlarına neden olduğu vurgulandı. Cep telefonu iletişim kapsama alanını genişletmek amacıyla kurulan ve iki yönlü mobil ağ sisteminde yayın yapan baz istasyonlarının son yıllarda toplum sağlığını önemli oranda tehdit ettiği de belirtilen önergede şöyle denildi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Son dönemlerde baz istasyonlarının halk tarafından tepkiyle karşılanmaması için saatlerle ya da güzel görünümlü cisimlerle kaplandığı görülmektedir. Oysaki alınan mahkeme kararlarına bakıldığında, baz istasyonlarının birçok hastalığa neden olduğu ve bundan dolayı kaldırılması gerektiğine dair çok sayıda karar bulunmaktadır. Buna rağmen baz istasyonlarının sayıları günden güne artmaktadır. Baz istasyonlarının kira bedeli karşılığında takılır olması, ekonomik krizle boğuşan ülkemizde insanların sağlığının ne kadar ucuzladığı üzerine yorumlara neden olmaktadır. Ülkemizde sayıları giderek artan baz istasyonları insan sağlığını açısından endişeyle karşılanmaktadır. Hemen hemen her mahallede bulunan ve sayıları gün geçtikçe de artan baz istasyonlarının insan sağlığı açısında daha uygun yerlere takılması sıkça dile getirilmektedir. Şehir merkezi dışına taşınan baz istasyonlarının, daha güçlü sinyal seviyesine sahip olması gerekliliği telefon şirketlerine daha fazla maliyete neden olmaktadır."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önergede baz istasyonlarıyla ilgili insan sağlığını en az etkileyecek çözüm yollarının bulunması, baz istasyonlarının neden olduğu sağlık sorunlarının çözümüne ilişkin yolların tespiti için Meclis Araştırması açılması istendi.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-8730070864838578385?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/8730070864838578385/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/baz-istasyonlaryla-ilgili-arastrma.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/8730070864838578385'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/8730070864838578385'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/baz-istasyonlaryla-ilgili-arastrma.html' title='Baz istasyonlarıyla ilgili araştırma önergesi'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-2728854560390758061</id><published>2010-03-03T19:33:00.000+02:00</published><updated>2010-03-03T19:33:09.971+02:00</updated><title type='text'>Akenerji, İtü Enerji Enstitüsü Sektörel Danışma Kurulu'na Katıldı</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Türkiye'nin önde gelen özel sektör elektrik üreticilerinden Akenerji, sektördeki 20 yıllık deneyimini gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla İTÜ Enerji Enstitüsü tarafından oluşturulan Sektörel Danışma Kurulu'na katılma kararı aldığını duyurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk enerji sektöründe 1989 yılında ilk otoprodüktör şirket olarak faaliyete geçen ve bugün Türkiye'nin en büyük özel sektör elektrik şirketlerinden biri olan Akenerji'yi, İTÜ Enerji Enstitüsü'nün kurduğu Sektörel Danışma Kurulu'nun bir üyesi yapan protokol, Akenerji Genel Müdürü Ahmet Ümit Danışman tarafından imzalandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İTÜ Enerji Enstitüsü Sektörel Danışma Kurulu (SDK); enerji sektörünün ihtiyaç duyduğu donanıma sahip insanların yetiştirilmesinde, sektörün teknik problemlerinin çözümünde ve ArGe/ÜrGe/GeUy süreçlerinde, enerji sektörünün öneri, eleştiri ve katkılarını alarak İTÜ Enerji Enstitüsü ile sektör arasında etkin bir işbirliğinin sağlanmasını amaçlıyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-2728854560390758061?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/2728854560390758061/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/akenerji-itu-enerji-enstitusu-sektorel.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/2728854560390758061'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/2728854560390758061'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/akenerji-itu-enerji-enstitusu-sektorel.html' title='Akenerji, İtü Enerji Enstitüsü Sektörel Danışma Kurulu&apos;na Katıldı'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-1821521109503514471</id><published>2010-03-01T01:14:00.000+02:00</published><updated>2010-03-01T01:14:22.933+02:00</updated><title type='text'>Yalıtımla doğalgaz faturası yüzde 70 azalabilir</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Samsun Şubesi ekibi, Özer Teknik Isıtma ve Soğutma Sistemleri yetkilisi H. Reşit Özer'i ziyaret ederek, ev ve işyerlerinde doğalgaz enerjisini verimli kullanılmasına yönelik bilgi aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğalgazda uygulanacak tedbirlerle yüzde 70'e varan tasarruf elde edilebileceğini belirten Özer, binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği'nin tam anlamıyla uygulanması halinde Türkiye'de enerji tüketiminin en az yüzde 50 ile yüzde 70 oranında azalacağı kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özer, BEP Yönetmeliği kapsamında mevcut ve yeni yapılacak konutların yanı sıra otel, hastane ve alışveriş merkezleri gibi tüm ticari ve hizmet amaçlı binalarda enerji tüketiminde tasarruf sağlanmasının zorunlu hale getirildiğini belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Binalarda Enerji Performansı (BEP) Yönetmeliği'nin içeriği hakkında da bilgi veren Özer, yönetmelikle kullanım alanı bin metrekareden büyük binalarda merkezi ısıtma sisteminin zorunlu hale geldiğini bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özer, 250 metrekareden büyük yapılarda ise ısıtma sisteminin yoğuşmalı olacağını dile getirerek, ''100 metrekareden küçük bireysel yapılar dışında kalan yapıların tamamı için de yalıtımın zorunlu hale geldi. Yönetmelikle, yalıtımsız bina kalmayacak." dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özer, bin metrekarenin üzerindeki binalarda Enerji Kimlik Belgesi alınmasının da zorunlu kılındığına dikkati çekerek, yeni binalara inşaat izni verilirken de Enerji Kimlik Belgesi şartı aranacağını kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özer, mantolama sisteminin avantajları hakkında şunları söyledi: "Isı kaybını önemli ölçüde azaltarak yüzde 50'ye varan enerji tasarrufu sağlıyor, ekonomiktir. 2-3 yıl içerisinde yatırım maliyetini karşılar. Kışın soğuktan, yazın aşırı sıcaktan korur. Bina cephesinde hem ısı, hem su yalıtımı sağlar. Isı köprüleri oluşmasını engeller, binanın dış kabuğunu yıpranmalardan korur. Bina iç kısımlarındaki yoğuşmayı ve rutubeti önleyerek iç yüzey boyasını korur. Bünyesine su almaz, buhar geçirgenliği yüksektir. Kullanım ömrü bina ömrüyle eşittir."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(CİHAN) &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-1821521109503514471?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/1821521109503514471/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/yaltmla-dogalgaz-faturas-yuzde-70.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/1821521109503514471'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/1821521109503514471'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/03/yaltmla-dogalgaz-faturas-yuzde-70.html' title='Yalıtımla doğalgaz faturası yüzde 70 azalabilir'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-1799502342620459818</id><published>2010-02-26T18:12:00.000+02:00</published><updated>2010-02-26T18:12:05.078+02:00</updated><title type='text'>Türkiye'nin İlk LPG'li Dizel Motoru Üretildi</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Otomotiv Teknolojileri Araştırma Geliştirme Merkezi (OTAM) ve Türk Motor Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (TÜMOSAN) iş birliğiyle TÜBİTAK destekli Türkiye'nin ilk LPG'li dizel motoru üretildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Motoru geliştiren ekibin başında bulunan İTÜ Makina Fakültesi Otomotiv Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Rafig Mehdiyev, TÜMOSAN işbirliği kapsamında üniversite olarak güzel bir proje yürüttüklerini ve önemli bir başarıya imza attıklarını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mehdiyev, bugünün en önemli sorunlarının başında çevre kirliliğinin geldiğine dikkati çekerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Motor, dizel ile çalışıyor. Çevreci olması için onu LPG ile çalıştırmak lazım. Bu ise büyük yapısal değişimler gerektirir. Ancak bizim yaptığımız çalışmada hiçbir yapısal değişiklik yapmadan sadece enjektör yerine buji takmakla bu motoru doğal gazla, LPG ile çalıştırmak mümkün oldu. Bu motor, çevre kirliliği açısından en yüksek standartları karşılıyor. Yüzde 100 LPG ile çalışıyor. Bu tamamıyla yeni bir konstrüksiyon, yeni bir yanma mekanizması. Yazılımını da bir Türk firması yaptı. Motorda kullanılan yakıt yüzde 33 daha düşük maliyetli ve motor verimliliği yüzde 15 daha fazla. Ayrıca çevreci bir motor." Konuşmaların ardından motorun uygulandığı traktör ile test sürüşü yapıldı. Yeni teknoloji ürünü dizel motorlar, Türkiye ve yurt dışında traktör, jeneratör, temizlik ekipmanları ve deniz araçlarında kullanılabilecek.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-1799502342620459818?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/1799502342620459818/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/02/turkiyenin-ilk-lpgli-dizel-motoru.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/1799502342620459818'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/1799502342620459818'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/02/turkiyenin-ilk-lpgli-dizel-motoru.html' title='Türkiye&apos;nin İlk LPG&apos;li Dizel Motoru Üretildi'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-3582320992041277796</id><published>2010-02-26T18:09:00.002+02:00</published><updated>2010-02-26T18:09:55.195+02:00</updated><title type='text'>Hedeflenenden Daha Az Bilim İnsanı Desteklenebildi</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;TÜBİTAK'tan yapılan açıklamada, ek bütçe tahsisinin beklenen sürede gerçekleşmemesi ve burs başvurularının önceden ilan edilen süreler çerçevesinde sonuçlandırılması zorunluluğu nedeniyle hedeflenenden daha az sayıda bilim insanının desteklenebildiği bildirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazılı açıklamada, TÜBİTAK bilim insanı desteklerinin sayısal değerleri hakkında son günlerde medyada yer alan haberlerle ilgili olarak, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla bir açıklama yapılmasına ihtiyaç duyulduğu ifade edildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıklamada, TÜBİTAK'ın üniversite, sanayi ve kamu kuruluşlarına ait AR-GE projelerini desteklediği, bilimsel toplantılara ve patentlere teşvik, geleceğin bilim insanlarına öğrenim hayatları boyunca burslar verdiği, bilim, teknoloji ve yenilik alanlarında uluslararası işbirliği olanakları oluşturulduğu anımsatıldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SON 6 YILDA FONLAR 13 KAT ARTTI&lt;br /&gt;Geçen yıl hedeflenen sayıda bilim insanı desteklenmesi için yapılan çalışmalar neticesinde ek kaynak ihtiyacının oluştuğu ve bu çerçevede ek bütçe talebinde bulunulduğunun kaydedildiği açıklamada, şunlar kaydedildi:&lt;br /&gt;''Ek bütçenin tahsisi konusunda bir problem yaşanmamış ancak tahsisin beklenen sürede gerçekleşmemesi ve burs başvurularının önceden ilan edilen süreler çerçevesinde sonuçlandırılması zorunluluğu nedeniyle hedeflenenden daha az sayıda kişi desteklenebilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2008-2009 harcama verilerine ilişkin olarak ise cari harcamalar dikkate alındığında 2008 yılında yapılan toplam harcama 62,9 milyon TL iken 2009 yılında toplam 65,4 milyon TL harcama yapılmıştır. Son altı yıllık dönem kıyaslandığında ise bilim insanlarına aktarılan fonlar yaklaşık 13 kat artış göstermiştir.''&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-3582320992041277796?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/3582320992041277796/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/02/hedeflenenden-daha-az-bilim-insan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/3582320992041277796'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/3582320992041277796'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/02/hedeflenenden-daha-az-bilim-insan.html' title='Hedeflenenden Daha Az Bilim İnsanı Desteklenebildi'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-2442320484990206934</id><published>2010-02-26T18:08:00.000+02:00</published><updated>2010-02-26T18:08:24.749+02:00</updated><title type='text'>Mucize bir yakıt pili üretildi</title><content type='html'>&lt;div class="haberOzet" id="ctl00_ekoIcerik_HaberOzet" style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Japon araştırmacılarsa ince ve esnek lityum-iyon pil geliştirmeyi başardı. Enerji kaynaklarının hızla tükenmesi, bilim adamlarını alternatif arayışlara itiyor. Amerikalı bilim adamları, "En temiz ve ucuz şekilde enerji sağlayacak mucize bir yakıt pili" üretti. Japon araştırmacılarsa, panel ekranlarda kullanılabilecek ince ve esnek lityum-iyon pil geliştirmeyi başardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Mucize Yakıt Pili"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerika Birleşik Devletleri’nde son günlerde girişimci bir bilim adamının alternatif enerji alanındaki buluşu konuşuluyor. İddialı buluş, mucidinin deyimiyle "Dünyanın enerji ihtiyacını en temiz ve ucuz şekilde karşılayacak mucize bir yakıt pili "... Çalışma şekli oldukça basit... İçinde elektrik üreten ve hammaddesi kum olan plakalar bulunan pile, bir taraftan oksijen, diğer taraftan yakıt pompalanıyor. İki maddenin kimyasal reaksiyonu sonucu elektrik enerjisi ortaya çıkıyor. Mucidi buluşun, yakın gelecekte yaygınlaşarak, konutların elektrik ihtiyacını sağlayacağına inanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kartpostaldan Daha Küçük Esnek Pil&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Japon araştırmacılar ise panel ekranlarda kullanılabilecek ince ve esnek lityum-iyon pil geliştirmeyi başardı. Bilgisayar ve cep telefonlarında yaygın olarak kullanılan lityum iyon pillerin içindeki yanıcı sıvı madde, daha ince ve esnek modellerin üretimine engel olarak görülüyordu. Bu sıvının yerini alacak özel plastik bir levha geliştirildi. Yaklaşık yarım 45 milimetre kalınlığında ve bir kartpostaldan daha küçük esnek pil, büküldüğünde bile kırılmıyor. Devrim niteliğindeki buluşun, geçmişte üretilen benzer pillerden en büyük farkı, oda sıcaklığında da çalışabilmesi... Araştırmacılar, ileride pilin seri üretimine geçmeye çabalıyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-2442320484990206934?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/2442320484990206934/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/02/mucize-bir-yakt-pili-uretildi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/2442320484990206934'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/2442320484990206934'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/02/mucize-bir-yakt-pili-uretildi.html' title='Mucize bir yakıt pili üretildi'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-8963553685358822013</id><published>2010-02-26T18:06:00.003+02:00</published><updated>2010-02-26T18:06:51.111+02:00</updated><title type='text'>uPad: Microsoft neyin peşinde?</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Ortaya çıkan fotoğraflar herkesi şaşırttı: İşte Microsoft'un gizemli cihazı uPad ve ilginç detaylar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pek çok firma yeni ürünlerini gizli tutmayı severler. Hem rekabet avantajlarını yitirmemek, hem de ürün tam olarak hazır olmadan olası bir problemin basına yansımasını engellemek için sıklıkla başvurulan bu yöntem zaman zaman sızmalar yaşansa da, genellikle işer yarıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Microsoft'un geliştirdiği ve uPad adını verdikleri ilginç bir cihaz ise ilk kez Batı dünyasında gün ışığına çıkıyor. Microsoft Asya tarafından geliştirilen ve iddialara göre sadece firma içinde hatıra olarak üretilen cihaz, elektronik ürünleri kablosuz bir şekilde şarj etmeye yarayan bir aygıt. Cihazın bir tarafı şarj için kullanılırken, diğer tarafı da hava durumu gibi bazı bilgileri görüntüleyebiliyor. Üstelik cihaz hangi tarafın kullanımda olduğunu algılayıp, enerji tasarrufu için diğer tarafı kapatabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İddialara göre 2009 yılında üretilen bu cihazın neden Asya'nın dışına çıkmadığı, Microsoft'un bu konuda bir patent elde etmiş olmasına rağmen neden seri üretime geçmediği ise şimdilik bilinmiyor...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-8963553685358822013?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/8963553685358822013/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/02/upad-microsoft-neyin-pesinde.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/8963553685358822013'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/8963553685358822013'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/02/upad-microsoft-neyin-pesinde.html' title='uPad: Microsoft neyin peşinde?'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-6241907865749733827</id><published>2010-02-26T18:06:00.000+02:00</published><updated>2010-02-26T18:06:11.176+02:00</updated><title type='text'>İklim Platformu Özel Sektörün İklim Değişikliği İle Mücadelesine Destek Vermeye Devam Ediyor</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;Türk Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (TÜSİAD) ve Bölgesel Çevre Merkezi Türkiye (REC Türkiye) girişimiyle kurulan iklim platformu, düşük karbon ekonomisine geçiş ve iklim değişikliği ile mücadele konusunda geliştirilen azaltım ve uyum politikalarını değerlendirmek üzere iş dünyasını bir araya getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"İklim Değişikliği ile Mücadelede Özel Sektör için Yaklaşımlar" paneli farklı sektörlerde hizmet veren çok sayıda şirketin temsilcisinin katılımıyla, 26 Şubat 2010 tarihinde İstanbul'da Feriye Lokantası Feyyaz Tokar Salonu'nda gerçekleştirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açılış konuşmasını İklim Platformu Direktörü Dr. Sibel Sezer Eralp'in yaptığı etkinliğe, World Future Council İklim Enerji Direktörü Stefan Schurig, Koç Holding Teknoloji ve Çevre Koordinatörü Doç. Dr. Orhan Alankuş, İstanbul Patent&amp;amp;Marka Danışmanlık Ltd. Şti. Avrupa Patent Vekili Erkan Sevinç, Economics Web Institute öğretim üyesi Valentino Piana ile Aon Ltd. ve İngiltere'de sigorta sektörüne yönelik çalışmalar yürüten Climatewise Girişimini temsilen Gregory Lowe panelist olarak katıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Panelde şirketlerin iklim değişikliği ile mücadelede uygulayabileceği düşük karbonlu azaltım ve uyum seçenekleri kapsamlı bir şekilde ele alındı. Farklı strateji ve politikaların özel sektör için getirebileceği yeni iş fırsatlarının geliştirilmesi ve iklim değişikliğinden kaynaklanan risklerin azaltılması gibi şirketlerin rekabet güçlerini etkileyebilecek noktalar tartışıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Economics Web Institute öğretim üyesi Valentino Piana konuşmasında, iklim değişikliğinin ekosistem, altyapı, insanlar ve özel sektöre etkileri üzerinde durarak, iklim sistemlerindeki öngörülmeyen değişikliklerin üretim süreçlerini negatif olarak etkileyebileceğini belirtti. Piana, su ve enerji kaynaklarındaki daralmaya karşılık, azalan kaynaklara olan talep artışının özel sektör açısından belirli ürünlerde rekabet kaybına ve lojistik hizmetlerde aksamalara neden olabileceğini söyledi. Enerji üretimi,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dağıtımı, binalar, turizm, üretim sanayi, telekomünikasyon gibi birçok sektörde ve tedarik zincirinde iklim değişikliği sonucunda karşılaşılabilecek zorluluklar ve olası çözümleri vurguladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Risk yönetimi konusunu sigortacılık sektörünü göz önüne alarak değerlendirmelerde bulunan Gregory Lowe ise 2006 yılından bu yana sigortacılık sektörüne yönelik 41 üye ile çalışmalar yürüten Climatewise girişiminin çalışmalarından bahsetti. İklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması konusunda ise temiz teknolojiler ve özel sektör için yaratacağı fırsatları ele alan Stefan Schurig ise özellikle yenilenebilir enerji teknolojilerinin yaygın kullanımı ile yaratılabileceği fırsatları değerlendirdi. Orhan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alankuş ise iklim değişikliği ile mücadelede sera gazı salımlarının azaltılması için mevcut ve yeni teknolojilerin geliştirilmesi, yaygın kullanımı ve ticarileştirilmesinde özel sektörün rolüne vurgu yaptı. Fikri ve sınai hakların teknoloji transferindeki rolü ise Erkan Sevinç tarafından ele alındı. Haber Fx&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2974061413898733277-6241907865749733827?l=argehaber.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://argehaber.blogspot.com/feeds/6241907865749733827/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/02/iklim-platformu-ozel-sektorun-iklim.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/6241907865749733827'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2974061413898733277/posts/default/6241907865749733827'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://argehaber.blogspot.com/2010/02/iklim-platformu-ozel-sektorun-iklim.html' title='İklim Platformu Özel Sektörün İklim Değişikliği İle Mücadelesine Destek Vermeye Devam Ediyor'/><author><name>Haberci</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2974061413898733277.post-455471017287241143</id><published>2010-02-26T18:05:00.002+02:00</published><updated>2010-02-26T18:05:24.813+02:00</updated><title type='text'>En büyük ve en hızlı</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; text-align: justify;"&gt;PlanetSolar güneş enerjili araçlar için bir kilometre taşı olabilir. Son yıllarda teknolojinin gelişmesiyle yaygınlaşan Güneş enerjisine olan güven gittikçe artıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deniz araçları elektrik motorları için aslında oldukça uygun. Çünkü oldukça büyük oldukları için büyük bataryalar ve motorlar kullanılabiliyor. Fakat gemiler de uçaklar gibi fazla hataya yer bırakmıyor. Bir okyanus yolculuğu esnasında elektrik sisteminde yaşanacak bir hata çok büyük sıkıntılar doğurabilir. Bu yüzden güneş enerjisi gibi alternatif elektrik üreten enerji kaynaklarını gemilerde kullanılması için iyice güvenilir hale gelmesi bekleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat bu teknolojilere şimdiden güvenenler de yok değil. İşte karşınızda bunun en büyük örneği; Plan
